(AİHS m. 6, 35, 41, 44)
(Başvuru no: 40853/05)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
12 Ekim 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (40853/05) nolu davanın nedeni, T.C. vatandaşı Mustafa Güngörün (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 20 Ekim 2005 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, Uşak Barosu avukatlarından Ö. Boz tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1927 doğumludur ve Uşakta ikamet etmektedir.
3 Eylül 1998 tarihinde, başvuran, asliye ceza mahkemesi önünde idare hakkında kamulaştırma bedeli artırım davası açmıştır.
28 Aralık 1999 tarihinde, mahkeme, başvuranın talebini kısmen haklı bulmuştur.
24 Nisan 2000 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı bozmuştur.
13 Şubat 2001 tarihinde, mahkeme, bir kez daha başvuranın talebini kısmen haklı bulmuştur. 9 Temmuz 2001 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı bozmuştur.
25 Aralık 2001 tarihinden 16 Aralık 2004 tarihine kadar, on dokuz duruşma gerçekleştirilmiştir.
16 Aralık 2004 tarihinde, mahkeme, başvurana ek kamulaştırma bedeli ödemiştir.
18 Nisan 2005 tarihinde, Yargıtay, sözkonusu kararı onamıştır.
27 Haziran 2005 tarihli bir kararla Yargıtay, karar düzeltme başvurusunu reddetmiştir.
HUKUK
Başvuran, yargılama süresinin AİHSnin 6/1 maddesi ile öngördüğü şekli ile makul süre ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmektedir.
AİHM, AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı uyarınca, sözkonusu şikayetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını tespit etmektedir. Ayrıca AİHM, kabuledilemezliğe ilişkin başka hiçbir unsur tespit edememektedir.
Hükümet, sözkonusu iddiaya itiraz etmektedir.
Dikkate alınacak dönem, asliye hukuk mahkemesi önünde davanın açıldığı tarih olan 3 Eylül 1998 tarihinde başlamış ve Yargıtay karar tarihi olan 27 Haziran 2005 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla sözkonusu dönem iki dereceli yargıda yaklaşık altı yıl on ay sürmüştür.
AİHM, dava süresinin makul olup olmadığının, davanın koşullarına göre ve başta davanın karmaşıklığı olmak üzere AİHM içtihadı tarafından benimsenen kriterler ile başvuran ve yetkili mercilerin tutumları ile ilgililer açısından davanın öneminin dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (bkz, Daneshpayeh-Türkiye, başvuru no: 21086/04, 16 Temmuz 2009).
AİHM, müteaddit defalar mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz, Daneshpayeh).
Takdirine sunulan unsurları incelemesinin ardından, AİHM, temyiz ardından asliye hukuk mahkemesinin karar vermesinin üç yıl beş ayı aldığını belirtmektedir. Sözkonusu görüşler ışığında AİHM, mevcut davada, yargılama süresinin çok uzun olduğu ve makul süre gerekliliğini karşılamadığı kanaatindedir.
Bu itibarla AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
AİHSnin 41. maddesinin uygulaması ile ilgili olarak, başvuran maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için 60.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet, sözkonusu iddialara itiraz etmektedir.
AİHM, tespit edilen ihlalle iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görememekte ve sözkonusu talebi reddetmektedir. Buna karşın AİHM, başvurana 3.000 Euro manevi tazminat ödenmesi gerektiği kanaatindedir.
Başvuran, yargılama masraf ve giderlerine ilişkin hiçbir talepte bulunmamaktadır ve dolayısıyla başvurana yargılama masraf ve giderlerine ilişkin tazminat ödemeye gerek olmamaktadır.
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak 3.000 Euro (üç bin Euro) manevi tazminat ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 12 Ekim 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy