(AİHS m. 6, 13, 29, 37)
(Başvuru No:1700/05)
23 Eylül 2008
Dostane Çözüm
OLAYLAR
Türk vatandaşı olan başvuran Oktay İncekara, 1946 doğumlu olup İstanbulda ikamet etmektedir. Başvuran, AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından Y. Baysal tarafından temsil edilmektedir.
Tarafların aktardığı şekliyle dava olayları şu şekilde özetlenebilir:
1972 ve 1979 yılları arasında başvuran, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesine bağlı bir hastanede radyoloji bölümünde asistan olarak görev yapmıştır.
90lı yılların başında, başvuran, hizmet süresinin hesaplanması ve radyoloji bölümünde çalışanlara ve X ışınlarına maruz kalanlara tanınan ek tazminattan yararlanabilmek amacıyla yetkili makamlara başvuruda bulunmuştur.
5 Ocak 1993 tarihli bir mektup ile İstanbul Üniversitesi, başvuranın ek tazminat için yeterli koşulları yerine getirmediğini başvuranın bilgisine sunmuştur.
1 Mart 1993 tarihinde, Üniversitenin söz konusu kararına itiraz ederek başvuran, İstanbul İdare Mahkemesinde karar hakkında iptal davası açmıştır. 21 Aralık 1995 tarihli bir karar ile İstanbul İdare Mahkemesi, başvuranın talebini reddetmiştir.
25 Şubat 1999 tarihinde, Danıştay, dava konusu olayların değerlendirilmesinde hata yapıldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Danıştay ayrıca, 7 Haziran 2000 tarihinde İstanbul Üniversitesi tarafından yapılan karar düzeltme talebini de reddetmiştir.
Kararı yeniden inceleyen mahkeme, 22 Aralık 2000 tarihli bir kararla başvuranı haklı bulmuş ve ihtilaflı kararı iptal etmiştir.
22 Eylül 2004 tarihinde, Danıştay, söz konusu kararı onamış ve 29 Mayıs 2007 tarihinde Üniversite tarafından yapılan karar düzeltme talebini reddetmiştir.
ŞİKAYETLER
AİHSnin 6/1 maddesine atıfta bulunarak, başvuran, idari yargılama süresinden şikayetçi olmaktadır.
AİHSnin 13. maddesine atıfta bulunarak, başvuran, dava konusu yargılama süresine itiraz etmek için iç hukukta başvuru yolunun bulunmayışından da şikayetçidir.
HUKUK
AİHM, Hükümetten izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin AİHM önünde bulunan başvuruyu dostane çözüme kavuşturmak üzere, Oktay İncekaraya karşılıksız olarak 6.000 Euro (altı bin Euro) tutarında ödeme yapmayı önerdiğini bildiririm.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
AİHM, başvuran taraf tarafından imzalanan izleyen beyanı almıştır:
Başvuranın avukatı olarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan yukarıda belirtilen başvuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, Oktay İncekaraya karşılıksız olarak 6.000 Euro (altı bin Euro) tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden YTL ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Bu öneriyi kabul etmekte ve söz konusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmekteyim. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildiririm.
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü kaydeder. Bu çözümün Sözleşme ve Eki Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatinde olup, diğer taraftan, başvurunun incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görmemektedir (AİHSnin 37/1 maddesi in fine). Sonuç olarak, AİHSnin 29/3 maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın zabıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy