(AİHS. m. 6, 35, 37, 1 NOLU PROTOKOL) (TAHSİN ACAR - TÜRKİYE DAVASI) (İLYAS KARAL - TÜRKİYE DAVASI)
STRAZBURG
27 Eylül 2011
OLAYLAR
Başvuranlar Türk vatandaşı olup Türkiye'de ikamet etmektedirler. Başvuranların isimleri ve doğum tarihleri ekte yer almaktadır. Başvuranlar AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından H. Geylani ve Y. Geylani Arslan tarafından temsil edilmişlerdir.
Davanın olayları tarafların bildirdiği kadarıyla aşağıdaki gibi özetlenebilir.
12 Mart 1987 tarihinde başvuranlar, gayrimenkullerinin hukuka aykırı tescil edildiğini ileri sürerek tapularını iptal eden Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü aleyhine tazminat davası açmışlardır.
30 Kasım 1994 tarihinde Genel Yetkili Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı vermiş ve davayı Adana İdare Mahkemesi'ne sevk etmiştir. 31 Mayıs 2006 tarihinde Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
Bununla beraber 22 Eylül 2006 tarihinde, davanın sevk edildiği Adana İdare Mahkemesi de yargı yetkisi olmadığına ve başvuranın, İdari Mahkeme önünde zamanaşımı süresi içinde dava açmak için usule ilişkin koşulları yerine getirmediğine karar vermiştir. Ayrıca mahkeme, davanın Hukuk Mahkemesi'ne tekrar gönderilmesine karar vermiştir. İhtilaflı yargılama, bu karar ile kesinleşmiştir.
9 Kasım 2006 tarihinde nihai karar başvurana tebliğ edilmiştir.
ŞİKÂYET
Başvuranlar, AİHS'nin 6. maddesi uyarınca Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi önündeki yargılamanın süresinin uzunluğundan şikâyetçi olmuşlardır.
AİHS'e Ek 1 No'lu Protokol'ün 1. maddesine dayanarak başvuranlar, tapuları idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde iptal edildiği için mülklerinden mahrum bırakıldıklarını ileri sürmüşlerdir.
HUKUK
1.Yargılama süresi ile ilgili şikâyete ilişkin olarak
Başvuranlar AİHS'nin 6/1 maddesine dayanarak, çoğunluk itibariyle mülkiyet sorununa ilişkin yargılama süresinin uzunluğundan şikâyetçi olmuşlardır.
Hükümet AİHM'e 28 Ocak 2011 tarihinde ilettiği tek taraflı deklarasyon metni ile başvurunun dostane çözüme kavuşturulması isteğini belirtmiş ve AİHM'den AİHS'nin 37. maddesi uyarınca davanın kayıttan düşürülmesini talep etmiştir.
Bu beyan şu şekildedir:
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin AİHM yerleşik içtihadına uygun ve uygulanabilecek her türlü vergiden muaf olarak her türlü maddi ve manevi zararı karşılamak için başvuranlara (Ali Göçmen, Bektaş Göçmen, Yusuf Göçmen ve Filiz Göçmen) ortaklaşa 15.500 (on beş bin beş yüz) Euro, toplam yargılama masraf ve giderlerini karşılamak için 500 (beş yüz) Euro ödemeyi taahhüt ettiğini beyan ederim.
Sözkonusu miktar ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilecek ve AİHM'nin AİHS'nin 37/1 maddesi gereğince verdiği kararın tebliğ edilmesini izleyen üç ay içinde ödenecektir. Bu ödeme davanın nihai halini oluşturacaktır.
Hükümet başvuran taraf hakkında iç hukukta yürütülen yargı sürecinin uzunluğunun AİHM yerleşik içtihadı dikkate alındığında aşırı olduğunu kabul etmekte (bkz. Daneshpayeh - Türkiye no. 21086/04) ve AİHS'nin 37. maddesi uyarınca başvurunun incelenmesine devam edilmesini gerektirecek herhangi bir kamu yararı bulunmadığı gerekçesiyle AİHM'i başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmektedir."
Başvuran, Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna cevap vermemiştir.
AİHM, AİHS'nin 37.maddesi uyarınca yargı sürecinin her aşamasında dava koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda davanın kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatır. AİHS'nin 37/1 (c) maddesi şu şekildedir:
"AİHM başka herhangi bir nedenden ötürü başvurunun incelenmesine devam edilmesi hususunda artık haklı bir gerekçe görmezse."
AİHM ayrıca, mevcut davanın koşullarında, başvuran başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, Savunmacı Hükümetin tek taraflı beyanına dayalı olarak 37/1 (c) maddesi gereğince davanın kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
AİHM bu amaçla, sözkonusu beyanı özellikle Tahsin Acar kararı ışığında yerleşik içtihadından ileri gelen kıstaslar doğrultusunda irdeleyecektir (bkz. Tahsin Acar - Türkiye (BD), 26307/95; ayrıca WAZA Spolka z o.o. - Polonya, 11602/02; Sulwinska - Polonya, 28953/03; Stark vd. - Finlandiya (kayıttan düşme), 39559/02; Silva Marrafa - Portekiz, 56936/08; Karal - Türkiye, 44655/09 ve Barış İnan - Türkiye, 20315/10).
AİHM, Türkiye aleyhine açılan davalar dâhil olmak üzere birtakım davalarda, makul bir süre içerisinde yargılanma hakkının ihlal edildiğinin öne sürüldüğü şikâyetlere ilişkin uygulamasını yerleşik hale getirmiştir (bkz. örneğin, Frylender - Fransa (BD), 30979/96; Cocchiarella - İtalya (BD), 64886/01; Majewski - Polonya, 52690/99; Wende ve Kukowka - Polonya, 56026/00 ve Daneshpayeh-Türkiye, 21086/04).
Hükümetin beyanında dile getirdiği kabullerin niteliğini ve tazminat olarak ödenecek meblağı (benzer davalarda hükmedilen miktarlarla tutarlıdır) dikkate alan AİHM, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini gerektirecek bir durumun kalmadığı sonucuna varmaktadır (37/1 (c) madde).
Ayrıca yukarıda bahse konu değerlendirmeler ve bu yöndeki içtihadın açık ve geniş kapsamlı oluşu göz önünde bulundurulduğunda AİHM, bu çözümün Sözleşme ve Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir ve başvurunun incelenmesine devam etmeyi gerektirecek herhangi bir gerekçe görememektedir (Sözleşmenin 37/1 in fine maddesi).
Yukarıda belirtilen gerekçelerle, davanın bu kısmının kayıttan düşürülmesi uygundur.
2.Mülklerinden mahrum bırakıldıkları ile ilgili şikâyete ilişkin olarak
Başvuranlar, AİHS'e Ek 1 No'lu Protokolün 1. maddesi uyarınca, idarenin tapularına hukuka aykırı bir şekilde iptal etmesi nedeniyle mülklerinden mahrum bırakılmalarından şikâyetçi olmuşlardır.
AİHM, başvuranın tazminat talebiyle dava açtığı Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yetkisi olmadığını bildirdiğini ve dava dosyasını Adana İdare Mahkemesi'ne gönderdiğini kaydeder. Bununla birlikte, Adana İdare Mahkemesi de yargı yetkisi olmadığına ve dava açıldığında zamanaşımı süresinin dolmuş olduğuna karar vermiştir. Dolayısıyla AİHM, başvuranların iç hukukta usule ilişkin şartlara uymamalarına bağlı olarak AİHM'e yaptıkları esasa ilişkin şikâyetleri yerel mahkemeler önünde dile getirmedikleri gerekçesiyle AİHS'nin 35/1 maddesinin gerektirdiği iç hukuk yollarının tüketilmediğini tespit etmiştir.
Sözkonusu şikâyet, AİHS'nin 35/1 ve 35/4 maddeleri gereğince iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmelidir.
Bu gerekçelere dayanarak AİHM, oybirliğiyle;
AİHS'nin 6/1 maddesi uyarınca Savunmacı Hükümetin beyanının ve orada belirtilen taahhütlere uyumun gerektirdiği usullerin dikkate alınmasına;
AİHS'nin 37/1 (c) maddesi uyarınca başvurunun yargılama süresi ile ilgili şikâyet bakımından kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun kalan kısmının kabuledilemez olduğuna karar vermiştir.
EK
Başvuru No. Başvuru tarihi Başvuranların isimleri, Avukatın ismi
doğum tarihleri ve
doğum yerleri
Ali Göçmen
01/01/1929
Hatay
Bektaş Göçmen
01/01/1938
Hatay
17293/07 10/04/2007 Yusuf Göçmen
H. Geylani
07/06/1945
Hatay
Filiz Göçmen
01/01/1943
Hatay
Full & Egal Universal Law Academy