(AİHS m. 2, 6, 13, 34, 35, 44)
(Başvuru no: 18535/05)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
12 Ekim 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (18535/05) nolu davanın nedeni, T.C. vatandaşı Resmiye Barlas Törünün (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 25 Nisan 2005 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1967 doğumludur ve İzmirde ikamet etmektedir.
A. Hukuki süreç
10 Ocak 1995 tarihinde, başvuran, trafik kazası nedeniyle maruz kaldığı zararın tazmini için asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açmıştır.
8 Kasım 2001 tarihinde başvuran aynı asliye hukuk mahkemesinde başka bir dava açmıştır. Belirtilmeyen bir tarihte mahkeme söz konusu davaların birleştirilmesine karar vermiştir.
23 Aralık 2002 tarihinde, mahkeme, başvurana tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
11 Kasım 2003 tarihinde, Yargıtay, söz konusu kararı bozmuştur. 18 Eylül 2007 tarihinde, mahkeme, başvurana tazminat ödenmesine hükmetmiştir. 25 Mart 2008 tarihinde, Yargıtay, söz konusu kararı onamıştır. 6 Ekim 2008 tarihinde, Yargıtay, karar düzeltme başvurusunu reddetmiştir.
B. İdari süreç
20 Mayıs 2005 tarihinde, başvuran, Adalet Bakanlığının bir kararına ilişkin olarak idare mahkemesi önünde iptal davası açmıştır.
15 Temmuz 2005 tarihinde, mahkeme başvuranın açmış olduğu davayı reddetmiştir.
13 Haziran 2006 tarihinde, Danıştay söz konusu hükmü bozmuştur.
Yargılama ulusal mahkemeler önünde halen derdesttir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASINA İLİKŞİN
Başvuran hukuki yargılama süresinin, AİHSnin 6/1 maddesi ile öngörülen makul süre ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedir.
Hükümet, söz konusu iddiaya karşı çıkmaktadır.
Dikkate alınacak dönem, 10 Ocak 1995 tarihinde asliye hukuk mahkemesi önünde davanın açılması ile başlamış ve Yargıtay kararı ile 6 Ekim 2008 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla söz konusu dönem iki dereceli yargıda yaklaşık on üç yıl dokuz ay sürmüştür.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
AİHM, AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı uyarınca, söz konusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını tespit etmektedir. Ayrıca AİHM, kabuledilemezliğe ilişkin başka hiçbir unsur tespit edememektedir.
B. Esasa ilişkin
AİHM, dava süresinin makul olup olmadığının, davanın koşullarına göre ve başta davanın karmaşıklığı olmak üzere AİHM içtihadı tarafından benimsenen kriterler ile başvuran ve yetkili mercilerin tutumları ile ilgililer açısından davanın öneminin dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (bkz, Daneshpayeh-Türkiye, başvuru no: 21086/04, 16 Temmuz 2009).
AİHM, müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz, Daneshpayeh).
Takdirine sunulan unsurları incelemesinin ardından, AİHM, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca ulaşmak için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmiştir. Konuya ilişkin içtihadını dikkate alan AİHM, mevcut davada, ihtilaflı yargılama süresinin çok uzun olduğu ve AİHSnin makul süre gerekliliğini karşılamadığı kanaatindedir.
Bu itibarla AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. DİĞER İHLAL İDDİALARINA İLİŞKİN
Hiçbir maddeye atıfta bulunmadan başvuran, hukuki yargılamanın hakkaniyetten yoksun oluşundan, bilirkişi raporunun değerlendirilişinden ve idare mahkemesi tarafından talebinin reddedilmesinden şikayetçidir. AİHSnin 2. maddesine atıfta bulunarak, başvuran, trafik kazasından şikayetçi olmaktadır. AİHSnin 13. maddesine atıfta bulunarak başvuran, mahkemenin olayları değerlendirme biçiminden şikayetçi olmaktadır.
AİHM, başvuranın şikayetlerinin mesnetten yoksun olduğunu gözlemlemektedir.
Söz konusu şikayetler açıkça dayanaktan yoksundur ve AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN
Yapmış olduğu masraflara ve gelir kaybına ilişkin olarak başvuran, 685.620,30 Türk Lirası yani 349.000 Euro maddi tazminat talebinde bulunmaktadır. Başvuran, maruz kaldığı manevi zararının belirlenmesi AİHMnin takdirine bırakmıştır.
Hükümet, söz konusu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görememekte ve söz konusu talebi reddetmektedir. Buna karşın AİHM, başvurana 9.600 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
AİHM önünde bir avukat tarafından temsil edilmeyen başvuran, ulusal mahkemeler ve AİHM önünde yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için 33.645 Türk Lirası yani 17.130 Euro talep etmektedir.
Hükümet, söz konusu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM içtihadına göre bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı ortaya konduğu sürece elde edebilir. Mevcut davada sahip olduğu unsurları ve yukarıda sözü edilen kriterleri göz önüne alan AİHM, yargılama masraf ve giderlerine ilişkin talebi reddetmekte ve AİHM önünde dava açmak için ödediği miktara tekabül eden 65 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesinin uygun olacağına hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun yargılama süresinin uzunluğu kapsamında yapılan şikayete ilişkin kısmının kabuledilebilir, geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana aşağıdaki miktarların ödenmesine;
i. her türlü vergiden muaf tutularak 9.600 Euro (dokuz bin altı yüz Euro) manevi tazminat;
ii. her türlü vergiden muaf tutularak 65 Euro (altmış beş) Euro yargılama masraf ve gideri;
b) söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 12 Ekim 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy