(AİHS. m. 6, 8, 13, 17, 18, 34, 35, 44) (1602 S. K. m. 52) (GÜNER ÇORUM - TÜRKİYE DAVASI) (ŞENAY AKSOY (EROĞLU) - TÜRKİYE DAVASI) (TOPAL - TÜRKİYE DAVASI) (KARAYİĞİT - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 4027/05)
KARAR
STRAZBURG
27 Temmuz 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tâbi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 4027/05 nolu davanın nedeni Utku Karaarslan adlı T.C. vatandaşının (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) 3 Aralık 2004 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından C. Çalış tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVA OLAYLARI
Başvuran 1970 doğumludur ve Ankarada yaşamaktadır. Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun hakkında yürüttüğü disiplin soruşturması sonucunda, görevi ihmal suçu nedeniyle ordudaki görevine son verilmiştir. Başvuran, görevinden çıkarılması kararının iptali talebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) Milli Savunma Bakanlığı aleyhine dava açmıştır.
Bakanlık, savunmasında AYİMe başvuranın görevden çıkarılmasıyla ilgili, 1602 sayılı yasanın 52/4 maddesi uyarınca gizli gizlilik derecesi taşıyan bilgi ve belgeler sunmuştur. Başvuran, sözkonusu belgelerin içeriğine ulaşamamıştır.
AYİM, 1 Temmuz 2004 tarihinde yaptığı duruşmada başvuranın talebini reddetmiş, başsavcının mahkemeye sunduğu yazılı görüşleri başvurana tebliğ edilmemiştir.
23 Eylül 2004 tarihinde AYİM başvuranın karar düzeltme talebini reddetmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, AİHS'nin 6/1 maddesine dayanarak, Milli Savunma Bakanlığının AYİMe sunduğu gizlilik dereceli belge ve bilgilere erişememesi ve sözkonusu mahkemeye bağlı başsavcının yazılı görüşlerinin kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğini öne sürmüştür.
A. Kabuledilebilirlik
Hükümet, AİHMden başsavcının yazılı görüşlerinin tebliğ edilmemesine ilişkin şikâyeti, AİHS'nin 35/1 maddesi uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddetmesini talep etmiştir. Bu bağlamda başvuranın sözkonusu şikâyeti AYİMin dikkatine sunmadığını ya da başsavcının yazılı görüşlerini mahkemeden talep etmediğini savunmuştur.
AİHM, benzer bir ön itirazı Miran - Türkiye (no. 43980/04) davasında reddettiğini gözlemler. Mevcut davada farklı bir karar vermek için gerekçe görmediğinden Hükümetin itirazını reddeder.
AİHM, sözkonusu şikâyetin AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını, şikâyetin başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını gözlemler. Bu nedenle şikâyet kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
1. Gizlilik dereceli belgelere erişememe
Hükümet, başvuranın AYİMe 1602 sayılı yasanın 52/4 maddesi uyarınca sunulan belgelerin içeriğinden haberdar olduğunu savunmuştur.
AİHM ayrıca daha önce benzer şikâyetleri değerlendirdiğini ve AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini kaydeder (bkz. Güner Çorum - Türkiye, no. 59739/00; Aksoy (Eroğlu) - Türkiye, no. 59741/00; Miran, yukarıda anılan; Topal - Türkiye, no. 3055/04). AİHM sözkonusu davada bu içtihadından ayrılmasını gerektirecek özel koşullar tespit etmemiştir.
Buna göre başvuranın AYİMe gönderilen gizlilik dereceli belgelere erişememesi nedeniyle AİHS'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
2. Başsavcının yazılı görüşlerinin başvurana tebliğ edilmemesi
Hükümet başvuranın, başsavcının yazılı görüşlerinin de bulunduğu dava dosyasını her zaman inceleme imkanı bulunduğunu savunmuştur. Ayrıca başsavcının görüşlerinin idari davalarda mahkemenin kararına etkisinin bulunmadığını ve savcıların idari yargılamadaki görevinin ceza yargılamasındakinden farklı olduğunu savunmuştur.
AİHM daha önce benzer şikâyetleri değerlendirdiğini ve AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit ettiğini kaydeder (bkz. Miran, yukarıda anılan). AİHM, somut davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir.
Dolayısıyla, başsavcının yazılı görüşlerinin başvurana tebliğ edilmemesi nedeniyle AİHS'nin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN DİĞER MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, AYİMin askeri yargıç ve yetkililerden oluşması ve ilk ve tek derece mahkemesi olarak hareket etmesi nedeniyle AİHS'nin 6/1 maddesine aykırı olarak bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından adil bir yargılamaya tâbi tutulmadığını ileri sürmüştür. Ayrıca aynı madde hükmüne dayanarak davasının mahkemenin hangi dairesi tarafından görüleceğini önceden bilme imkanı bulunmadığını savunmuştur. Başvuran son olarak, iddialarına daha fazla dayanak sunmaksızın, yukarıda belirtilen hususlar temelinde, AİHS'nin 8, 13, 17 ve 18. maddelerinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.
AİHM, sözkonusu şikâyetleri incelemiş ve elinde bulunan deliller ışığında ve şikâyet konusu hususların kendi yetki alanında bulunduğu kadarıyla bunların AİHS ve Protokollerinde güvence altına alınan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin ihlalini ortaya çıkardığını tespit etmemiştir (AYİMin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin şikâyetle ilgili olarak bkz. Yavuz vd. - Türkiye, no. 29870/96; temyiz usulüne ilişkin şikâyetler, dairelerin belirlenmesi ve gizlilik dereceli belgelere erişime ilişkin olarak bkz. Karayiğit - Türkiye, no. 45874/05).
Dolayısıyla başvurunun bu kısmının AİHS'nin 35. maddesinin 3 ve 4. paragrafları uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddedilmesi gerekmektedir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat ve yargılama masraf ve giderleri
Başvuran 50,000 Euro maddi, 25,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Ayrıca ulusal mahkemeler ve AİHM önünde tahakkuk eden masraflar için 5,750 Euro talep etmiştir. Avukatlık masrafları (ulusal mahkemeler önünde 685 Euro, AİHM önünde 5,000 Euro), ulusal mahkeme harçları (53 Euro) ve tercüme masrafları (540 Euro) sözkonusu miktara dahildir. Başvuran, tercüme bürosuna ait bir fatura haricinde, ulusal mahkemeler önündeki harcamaların sadece bir kısmını bir kısmını belgelendirmiş, AİHM önündeki masraf ve harcamalara ilişkin herhangi bir delil ibraz etmemiştir.
Hükümet spekülatif ve hayali olduğunu belirterek taleplere itiraz etmiş, başvuranın ulusal mahkemeler önündeki masrafları talep edemeyeceğini savunmuştur.
AİHM, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ancak başvuranın somut davada, sadece ihlal tespitiyle yeterince tazmin edilemeyecek manevi zararlara uğramış olması gerektiğini kabul eder. Hakkaniyete uygun bir değerlendirmeyle başvurana bu başlık altında 6,500 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır (bkz. Güner Çorum, yukarıda anılan; Aksoy (Eroğlu), yukarıda anılan; Miran, yukarıda anılan; Topal, yukarıda anılan).
Masraf ve giderlere ilişkin olarak AİHMnin içtihadına göre bir başvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmış ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak başvurana yargılama masraf ve giderlerine karşılık olarak 540 Euro ödenmesini uygun bulmaktadır.
B. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faizlerine uyguladığı orana üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. AİHS'nin 6/1 maddesine dayalı olarak; AYİMe sunulan gizlilik dereceli belgelere başvuranın erişememesi ve başsavcının yazılı görüşlerinin başvurana tebliğ edilmemesine ilişkin şikâyetlerin kabuledilebilir, başvurunun kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AYİMe sunulan gizlilik dereceli belgelere başvuranın erişememesi ve başsavcının yazılı görüşlerinin başvurana tebliğ edilmemesine ilişkin olarak AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Savunmacı devletin başvurana, AİHSnin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek ve uygulanabilecek tüm vergilerden muaf tutulmak üzere:
(i) 6,500 (altı bin beş yüz) Euro manevi tazminat;
(ii) 540 (beş yüz kırk) Euro yargılama masraf ve giderleri ödemesine;
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 27 Temmuz 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy