(AİHS m. 5, 6, 34, 35, 41, 44) (EGE - TÜRKİYE DAVASI) (GÖKÇE VE DEMİREL - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 21521/06 ve 48581/07)
KARAR
STRAZBURG
7 Aralık 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USULİ İŞLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan iki davanın (no. 21521/06 ve 48581/07) nedeni her ikisi de 1976 doğumlu Türk vatandaşları Şerafettin Yer ve Ayhan Güngörün (başvuranlar), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur. Başvuru tarihleri ve başvuranların avukatlarının isimleri ekte kaydedilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
Başvuranlar yakalanan ve müteakiben tutuklu olarak yargılanan Türk vatandaşlarıdır. Çeşitli tarihlerde serbest bırakılmış ya da mahkum edilmişlerdir. Başvuranların yakalanmalarına, tutuklu yargılanmalarının öngörülmesine, iddianamelere, yerel mahkeme kararlarına ilişkin tarihlerin, toplam tutuklu yargılanma sürelerinin, ilgili durumlarda toplam cezai takibat süresinin, serbest bırakılma tarihlerinin ve tutukluluklarının devam etme gerekçelerinin ayrıntıları ekte kaydedilmiştir.
HUKUK
I. BİRLEŞTİRME
Konularının benzerliklerini göz önüne alan AİHM, başvuruları birleştirmeye karar vermiştir.
II. AİHSNİN 5/3 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
21521/06 nolu başvuruyu yapan başvuran, AİHSnin 5/3 maddesine dayanarak ivedilikle kanunlar tarafından yargı gücünü kullanmakla yetkilendirilen bir hakim ya da yetkili önüne çıkarılmadığından şikayetçi olmuştur.
Başvuranlar AİHSnin 5/3 maddesine dayanarak tutuklu yargılanma sürelerinin aşırı olduğundan şikayetçi olmuşlardır. Ayrıca 21521/06 nolu başvuruyu yapan başvuran, AİHSnin 6/2 maddesine dayanarak aşırı uzun süreyle tutuklu yargılanması nedeniyle suçsuz varsayılma hakkının ihlal edildiğinden şikayetçi olmuştur. AİHM, bu şikayetleri yalnızca 5/3 madde açısından incelemenin uygun olduğu kanaatindedir.
Hükümet başvuranların iddialarına itiraz etmiştir.
A. 21521/06 nolu başvuruyu yapan başvuranın polis tarafından gözaltında tutulma süresi
AİHM başvuru 27 Mayıs 2006da yapıldığı halde başvuranın polis tarafından 4 Ocak 2001e kadar gözaltında tutulduğunu; bu durumda, aradaki sürenin altı aydan fazla olduğunu gözlemlemektedir (bkz. Ege/Türkiye (karar), no. 47117/99, 10 Şubat 2004, ve Doğan/Türkiye (karar), no. 67214/01, 7 Haziran 2005).
Bu nedenle sözkonusu şikayet zamanaşımına uğramıştır ve AİHSnin 35. maddesinin 1. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmelidir.
B. Tutuklu yargılanma süresi
Şikayetin, AİHSnin 35/3 maddesi bağlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemez olmadığı kanaatindedir. Bu nedenle, kabuledilebilir olduğu sonucuna varılmalıdır.
Hükümet esasa ilişkin olarak başvuranların suç işledikleri şüphesini doğrulayan makul gerekçelerin mevcudiyetine dayanarak tutuklandıklarını ve tutuklanmalarının, ilgili mevzuat gereklerine uygun olarak yetkili bir makam tarafından gereken titizlikle ve belirli aralıklarla incelendiğini ileri sürmüştür. Başvuranların itham edildikleri suçların ciddi nitelikte olduğunu ve tutuklu yargılanmalarına devam edilmesinin suçun önlenmesi ve kamu düzeninin muhafaza edilmesi için gerekli olduğunu ileri sürmüştür.
AİHM, başvuranların tutuklu bulundukları toplam süreden, AİHSnin 5/1 (a) maddesi uyarınca mahkum edilmeleri ardından tutuklandıkları süre düşüldüğünde, göz önüne alınması gereken sürecin 21521/06 nolu başvuruda dört yıl on bir aydan ve 48581/07 nolu başvuruda beş yıl dört aydan fazla olduğunu kaydetmektedir (bkz. Solmaz/Türkiye, no. 27561/02, paragraflar 36-37).
AİHM mukayese edilebilir derecede uzun tutuklu yargılanma sürelerinin görüldüğü davalarda sıklıkla AİHSnin 5/3 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz., Gökçe ve Demirel/Türkiye, no. 18623/03, 28. paragraf, 7 Temmuz 2009). Sunulan delilleri inceleyen AİHM, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca varmasını sağlayacak deliller sunmadığı ya da iddialar ileri sürmediği kanaatindedir. Konuya ilişkin içtihadını göz önüne alan AİHM, mevcut davada başvuranın tutuklu yargılanma süresinin aşırı olduğu sonucuna varmıştır.
Dolayısıyla AİHSnin 5/3 maddesi ihlal edilmiştir.
III. AİHSNİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
A. Cezai takibat süresinin uzunluğuna ilişkin şikayet
Başvuranlar, aleyhlerinde başlatılan cezai takibat süresinin AİHSnin 6/1 maddesinde ortaya konan makul süre gereğine uygun olmadığından şikayetçi olmuştur.
Sözkonusu başvurunun AİHSnin 35/3 maddesi bağlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemez olmadığı kanaatindedir. Bu nedenle, kabuledilebilir olduğu sonucuna varılmalıdır.
Hükümet esasa ilişkin olarak davanın karmaşıklığı, sanık sayısı ve başvuranların itham edildiği suçların niteliği göz önüne alındığında yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varılamayacağını kaydetmiştir.
AİHM, göz önüne alınması gereken sürenin 21521/06 nolu davada yedi yıl altı aydan ve 48581/07 nolu davada altı yıl yedi aydan fazla olduğunu kaydetmektedir.
Sunulan tüm delilleri inceleyen AİHM, yargılama süresinin aşırı olduğu ve makul süre gereğini karşılamadığı kanısındadır (bkz. Daneshpayeh/Türkiye, no. 21086/04, 28. paragraf, 16 Temmuz 2009). Dolayısıyla, AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
B. Başvuranın polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada adli yardım alamaması
48581/07 nolu başvuruda başvuran, polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada adli yardım alamadığından şikayetçi olmuştur.
Hükümet, polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada başvuranın adli yardımdan yararlanmış olması nedeniyle bu başlık altında ihlalin sözkonusu olmadığını ileri sürmüştür. İddiasını desteklemek için başvuranın ve avukatının imzaladığı ve başvuranın polis tarafından gözaltında tutulduğu sırada adli yardımdan yararlandığını gösteren tutukluluk formunu sunmuştur.
Polis tarafından gözaltında tutulduğu 22 Eylül 2000 tarihinde adli yardımdan yararlandığını gösteren belgeyi göz önüne alan AİHM, başvuranın iddiasını ispatlamadığı sonucuna varmıştır. Sonuç olarak, sözkonusu şikayet dayanaktan yoksundur ve AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmelidir.
C. AİHSnin 6. maddesi bağlamındaki diğer şikayetler
48581/07 nolu başvuruda başvuran AİHSnin 6. maddesi uyarınca, polise baskı altında verdiği ifadelere dayanılarak mahkum edilmesi, DGM tarafından yapılan yargılama ve ilk derece mahkemesinin görgü tanığını dinlememesi nedeniyle adil olarak yargılanmadığından şikayetçi olmuştur.
AİHM sunulan deliller ışığında başvuranın yukarıda kaydedilen iddialarının AİHSde ya da ek Protokollerinde ortaya konan hakların ve özgürlüklerin ihlal edildiğini göstermediği kanaatindedir. Bu nedenle, AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olmaları nedeniyle sözkonusu şikayetlerin kabuledilemez olduklarına karar verilmelidir.
IV. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. Maddesi şöyledir:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Zarar
21521/06 nolu başvuruda başvuran maddi tazminat olarak 50,000 Türk Lirası (yaklaşık 25,271 Euro) ve manevi tazminat olarak 40,000 Türk Lirası (yaklaşık 20,217 Euro) talep etmiştir.
48581/07 nolu başvuruda başvuran manevi tazminat olarak 15,000 Euro talep etmiştir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
Tespit edilen ihlal ve ileri sürülen maddi zarar arasında illiyet bağı bulunmadığı sonucuna varan AİHM, talebi reddetmektedir. Ancak, başvuranların manevi zarara uğramış olmaları gerektiği kanaatindedir.
AİHMnin içtihadı ışığında ve hakkaniyet temelinde,
(i) 21521/06 nolu başvuruda başvurana 8,000 Euro; ve
(ii) 48581/07 nolu başvuruda başvurana 8,500 Euro ödenmesine karar vermiştir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
21521/06 nolu başvuruda başvuran, avukatlık ücreti ve ulusal mahkemeler ve AİHM önündeki yargılamalar sırasında yaptığı masraf ve harcamalar için - telefon konuşmaları, posta, çeviri ücretleri, kırtasiye ve seyahat masrafları da dahil olmak üzere - 122,625 Türk Lirası (yaklaşık 61,978 Euro) talep etmiştir. Taleplerini desteklemek için İstanbul Barosunun ücret çizelgesini ve avukat ücreti karşılığında alınan makbuzu göstermiştir.
48581/07 nolu başvuruda başvuran avukatlık ücretleri için 4,270 Türk Lirası (yaklaşık 2,160 Euro) ve yargılama masraf ve harcamaları için 90 Türk Lirası (yaklaşık 45 Euro) talep etmiştir. Taleplerini desteklemek için, avukat ücreti karşılığında alınan makbuzu göstermiştir.
Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHM içtihadına göre bir başvuran ancak gerçekten ve gerekli olduğu için yaptığı ve meblağın makul olduğu müddetçe masraf ve harcamaların tazminine hak kazanmaktadır. Sunulan belgeleri ve yukarıda kaydedilen kriterleri göz önüne alan AİHM, bu başlık altında aşağıda kaydedilen tazminatların ödenmesine karar vermiştir:
(i) 21521/06 nolu başvuruda başvurana 500 Euro; ve
(ii) 48581/07 nolu başvuruda başvurana 1000 Euro.
C. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvuruları birleştirmeye;
2. Tutuklu yargılama ve cezai takibat sürelerine ilişkin şikayetlerin kabuledilebilir ve diğer başvuruların kabuledilemez olduğuna;
3. AİHSnin 5/3 maddesinin ihlal edildiğine;
4. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
5. (a) Savunmacı devletin, 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere başvuranlara aşağıda kaydedilen meblağları ve ödenebilecek her tür vergiyi ödemesine;
(i) Şerafettin Yere manevi tazminat olarak 8,000 Euro (sekiz bin Euro) ve yargılama masraf ve giderleri için 500 Euro (beş yüz Euro);
(ii) Ayhan Güngöre manevi tazminat olarak 8,500 Euro (sekiz bin beş yüz Euro) ve yargılama masraf ve giderleri için 1,000 Euro (bin Euro);
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine,
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 7 Aralık 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy