(AİHS m. 5, 6, 13, 14, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (5271 S. K. m. 141, 142, 267) (ELĞAY - TÜRKİYE DAVASI) (KOŞTİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (ŞAYIK VD. - TÜRKİYE DAVASI) (CAHİT DEMİREL - TÜRKİYE DAVASI) (YİĞİTDOĞAN - TÜRKİYE DAVASI) (KÜRÜM -TÜRKİYE DAVASI) (BAHÇELİ - TÜRKİYE DAVASI) (ER - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 9462/05, 20369/05, 32652/05, 33193/05, 43845/05, 5295/06 ve 48090/08)
KARAR
STRAZBURG
7 Aralık 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tâbi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 9462/05, 20369/05, 32652/05, 33193/05, 43845/05, 5295/06 ve 48090/08 nolu davaların nedeni Nedim Orman, Ramazan Kayuk, Bülent Orman, Nedim Serihan, Murat Başusta, Tahsin Eriş, Mehmet Vahit Avcı, Doğan Akçiçek, Erkan Tepeli, Oktay Kalaç, Mehmet Ferit Elalmış ve İsmail Cengiz Oğurtan adlı, sırasıyla 1973, 1974, 1982, 1983, 1975, 1968, 1967, 1974, 1978, 1974, 1984 ve 1974 doğumlu 12 T.C. vatandaşının (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurulardır.
Başvuru tarihleri ve başvuranların temsilcilerinin isimleri ekteki tabloda belirtilmiştir.
OLAYLAR
DAVA OLAYLARI
Başvuranlar Türk vatandaşı olup yakalanıp tutuklu yargılanmışlardır. Farklı tarihlerde tahliye ya da mahkûm edilmişlerdir. Yakalanma tarihleri, tutuklama karar tarihleri, iddianamelerin sunulduğu tarihler, ulusal mahkeme kararlarının tarihleri, tutukluluk süreleri, yargılama süreleri, tahliye tarihleri ve tutukluluk halinin devamı için gösterilen gerekçelere ilişkin ayrıntılar, ekte belirtilmiştir.
HUKUK
I. BİRLEŞTİRME
AİHM, konularının benzer nitelikte olması nedeniyle başvuruların birleştirilmesini uygun bulmaktadır.
II. AİHSNİN 5. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar AİHS'nin 5/3 maddesine dayalı olarak, tutuklu kaldıkları sürenin haddinden fazla olduğunu ileri sürmüştür. 9462/05, 32652/05, 33193/05 ve 48090/08 nolu başvuru sahipleri ayrıca AİHS'nin 5/4 ve 13. maddelerine dayanarak tutukluluk sürelerine itiraz edebilecekleri etkili bir hukuk yolu bulunmadığını iddia etmiştir. AİHM, başvuranların 13. maddeye dayalı şikâyetinin, bu konudaki özel hüküm olması nedeniyle AİHS'nin 5/4 maddesine dayalı olarak incelenmesi gerektiğini kaydeder (bkz. Elğay - Türkiye, no. 18992/03). 43845/05 ve 5295/06 nolu başvuru sahipleri ayrıca AİHS'nin 5/5 maddesine dayanarak, AİHS'nin 5/3 maddesinin ihlali nedeniyle iç hukukta tazminat haklarının bulunmadığını savunmuştur.
A. Kabuledilebilirlik
1. 48090/08 nolu başvurunun sahibi Mehmet Ferit Elalmış bakımından
AİHM, başvuranın tutukluluğunun İstanbul DGM tarafından tahliye edildiği 13 Haziran 2003 tarihinde sona erdiğini, somut başvurunun ise altı aylık sürenin geçmesinden sonra, 20
Eylül 2008 tarihinde yapıldığını kaydeder (bkz. Canevi vd. - Türkiye, no. 40395/98). Dolayısıyla başvurunun bu kısmı, zamanında yapılmadığından AİHS'nin 35/1 ve 35/4 maddeleri uyarınca reddedilmelidir.
2. Diğer başvuranlar bakımından
Hükümet iç hukuk yollarının tüketilmesine ilişkin çeşitli ön itirazlar öne sürerek AİHM'nin AİHS'nin 5/3 ve 5/4 maddelerine dayalı şikâyetleri 35/1 maddesi uyarınca reddetmesini talep etmiştir.
AİHM, başka davalarda Hükümet tarafından sunulan benzer görüşleri incelediğini kaydeder (bkz. örneğin, Koşti vd. - Türkiye, no. 74321/01 ve Şayık vd. - Türkiye, no. 1966/07, 9965/07, 35245/07, 35250/07, 36561/07, 36591/07 ve 40928/07).
Hükümet, somut davada AİHMnin farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak herhangi bir görüş sunmamıştır. Dolayısıyla AİHM, Hükümetin ön itirazlarını reddeder.
AİHM, sözkonusu şikâyetlerin AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını, şikâyetlerin başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını gözlemler. Bu nedenle şikâyetler kabuledilebilir niteliktedir.
B. Esas
1. AİHS'nin 5/3 maddesi
Hükümet, başvuranların tutukluluğunun, suç işlemiş olduklarına dair makul şüphelere dayandığını ve tutukluluğun yetkili makam tarafından, yürürlükteki mevzuatın gerekleri çerçevesinde belli aralıklarla özel bir titizlikle gözden geçirildiğini savunmuştur. Başvuranların üzerine atılı suçların ciddi nitelikte olduğuna ve tutuklu bulunmalarının suçun önlenmesi ve kamu düzeninin korunması açısından zorunlu olduğuna işaret etmişlerdir.
AİHM, somut davadaki en kısa tutukluluk süresinin dört yıl dokuz aydan fazla olduğunu kaydeder (bkz. ekteki tablo).
AİHM, benzer şekilde uzun tutukluluk sürelerini ortaya çıkaran davalarda sıklıkla AİHS'nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. özellikle Tutar - Türkiye, no. 11798/03; Cahit Demirel - Türkiye, no. 18623/03). Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AİHM, somut davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir. Konu ile ilgili içtihadını ve başvuranların tutuklu kaldığı süreleri (bkz. ekteki tablo) dikkate alarak somut davada başvuranların tutukluluk sürelerinin haddinden fazla olduğu görüşündedir.
Bu nedenle 48090/08 nolu başvurunun sahibi Mehmet Ferit Elalmış haricindeki başvuranlar bakımından AİHSnin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
2. AİHS'nin 5/4 maddesi
Hükümet 9462/05, 32652/05, 33193/05 ve 48090/08 nolu başvurulara ilişkin olarak başvuranların yeni CMKnın 267 ve müteakip madde hükümleri uyarınca tutukluluk durumuna itiraz etme imkanına sahip olduklarını ifade etmiştir.
Başvuranlar iddialarında ısrarcı olmuştur.
AİHM daha önce Türkiyede tutuklu yargılamaya itiraz imkânlarını incelemiş ve Hükümetin, atıfta bulunduğu hukuk yolunun sanıklar için gerçek anlamda çekişmeli bir usul sunduğunu kanıtlayamadığına karar vermiştir (bkz. örneğin Yiğitdoğan - Türkiye, no. 20827/08).
AİHM, somut davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir.
AİHM, yukarıda belirtilen hususlar ışığında AİHS'nin 5/4 maddesinin 9462/05, 32652/05, 33193/05 ve 48090/08 nolu başvuru sahipleri bakımından ihlal edildiğine karar vermiştir.
3. AİHS'nin 5/5 maddesi
Hükümet, 43845/05 ve 5295/06 nolu başvurulara ilişkin olarak, Türk hukuk sisteminin, iddiaların aksine başvuranlara icra edilebilir tazminat hakkı sağladığını savunmuştur. Bu bağlamda başvuranların, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmesini takiben yeni CMKnın 141. maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunabileceklerini belirtmiştir.
Yeni CMKnın 141/1 (d) maddesinde öngörülen hukuk yoluna ilişkin olarak AİHM, sözkonusu hükmün bir şahsın hukuka uygun olarak tutuklanıp tutukluluğunun makul bir süreyi aşması halinde devletten tazminat talebinde bulunabileceği bir mekanizma getirdiğini kaydeder. Bununla birlikte AİHM, aynı kanunun 142/1 maddesine göre böyle bir talebin ancak ilgili ceza yargılamasının sona ermesinden sonra yapılabileceğini kaydeder. Dolayısıyla bu yol, somut davada olduğu gibi yargılamanın sürdüğü durumlarda kullanılamaz (bkz. Kürüm - Türkiye, no. 56493/07). Yeni CMK aynı zamanda başvuranların AİHS'nin 5/3 maddesine aykırı şekilde özgürlüklerinden mahrum bırakılmaları nedeniyle, 5/5 maddesinin gerektirdiği üzere icra edilebilir tazminat hakkı da sağlamamaktadır.
Dolayısıyla AİHM, 43845/05 ve 5295/06 nolu başvuru sahipleri bakımından AİHS'nin 5/5 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir.
III. AİHSNİN 6/1 VE 13. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
A. AİHS'nin 6/1 maddesi
9462/05, 32652/05, 33193/05, 5295/06 ve 48090/08 nolu başvurularda başvuranlar, haklarında yürütülen yargılama süresinin AİHS'nin 6/1 maddesinde öngörülen makul süre şartına uymadığını öne sürmüş, Hükümet iddiayı reddetmiştir.
AİHM, sözkonusu şikâyetin AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını, şikâyetin başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını gözlemler. Bu nedenle şikâyet kabuledilebilir niteliktedir.
Esasa ilişkin olarak Hükümet, yargılama süresinin; davanın karmaşıklığı, sanık sayısı ve başvuranlara isnat edilen suçların niteliği göz önünde bulundurulduğunda makul olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
AİHM, somut davada en kısa ceza davasının altı yıl dört aydan fazla sürdüğünü kaydeder (bkz. ekteki tablo).
AİHM, somut başvurudakine benzer sorunlar ortaya çıkaran davalarda sıklıkla AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Bahçeli - Türkiye, no. 35257/04 ve Er - Türkiye, no. 21377/04). Tarafına sunulan tüm delilleri inceleyen AİHM, somut davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delilin Hükümet tarafından sunulmadığı kanaatindedir. Dolayısıyla somut davada yargılama süresinin aşırı olduğu ve makul süre şartına uymadığı görüşündedir. Bu nedenle 9462/05, 32652/05, 33193/05, 5295/06 ve 48090/08 nolu başvurular bakımından AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
B. AİHS'nin 13. maddesi
9462/05, 32652/05, 33193/05 ve 48090/08 nolu başvuru sahipleri, AİHS'nin 13. maddesine dayanarak, haklarında yürütülen ceza yargılamasının haddinden uzun süresine itiraz edebilecekleri bir iç hukuk yolu bulunmadığını iddia etmiştir.
AİHM, sözkonusu şikâyetin AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde dayanaktan yoksun olmadığını, şikâyetin başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını gözlemler. Bu nedenle şikâyet kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM, daha önceki davalarda benzer şikâyetler incelemiş ve başvuranların sözkonusu yargılama süresine itiraz edebilecekleri etkili bir yolun Türk hukuk sisteminde bulunmaması bakımından AİHS'nin 13. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Daneshpayeh - Türkiye, no. 21086/04).
AİHM somut davada bu tespitinden ayrılmak için gerekçe görmemektedir. Dolayısıyla AİHS'nin 13. maddesi, 9462/05, 32652/05, 33193/05 ve 48090/08 nolu başvuru sahipleri bakımından ihlal edilmiştir.
IV. AİHSNİN DİĞER MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Son olarak 9462/05 nolu başvuruda yer alan başvuranlar, AİHS'nin 14. maddesine dayanarak, DGMlerde yargılanan suçlarda uygulanan ceza muhakemesi usulünün diğer mahkemelerde yargılanan suçlarda uygulanandan farklı olması nedeniyle ayrımcılığa uğradıklarını öne sürmüşler, bu bağlamda DGMlerin dava dosyasındaki delilleri doğru bir şekilde değerlendirmediğini ifade etmiştir.
AİHM, 14. maddede tüm farklı muamelelerin konu edilmediğini, maddede sadece kişi ya da grupların birbirinden ayırt edilebildiği, kişisel bir özelliği (statüyü) temel alan ya da ondan kaynaklanan farklılıkların belirtildiğini hatırlatır (bkz. Kjeldsen, Busk Madsen ve Pedersen - Danimarka, A Serisi no. 23). Somut davada ayrım farklı gruplar arasında değil, kanun koyucunun ağırlıklarını dikkate almış olması nedeniyle, farklı suç türleri arasında yapılmıştır (bkz. Gerger - Türkiye (BD), no. 24919/94). Bu nedenle AİHM, bu uygulamanın AİHS hükümlerine aykırı bir ayrımcılık şekline tekabül ettiğini tespit için gerekçe görmemektedir.
Dolayısıyla başvurunun bu kısmı, AİHS'nin 35/3 maddesine göre açıkça dayanaktan yoksun olduğundan, 35/4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
V. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Tazminat
9462/05 nolu başvurunun sahipleri kişi başı 20,000 Euro manevi tazminat talep etmiştir. Maddi tazminat olarak Bülent Orman, Nedim Serihan ve Ramazan Kayuk kişi başı 18,000 Euro, Nedim Orman ise 19,714 Euro talep etmiştir.
20369/05 nolu başvurunun sahibi 18,000 Euro manevi tazminat talep etmiştir.
32652/05 nolu başvurunun sahibi 33,000 Euro maddi, 50,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
33193/05 nolu başvurunun sahibi 25,000 Euro maddi, 45,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
43845/05 nolu başvurunun sahibi 15,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
5295/06 nolu başvurunun sahibi 25,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
48090/08 nolu başvuruda Oktay Kalaç ve İsmail Cengiz Oğurtan adlı başvuranlar kişi başı 15,000 Euro, Mehmet Ferit Elalmış adlı başvuran ise 3,000 Euro manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Hükümet tüm taleplere itiraz etmiştir.
AİHM, tespit edilen ihlal ile talep edilen maddi tazminat arasında illiyet bağı kuramamaktadır; bu nedenle talebi reddeder. Ancak başvuranların manevi zararlara uğramış olması gerektiğini kabul eder. İçtihadını dikkate alarak ve hakkaniyete uygun bir değerlendirmeyle başvuranlara bu başlık altında manevi tazminat olarak aşağıdaki miktarların ödenmesini uygun bulmaktadır:
- 9462/05 nolu başvuruda başvuranların her birine 9,400 Euro;
- 20369/05 nolu başvurunun sahibine 8,500 Euro;
- 32652/05 nolu başvurunun sahibine 15,800 Euro;
- 33193/05 nolu başvurunun sahibine 18,000 Euro;
- 43845/05 nolu başvurunun sahibine 6,000 Euro;
- 5295/06 nolu başvurunun sahibine 12,500 Euro;
- 48090/08 nolu başvuruda Oktay Kalaç ve İsmail Cengiz Oğurtan adlı başvuranların her birine 7,800 Euro, Mehmet Ferit Elalmış adlı başvurana ise 3,000 Euro.
Ayrıca, tarafların sunduğu bilgiye göre 9462/05, 32652/05 ve 5295/06 nolu başvurularda, başvuranlar hakkındaki ceza davaları halen devam etmektedir. Bu koşullar altında AİHM, tespit etmiş olduğu ihlallere bir son verilmesi için uygun bir yolun sözkonusu davaların, adaletin düzgün işletilmesi gerekleri dikkate alınarak mümkün olduğunca hızlı bir şekilde sonuçlandırılması olduğu kanaatindedir (bkz. Yakışan - Türkiye, no. 11339/03).
B. Yargılama masraf ve giderleri
9462/05 nolu başvuruda yer alan başvuranlar avukatlık ücreti için 13,875, diğer masraf ve giderler için 2,500 Euro talep etmiştir.
20369/05 nolu başvurunun sahibi 260 TL (yaklaşık 130 Euro) masraf ve gider, 4,720 TL (yaklaşık 2,380 Euro) avukatlık ücreti ödenmesini talep etmiştir. Taleplerini desteklemek üzere, ödenen avukatlık ücretinin makbuzunu ibraz etmiştir.
32652/05 nolu başvurunun sahibi 8,550 Euro avukatlık ücreti, 1,500 Euro masraf ve giderin ödenmesini talep etmiştir.
33193/05 nolu başvurunun sahibi masraf ve giderler için 8,200 Euro talep etmiştir. Talebini desteklemek üzere bir masraf-gider tablosu ibraz etmiştir.
43845/05 nolu başvurunun sahibi masraf ve giderler için 260 TL (yaklaşık 130 Euro), avukatlık ücreti için 4,800 TL (yaklaşık 2,400 Euro) talep etmiş, talebini desteklemek üzere, ödenen avukatlık ücretinin makbuzunu ibraz etmiştir.
5295/06 nolu başvurunun sahibi masraf ve giderler için 260 TL (yaklaşık 130 Euro), avukatlık ücreti için 4,800 TL (yaklaşık 2,400 Euro) talep etmiş, talebini desteklemek üzere, ödenen avukatlık ücretinin makbuzunu ibraz etmiştir.
48090/08 nolu başvurunun sahibi masraf ve giderler için 1,500 TL (yaklaşık 760 Euro), avukatlık ücreti için 8,850 TL (yaklaşık 4,495 Euro) talep etmiş, talebini desteklemek üzere, bir avukatlık ücret sözleşmesi ve bir masraf-gider tablosu ibraz etmiştir.
Hükümet, taleplere karşı çıkmıştır.
AİHMnin içtihadına göre bir başvuran, ancak masrafların gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktarın makul olduğu kanıtlanmış ise bunları geri almaya hak kazanmaktadır. Sözkonusu davada elindeki bilgileri ve yukarıdaki ölçütleri göz önünde bulundurarak AİHM, bu başlık altında aşağıdaki miktarların ödenmesini uygun bulmaktadır:
- 20369/05 nolu başvurunun sahibine 1,000 Euro;
- 33193/05 nolu başvurunun sahibine 500 Euro;
- 43845/05 nolu başvurunun sahibine 1,000 Euro;
- 5295/06 nolu başvurunun sahibine 1,000 Euro;
- 48090/08 nolu başvuru sahiplerine 1,000 Euro;
AİHM 9462/05 ve 32652/05 nolu başvurularda başvuranlar taleplerini destekler nitelikte belge ibraz etmediğinden masraf ve gider taleplerini reddeder.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuruların birleştirilmesine;
2. Mehmet Ferit Elalmış (no. 48090/08) haricindeki tüm başvuranların tutukluluk sürelerine ilişkin şikâyetlerinin; 9462/05, 32652/05, 33193/05 ve 48090/08 nolu başvuruların sahipleri tarafından dile getirilen, tutukluluklarına itiraz edebilecekleri bir hukuk yolu bulunmadığı şikâyetinin; 43845/05 ve 5295/06 nolu başvuru sahipleri tarafından dile getirilen, uzun tutukluluk süresi nedeniyle icra edilebilir tazminat hakkı bulunmayışına ilişkin şikâyetin; 9462/05, 32652/05, 33193/05, 5295/06 ve 48090/08 nolu başvuru sahiplerinin dile getirdiği, yargılama süresine ilişkin şikâyetlerin ve 9462/05, 32652/05, 33193/05 ve 5295/06 nolu başvuru sahiplerinin dile getirdiği, yargılama süresinin uzunluğuna karşı etkili hukuk yolu bulunmadığı şikâyetinin kabuledilebilir, başvuruların kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
3. 48090/08 nolu başvuruda yer alan Mehmet Ferit Elalmış haricindeki tüm başvuranlar bakımından AİHS'nin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
4. 9462/05, 32652/05, 33193/05 ve 48090/08 nolu başvuruların sahipleri bakımından AİHS'nin 5/4 maddesinin ihlal edildiğine;
5. 43845/05 ve 5295/06 nolu başvuru sahipleri bakımından AİHS'nin 5/5 maddesinin ihlal edildiğine;
6. 9462/05, 32652/05, 33193/05, 5295/06 ve 48090/08 nolu başvuru sahipleri bakımından AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
7. 9462/05, 32652/05, 33193/05, 5295/06 ve 48090/08 nolu başvuru sahipleri bakımından AİHS'nin 13. maddesinin ihlal edildiğine;
8. (a) Savunmacı devletin, AİHSnin 44/2 maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek ve uygulanabilecek tüm vergilerden muaf tutulmak üzere:
(i) 9462/05 nolu başvurudaki başvuranların her birine 9,400 (dokuz bin dört yüz) Euro
manevi tazminat;
(ii) 20369/05 nolu başvuru sahibine 8,500 (sekiz bin beş yüz) Euro manevi tazminat ve 1,000 (bin) Euro yargılama masraf ve gideri;
(iii) 32652/05 nolu başvuru sahibine 15,800 (on beş bin sekiz yüz) Euro manevi tazminat;
(iv) 33193/05 nolu başvuru sahibine 18,000 (on sekiz bin) Euro manevi tazminat ve 500 (beş yüz) Euro yargılama masraf ve gideri;
(v) 43845/05 nolu başvurunun sahibine 6,000 (altı bin) Euro manevi tazminat ve 1,000 (bin) Euro yargılama masraf ve gideri;
(vi) 5295/06 nolu başvurunun sahibine 12,500 (on iki bin beş yüz) Euro manevi tazminat ve 1,000 (bin) Euro yargılama masraf ve gideri;
(vii) 48090/08 nolu başvuruda başvuranlar Oktay Kalaç ve İsmail Cengiz Oğurtanın her birine 7,800 (yedi bin sekiz yüz) Euro, Mehmet Ferit Elalmışa 3,000 (üç bin) Euro manevi tazminat ve başvuranlara ortaklaşa 1,000 (bin) Euro yargılama masraf ve gideri ödemesine; (b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
9. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 7 Aralık 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy