(AİHS m. 6, 14, 34, 35, 41, 44, 1 Nolu Protokol) (N.A. VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (KUTLUK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (TURGUT VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (DOĞRUSÖZ VE ASLAN - TÜRKİYE DAVASI) (ASLAN VE ÖZSOY - TÜRKİYE DAVASI) (BALÇIK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 16858/05, 23953/05, 34841/05, 37166/05, 19638/06 ve 17654/07)
KARAR
STRAZBURG
16 Aralık 2008
Sözkonusu karar AİHSnin 44/2 maddesi uyarınca kesinlik kazanacaktır. Ancak ,şekle ilişkin değişiklik yapılabilir.
USULİ İŞLEMLER
Davanın nedeni, Türk vatandaşları Necdet Terzioğlu, Fatma Terzioğlu, Şencan Kanan, Sezai Kerci, Ömer Tuncer, Mehmet Karadağ, İsmail Özcan ve Halil Özcanın (başvuranlar), 23 Temmuz 2003 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya Dair Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca, Türkiye aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvurudur (başvuru no. 16858/05, 23953/05, 34841/05, 37166/05, 19638/06 ve 17654/07).
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
Başvuranlar, sırasıyla 1924, 1932, 1940, 1949, 1946, 1944, 1937 ve 1934 doğumludur ve Türkiyenin farklı şehirlerinde yaşamaktadır.
Başvuranlar, çeşitli tarihlerde Türkiyenin, Çanakkale, Şarköy, İzmir, Mudanya ve Seferihisar gibi farklı şehirlerinde deniz kıyısındaki arsaları ve taşınmazları miras yoluyla edinmişler ya da satın almışlardır. Başvuranların bir kısmı, arsaları üzerine evler inşa etmiş ya da ticari işletmeler kurmuşlardır.
Hazine, farklı tarihlerde, yetkili birinci derece mahkemelerinden, başvuranların mülklerinin, kıyı şeridinde yer alıp almadığını karara bağlamalarını istemiştir. Mahkemelerce atanan bir grup bilirkişi, arsaları ve üzerlerinde bulunan binaları incelemiş ve kıyı şeridinde yer aldıklarına karar vermiştir.
Hazine, bilirkişi raporlarında varılan sonucu müteakiben ilgili mahkemeler önünde davalar açmış ve kıyı şeridinde bulundukları gerekçesiyle başvuranların arsalarına ve mülklerine ilişkin tapularının iptalini talep etmiştir.
Birinci derece mahkemeleri, çeşitli tarihlerde, Hazinenin talebini onaylamıştır. 23953/05, 37166/05, 19638/06 ve 17654/07 nolu başvurularda, başvuranların tapularını tamamen iptal ederken, diğer iki başvurudaki tapuları kısmen iptal etmiştir. Mahkemeler, kararlarında, iç hukuka göre (1990 tarihli Kıyı Kanunu) kıyıların özel mülkiyete tabi olamayacağı ve bu nedenle, başvuranların hüsnüniyetle (bona fides) hareket etmiş ya da arsaların üzerine bina inşa etmiş olmalarını gerekçe olarak gösteremeyecekleri sonucuna varmıştır.
Başvuranların, söz konusu kararlara itirazı, Yargıtay tarafından reddedilmiştir. Başvuranların bazılarının, kararın düzeltilmesi yönündeki talepleri de reddedilmiştir.
23953/05 nolu başvuruda başvuran, söz konusu arsa üzerindeki dört dükkanın mülkiyetini kaybettiği ve bu dükkanların yıkıldığı gerekçesi ile Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi önünde tazminat davası açmıştır. 28 Ekim 2003te Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi, devletin söz konusu mülk tapusunun iptalinden (inter alia) kaynaklanan zarar için sorumlu olmadığı gerekçesi ile başvuranın açtığı davayı reddetmiştir. Başvuran itiraz etmiştir. Yargıtay, 24 Eylül 2004 tarihli kararı ile söz konusu kararı onaylamıştır. Başvuranın, kararın düzeltilmesi yönündeki talebi, 17 Mart 2005te Yargıtay tarafından reddedilmiştir.
Altı başvurana ilişkin detaylar, aşağıdaki çizelgede görülmektedir:
Başvuru Başvuranların Mahkeme adı Yargıtay nihai Yargıtay nihai
numarası isimleri ve karar tarihi karar tarihi kararının tebliğ
ve tarihi tarihi
16858/05 Necdet Terzioğlu 26.12.2003 15.9.2004 20.10.2004
(15.4.2005) Selma Fatma Terzioğlu (Çanakkale Asliye
Hukuk Mahkemesi)
23953/05 Şencan Kanan 28.10.2003 17.3.2005 19.4.2005
(6.6.2005) (Şarköy Asliye
Hukuk
Mahkemesi)
34841/05 Sezai Kerci 28.10.2004 16.6.2005 8.7.2005
(2.9.2005) (İzmir Asliye
Hukuk
Mahkemesi)
37166/05 Ömer Tuncer 4.7.2005 13.6.2005 23.6.2005
(30.9.2005) (Mudanya Asliye
Hukuk Mahkemesi)
19638/06 Mehmet Karadağ 25.3.2004 16.11.2005 31.1.2006
(29.4.2006) (Mudanya Asliye
Hukuk Mahkemesi)
17654/07 İsmail Özcan 3.6.2003 (Seferihisar 26.12.2005 16.10.2006
(10.4.2007) Halil Özcan Asliye Hukuk
Mahkemesi)
HUKUK
AİHM, benzer olmaları nedeniyle başvuruları birleştirmeyi uygun görmüştür.
I. 1 NOLU PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar, yetkili makamların 1 Nolu Protokolün 1. maddesini ihlal edecek şekilde kendilerini, tazminat ödemeden mülklerinden mahrum bıraktıklarından şikayetçi olmuştur.
A. Kabuledilebilirlik
1. Altı ay kuralının gözetilmesi
Hükümet, 16858/05, 23953/05 ve 17654/07 nolu başvuruların, AİHSnin 35/1 maddesinde öngörülen altı aylık süreye uyulmaması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini
kaydetmiştir. Yargıtay kararları, 7 Ekim 2004, 27 Mayıs 2002 ve 16 Ekim 2006da ilgili katipliklere geri gönderilmiştir.
Başvuranlar, Hükümetin iddialarına itiraz etmiştir.
AİHM, 16858/05 nolu başvuruda, ilk derece mahkemesi kararına ilişkin hakimin imzaladığı resmi bir yazı bulunduğunu ve katipliğin, kararın başvuranlara 20 Ekim 2004te tebliğ edildiğini kaydettiğini gözlemler. Başvuranlar, başvurularını 15 Nisan 2005te yapmışlardır. Dolayısıyla, AİHM söz konusu başvurunun, altı aylık süre içerisinde yapıldığı sonucuna varmaktadır.
AİHM, 23953/05 nolu başvuruda, tapu iptaline ilişkin kararın, katipliğe 27 Mayıs 2002de geri gönderildiğini gözlemler. Ancak başvuran, mülkiyetine ilişkin tapunun iptalini müteakiben mülkiyet kaybı ve kendisine ait dört dükkanın yıkılması nedeniyle tazminat davası açmıştır. İlgili takibat, Yargıtayın başvuranın, kararın düzeltilmesine ilişkin talebini reddettiği 17 Mart 2005te sona ermiştir. AİHM, Hükümetin benzer bir itirazının, N.A. ve Diğerleri/Türkiye davasında AİHM tarafından reddedilmiş olduğunu hatırlatır ((karar), no. 37451/97, 14 Ekim 2004). AİHM, mevcut davada farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.
AİHM, 17654/07 nolu başvuruda, Yargıtay kararının 19 Ocak 2006da birinci derece mahkemesi katipliğine gönderildiğini gözlemler. Bununla birlikte, Hükümet tarafından AİHMye sunulan kararda, başvuranların yasal temsilcisinin, 16 Ekim 2006da bir nüshasını aldığı kaydedilmiştir. Müteakiben, 10 Nisan 2007de başvuruyu AİHMye sunmuştur. Kararın başvuranlara, kararın üzerinde kaydedilen tarihten farklı bir tarihte tebliğ edildiğini gösteren bir bildiri mevcut olmadığı için AİHM, başvurunun altı aylık süre içerisinde yapılmış olduğu sonucuna varmıştır (bkz. Kutluk ve Diğerleri/Türkiye, no. 1318/04, 21. paragraf, 3 Haziran 2008).
AİHM, yukarıda kaydedilenler ışığında, Hükümetin altı ay kuralına ilişkin ön itirazını reddeder.
2. İç hukuk yollarının tüketilmesi
Hükümet, başvuranların yerel hukukta mevcut olan idari ve medeni hukuk yollarını gerektiği gibi tüketmemeleri nedeniyle iç hukuk yollarını tüketmediklerini kaydetmiştir.
Başvuranlar, Hükümetin iddialarına itiraz etmiştir.
AİHM, önceki davalarda Hükümetin benzer ön itirazlarını incelemiş ve reddetmiş olduğunu yineler (bkz., Abacı/Türkiye, no. 33431/02, paragraflar 11-18, 7 Ekim 2008; Asfuroğlu ve Diğerleri/Türkiye, no. 36166/02, 36249/02, 36263/02, 36272/02, 36277/02, 36319/02, 36339/02 ve 38616/02, 15. paragraf, 27 Mart 2007; Turgut ve Diğerleri/Türkiye, no. 1411/03, 80. paragraf, 8 Temmuz 2008). AİHM, mevcut davada vardığı sonuçtan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir. Dolayısıyla, Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmemesine ilişkin ön itirazını reddeder.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde şikayetin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru, kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
Hükümet, Anayasaya göre, kıyı şeridinin devlete ait olduğunu ve özel mülkiyet haline getirilemeyeceğini ileri sürmektedir. Tapuların, kanuna aykırı şekilde başvuranlar adına kaydedildiğini ve yasadışı işlemin, ulusal mahkemelerce düzeltildiğini ileri sürmüştür.
Başvuranlar, Hükümetin iddialarına itiraz etmiştir.
AİHM, birçok kere benzer davaları incelemiş ve hüsnüniyetle alınan ancak daha sonra tazminat ödenmeksizin devlet mülkiyetine geçen tapuların iptali hususunda 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Abacı; N.A. ve Diğerleri/Türkiye, no. 37451/97, AİHM 2005-X; Doğrusöz ve Aslan, paragraflar 26-32; ve Aslan ve Özsoy/Türkiye, no. 35973/02 ve 5317/02, 21. paragraf, 30 Ocak 2007). AİHM, mevcut davada vardığı sonuçtan farklı bir sonuca varmak için gerekçe görmemektedir.
Dolayısıyla, 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varır.
II. AİHSNİN 6/1 VE 14. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar, AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca ayrıca yerel mahkeme kararının haksız, önyargılı, yeterince gerekçelendirilmemiş ve hem yerel hem uluslararası hukuk hükümlerine aykırı olduğu konusunda şikayetçi olmuşlardır. 37166/05 numaralı başvuruda, başvuran, ayrıca, 14. madde uyarınca, Türkiye kıyı şeridinin başka yerlerinde bulunan çok sayıda diğer taşınmazın tapularının iptal edilmediğini iddia etmiştir.
Hükümet bu iddialara karşı çıkmıştır.
Kendisine sunulan delilleri inceleyen AİHM söz konusu hükümlerin ihlal edildiğine dair bir husus tespit etmemiştir. Başvurunun bu kısmının, AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve reddedilmesi gerektiği kararını vermiştir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Sözleşmenin 41. maddesine göre Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın adil tatminine hükmeder.
AİHM, 19638/06 numaralı başvuruda, başvuranın adil tatmin taleplerinin bir kısmının on günlük bir gecikme ile yapıldığını, ayrıca başvuranın ek belgeler sunmak üzere sürenin bir ay daha uzatılmasını talep ettiğini kaydetmiştir. Daire Başkanı, Mahkeme İç Tüzüğünün 60/3 maddesi uyarınca, AİHMnin değerlendirmesi için bu ön görüşleri dava dosyasına dahil etmeye; ancak, başvuranın süre uzatma talebini reddetmeye karar vermiştir. Buna göre, daha sonra sunulan belgeler dava dosyasına dahil edilmemiştir.
A. Tazminat
Başvuranlar maddi ve manevi tazminata ilişkin farklı taleplerde bulunmuşlardır.
Hükümet, asılsız ve aşırı oldukları gerekçesiyle talep edilen miktarlara karşı çıkmıştır.
AİHM, tespit edilen ihlalin temelinin mülkiyetin alımında kanuna aykırılık değil de tazminat yokluğu olması durumunda, tazminatın mülkiyetin tam değerini yansıtmasının gerekli olmadığını yinelemiştir (bkz., N.A. ve Diğerleri - Türkiye (adil tatmin), no. 37451/97, 9 Ocak 2007; I.R.S. ve Diğerleri - Türkiye (adil tatmin), no. 26338/95, 31 Mayıs 2005). AİHM, dolayısıyla, başvuranın tazminat almaya ilişkin haklı beklentilerini karşılayacak genel bir miktar belirlenmesini uygun bulmuştur (bkz., Scordino - İtalya (no.1) (BD), no. 36813/97; Stornaiuolo - İtalya, no. 52980/99, 8 Ağustos 2006; yukarıda anılan Doğrusöz ve Aslan).
AİHM, başvuranlar tarafından kendisine sunulan ve tartışma konusu arsaların değerlerini tayin eden çeşitli bilirkişi raporlarını dikkate almıştır. AİHM, başvuranların kar kaybına ilişkin taleplerini spekülatif oldukları gerekçesiyle reddetmiştir (bkz., yukarıda anılan Aslan ve Özsoy). AİHM, geri kalana ilişkin olarak, hakkaniyet temelinde karar vererek, başvuranlara, maddi tazminat olarak aşağıda belirtilen miktarların ödenmesine karar vermiştir:
Başvuru numarası Başvuranın adı Kayıp Miktar
16858/05 Necdet Terzioğlu Arsa Ortaklaşa 4.000 Euro
S. Fatma Terzioğlu
23953/05 Şencan Kanan Arsa + bina (ticari kuruluş) 70.000 Euro
34841/05 Sezai Kerci Arsa + bina 65.000 Euro
37166/05 Ömer Tuncer Arsa + bina (ticari kuruluş) 70.000 Euro
19638/06 Mehmet Karadağ Arsa + bina 65.000 Euro
17654/07 İsmail Özcan Arsa + bina Ortaklaşa 65.000 Euro
Halil Özcan
AİHM, başvuranların manevi tazminat talebine ilişkin olarak, mevcut dava koşullarında, ihlal tespitinin yeterli adil tatmin oluşturduğu kararını vermiştir (bkz., yukarıda anılan Doğrusöz ve Aslan).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar, ayrıca, yerel mahkemelerde ve AİHMde yapılan mahkeme masraflarına ilişkin olarak farklı taleplerde bulunmuşlardır.
Hükümet, iddia edilen avukatlık ücreti veya mahkeme masraflarını desteklemek üzere başvuranlar tarafından hiçbir güvenilir delil sunulmadığını ileri sürerek bu taleplere karşı çıkmıştır. Ayrıca talep edilen miktarların aşırı olduğunu eklemiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre, başvuran, ancak mahkeme masraflarının zorunlu olarak ve gerçekten yapıldığı ve miktarının makul olduğu kanıtlandığı durumda mahkeme masraflarının ödenmesi hakkına sahiptir (bkz., Scmicka - Polonya, no. 37645/97, 1 Ekim 2002).
AİHM, başvuranların bir kısmı tarafından sunulan ve yargılama masraf ve giderlerini belirten çeşitli belgeleri dikkate almıştır. Buna göre ve hakkaniyete uygun olarak, AİHM, başvuranlara, yargılama masraf ve giderleri olarak aşağıdaki şemada yer alan miktarların ödenmesine karar vermiştir. Ancak, AİHM, yalnızca ilgili Baronun ücretler tarifesine atıfta bulunan ve bunun dışında taleplerine ilişkin bir belge sunmayan başvuranlara bu başlık altında tazminat ödenmemesi kararını vermiştir (bkz., Balçık ve Diğerleri - Türkiye, no. 25/02, 29 Kasım 2007).
Başvuru numarası Başvuranın adı Miktar
16858/05 Necdet Terzioğlu S. Fatma Terzioğlu Tazminat yok
23953/05 Şencan Kanan 2.260 Euro
34841/05 Sezai Kerci Tazminat yok
37166/05 Ömer Tuncer 1.000 Euro
19638/06 Mehmet Karadağ Tazminat yok
17654/07 İsmail Özcan Halil Özcan Ortaklaşa 1.000 Euro
C. Gecikme faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvuruları birleştirmeye;
2. 1 No.lu Protokolün 1. maddesi uyarınca olan şikayetin kabuledilebilir; geri kalan şikayetlerin kabuledilemez olduğuna;
3. Her davada 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğine;
4. Başvuranların maruz kaldığı her türlü manevi zarar için ihlal tespitinin başlı başına yeterli tazminat teşkil ettiğine;
5. a) AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, tabi olabilecek her türlü vergi ile birlikte Savunmacı Hükümet tarafından başvuranlara maddi tazminat olarak aşağıdaki miktarların ödenmesine;
i. 16858/05 numaralı başvuru, Necdet Terzioğlu ve Selma Fatma Terzioğluna, ortaklaşa, 4.000 Euro (dört bin Euro);
ii. 23953/05 numaralı başvuru, Şencan Kanana, 70.000 Euro (yetmiş bin Euro);
iii. 34841/05 numaralı başvuru, Sezai Kerciye, 65.000 Euro (altmış beş bin Euro);
iv. 37166/05 numaralı başvuru, Ömer Tuncere, 70.000 Euro (yetmiş bin Euro);
v. 19638/06 numaralı başvuru, Mehmet Karadağa 65.000 Euro (altmış beş bin Euro);
vi. 17654/07 numaralı başvuru, İsmail Özcan ve Halil Özcana, ortaklaşa, 65.000 Euro (altmış beş bin Euro);
b) Aynı üç aylık süre içinde, Savunmacı Hükümet tarafından başvuranlara yargılama masraf ve giderlerine karşılık, tabi olabilecek her türlü vergi ile birlikte, aşağıdaki miktarların ödenmesine;
i. 23953/05 numaralı başvuru, Şencan Kanana, 2.260 Euro (iki bin iki yüz altmış Euro),
ii. 37166/05 numaralı başvuru, Ömer Tuncere, 1.000 Euro (bin Euro);
iii. 17654/07 numaralı başvuru, İsmail Özcan ve Halil Özcana, ortaklaşa, 1.000 Euro (bin Euro);
c) Bu miktarların ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirasına çevrilmesine;
d) Söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
Karar Vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 16 Aralık 2008 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy