(AİHS m. 5, 6, 13, 35, 41, 44) (5271 S. K. m. 141, 142, 263) (5237 S. K. m. 257) (KOŞTİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (ŞAYIK VD. - TÜRKİYE DAVASI) (GÖKÇE VE DEMİREL - TÜRKİYE DAVASI) (CAHİT DEMİREL - TÜRKİYE DAVASI) (BAHÇELİ - TÜRKİYE DAVASI) (ER - TÜRKİYE DAVASI) (YAKIŞAN - TÜRKİYE DAVASI) (ABDULGAFUR BATMAZ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 34396/05, 8753/06, 37432/06, 37435/06, 2873/07, 24664/07 ve 44938/08)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
7 Aralık 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 34396/05, 8753/06, 37432/06, 37435/06, 2873/07, 24664/07 ve 44938/08 nolu yedi başvurulu davanın nedeni, sırasıyla 1977, 1982, 1978, 1969, 1979, 1974, 1973 ve 1974 doğumlu Bülent Alp, Fahri Önder, Serpil Cabadan, Hüseyin Durmaz, Abdulmecit Öztürk, Heval Öztürk, Metin Sarıgül ve Metin Karaman (başvuranlar) adında sekiz Türk vatandaşının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurulardır. Başvuru tarihleri ekli tabloda belirtilmiştir.
34396/05 ve 8753/06 nolu başvuru sahipleri İstanbul Barosu avukatlarından M. Filorinalı, 37432/06 ve 37435/06 nolu başvuru sahipleri İstanbul Barosu avukatlarından E. Erkaslan tarafından temsil edilmiştir. 2873/07, 24664/07 ve 44938/08 nolu başvuru sahipleri ise İstanbul Barosu avukatlarından M. Erbil, S. Epçeli ve Y. Yeşilyurt Karakoç tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN OLAYLARI
Türk vatandaşı olan başvuranlar yakalanıp, tutuklu olarak yargılanmışlardır. 37432/06 ve 37435/06 nolu başvurular dışındaki başvuranlar çeşitli tarihlerde serbest bırakılmışlardır. 37432/06 ve 37435/06 nolu başvuru sahibi başvuranlar halen tutuklu olarak yargılanmaktadırlar. Başvuranların tutuklanma tarihleri, başvuranların tutuklu yargılanma kararlarının tarihleri, iddianame tarihleri, ulusal mahkeme kararlarının tarihleri, toplam tutuklu yargılanma süresi, toplam dava süresi, serbest bırakılma tarihleri ile tutukluluğun devam gerekçesine ilişkin ayrıntılar bu karara eklidir.
HUKUK
I. AİHSNİN 5. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
2873/07 nolu başvuru sahibi Heval Öztürk dışındaki başvuranlar, AİHSnin 5/3 maddesi kapsamında, tutuklu yargılanma sürelerinin uzun olduğundan şikayetçi olmuşlardır. 2873/07 ve 24664/07 nolu başvuru sahibi başvuranlar Abdulmecit Öztürk ve Metin Sarıgül, AİHSnin 5/4 maddesi kapsamında, tutuklu yargılanma sürelerinin uzunluğunun yasallığına itiraz edebilecekleri etkili başvuru yolu bulunmadığından şikayetçi olmuştur. 2873/07 nolu başvuru sahibi Abdulmecit Öztürk, AİHSnin 5/5 maddesi kapsamında, iç hukukta, iddia ettiği AİHSnin 5/3 maddesinin ihlali için hiçbir tazminat hakkı bulunmadığını ileri sürmüştür.
Hükümet bu argümanlara itiraz etmiştir.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmesi ile başvuranların mağdur statüsüne ilişkin çeşitli ön itirazlarda bulunmuş, AİHMden, AİHSnin 35/1 maddesinin gerektirdiği üzere, AİHSnin 5/3 ve 5/4 maddesi kapsamındaki şikayetleri reddetmesini talep etmiştir.
AİHM diğer davalarda Savunmacı Hükümetin benzer görüşlerini incelemiştir (örneğin bkz. Arı ve Şen - Türkiye, 33746/02; Koşti ve Diğerleri -Türkiye, 74321/01 ve Şayık ve Diğerleri - Türkiye).
Hükümet, mevcut davada, AİHMnin farklı bir sonuca varmasını sağlayabilecek hiçbir delil ya da görüş sunmamıştır. Sonuç olarak AİHM, Hükümetin ön itirazını reddeder.
AİHM, bu şikayetlerin AİHSnin 35/3 maddesi çerçevesinde açıkça dayanaktan yoksun olmadığı sonucuna varır. Ayrıca diğer bakımlardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder. Bu nedenle şikayetlerin kabuledilebilir olduğunu belirtir.
B. Esas
1. AİHSnin 5/3 maddesi
Hükümet, başvuranların tutukluluğunun, suç işledikleri şüphesine yol açan makul nedenlere dayandığını ve tutukluluklarının yetkili bir makam tarafından, geçerli kanunların koştuğu şartlarla uyumlu olarak düzenli biçimde itinayla incelendiğini ileri sürmüştür. Başvuranların itham edildiği suçların ciddi mahiyette olduğuna ve tutukluluklarının devam etmesinin suçu önlemek ve kamu düzenini korumak için gerekli olduğuna işaret etmiştir.
AİHM, mevcut davada en kısa tutuklu yargılamanın dört yıl altı aydan uzun olduğunu kaydeder (bkz. ekli tablo).
AİHM, benzer uzunlukta tutuklu yargılamaların yaşandığı davalarda sıklıkla, AİHSnin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (örneğin bkz. Gökçe ve Demirel - Türkiye, 51839/99; Tutar - Türkiye, 11798/03 ve Cahit Demirel - Türkiye, 18623/03). AİHM, kendisine iletilen tüm belgeler ışığında, Hükümetin, mevcut davada farklı bir sonuca varmasını sağlayacak delil ya da görüş sunmadığı kanısındadır. AİHM, konuya ilişkin içtihadı ile başvuranların tutuklu yargılanma sürelerini (bkz. ekli tablo) göz önünde bulundurarak, mevcut davada başvuranların tutukluluk sürelerinin haddinden uzun olduğu sonucuna varmıştır.
Buna göre 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuran Heval Öztürk dışındaki başvuranlarla ilgili olarak, AİHSnin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
2. AİHSnin 5/4 maddesi
Hükümet, 24664/07 nolu başvuruya ilişkin olarak, başvuranın, esasında, tutuklu yargılanmasına, CMUKun 297. maddesi ile diğer izleyen maddeleri veyahut CMKnın 104 (2) maddesi kapsamında itiraz etme olanağının bulunduğunu belirtmiştir. Ayrıca CMKnın 101 (5) maddesi kapsamında da tutuklu yargılanmanın yasalara uygunluğuna itiraz edilebileceğini ifade etmiştir.
Hükümet 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuran Abdulmecit Öztürkle ilgili olarak, CMKnın 263, 267, 268 ve 271. maddelerinin, tutuklu yargılanmanın yasalara uygunluğuna itiraz etme olanağı sağladığını, başvuranın ise bunların bazılarından yararlanmadığını ileri sürmüştür.
Başvuranlar iddialarını sürdürmüşlerdir.
AİHM, diğer davalarda, Türkiyede tutuklu yargılanmanın yasalara uygunluğuna itiraz etme olanaklarını incelemiş, Hükümetin, yukarıda bahsedilen başvuru yollarının sanıklara gerçekten çekişmeli yargılanma hakkı verdiğini gösteremediği sonucuna varmıştır (örneğin bkz. Koşti ve Diğerleri -Türkiye; Şayık ve Diğerleri - Türkiye ve Yiğitdoğan - Türkiye, 20827/08).
CMKnın 263. maddesi çerçevesinde sunulan hukuk yoluna ilişkin olarak, AİHM, Hükümetin, bu hukuk yolunun tutuklu yargılanmanın yasalara uygunluğunu sorgulama olanağı sağladığını gösteren davalardan örnekler sunmadığını kaydeder.
AİHM, Hükümetin, mevcut davada, AİHMnin içtihadının dışına çıkmasını gerektirecek hiçbir iddia ya da belge sunmadığını kaydeder.
Yukarıda belirtilenler ışığında, AİHM, 2873/07 nolu başvuru sahibi Abdulmecit Öztürk ile 24664/07 nolu başvuru sahibi Metin Sarıgül bakımından, AİHSnin 5/4 maddesinin ihlal edildiği kanısına varır.
3. AİHSnin 5/5 maddesi
Hükümet, Türk yasalarının, başvurana, iddialarının aksine, tazminat hakkı verdiğini savunmuştur. Bu bakımdan başvuranın, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren CMKnın 141. maddesi kapsamında tazminat talep edebileceğini ileri sürmüştür.
AİHM, CMKnın 141/1 (d) maddesi çerçevesinde, bu maddenin, kanunlara uygun olarak tutulan ancak tutuklu yargılanma süresi makul süreyi aşan kişilerin devletten tazminat talep edebileceği bir yol sunmakta olduğunu kaydeder. Öte yandan AİHM, CMKnın 142/1 maddesine göre, böyle bir talebin ancak ilgili yargı sürecinin sona ermesinin ardından yapılabileceğini kaydeder. Bu nedenle bu hukuk yolu, mevcut davada olduğu gibi, ulusal yargılama sürecinin devam ettiği koşullarda uygulanamaz (bkz. Kürüm -Türkiye, 56493/07). Buna göre, CMKnın, AİHSnin 5/5 maddesinin, gerektirdiği üzere, başvurana, AİHSnin 5/3 maddesi ihlal edilerek hürriyetinden mahrum edildiği için tazminata başvurma hakkını da sağlamadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle AİHM, Abdulmecit Öztürkle ilgili olarak AİHSnin 5/5 maddesinin ihlal edildiği sonucuna varır.
II. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
34396/05, 8753/06, 37432/06, 37435/06, 2873/07 ve 44938/08 nolu başvuru sahibi başvuranlar, yargılanma sürecinin uzunluğunun, AİHSnin 6/1 maddesinde öngörülen makul süre kuralıyla örtüşmediğinden şikayetçi olmuştur. Hükümet bu iddiaya itiraz etmiştir.
A. Kabuledilebilirliğe ilişkin
Hükümet, AİHMden, AİHSnin 35/1 maddesinin gerektirdiği biçimde iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle, AİHSnin 6/1 maddesi çerçevesindeki şikayetleri reddetmesini talep etmiştir. Hükümet, Türk Ceza Kanununun (TCK) 257. maddesi uyarınca, başvuranların, makamların makul süre içinde yargılama yapmadıkları için görevin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle dava açabileceklerini ileri sürmüştür. Hükümet ayrıca, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren CMKnın 141 ve 142. maddeleri kapsamında, başvuranların, tazminat talep edebileceklerini belirtmiştir.
TCKnın 257. maddesi kapsamındaki hukuk yoluna ilişkin olarak, AİHM, bu yolun, AİHSnin 6/1 maddesi kapsamında haddinden uzun sürdüğü iddia edilen yargılamayı sonuçlandıramayacağı kanısına varır (gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra bkz. Barış - Türkiye, 26170/03). Her durumda, Hükümet, atıfta bulunulan hukuk yolunun, AİHSnin 35/1 maddesi çerçevesinde, başvuranın AİHSnin 6/1 maddesi kapsamındaki mağduriyetini giderecek ölçüde etkili olduğunu gösterememiştir.
CMKnın 141 ve 142. maddelerinde öngörülen hukuk yoluna ilişkin olarak, AİHM, bu itirazı Tunce ve Diğerleri (2422/06, 3712/08, 3714/08, 3715/08, 3717/08, 3718/08, 3719/08, 3724/08, 3725/08, 3728/08, 3730/08, 3731/08, 3733/08, 3734/08, 3735/08, 3737/08, 3739/08, 3740/08, 3745/08 ve 3746/08) davasında incelediğini ve etkisiz olduğu kanısına vardığını yineler. AİHM, bu davada içtihadının dışına çıkmasını gerektirecek özel koşullar tespit etmemiştir. Bu nedenle Hükümetin itirazını reddedip, başvurunun bu kısmının kabuledilebilir olduğuna karar verir.
B. Esas
Hükümet, yargılamanın uzunluğunun, davaların karmaşıklığı, sanık sayısı ve başvuranların itham edildiği suçların mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda, makul olmadığı biçiminde değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
AİHM, bu davada en kısa süren davanın dokuz yılı aştığını kaydeder (bkz. ekli tablo).
AİHM sıklıkla, bu davadakine benzer konuları ele alan başvurularda AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Bahçeli -Türkiye, 35257/04 ve Er - Türkiye, 21377/04). AİHM, kendisine iletilen tüm bilgi ve belgeleri göz önünde bulundurarak, Hükümetin bu davada, farklı sonuca varılmasını sağlayacak hiçbir delil ya da görüş sunmadığı kanısındadır. Bu nedenle AİHM davaların süresinin haddinden uzun olduğu ve makul süre koşuluna uymadığı kanısına varmıştır. Buna göre AİHSnin 6/1 maddesi, 34396/05, 8753/06, 37432/06, 37435/06, 2873/07 ve 44938/08 nolu başvurular bakımından ihlal edilmiştir.
III. AİHSNİN 13. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
2873/07 nolu başvuru sahibi başvuranlar ayrıca iç hukukta, sözkonusu davanın haddinden uzun sürmesine itiraz edebilecekleri etkili başvuru yolu bulunmadığını iddia etmişlerdir. Bu iddialarında AİHSnin 13. maddesine dayanmışlardır.
AİHM bu şikayetin AİHSnin 35/3 maddesi çerçevesinde açıkça dayanaktan yoksun olmadığı sonucuna varır. Ayrıca diğer bakımlardan da kabuledilmez olmadığını kaydeder. Bu nedenle şikayetin kabuledilebilir olduğunu belirtir.
AİHM, önceki başvurulardaki benzer durumları incelemiş ve Türk yasaları kapsamında, başvuranların sözkonusu davaların süresine itiraz edebilecekleri etkili hukuk yolu bulunmaması bakımından AİHSnin 13. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Daneshpayeh - Türkiye, 21086/04).
Mevcut davada, varılan sonucun dışına çıkılmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuranlarla ilgili olarak AİHSnin 13. maddesi ihlal edilmiştir.
IV. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Tazminat
34396/05 ve 8753/06 nolu başvuru sahibi başvuranlar 15.000er Euro manevi tazminat talep etmişlerdir.
37432/06 ve 37435/06 nolu başvuru sahibi başvuranlar 39.500er Türk Lirası (TL) maddi tazminat talep etmişlerdir. Ayrıca 25.000er TL manevi tazminat talep etmişlerdir.
2873/07 nolu başvuru sahibi başvuran Abdulmecit Öztürk 20.000 Euro, başvuran Heval Öztürk ise 15.000 Euro manevi tazminat talep etmiştir.
24664/07 nolu başvuru sahibi başvuran 19.738 Euro maddi, 10.000 Euro manevi tazminat talep etmiştir.
44938/08 nolu başvuru sahibi başvuran, herhangi bir meblağ belirtmeden, maddi ve manevi zarara uğradığını ifade etmiştir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHM tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı görememektedir. Bu nedenle buna ilişkin talepleri reddeder. Öte yandan AİHM, başvuranların manevi zarara uğradığı kanısındadır.
AİHM, içtihadı ışığında, hakkaniyete uygun surette, bu başlık altında başvuranların manevi zararlarına ilişkin olarak aşağıdaki meblağların ödenmesine hükmeder:
- 34396/05 nolu başvuru sahibi başvurana 10.500 Euro;
- 8753/06 nolu başvuru sahibi başvurana 7.800 Euro;
- 37432/06 ve 37435/06 nolu başvuru sahibi başvuranlara 12.950şer Euro;
- 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuranlardan Abdulmecit Öztürke 13.000 Euro, Heval Öztürke ise 8.400 Euro;
- 24664/07 nolu başvuru sahibi başvurana 7.000 Euro;
- 44938/08 nolu başvuru sahibi başvurana 19.200 Euro.
Ayrıca tarafların sundukları bilgilere göre, 8753/06, 37432/06, 37435/06 ve 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuranlar hakkında açılan davalar halen derdest olup, 37432/06 ve 37435/06 nolu başvuru sahibi başvuranlar Serpil Cabadan ve Hüseyin Durmaz halen tutukludur. Bu koşullarda, AİHM, tespit ettiği ihlalleri sonlandırmak için uygun yolun, sözkonusu davaları, adaletin uygun biçimde işleyişi için gerekli koşulları göz önünde bulundurarak, olabildiğince hızlı biçimde sonuçlandırmak olduğu kanısındadır (bkz. Yakışan - Türkiye, 11339/03 ve Batmaz - Türkiye, 34997/06).
B. Yargılama giderleri
34396/05 ve 8753/06 nolu başvuru sahibi başvuranlar, yargılama giderleri için 5.500er Euro talep etmişler, taleplerini desteklemek için avukatlarının hazırladığı mesai çizelgelerini sunmuşlardır.
37432/06 ve 37435/06 nolu başvuru sahibi başvuranlar, Savunmacı Hükümetin yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerini ödemesini talep etmişler, meblağ belirtmemişlerdir.
2873/07 nolu başvuru sahibi başvuranlar, yargılama giderleri için 1.750 Euro talep etmişlerdir. Ayrıca avukatlık ücreti olarak 5.900 Euro talep etmişlerdir. Taleplerini desteklemek için avukatlık ücreti anlaşması ile yargılama giderleri için hazırlanmış bir çizelge sunmuşlardır.
24664/07 nolu başvuru sahibi başvuran, yargılama giderleri için 52 Euro, avukatlık ücreti olarak ise 3.186 Euro talep etmiştir. Taleplerini desteklemek için avukatlık ücreti anlaşması ile posta masrafları ve avukata ödenen ücretin faturalarını sunmuştur.
44938/08 nolu başvuru sahibi başvuran, yargılama gideri için tazminat talep etmemiştir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHMnin içtihadına göre, yargılama giderleri, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde başvurana geri ödenir. AİHM, sahip olduğu belgeler ve yukarıda belirtilen ölçütler ışığında, bu başlık altında izleyen meblağların ödenmesinin makul olduğu sonucuna varmıştır:
- 34396/05 ve 8753/06 nolu başvuru sahibi başvuranlara 500er Euro;
- 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuranlara 500er Euro;
- 24664/07 nolu başvuru sahibi başvurana 1.000 Euro;
37432/06 ve 37435/06 nolu başvurularda, AİHM, başvuranların taleplerini destekleyici hiçbir belge sunmamaları nedeniyle, yargılama gideri taleplerini reddeder. AİHM, 44938/08 nolu başvuru için, başvuranın yargılama giderleri için tazminat talep etmemesi sebebiyle, tazminat ödenmemesine hükmeder.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
AİHM YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBİRLİĞİYLE
1. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;
2. 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuran Heval Öztürk dışındaki tüm başvuranlar bakımından AİHSnin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
3. 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuran Abdulmecit Öztürk ile 24664/07 nolu başvuru sahibi başvuran Mustafa Sarıgül bakımından AİHSnin 5/4 maddesinin ihlal edildiğine;
4. 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuran Abdulmecit Öztürk bakımından AİHSnin 5/5 maddesinin ihlal edildiğine;
5. 34396/05 nolu başvuru sahibi başvuran Bülent Alp, 8753/06 nolu başvuru sahibi başvuran Fahri Önder, 37432/06 nolu başvuru sahibi başvuran Serpil Cabadan, 37435/06 nolu başvuru sahibi başvuran Hüseyin Durmaz, 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuran Abdulmecit Öztürk, 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuran Heval Öztürk ve 44938/08 Metin Karaman bakımından AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
6. 2873/07 nolu başvuru sahibi başvuranlar Abdulmecit Öztürk ve Heval Öztürk bakımından AİHSnin 13. maddesinin ihlal edildiğine;
7. (a) Savunmacı Devletin, başvurana, AİHSnin 44. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber, izleyen meblağları ödemesine;
(i) Bülent Alpe, 10.500 Euro (on bin beş yüz Euro) manevi tazminat ile yargılama giderleri için 500 Euro (beş yüz Euro);
(ii) Fahri Öndere, 7.800 Euro (yedi bin sekiz yüz Euro) manevi tazminat ile yargılama giderleri için 500 Euro (beş yüz Euro);
(iii) Serpil Cabadana, 12.950 Euro (on iki bin dokuz yüz elli Euro) manevi tazminat;
(iv) Hüseyin Durmaza, 12.950 Euro (on iki bin dokuz yüz elli Euro) manevi tazminat;
(v) Abdulmecit Öztürke, 13.000 Euro (on üç bin Euro) manevi tazminat ile yargılama giderleri için 500 Euro (beş yüz Euro);
(vi) Heval Öztürke, 8.400 Euro (sekiz bin dört yüz Euro) manevi tazminat ile yargılama giderleri için 500 Euro (beş yüz Euro);
(vii) Metin Sarıgüle, 7.000 Euro (yedi bin Euro) manevi tazminat ile yargılama giderleri için 1000 Euro (bin Euro);
(iv) Metin Karamana, 19.200 Euro (on dokuz bin iki yüz Euro) manevi tazminat;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
8. Başvuranların adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine,
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce hazırlanmış, AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 7 Aralık 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy