(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44)
(Başvuru no: 15685/07)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
12 Ekim 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (15685/07) nolu davanın nedeni T.C. vatandaşı Hülya Başhanın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 31 Mart 2007 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde İstanbul Barosu avukatlarından A. Tamer ve G. Tuncer tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
Başvuran 1968 doğumlu olup, İstanbulda ikamet etmektedir.
19 Eylül 2000 tarihinde yasadışı bir örgütün mensubu olmakla suçlanan başvuran gözaltına alınmıştır.
Başvuran 25 Eylül 2000 tarihinde serbest bırakılmıştır. 2 Ekim 2000 tarihli bir iddianame ile başvuran hakkında İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi önünde dava açılmıştır.
21 Kasım 2003 tarihinde Devlet Güvenlik Mahkemesi başvuranı hapis cezasına mahkum etmiştir.
Yargıtay 14 Temmuz 2004 tarihinde bu kararı bozmuştur. 30 Haziran 2004 tarihli Kanun ile Devlet Güvenlik Mahkemeleri feshedilmiş, bu mahkemelerin görevini ağır ceza mahkemeleri üstlenmiştir.
26 Eylül 2006 tarihinde ağır ceza mahkemesi başvuranın beraatına karar vermiştir.
7 Mayıs 2007 tarihinde Yargıtay bu kararı onamıştır.
HUKUK
Başvuran yargılama sürecinin uzunluğunun AİHSnin 6/1 maddesinde öngörülen «makul süre» ilkesinin ihlaline yol açtığını ileri sürmektedir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmaktadır.
Dikkate alınması gereken dönem başvuranın gözaltına alındığı 19 Eylül 2000 tarihinde başlayıp Yargıtayın 7 Mayıs 2007 tarihli kararı ile sona ermektedir. İki dereceli mahkemede görülen yargılama yaklaşık altı yıl yedi aydır.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder.
AİHM yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın şartları ışığında ve özellikle de davanın karmaşıklığı, başvuranın ve ilgili mercilerin tutumu gibi içtihadında yerleşmiş ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Bkz. Pélissier ve Sassi-Fransa kararı no: 25444/94).
AİHM daha önce de benzer sorunları ortaya koyan birçok davayı incelediğini ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını belirtmektedir.
AİHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemiş ve Hükümetin bu davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmiştir. Mahkemenin bu konudaki yerleşik içtihadı ışığında, AİHM bu başvuruda söz konusu yargı sürecinin uzunluğunun aşırı olduğuna ve «makul süre» ilkesini karşılamadığına itibar etmektedir.
Bu nedenle AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
Geriye AİHSnin 41. maddesinin uygulanması kalmaktadır. Başvuran 10.000 Euro manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu meblağlara karşı çıkmaktadır.
AİHM başvurana 3.000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun görmektedir.
Başvuran ayrıca temsil giderleri için 2.740 Euro talep etmekte, bu doğrultuda avukatlık ücreti makbuzunu ve İstanbul Barosunun asgari avukatlık ücret tarifesini sunmaktadır.
Hükümet bu miktarlara karşı çıkmaktadır.
AİHMnin yerleşik içtihadına göre bir başvuran gerçekliğini, gerekliliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Bu konudaki kıstaslar ve mahkemeye sunulan deliller ışığında, AİHM yargılama giderleri için başvurana 1.000 Euro ödenmesini uygun görmektedir.
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TLye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana;
i 3.000 (üç bin) Euro manevi tazminat ödenmesine;
ii. yargılama giderleri için 1.000 (bin) Euro ödenmesine;
b) sözkonusu sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar Hükümet tarafından, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 12 Ekim 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy