(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44)
(Başvuru no. 41421/05)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
6 Ekim 2009
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 41421/05 nolu davanın nedeni, Tur-Ko Turizm Yatırım ve Ticaret A.Ş. (başvuran şirket) adındaki Türk şirketinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 1 Kasım 2005 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran 16 Aralık 2008 tarihine kadar Ankara Barosu avukatlarından E.A. Yıldırım tarafından temsil edilmiştir. 17 Mart 2009 tarihinden sonra ise yine Ankara Barosu avukatlarından D.Türemen tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
Başvuran şirket, 26 Haziran 1998 tarihinde Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne başvurmuş, taşınmazına ilişkin olarak kadastro paftalarının yenilenmesini talep etmiştir. Asliye hukuk mahkemeleri daha önce başvuran şirketin aynı taşınmazla ilgili düzeltme talebini, usulü gerekliliklere uyulmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Bu karar kesinleşmiştir. Dava dosyasından, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün, 22 Temmuz 1998 tarihinde konuya ilişkin mevcut nihai karara atıfla başvuran şirketin talebini reddettiği anlaşılmaktadır.
Başvuran şirket, 6 Ekim 1998 tarihinde, Ankara Bölge İdare Mahkemesinde, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün işleminin iptali için dava açmıştır. Ankara Bölge İdare Mahkemesi, başvuran şirketin talebini, kadastro paftalarının yargılamadan sonra düzeltildikleri gerekçesiyle reddetmiştir. Danıştay, 22 Ekim 2002 tarihinde kararı bozmuştur. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Danıştayın kararının düzeltilmesi talebinde bulunmuştur. Danıştay 29 Nisan 2005 tarihinde, kararın yasalar ve usulle uyumlu olduğuna karar vererek, Ankara Bölge İdare Mahkemesinin kararını onamıştır. Karar, başvuran şirkete 5 Temmuz 2005 tarihinde tebliğ edilmiştir.
HUKUK
Başvuran şirket AİHSnin 6/1 maddesi kapsamında idare mahkemelerinde görülen davaların süresinin makul süre koşulunu aştığından şikayetçi olmuştur. Hükümet bu iddiaya itiraz etmiştir.
Göz önünde bulundurulacak süre, başvuran şirketin idari kovuşturmayı başlattığı tarih olan 6 Ekim 1998 tarihinde başlamış olup, Yargıtayın nihai kararını verdiği tarih olan 29 Nisan 2005 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla süreç, iki yargı aşamasında 6 yıl 6 ay sürmüştür.
Şikayetin AİHSnin 35/3 maddesi çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM, yargılamanın süresinin makullüğünün, davanın koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini yineler (diğerlerinin yanı sıra bkz. Pélissier ve Sassi - Fransa (BD), 25444/94). AİHM mevcut davada, davanın görüldüğü mahkemedeki toplam yargılama süresine ilişkin olarak, yargılamanın makul süre içinde görüldüğüne ikna olmamıştır. Yukarıda belirtilenler ışığında, AİHM, AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine karar verir.
AİHSnin 41. maddesi kapsamında adil tatmine ilişkin soruyla ilgili olarak, başvuran şirket toplam 8.893.368 Euro (EURO) maddi tazminat, 50.000 EURO manevi tazminat talep etmiştir. Yargılama gideri için de 450.000 EURO talep etmiştir. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHM tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı görememektedir. Bu nedenle bu talebi reddeder. Öte yandan manevi zarara ilişkin olarak, 3300 EURO ödenmesine karar vermiştir. AİHM, yargılama giderleriyle ilgili olarak, içtihadına atıfta bulunur ve yargılama giderlerinin, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde başvurana geri ödeneceğini hatırlatır. Mevcut davada AİHM, başvuran şirketin taleplerini destekleyici hiçbir belge sunmadığını gözlemler. Buna göre AİHM bu başlık altında ödeme yapılmamasına karar verir.
AİHM, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın eklenmesinin uygun olduğuna karar vermiştir.
AİHM, BU GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun geri kalanının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) AİHSnin 44. maddesinin 2. fıkrası gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, Savunmacı Hükümet tarafından başvuran şirkete, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, uygulanabilecek her türlü vergiyle beraber 3300 EURO (üç bin üç yüz Euro) manevi tazminat ödenmesine;
(b) yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Başvuran şirketin adil tatmine ilişkin diğer taleplerinin reddedilmesine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar, İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 6 Ekim 2009 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy