(AİHS m. 14, 37) (4721 S. K. m. 187) (743 S. K. m. 153) (OYA ATAMAN - TÜRKİYE DAVASI)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
(Başvuru no. 51166/06)
Başkan
Peer Lorenzen
Yargıçlar
András Sajó
Neboja Vucinic
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Yardımcısı Atilla Nalbantın katılımıyla oluşturulan ve 9 Temmuz 2013 tarihinde komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İkinci Bölüm (metinde Mahkeme olarak anılacaktır),
21 Aralık 2006 tarihli başvuruyu dikkate alarak,
Hükümetin görüşlerini ve başvuran tarafından cevap niteliğinde sunulan görüşleri dikkate alarak,
Yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvuran, Bayan Asuman Sönmez (Bayrak) Türk vatandaşı olup, 1964 doğumludur ve İstanbulda ikamet etmektedir. Başvuran Mahkeme önünde, İstanbulda görev yapan avukat Bay M. G. Ahi tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
I. Davanın Koşulları
Dava konusu olaylar, taraflarca ibraz edildiği şekilde aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Başvuran 1964 doğumlu olup İstanbulda ikamet etmektedir.
Evlenmeden önceki soyadı Bayrak olan başvuran, 22 Haziran 1992 tarihinde Abdullah Sönmez ile evlenmesinin ardından, Medeni Kanunun 153. maddesi uyarınca eşinin soyadını almak zorunda kalmıştır. Başvuran meslek yaşamında evlenmeden önceki soyadıyla tanındığı için, onu kullanmaya devam etmiştir. Ancak, başvuran, evlenmeden önceki soyadını resmi belgelerde kullanamamıştır.
14 Mayıs 1997 tarihinde Medeni Kanunun 153. maddesine getirilen bir değişiklik ile evli kadınlara, eşlerinin soyadlarının önünde evlenmeden önceki soyadlarını kullanma hakkı tanınmıştır. Yapılan değişiklik, başvuranın evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanma talebini karşılamadığı için, başvuran getirilen bu değişiklikten yararlanmamayı tercih etmiştir.
Yeni Medeni Kanunun 22 Kasım 2001 tarihinde yasalaşmasının ardından 187. madde, önceki 153. madde ile aynı yasal düzenlemeyi öngörmüştür.
Başvuran 30 Haziran 2005 tarihinde, sadece Bayrak olan evlenmeden önceki soyadını kullanmasına izin verilmesi için Şişli Asliye Hukuk Mahkemesine başvuruda bulunmuştur.
Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi, 30 Kasım 2005 tarihinde, Medeni Kanunun 187. maddesi uyarınca evli kadınların evlilikleri boyunca eşlerinin soyadlarını kullanması gerektiği ve evlenmeden önceki soyadlarını tek başına kullanmalarına izin verilmediği gerekçesiyle başvuranın talebini reddetmiştir.
Başvuran bu karara itiraz etmiştir. Yargıtay, 2 Mart 2006 tarihinde, kararı onamıştır. Ayrıca başvuranın karar düzeltme talebi de 7 Temmuz 2006 tarihinde Yargıtay tarafından reddedilmiştir.
Davanın Hükümete tebliğ edilmesinden sonra, başvuran 7 Temmuz 2011 tarihli görüşünde, Mahkemeyi, 13 Aralık 2006 tarihinde eşinden ayrıldığı konusunda bilgilendirmiştir.
ŞİKAYETLER
Başvuran, Mahkemenin aynı konudaki kararını (Ünal Tekeli / Türkiye, no. 29865/96, 16 Kasım 2004) yerel mahkemelere sunmasına rağmen, ulusal mercilerin, evlendikten sonra evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanmasını reddetmesinin, Sözleşmenin 8. maddesini ihlal etmesinden şikayet etmiştir. Ayrıca başvuran, Türk hukukunun erkeklere evlendikten sonra kendi soyadlarını kullanmasına izin verirken kadınlara izin vermemesinin cinsiyet ayrımcılığı teşkil ettiğini ve Sözleşmenin 14. maddesine aykırı olduğunu iddia etmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme mevcut davada başvuranın şikayetinin, iç hukuk nedeniyle, evlendikten sonra evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanamayışıyla ilgili olduğu kanaatindedir. Ancak başvuranın bu süre zarfında, 13 Aralık 2006 tarihinde boşandığı görülmektedir. Başvuranların, Mahkemeyi başvuruları hakkındaki gelişmelerden haberdar etmelerini gerektiren Mahkeme İçtüzüğünün 47 § 6 maddesi hükümlerine rağmen, başvuran, Mahkemeyi bu durumdan 7 Temmuz 2011 tarihli görüşlerine kadar haberdar etmemiştir. Başvuranın 13 Aralık 2006 tarihinde boşanmasını göz önünde bulundurarak, Mahkeme, şikayete konu olan hususun, başvurunun yapıldığı tarihte geçerli bir sorun ile ilgili olmadığı sonucuna varmıştır (Bk. Oya Ataman / Türkiye (k.k.), no. 47738/99, 22 Mayıs 2007).
Mahkeme bu şartlar altında, Sözleşmenin 37 § 1 (c) maddesi kapsamında başvurunun incelenmeye devam edilmesine gerek bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme ayrıca 37 § 1 maddesinin son hükmü (in fine) doğrultusunda, başvurunun bu madde gereğince incelenmesini gerektirecek herhangi bir özel koşul bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Yukarıda açıklananlar doğrultusunda, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelere dayanarak, Mahkeme, oybirliğiyle Başvuruyu kayıttan düşürmeye karar verir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy