(AİHS m. 5, 6, 13, 34, 35, 41, 44) (1412 S. K. m. 297) (5271 S. K. m. 104) (KOŞTİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (ELĞAY - TÜRKİYE DAVASI) (YİĞİTDOĞAN - TÜRKİYE DAVASI) (GÜNGİL - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 43654/05)
KARAR
STRAZBURG
11 Ekim 2011
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tâbi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 43654/05 nolu davanın nedeni Tevfik Kalaylı adlı T.C. vatandaşının (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) 17 Kasım 2005 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, AİHM önünde İzmir Barosu avukatlarından C. Koç tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVA OLAYLARI
Başvuran 1963 doğumludur ve İzmirde yaşamaktadır. İzmir Sulh Ceza Mahkemesi, 12 Aralık 2003 tarihinde başvuran hakkında, hakaret ve öldürmeye teşebbüs suçlarını işlediği şüphesiyle tutuklama kararı çıkarmıştır. 18 Aralık 2003 tarihinde İzmir savcısı, başvurana sözkonusu suçları isnat eden bir iddianame sunmuş, başvuran 6 Ekim 2004 tarihinde tutuklanmıştır.
9 Ekim 2004 tarihinde Antalya Sulh Ceza Mahkemesi başvuranın tutuklu yargılanmasına karar vermiştir. 1 Aralık 2005 tarihinde İzmir Ağır Ceza Mahkemesi başvuranı altı yıl iki ay hapis cezasına çarptırmıştır.
21 Şubat 2007 tarihinde İzmir Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak başvuranı tutuksuz yargılanmak üzere tahliye etmiştir.
6 Haziran 2007 tarihinde Yargıtay, 1 Aralık 2005 tarihli kararı onamıştır.
12 Ekim 2004 - 1 Aralık 2005 tarihleri arasındaki duruşmalarda İzmir Ağır Ceza Mahkemesi başvuranın tutukluluk halini her duruşma sonunda, kendi gerek görmesi veya başvuranın talebi üzerine yeniden gözden geçirmiş, ancak her defasında delillerin durumu, suçun niteliği, dava dosyası içeriği ve delillerin toplanmasının tamamlanamaması gerekçeleriyle tutukluluğun devamına karar vermiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 5. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran AİHS'nin 5/1 (c) ve 5/3 maddelerine dayanarak; tutukluluk süresinin haddinden fazla olduğunu ileri sürmüştür. AİHS'nin 6/2 maddesine dayalı olarak ise; uzun bir süre tutuklu kaldığından masumiyet karinesinin ihlal edildiğini öne sürmüştür.
Başvuran ayrıca AİHS'nin 5/4 maddesine dayanarak tutukluluğunun kanun dışı olduğunu, AİHS'nin 6/1 ve 13. maddelerine dayalı olarak ise ilk derece mahkemelerinin tutukluluğun devamına gerekçe olarak basmakalıp ifadeler kullandığını savunmuştur.
AİHM, sözkonusu şikâyetlerin 5/3 ve 5/4 maddeleri bağlamında incelenmesini uygun bulmaktadır.
A. AİHSnin 5/3 maddesi
Hükümet başvuranın tutukluluğunun, suç işlediğine dair makul şüphelerin varlığına dayandığını ve tutukluluk halinin yetkili makam tarafından, mevzuatın gerekleri çerçevesinde belli aralıklarla ve özel bir titizlikle gözden geçirildiğini savunmuştur.
Başvuran bu iddialara karşı çıkmıştır.
AİHM, başvuranın tutukluluğunun 6 Ekim 2004 tarihinde başlayıp 1 Aralık 2005 tarihinde sona erdiğini, dolayısıyla yaklaşık bir yıl iki ay sürdüğünü kaydeder.
AİHM, başvurana isnat edilen suçun niteliği ve kısa tutukluluk süresi dikkate alındığında tutuklu olarak geçirilen sürenin uygunsuz olmadığını gözlemler. Ayrıca başvuran, tutukluluk süresinin yetkililerin özensizliğinden kaynaklandığını gösteren herhangi bir belge ya da görüş sunmamıştır (bkz. Kılıçöz - Türkiye, no. 26662/05). Dolayısıyla sözkonusu şikâyet, AİHS'nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddedilmelidir.
B. AİHSnin 5/4 maddesi
Hükümet, başvuranın tutukluluk durumuna eski CMUKun 297 ve müteakip maddeleri ya da CMKnın 104 (2) maddesi uyarınca itirazda bulunma imkânının olduğunu ifade etmiştir.
Başvuran iddialarında ısrarcı olmuştur.
AİHM, Türkiyede tutuklu yargılamaya itiraz imkânlarını daha önceki davalarda incelemiş ve Hükümetin, atıfta bulunduğu hukuk yolunun sanıklar için gerçek anlamda çekişmeli bir usul sunduğunu kanıtlayamadığına karar vermiştir (bkz. örneğin Koşti vd. - Türkiye, no. 74321/01; Elğay - Türkiye, no. 18992/03; Yiğitdoğan - Türkiye, no. 20827/08).
AİHM, somut davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir.
AİHM, yukarıda belirtilen hususlar ışığında AİHS'nin 5/4 maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Tazminat
Başvuran 6,000 Euro maddi, 10,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuş, Hükümet taleplere karşı çıkmıştır.
AİHM, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ancak başvurana 900 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun bulmaktadır.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran ayrıca avukatlık ücreti olarak 4,465.60 Euro, masraf ve giderler için ise 68.80 Euro talep etmiş, taleplerini İzmir Barosunun asgari ücret çizelgesine dayandırmıştır. Hükümet taleplere karşı çıkmıştır.
AİHMnin içtihadına göre bir başvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmış ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu davada başvuran, geri ödenmesini talep ettiği harcamaları gerçekten yaptığını kanıtlayamamıştır (Güngil - Türkiye, no. 28388/03). Dolayısıyla bu başlık altında ödeme yapılmaması uygundur.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuranın tutukluluğuna itiraz edebileceği bir hukuk yolu bulunmadığına ilişkin şikâyetinin kabuledilebilir, başvurunun kalan kısmının ise kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 5/4 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Savunmacı devletin başvurana, AİHSnin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek ve uygulanabilecek tüm vergilerden muaf tutulmak üzere 900 (dokuz yüz) Euro manevi tazminat ödemesine;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 11 Ekim 2011 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy