(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44, Protokol No 1) (VELİ YALÇIN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 31953/05)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
26 Ekim 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (31953/05) nolu davanın nedeni, T.C. vatandaşı Yusuf Karataşın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 15 Ağustos 2005 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından A. Bingöl, G. Kartal ve F. Erceylan tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1943 doğumludur ve Bursada ikamet etmektedir.
24 Kasım 1987 tarihinde, başvuran, bir parselin tapu kaydının adına tescil edilmesi için tescil davası açmıştır.
24 Nisan 1989 ve 11 Ekim 1990 tarihli duruşmalarda, mahkeme, bilirkişi raporu hazırlanmasına karar vermiş ve teknik uzmanları dinlemiştir.
16 Mayıs 1991 tarihinde, mahkeme, ihtilaflı parselin başvuran adına tescil edilmesine karar vermiştir.
27 Aralık 1993 tarihinde, Yargıtay, söz konusu hükmü bozmuştur.
14 Mayıs 2002 tarihli duruşmada, mahkeme, teknik uzmanları dinlemiştir.
24 Mart 2003 tarihinde, mahkeme, tapu kaydının başvuran adına tescil edilmesine karar vermiştir.
13 Ekim 2003 tarihinde, Yargıtay, söz konusu kararı bir kez daha bozmuştur.
I Temmuz 2004 tarihinde, mahkeme, ilgili parselin edinim yoluyla özel mülkiyet olmayacağı gerekçesi ile başvuranın talebini reddetmiştir.
21 Şubat 2005 tarihinde, Yargıtay, söz konusu hükmü onamıştır.
II Mart 2005 tarihinde, söz konusu karar başvurana tebliğ edilmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yargılama süresinin, AİHSnin 6/1 maddesinin öngördüğü şekli ile makul süre ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedir.
Hükümet, söz konusu iddiaya itiraz etmektedir.
Dikkate alınacak dönem, Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru tarihi olan 24 Kasım 1987 tarihinde başlamış ve Yargıtayın ilk derece mahkemesinin kararını onadığı tarih olan 21 Şubat 2005 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla söz konusu süre iki dereceli yargıda, on yedi yıl üç ay sürmüştür.
AİHM, AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı uyarınca, söz konusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını tespit etmektedir. Ayrıca AİHM, kabuledilemezliğe ilişkin başka hiçbir unsur bulunmadığını belirtmektedir.
AİHM, dava süresinin makul olup olmadığının, davanın koşullarına göre ve başta davanın karmaşıklığı olmak üzere AİHM içtihadı tarafından benimsenen kriterler ile başvuran ve yetkili mercilerin tutumları ile ilgililer açısından davanın öneminin dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (bkz, Daneshpayeh-Türkiye, başvuru no: 21086/04, 16 Temmuz 2009).
AİHM, müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz, sözü edilen Daneshpayeh).
Takdirine sunulan unsurların tamamını incelemesinin ardından, AİHM, mevcut davada, ihtilaflı yargılama süresinin çok uzun olduğu ve makul süre gerekliliğini karşılamadığı kanaatindedir.
Bu itibarla AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. 1 NOLU EK PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunarak, başvuran, ihtilaf konusu parselin tapu kaydının adına tescil edilmesi talebinin reddedilmesinden şikayetçi olmaktadır.
Hükümet, bu hususta görüş bildirmemiştir.
AİHM, yerleşik içtihadı uyarınca, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin yalnızca mevcut taşınmazlar için geçerli olduğunu hatırlatmaktadır. Belli koşullarda, mamelek bir değeri elde etme meşru beklentisi, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin güvencesinden faydalanabilir. Buna karşın, iç hukukun uygulanması gereken şekli tartışma konusu olduğunda ve başvuran tarafından geliştirilen argümanlar ulusal mahkemeler tarafından kesinlikle reddedildiğinde, meşru bir beklentinin varlığına ulaşılamaz (bkz, Kopecky-Slovakya, başvuru no: 44912/98 ve Bozcada Kimisis Teodoku Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı-Türkiye, başvuru no: 22522/03, 28903/03, 28904/03, 28906/03, 28907/03, 28908/03, 28909/03 ve 28910/03, 9 Aralık 2008). AİHM, başvuru yapıldığında, başvuranın bir parselin tapu kaydının adına tescil edilmesi beklentisinde olduğunu belirtmektedir. Bununla birlikte, ulusal mahkemelerin, başvuranın lehine karar verme beklentisi, 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesi kapsamında bir meşru beklenti biçimi olarak değerlendirilemez. Dolayısıyla AİHM, söz konusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
Başvuran, 120.000 Euro maddi ve 100.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet, söz konusu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görememekte ve söz konusu talebi reddetmektedir. Buna karşın AİHM, başvurana 14.400 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir.
Başvuran, ulusal mahkemeler önünde yapmış olduğu yargılama masraf ve gideri 5.000 Euro talep etmektedir. Bu hususta başvuran, hiçbir belge sunmamaktadır. Başvuran, AİHM önündeki yargılama masraf ve giderleri ve avukatlık ücreti için 15.000 Euro talep etmektedir. Başvuran belge olarak, İstanbul Barosu asgari ücret tarifesini sunmaktadır.
Hükümet, söz konusu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM içtihadına göre bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı ortaya konduğu sürece elde edilebilir. Mevcut davada, ilgili belgelerin sunulmamasını göz önüne alan AİHM, ulusal yargılama ve AİHM önündeki yargılama için yargılama masraf ve giderine ilişkin talebi reddetmektedir (Veli Yalçın-Türkiye, başvuru no: 29459/05, 2 Mart 2010).
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun yargılamanın uzunluğu kapsamında yapılan şikayete ilişkin kısmının kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana her türlü vergiden muaf tutularak 14.400 Euro (on dört bin dört yüz Euro) manevi tazminat ödenmesine;
b) Yukarıda belirtilen sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, söz konusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenmek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 26 Ekim 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy