(AİHS m. 1, 6, 13, 34, 35, 41, 44) (MEHMET VE SUNA YİĞİT - TÜRKİYE DAVASI) (MEHMET HÜSNİ TUNÇ - TÜRKİYE DAVASI) (YAVUZ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 4930/05)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
6 Nisan 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (4930/05) nolu davanın nedeni, T.C. vatandaşı Fatih Yürükün (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 06 Ocak 2005 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, Van Barosu avukatlarından C. Demir tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1983 doğumludur ve Vanda ikamet etmektedir.
4 Temmuz 2004 tarihinde, başvuran, askerlik hizmeti süresince yakalandığını iddia ettiği bir hastalık nedeniyle (Hepatit B) tazminat elde etmek amacıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde adli yardımdan yararlanma talebinin kabul edilmesi talebiyle Milli Savunma Bakanlığı hakkında dava açmıştır. Hastalık askerlik hizmeti sırasında ortaya çıkmış ve başvuranın askerlik hizmetine devam edemeyeceği ilan edilmiştir.
11 Ağustos 2004 tarihinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, başvuranın davasının yerindeliğini gösteren yeterli unsurların bulunmadığı gerekçesi ile ve başvuran tarafından sunulan fakirlik belgesinin, ihtiyar heyetinin iki üyesinin imzasının da olması gerekirken yalnızca muhtar tarafından imzalanması gerekçesi ile adli yardımdan yararlanmasının kabulü talebini reddetmiştir.
16 Ağustos 2004 tarihli bir mektupla, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliği, mahkeme harcını yatırmak için başvuranın otuz günlük süresi olduğu ve tanınan sürede ödemenin yapılmaması durumunda, davanın açılmamış ilan edileceği hususunda başvuranı bilgilendirmiştir.
24 Ağustos 2004 tarihinde, başvuran, bu kez Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen fakirlik belgesi ile yeni bir adli yardım talebinde bulunmuştur. 13 Temmuz 2004 tarihli sözkonusu belge, valilik birimlerince yürütülen çalışmanın sonunda, başvuranın hiçbir malının olmadığını, gelir ve diğer kaynaklardan yoksun olduğunu ve sonuç olarak yoksul olduğunu göstermekteydi.
15 Eylül 2004 tarihli bir kararla, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, yasal koşulların bir araya gelmediği gerekçesi ile başvuranın talebini yeniden reddetmiş ve 2.445.300.000 TL tutarındaki (yaklaşık 1.280 Euro) mahkeme harcını ödenmek için başvurana yeniden otuz günlük süre verilmesine karar vermiştir.
Ödeme yapılmadığından, 22 Aralık 2004 tarihinde, Yüksek İdare Mahkemesi, başvuranın davasını açılmamış sayıldığını ilan etmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
AİHSnin 1, 6 ve 13. maddelerine atıfta bulunarak, başvuran, adli yardım talebinin reddedilmesinin, mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmektedir.
Ayrıca başvuran, üyelerinin atanma şekli nedeniyle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığını ileri sürmektedir.
A. Mahkemeye erişim kapsamında yapılan şikayet
Başvuran, maddi imkansızlığı göz önüne alındığında, mahkeme harcının yüksek olmasından ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin adli yardım talebini reddetmesinden dolayısıyla mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmesinden şikayetçi olmaktadır. Başvuran, özellikle, AİHSnin 1 ve 13. maddeleri ile 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
Hükümet, başvuranın iddialarına itiraz etmektedir. Hükümet, hakimlerin her talep edildiğinde adli yardımı kabul etme zorunluluğu olmadığını hatırlatmaktadır. Hakimler kararlarını bağımsız olarak, sunulan kanıt unsurları temelinde vermektedirler.
Ayrıca Hükümet, başvuranın bir avukat tarafından temsil edildiğini gözlemlemektedir ve dava sırasında ücret almadan bir kişiyi temsil eden her avukatın baroya haber vermesi gerektiğini ancak mevcut davada böyle bir durumun sözkonusu olmadığını belirtmektedir. Hükümet, başvuranın avukatını tutmak için yeterli geliri olduğu dolayısıyla da mahkeme harcını ödeyebileceği sonucuna ulaşmaktadır.
AİHM, başvuranın şikayetinin sadece AİHSnin 6/1 maddesi kapsamında inceleneceği kanaatindedir.
AİHM, başvuranın ödeme gücü dahil bir davanın özel koşulları ışığında değerlendirilen masrafların tutarının ve sözkonusu sınırlamayı gerektiren yargılama safhasının, ilgilinin mahkemeye erişim hakkından yararlanıp yararlanmadığının belirlenmesinde dikkate alınacak etkenler olduğunu hatırlatmaktadır(bkz, sözü edilen Bakan).
Mevcut davada başvuranın ödemesi gereken mahkeme harcı yaklaşık 1.280 Euro idi. Sözkonusu miktar, olayların meydana geldiği dönemde yedi aylık asgari maaştan fazlasına tekabül etmekte ve böylece hiçbir geliri olmayan başvuran için önemli bir miktar teşkil etmekteydi.
AİHM, müteaddit defalar işbu davadakine benzer koşulları olan davaları incelediğini gözlemlemektedir (bkz, diğerleri arasından, sözü edilen Bakan, Mehmet ve Suna Yiğit veya Mehmet Hüsni Tunç- Türkiye, başvuru no: 20400/03, 21 Şubat 2008).
Mevcut davada, AİHM, önceki sonuçlardan sapmayı gerektirecek nitelikte hiçbir tespit ve argüman görememektedir. Dolayısıyla AİHM, şikayeti kabuledilebilir ilan etmekte ve bu bağlamda AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna ulaşmaktadır.
B. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsızlığı kapsamında yapılan şikayet
AİHM, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bağımsızlığı sorununa ilişkin şikayetlere benzer şikayetleri daha önce incelediğini ve kabuledilemez ilan ettiğini hatırlatmaktadır (bkz, Yavuz-Türkiye, başvuru no: 29870/96, 25 Mayıs 2000).
Önceki sonuçlarından sapmayı haklı kılan hiçbir koşul bulunmadığından, AİHM, AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca dayanaktan yoksun olduğu için şikayeti kabuledilemez ilan etmektedir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
A. Tazminat
Başvuran, maruz kaldığı maddi ve manevi zarar için 180.000 TL (yaklaşık 82.000 Euro) talep etmektedir. Sözkonusu miktar başvuranın ulusal mahkemeler önünde talep ettiği miktara tekabül etmektedir.
Hükümet, sözkonusu miktara itiraz etmektedir.
AİHM, tazminat davasının sonunda, başvuranın davasının açılmamış sayılması değerlendirilmesinde bulunulmasaydı ne olabileceği hususunda yorum yapamayacaktır. Bununla birlikte AİHM, tazminat davasının yerindeliğine ilişkin bir karar çıkma olasılığının reddedildiğini gözlemlemektedir.
Hakkaniyete uygun olarak, AİHSnin 41. maddesi uyarınca AİHM, başvurana 3.000 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
Ayrıca AİHM, tespit edilen ihlalin giderilmesi için prensip olarak en uygun yolun ilgilinin isteği üzerine yargılamanın yeniden açılması olacağı kanaatindedir (sözü edilen Mehmet Suna Yiğit, Mehmet Hüsni Tunç).
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, ulusal mahkemeler önünde yapmış olduğu yargılama masraf ve giderleri için 26 TL (yaklaşık 13 Euro) ve avukat atama başlığı altında AİHM tarafından ödenen tutarın yüzde yirmisini talep etmektedir. Başvuran, iç hukuktaki yargılama sırasında yapmış olduğu masraflara ilişkin belgeler ile avukatlık ücret sözleşmesini sunmaktadır.
Hükümet, aşırı ve mesnetten yoksun olduğuna hükmettiği başvuranın iddialarına karşı çıkmaktadır. Hükümete göre, sözkonusu miktarlar gerçeği yansıtmamaktadır.
AİHM içtihadına göre bir başvuran yargılama masraf ve giderlerinin geri ödemesini ancak gerçekliği, gerekliliği ve oranlarının makul yapısı ortaya konduğu sürece elde edebilir. Mevcut davada sahip olduğu belgeleri ve yukarıda sözü edilen kriterleri göz önüne alan AİHM, başvurana 500 Euro ödenmesinin makul olacağı kanaatindedir.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesine hükmetmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun mahkemeye erişim hakkı kapsamında yapılan şikayet ilişkin kısmının kabuledilebilir geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak 3.000 Euro (üç bin Euro) manevi tazminat ve 500 Euro (beş yüz Euro) yargılama masraf ve gideri ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 06 Nisan 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy