(AİHS m. 6, 29, 34, 35, 41) (ER - TÜRKİYE DAVASI) (ŞAHAP DOĞAN - TÜRKİYE DAVASI) (FIRAT CAN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 21167/06)
KARAR
STRAZBURG
20 Aralık 2011
İşbu karar kesinleşmiştir, ancak şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan davanın (no. 21167/06) nedeni Türk vatandaşı Şenay Yıldızın (başvuran), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (Mahkeme) Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca 5 Mayıs 2006 tarihinde yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran Diyarbakır Barosu avukatlarından M. Altunkalem tarafından temsil edilmiştir.
20 Ekim 2009 tarihinde Mahkeme, başvuruyu kısmen kabuledilemez bulmuş ve yargılamanın uzunluğu hakkındaki şikayeti Hükümete tebliğ etme kararı almıştır. Ayrıca, Mahkeme aynı tarihte, AİHSin 29/1. maddesi uyarınca, başvurunun kabuledilebilirliğini ve esasını incelemeye karar vermiştir.
OLAYLAR
Başvuran 1973 doğumludur ve Diyarbakırda yaşamaktadır.
20 Temmuz 1993 tarihinde başvuran, yasadışı bir örgüte üye olduğu şüphesiyle gözaltına alınmıştır. 2 Ağustos 1993 tarihinde tutuklu yargılanmasına karar veren sorgu hakimi önüne çıkarılmıştır.
11 Ağustos 1993 tarihinde Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Savcısı mahkemeye sunduğu iddianamede, başvurana ve diğer sanıklara yasadışı silahlı örgüte üye olma ve suçluları övme isnadında bulunmuştur.
26 Mart 1996 tarihinde Diyarbakır DGM, Devletin anayasal düzenini bozmaya yönelik faaliyetlere dahil olduğu gerekçesiyle başvuranı altı yıl üç ay hapis cezasına mahkum etmiştir. Mahkeme, aynı kararla, tutuklu kaldığı süreyi göz önüne alarak başvuranın serbest bırakılmasına karar vermiştir.
25 Aralık 1997 tarihinde Yargıtay, ilk derece mahkemesinin suçun nitelendirilmesinde hatalı olduğu sonucuna vararak, mahkemenin başvuran hakkında verdiği kararı bozmuştur.
2004 yılında yapılan Anayasa değişikliğini müteakiben DGMler kaldırılmış ve başvuranın davası Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine havale edilmiştir.
14 Mart 2006 tarihinde Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi başvuranı, yasadışı silahlı örgüte üye olduğu gerekçesiyle altı yıl üç ay hapis cezasına mahkum etmiştir. Yargıtay 5 Temmuz 2007de bu kararı onamıştır.
HUKUK
I. AİHSİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, aleyhindeki ceza yargılaması süresinin AİHSin 6/1 maddesinde ortaya konan makul süre koşuluna uygun olmadığından şikayetçi olmuştur.
Hükümet, başvuranın ulusal mahkemeler önünde yapılan yargılamanın uzunluğundan şikayetçi olmayarak iç hukuk yollarını tüketmemiş olduğunu ileri sürmüş ve bu iddiaya itiraz etmiştir. Ayrıca davanın karmaşıklığı, davalıların sayısı ve delil toplamadaki güçlükler göz önüne alındığında, yargılamada Devlete atfedilebilecek bir gecikme yaşanmadığını iddia etmiştir.
AİHM, Daneshpayeh/Türkiye kararında (no. 21086/04, 16 Temmuz 2009) sorumlu Hükümetin benzer iddialarını incelemiş ve reddetmiş olduğunu kaydetmektedir. AİHM bu kararda, başvuranın ilk itirazı ile birlikte AİHSin 13. maddesi bağlamındaki şikayetini incelemiş ve Türk hukuk sisteminin, yargılamanın aşırı uzun sürmesine itiraz etmede başvurulabilecek etkili bir iç hukuk yolu sunmadığı sonucuna varmıştır (bkz. Daneshpayeh, paragraflar 24 ve 37). Sonuç olarak AİHM, Hükümetin iç hukuk yollarının tüketilmemesine ilişkin ilk itirazını reddetmektedir.
AİHM, şikayetin AİHSin 35/3 (a) maddesi bağlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydetmektedir. Ayrıca kabuledilemez olduğu sonucuna varmak için gerekçe bulunmamaktadır. Bu nedenle kabuledilebilir olduğu sonucuna varılmalıdır.
Göz önüne alınması gereken süre, başvuranın göz altına alındığı tarih olan 20 Temmuz 1993te başlamış ve Yargıtayın 5 Temmuz 2007 tarihli nihai kararıyla sona ermiştir. Sonuç olarak, iki aşamalı yargılama on üç yıl on bir ay sürmüştür.
AİHM, mevcut davadakine benzer konuların ortaya konulduğu davalarda sıklıkla AİHSin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., Er/Türkiye, no. 21377/04, 23. paragraf, 27 Ekim 2009; Şahap Doğan/Türkiye, no. 29361/07, 39. paragraf, 27 Mayıs 2010 ve Fırat Can/Türkiye, no. 6644/08, 74. paragraf, 24 Mayıs 2011).
Sunulan bütün delilleri inceleyen AİHM, Hükümetin kendisini mevcut davada farklı bir sonuca varmaya ikna edecek deliller sunmadığı ya da iddialar ileri sürmediği kanaatindedir. Bu nedenle, mevcut davada yargılama süresinin, makul süre -koşulunu karşılamadığı sonucuna varmaktadır.
Dolayısıyla AİHSin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
Başvuran maddi ve manevi tazminat olarak toplam 20,000 Euro talep etmiştir. Ayrıca, AİHM önünde yaptığı masraf ve harcamalar için 2,780 Euro talep etmiştir.
Hükümet talep edilen meblağların aşırı olduğunu ileri sürerek taleplere itiraz etmiştir.
Tespit edilen ihlal ve iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı sonucuna varan AİHM, bu talebi reddetmiştir. Diğer yandan, başvurana 9,500 Euro manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir.
AİHM, yargılama masraf ve giderleri hususunda başvuranın, gerçekten ve gerekli olduğu için yapıldıklarını ve meblağların makul olduğunu ispat ettiği müddetçe yargılama masraf ve giderlerinin telafisine hak kazandığını hatırlatmaktadır (bkz. Sawicka/Polonya, no. 37645/97, 54. paragraf, 1 Ekim 2002). Başvuranın avukatına yapılan ödemeyi gösteren makbuza dayanarak değerlendirmede bulunan AİHM, hakkaniyet temelinde başvurana bu hususta 1,000 Euro ödenmesine karar vermiştir.
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Savunmacı devletin, başvuranlara kararın nihaileştiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere aşağıda kaydedilen meblağları ödemesine;
(i) Manevi tazminat olarak 9,500 Euro (dokuz bin beş yüz Euro) ve uygulanabilecek her tür vergi;
(ii) Yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro) ve uygulanabilecek her tür vergi;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
5. Başvuranların adil tatmine ilişkin diğer taleplerinin reddine,
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 20 Aralık 2011 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy