(AİHS m. 6, 13, 37) (ABDULGAFUR BATMAZ - TÜRKİYE DAVASI) (SİNAN YAKUT - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru numaraları: 40152/05 ve 20106/08)
Kararın Özeti (Dostane Çözüm)
26 Mayıs 2009
OLAYLAR
1969 doğumlu olan ve Kandıra Cezaevinde tutuklu bulunan başvuran Mete Tuncer Türk vatandaşıdır. Başvuran, 40152/05 nolu başvuru çerçevesinde AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından K.T. Sürek tarafından temsil edilmektedir.
Dava konusu olaylar şu şekilde özetlenebilir:
20 Mayıs 1998 tarihinde, yasadışı silahlı bir örgüte üye olduğu şüphesiyle başvuran yakalanmış ve gözaltına alınmış, 23 Mayıs 1998 tarihinde tutuklanmıştır. Başvuran hakkında, güç kullanarak Türkiye Cumhuriyetinin Anayasal düzenini bozmaya teşebbüs etmekten kamu davası açılmıştır. Dosya unsurlarına göre, başvuran hakkında açılan dava İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi önünde halen derdestti ve işbu karar kabul edildiği tarihte başvuran halen tutuklu bulunmaktaydı.
ŞİKAYETLER
AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunarak, başvuran, hakkında yürütülen yargılama süresinin uzunluğundan şikayetçidir. AİHSnin 2., 5. ve 14. maddelerine atıfta bulunarak başvuran, tutukluluk süresine de itiraz etmektedir (başvuru numaraları: 40152/05 ve 20106/08).
AİHSnin 13. maddesine atıfta bulunarak başvuran, bir yandan tutukluluk süresine diğer yandan ise hakkında yürütülen ceza davasının süresine itiraz etmek için iç hukukta etkili başvuru yolunun bulunmadığını iddia etmektedir (başvuru no: 20106/08).
HUKUK
AİHM, 40152/05 nolu başvurunun geri kalanı ile 20106/08 nolu başvurunun, ortaya koydukları olaylar ve şikayetler bakımından benzer oldukları tespitinde bulunmaktadır. Dolayısıyla AİHM, AİHM İç Tüzüğünün 42/1 maddesi uyarınca davaların birleştirilmesinin uygun olacağı kanaatindedir.
AİHM, Hükümetten izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan ve başvuru numaraları yukarıda belirtilen davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, başvuran Mete Tuncere karşılıksız olarak 13.000 Euro (on üç bin Euro) tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TLye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
AİHM, 40152/05 başvuru numaralı dava için başvuranın avukatı tarafından imzalanan ve 20106/08 başvuru numaralı dava için başvuran tarafından imzalanan izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan ve başvuru numaraları yukarıda belirtilen davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, şahsıma karşılıksız olarak 13.000 Euro (on üç bin Euro) tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL ye çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmekteyim. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildiririm.
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü dikkate almaktadır. AİHM, bu çözümün Sözleşme ve Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir ve başvuruların incelenmesine devam etmeyi haklı gösterecek kamu düzenine ilişkin hiçbir gerekçe görememektedir (AİHSnin in fine 37/1 maddesi).
Sonuç olarak başvuruların kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bununla birlikte, yargılamanın halen sürdüğü ve başvuranın halen tutuklu bulunduğu göz önüne alındığında, işbu davanın istisnai koşullarında, AİHM, Savunmacı Devletin adaletin iyi tecelli etmesi için sözkonusu yargılamanın mümkün olan en kısa zamanda sonuçlanması veya başvuranın tutuksuz yargılanması için gerekli tedbirleri alması gerektiği kanaatindedir (bkz, mutatis, mutandis, Batmaz - Türkiye, başvuru no: 34997/06, 1 Nisan 2008 ve Yakut-Türkiye, başvuru no: 9892/07, 8 Temmuz 2008).
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
40152/05 nolu başvurunun geri kalan kısmı ile 20106/08 nolu başvuruların birleştirilmesine ve sözkonusu başvuruların kayıttan düşürülmesine
karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy