(AİHS. m. 6, 10, 11, 13, 34, 35, 41, 44) (ER - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No: 17860/07)
STRAZBURG
25 Ocak 2011
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 17860/07 nolu davanın nedeni, Suat Çetinkaya isimli Türk vatandaşının (başvuran), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, 10 Nisan 2007 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde, İzmir Barosu avukatlarından A. K. tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1967 doğumludur ve İzmirde ikamet etmektedir.
8 Temmuz 1999 tarihinde, İzmir Cumhuriyet Savcısı, başvuranı Dernekler Kanununu ihlal etmekle suçlayan bir iddianame hazırlamıştır.
19 Kasım 2003 tarihinde, İzmir Ceza Mahkemesi başvuranı para cezasına çarptırmıştır.
9 Mart 2006 tarihinde, Yargıtay, 19 Kasım 2003 tarihli kararı bozmuştur.
28 Kasım 2006 tarihinde, İzmir Ceza Mahkemesi, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle başvuran aleyhindeki davanın düşürülmesine karar vermiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran, dava süresinin AİHSnin 6/1 maddesinde öngörülen makul süre şartına uymadığı konusunda şikayetçi olmuştur. Hükümet bu iddiaya itiraz etmiştir.
Göz önünde bulundurulması gereken süre, başvuran aleyhindeki iddianamenin sunulduğu 8 Temmuz 1999 tarihinde başlayıp İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin davanın düşürülmesine karar verdiği 28 Kasım 2006 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, iki aşamalı yargı sürecinden geçen dava, yedi yıl dört ay sürmüştür.
Hükümet, iç hukuk yollarının tüketilmemesine ilişkin çeşitli ön itirazlarda bulunmuş ve AİHMden, AİHSnin 35/1 maddesi gereği olarak, AİHSnin 6/1 maddesi uyarınca yapılan şikayetlerin reddini talep etmiştir.
AİHM, Daneshpayeh / Türkiye (no. 21086/04) davasında, Savunmacı Hükümet tarafından sunulan benzer görüşleri incelemiştir. Hükümet, söz konusu davada, AİHMnin farklı bir sonuca varmasını sağlayacak herhangi bir iddia ortaya koymamıştır. Sonuç olarak, AİHM, Hükümetin ön itirazını reddeder.
AİHSnin 35/3 maddesi uyarınca başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM, esasa ilişkin olarak, dava süresinin makul olup olmadığı hususunun, dava koşulları ve davanın karmaşıklığı ile başvuran ve ilgili makamların tutumu ölçütleri ışığında değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Daneshpayeh).
AİHM, sözkonusu davadakine benzer sorunlar içeren birçok davada AİHSnin 6/1 maddesinin ihlalini tespit etmiştir (Daneshpayeh).
Sunulan belgelerin tamamını inceleyen AİHM, Hükümetin, sözkonusu davada farklı bir sonuca varmasını sağlayacak herhangi bir delil veya iddia ortaya koymadığı kanaatine varır. AİHM, konuya ilişkin içtihadını göz önünde bulundurarak, sözkonusu davadaki yargılama süresinin aşırı olduğuna ve makul süre şartına uymadığına karar verir.
II. İHLAL EDİLDİĞİ İDDİA EDİLEN DİĞER AİHS MADDELERİ
Başvuran, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının yazılı görüşünün kendisine bildirilmemesi ve davanın düşürülmesi yönündeki karar nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 6, 10, 11 ve 13. maddelerine dayandırmıştır. AİHM, sözkonusu şikayetlerin yalnızca AİHSnin 6. maddesi bağlamında incelenmesini uygun görmüştür.
AİHM, zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle başvuran aleyhindeki davanın düştüğünü kaydeder. Sonuç olarak, başvuran mahkum edilmemiştir; bu nedenle, başvuran AİHSnin 6. maddesinin ihlalinden mağdur olduğunu iddia edemez (Er / Türkiye, no. 21377/04). AİHM, ayrıca, AİHSnin 6. maddesinin, beraat etme gibi belirli bir neticeye varma hakkı sağlamadığını kaydeder (Withey / İngiltere, no. 59493/00).
AİHM, başvurunun bu kısmının AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmesi gerektiğine karar verir.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A. Tazminat
Başvuran, maddi tazminat olarak 1,000 Euro, manevi tazminat olarak 7,000 Euro talep etmiştir.
Hükümet, sözkonusu taleplere itiraz etmiştir.
Tespit edilen ihlalle talep edilen maddi tazminat arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını kaydeden AİHM, sözkonusu talebi reddeder. Bununla birlikte, AİHM, başvuranın manevi zarar görmüş olabileceği kanaatindedir. AİHM, adil temellere dayanarak, bu başlık altında başvurana 3,600 Euro ödenmesine karar verir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuran, ayrıca, avukatlık ücreti karşılığında 2,500 Euro, AİHM önünde yapılan yargılama giderleri karşılığında ise 4 Euro talep etmiştir. Başvuran, taleplerini desteklemek üzere posta faturaları ile bir avukatlık sözleşmesi sunmuş, ancak sözleşmede belirlenen miktarları gerçekten ödediğini kanıtlamamıştır.
Hükümet, sözkonusu taleplere itiraz etmiştir.
AİHMnin içtihadına göre, bir başvuran gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. AİHM, söz konusu davada, elindeki belgelere ve yukarıdaki ölçütlere dayanarak, yargılama masraf ve giderleri karşılığında başvurana 500 Euro ödenmesine karar verir.
A. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Yargılama süresinin uzunluğuna ilişkin şikayetin kabuledilebilir, başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a)AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından, başvurana, manevi tazminat olarak 3,600 Euro (üç bin altı yüz Euro), yargılama masraf ve giderleri karşılığında 500 Euro (beş yüz Euro) ödenmesine;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, söz konusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 25 Ocak 2011 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy