(AİHS m. 5, 6, 13, 34, 35, 41, 44) (1602 S. K. m. 52) (VILHO ESKELINEN VE DİĞERLERİ - FİNLANDİYA DAVASI) (MİRAN - TÜRKİYE DAVASI) (TOPAL - TÜRKİYE DAVASI) (GÜNER ÇORUM - TÜRKİYE DAVASI) (AKSOY (EROĞLU) - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 26718/05)
KARAR
STRAZBURG
6 Ekim 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Davanın nedeni, T.C. vatandaşı Uğur Çatakın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, 13 Temmuz 2005 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yaptığı 26718/05 sayılı başvurudur.
Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde, İzmir Barosu avukatlarından Ç. Bingölbalı tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
1985 doğumlu olan ve İzmirde ikamet eden başvuran askeri okul öğrencisiydi. Başvuran ile babası, okula kayıt yaptırırken başvuranın okuldan uzaklaştırılması veya bir başka nedenle ayrılması halinde, başvuranın eğitim masraflarını geri ödeyeceklerine dair borç senedi imzalamışlardır.
7 Haziran 2004te, Milli Savunma Bakanlığı tarafından başvuran ile ailesi aleyhinde yürütülen gizli güvenlik soruşturması sonucunda başvuranın okulla ilişiği kesilmiştir. Başvurana okuldan uzaklaştırılmasının gerekçeleri bildirilmemiştir.
Başvuran, 23 Temmuz 2004te, uzaklaştırma kararının iptali için Askeri Yüksek İdare Mahkemesine başvurmuştur.
Milli Savunma Bakanlığı 23 Ağustos 2004te Askeri Yüksek İdare Mahkemesine sunduğu belgelerde başvuranın ilgili kanunlara uygun olarak okuldan uzaklaştırıldığını iddia etmiştir. Milli Savunma Bakanlığı, ayrıca, iddialarını desteklemek üzere başvuranın okuldan uzaklaştırılmasına neden olan güvenlik soruşturmasının sonuçlarını mahkemeye bildirmiştir. 1602 Nolu Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 52(4) maddesi uyarınca gizli ibareli olduğu gerekçesiyle sözkonusu bilgiye başvuranın erişimine imkan verilmemiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Milli Savunma Bakanlığının sunduğu gizli ibareli belgeleri inceledikten sonra, 15 Aralık 2004 tarihinde, uzaklaştırma kararının iptali istemini reddetmiştir. Mahkeme, başvuran ile ailesi hakkında yürütülen güvenlik soruşturmasının, başvuranın babasının daha önce sahtecilikten mahkum edildiğini ortaya çıkardığını kabul etmiştir. Mahkeme, ayrıca, bu bilginin, başvuranın ilgili kanun ve yönetmelikler uyarınca okuldan uzaklaştırılmasını haklı çıkardığına karar vermiştir.
Başvuranın, 18 Ocak 2005te, sözkonusu karara ilişkin olarak sunduğu karar düzeltme talebi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından 16 Şubat 2005 tarihinde reddedilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı, daha sonra başvuranın eğitim masraflarını geri ödemesi istemiyle İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi, 14 Nisan 2008de, başvuran tarafından Milli Savunma Bakanlığına, 7 Haziran 2004 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte 12,355.61 Türk Lirası (yaklaşık 6,000 Euro) ödenmesine karar vermiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, Milli Savunma Bakanlığının okuldan uzaklaştırma kararını desteklemek üzere Askeri Yüksek İdare Mahkemesine sunmuş olduğu gizli ibareli bilgi ve belgelere erişimine izin verilmediği ve dolayısıyla AİHSnin 6/1 maddesi tarafından güvence altına alınan silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği konusunda şikayetçi olmuştur.
Hükümet, esas olarak Pellegrin / Fransa kararındaki içtihada dayanarak, başvuran ile Devlet arasındaki özel durum nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesinin sözkonusu davaya uygulanamayacağını iddia etmiştir. Başvuran, bu iddiaya itiraz etmiştir.
AİHM, Vilho Eskelinen ve Diğerleri / Finlandiya (no. 63235/00) kararında, AİHSnin 6/1 maddesinin Devlet ile kamu görevlilerinin taraf olduğu davalara uygulanabilirliğine ilişkin içtihadını gözden geçirdiğini kaydeder. Yukarıda bahsedilen kararda benimsenen yeni ölçütleri gözönünde bulunduran AİHM, Hükümetin, ilk olarak, başvuranın ulusal mevzuat uyarınca mahkemeye erişim hakkının olmadığını, ikinci olarak da başvuranın 6. madde tarafından güvence altına alınan haklarından herhangi bir şekilde mahrum bırakılmasının ihtilafın konusu dolayısıyla hukuki dayanağı bulunduğunu kanıtlayamadığını kaydeder. Bu koşullar altında, AİHM, AİHSnin 6/1 maddesinin sözkonusu davaya uygulanabilir olduğunu kaydederek Hükümetin ön itirazını reddeder (Miran / Türkiye, no. 43980/04; Topal / Türkiye, no. 3055/04). AİHSnin 35/3 maddesi uyarınca bu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM, şikayetin esasına ilişkin olarak, daha önce benzer şikayetleri incelediğini ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlalini tespit ettiğini kaydeder (Güner Çorum / Türkiye, no. 59739/00; Aksoy (Eroğlu) / Türkiye, no. 59741/00; Miran, yukarıda kaydedilen; Topal, yukarıda kaydedilen). AİHM, sözkonusu davada içtihadından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koşul bulunmadığı kanaatindedir.
Buna göre, başvuranın Askeri Yüksek İdare Mahkemesine sunulmuş olan gizli ibareli belgelere erişimine izin verilmemesi nedeniyle AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. İHLAL EDİLDİĞİ İDDİA EDİLEN DİĞER AİHS MADDELERİ
Başvuran, AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin oluşumu nedeniyle bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir şekilde yargılanmadığı konusunda şikayetçi olmuştur. Başvuran, Milli Savunma Bakanlığının aleyhindeki suçlamaları kendisine tebliğ etmemesi nedeniyle AİHSnin 5/2 maddesinin ihlal edildiğini ve askeri okuldan uzaklaştırılma koşullarının AİHSnin 6/2 maddesi tarafından güvence altına alınan haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvuran, son olarak, AİHSnin 13. maddesi uyarınca, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin vermiş olduğu karara karşı ne gibi telafi yolları bulunduğunu açıkça belirtmediği hususunda şikayetçi olmuştur.
AİHM, elindeki bütün belgeler ışığında, yetki alanına girdiği ölçüde sözkonusu şikayetlerden hiçbirinin AİHS veya Protokollerinin ihlalini oluşturmadığı sonucuna varır (Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin şikayetle ilgili olarak, bkz. Yavuz ve Diğerleri / Türkiye, no. 29870/96; AİHSnin 5/2 ve 6/2 maddeleri uyarınca yapılan şikayetlerle ilgili olarak, bkz. mutatis mutandis, Tamay ve Diğerleri / Türkiye, no. 38287/04 ).
AİHM, AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca, başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar verir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
1. Tazminat
Başvuran, askeri okulla ilişiğinin kesilmesinin ardından, babasından geri ödenmesi istenen eğitim masraflarına karşılık maddi tazminat olarak 10,000 YTL (yaklaşık 5,700 Euro) talep etmiştir. Başvuran, ayrıca, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin 14 Nisan 2008 tarihli kararındaki ödeme emrinin iptalini talep etmiştir. Başvuran, ayrıca, manevi tazminat olarak 10,000 Euro talep etmiştir. Hükümet, bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHM, ilk olarak, AİHSnin 41. maddesi uyarınca ödeme emrinin iptaline karar veremeyeceğini, ancak başvuranın böylesi bir emir nedeniyle dikkate değer biçimde maddi zarar görüp görmediğini inceleyebileceğini kaydeder.
AİHM, sözkonusu davada, adil tatmin kararının, yalnızca başvuranın AİHSnin 6. maddesinin sağladığı güvencelerden yararlanmadığı gerçeğine dayandırılabileceği kanaatindedir. AİHM, durumun diğer türlü olması halinde yargılamanın sonucunun ne olacağına dair tahminde bulunamayacağı gerekçesiyle başvuranın maddi tazminat talebini reddeder. Ancak, AİHM, başvuranın yalnızca sözkonusu davada tespit edilen AİHS ihlali ile telafi edilemeyecek düzeyde manevi zarar görmüş olabileceği kanaatindedir. AİHM, 41. madde uyarınca, hakkaniyete uygun olarak başvurana 6,500 Euro ödenmesine karar verir (Güner Çorum, yukarıda kaydedilen; Aksoy (Eroğlu), yukarıda kaydedilen; Miran, yukarıda kaydedilen ve Topal, yukarıda kaydedilen).
2. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, ayrıca, avukatlık ücreti için 3,000 YTL (yaklaşık 1,700 Euro), çeviri masrafları için 514.18 Euro talep etmiştir. Başvuran, taleplerini desteklemek üzere, avukatıyla imzaladığı ücret sözleşmesi ile çeviri bürosundan alınan bir makbuzu AİHMye sunmuştur.
Hükümet, bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHMnin içtihadına göre, bir başvuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AİHM, sözkonusu davada, elindeki belgelere ve yukarıdaki ölçütlere dayanarak, yargılama masraf ve giderleri için başvurana 2,000 Euro ödenmesine karar verir.
3. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE
1. AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca, Milli Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesine sunulan gizli ibareli belgelere başvuranın erişimine izin verilmediğine ilişkin şikayetin kabuledilebilir olduğuna;
2. Başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
3. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
4. (a) AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirasına çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak, Savunmacı Hükümet tarafından başvurana manevi tazminat olarak 6,500 Euro (altı bin beş yüz Euro), yargılama masraf ve giderleri için 2,000 Euro (iki bin Euro) ödenmesine;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 6 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy