(AİHS m. 6, 34, 35, 41) (YUSUF BÜYÜKDAĞ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 39783/06)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
30 Kasım 2010
İşbu karar kesindir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (39783/06) nolu davanın nedeni, T.C. vatandaşı Devher Karabulutun (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 22 Eylül 2006 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, İstanbul Barosu avukatlarından M.A. Kırdök, M. Kırdök ve M. Hanbayat tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1968 doğumludur ve Kocaelinde ikamet etmektedir.
29 Eylül 1994 tarihli bir iddianame ile Bursa Cumhuriyet Savcılığı, yasadışı örgüte (DHKP/C) üye olmaktan aralarında başvuranın da bulunduğu on beş sanık hakkında ceza davası açmıştır.
5 Kasım 1998 tarihli bir kararla, Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranı atılı olaylardan suçlu bulmuş ve on iki yıl hapis cezasına mahkum etmiştir.
30 Eylül 1999 tarihli bir kararla, Yargıtay, 5 Kasım 1998 tarihli kararı bozmuştur.
17 Nisan 2001 tarihli bir kararla, Devlet Güvenlik Mahkemesi, 5 Kasım 1998 tarihli kararını yinelemiş ve başvuranı on iki yıl hapis cezasına mahkum etmiştir.
28 Ocak 2002 tarihli bir kararla, Yargıtay, 17 Nisan 2001 tarihli kararı bozmuştur.
30 Haziran 2004 tarihli 5190 sayılı bir Kanun ile Devlet Güvenlik Mahkemelerinin kaldırılmalarının ardından, dosya İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine havale edilmiştir.
25 Mayıs 2006 tarihli bir kararla, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, zamanaşımı nedeniyle yargılamanın sona ermesine karar vermiştir. Temyiz başvurusunda bulunulmadığından, söz konusu karar nihai hale gelmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yargılama süresinin, AİHSnin 6/1 maddesinin öngördüğü şekli ile makul süre ilkesini ihlal ettiğini iddia etmektedir.
Hükümet, söz konusu iddialara itiraz etmektedir.
Dikkate alınacak dönem, iddianame tarihi olan 29 Eylül 1994 tarihinde başlamış ve Ağır Ceza Mahkemesinin karar tarihi olan 25 Mayıs 2006 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, söz konusu dönem iki dereceli yargıda on bir yıl sekiz ay sürmüştür.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM, dava süresinin makul yapısının, davanın koşullarına göre ve AİHM içtihadı tarafından benimsenen kriterler ile başta davanın karmaşıklığı olmak üzere başvuran ve yetkili mercilerin tutumları ile ilgililer açısından davanın öneminin dikkate alınarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (bkz, Yusuf Büyükdağ-Türkiye, başvuru no: 22920/04, 27 Ekim 2009).
AİHM, mevcut davadakine benzer sorunları ortaya koyan davaları müteaddit defalar incelemiş ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği tespitinde bulunmuştur (bkz, sözü edilen Yusuf Büyükdağ).
Takdirine sunulan unsurları incelemesinin ardından AİHM, Hükümetin işbu davada farklı bir sonuca ulaşmak için ikna edici hiçbir tespit ve argüman sunmadığına kanaat getirmektedir. Konuya ilişkin içtihadını göz önüne alan AİHM, mevcut davada, yargılama süresinin çok uzun olduğu ve makul süre gerekliliğini karşılamadığı kanaatindedir.
Bu itibarla AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
Başvuran maruz kaldığı manevi zarar için 15.000 Euro talep etmektedir.
Hükümet, söz konusu iddialara karşı çıkmaktadır.
AİHM, başvuranın belli bir manevi zarara uğradığı kanaatindedir. AİHM, hakkaniyete uygun olarak başvurana 7.800 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmektedir.
Başvuran, AİHM önündeki yargılama masraf ve giderleri için 2.400 Euro talep etmektedir. Bu bağlamda başvuran, avukatlık ücretine ilişkin bir makbuz sunmaktadır. Başvuran, hiçbir belge sunmadan çeviri masrafları gibi diğer masraflar için 130 Euro talep etmektedir.
Hükümet, söz konusu iddialara karşı çıkmaktadır.
Sahip olduğu belgeleri göz önüne alan AİHM, AİHM önündeki yargılama için başvurana 2.400 Euro ödenmesinin uygun olduğu kanaatindedir. Buna karşın, belge sunulmamasını göz önüne alan AİHM, farklı masraflara ilişkin talebi reddetmektedir.
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) Savunmacı Devlet tarafından başvurana, üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, aşağıdaki miktarların ödenmesine,
i. her türlü vergiden muaf tutularak 7.800 Euro (yedi bin sekiz yüz Euro) manevi tazminat
ii. her türlü vergiden muaf tutularak AİHM önündeki yargılama masraf ve gideri için 2.400 Euro (iki bin dört yüz Euro)
b) Yukarıda belirtilen sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenmek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer tüm taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 30 Kasım 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy