(AİHS m. 6, 13, 35, 1 NOLU PROTOKOL) (MÜDÜR TURGUT VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI) (ABDURRAHMAN DEMİROĞLU VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No: 3214/05)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başkan
Guido Raimondi,
Yargıçlar
Işıl Karakaş,
Andras Sajö,
NebojaVucinic,
PaulLemmens,
EgidijusKüris,
Robert Spano,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith in katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölümü), Daire olarak, çeşitli tarihlerde yapılan ve ekte detayları yer alan başvurulan göz önünde bulundurarak, 8 Nisan 2014 tarihinde gerçekleştirdiği müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY
Başvuran tarafların listesi ekte yer almaktadır.
A. Davanın Koşulları
Başvurunun kendine özgü koşulları, taraflarca ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
Başvuranlara, farklı tarihlerde, nihai kararlarla tazminat ödenmiştir. Bu kararlara rağmen, idari makamlar bu kararlan icra etmemişler veya gecikmeli olarak icra etmişlerdir.
B. İlgili İç Hukuk ve Uygulamaları
AİHM, ilgili iç hukuk kuralları için, Turgut ve diğerleri / Türkiye ((kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 4860/09, 26 Mart 2013) ile Demiroğlu ve diğerleri / Türkiye ((kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 56125/10, 4 Haziran 2013) davalarına atıfta bulunmaktadır.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar, Sözleşmenin 6. maddesini ve/veya 1. No.lu Ek Protokolün 1. maddesini ileri sürerek, ihtilaflı yargılamaların süresinin yanı sıra nihai kararların yerine getirilmemesinden ve/veya gecikmeli olarak icra edilmesinden şikayet etmektedirler.
Başvuranlardan bazıları aynı zamanda Sözleşmenin 13. maddesi anlamına matuf etkin bir iç hukuk yolunun bulunmamasından şikayet etmektedirler.
Başvuranlar bunun yanı sıra Sözleşme ve Protokollerinin çeşitli hükümlerinin ihlal edildiğini iddia etmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Mahkeme kararlarının gecikmeli olarak icra edilmesi ve/veya icra edilmemesi ve yargılamaların süresi hakkında
Başvuranlar, söz konusu kararların verildiği yargılamaların süresi ile birlikte bu kararların gecikmeli olarak icra edilmesinden ya da hiç yerine getirilmemesinden şikayet etmektedirler. Başvuranlar bu durumu
BAŞVURULAR
Sözleşmenin 6. maddesinin ve/veya 1 No.lu Ek Protokolün. 1. maddesinin ihlali olarak görmektedirler.
AİHM, benzer davaları daha önce de incelediğini ve iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olarak beyan ettiğini gözlemlemektedir. AİHM, 6384 sayılı kanunla uygulanan tazminat başvurusunun, Sözleşmenin 35. maddesinin 1. fıkrasının gereğine uygun olarak (Turgut ve diğerleri / Türkiye ((kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 4860/09, 26 Mart 2013) ile Demiroğlu ve diğerleri / Türkiye ((kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 56125/10, 4 Haziran 2013), iç hukukta verilen mahkeme kararlarının gecikmeli olarak icrası ya da hiç yerine getirilmemesinin yanı sıra yargılama süresine bağlı şikayetlerin de telafisinde öncelikle başvuranlara makul bir tazmin olasılığı sağlayan ve erişilebilir bir başvuru yolu oluşturduğu kanısındadır.
Mahkeme, mevcut davaları bu içtihat ışığında incelemiş ve somut olayda farklı bir sonuca götürebilecek herhangi bir özel koşul ya da gerekçe tespit etmemiştir.
Bu nedenle, Mahkeme, başvuranların, mahkeme kararlarının icra edilmemesi veya geç icra edilmesi bağlamındaki şikayetlerinin, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle Sözleşmenin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
B. İç hukukta etkin bir başvuru yolunun bulunmaması hakkında
Bazı başvuranlar, yargılama süresi ve mahkeme kararlarının gecikmeli olarak icrası ve/veya yerine getirilmemesini, dava konusu yapabilecekleri bir hukuk yolunun bulunmayışından şikayet etmektedirler. Başvuranlar bu şikayetlerle ilgili olarak Sözleşmenin 13. maddesini ileri sürmektedirler.
AİHM, yukarıda anılan Müdür Turgut ve diğerleri ile Demiroğlu ve diğerleri davalarında başvuranların, yargılama süresi ile birlikte nihai kararların gecikmeli olarak icrası ve/veya yerine getirilmemesini şikayet konusu yapabilmeleri için, 6384 sayılı Kanunla uygulanan tazminat komisyonunun, başvuranlara Sözleşmenin 35. maddesinin 1. fıkrasının gereğine uygun olan bir başvuru yolu sunduğunu daha önce de tespit ettiğini hatırlatmaktadır.
Dolayısıyla, bu şikayet açıkça dayanaktan yoksun olup, Sözleşmenin 35. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi ve aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca reddedilmelidir.
C. Diğer şikayetler hakkında
Başvuranlar buna ek olarak, Sözleşme ve Protokollerinin çeşitli hükümlerinin ihlal edildiğinden şikayet etmektedirler.
AİHM, bu şikayetlerin, Mahkeme İç Tüzüğünün 54. maddesinin 2. fıkrasının b) bendine uygun olarak davalı Hükümete tebliğinin zorunluluğu konusunda karar verecek aşamada olmadığı kanısındadır ve incelemelerini ertelemektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle
Mahkeme kararlarının icrasının gecikmeli olarak yapılması ve/veya yerine getirilmemesi, yargılama süresi ve bu bağlamda (Sözleşmenin 6, 13 ve 1 No.lu Ek Protokolün 1. maddeleri) başvuru yolunun bulunmaması ile ilgili şikayetlerin kabul edilemez olduğuna;
Başvuranların diğer şikayetlerinin incelenmesinin ertelenmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy