(AİHS m. 3, 5, 6, 13, 37)
(Başvuru no: 18330/07)
Kararın Özeti (Dostane Çözüm)
13 Aralık 2011
USUL
1971 doğumlu olan ve Gümüşhanede ikamet eden başvuran Fırat Nart, Türk vatandaşıdır.
Tarafların aktardığı şekli ile olaylar şu şekilde özetlenebilir.
22 Mayıs 1999 tarihinde başvuran, yasadışı silahlı bir örgüt olan Hizbullah üyesi olduğu şüphesiyle yakalanmış ve gözaltına alınmıştır.
28 Mayıs 1999 tarihinde, başvuran, Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi nöbetçi hakimi karşısına çıkarılmış ve hakim başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.
Belirtilmeyen bir tarihte, Mayıs veya Haziran 1999da, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, başvuran ile yedi kişiyi Hizbullah üyesi olmakla suçlamıştır. Savcı, Anayasal düzene müdahaleye yönelik her türlü teşebbüsün cezalandırılmasını öngören, Ceza Kanununun 146/1 maddesi uyarınca başvuranın mahkumiyetini talep etmiştir.
Başvuran, 16 Haziran 2004 tarihinde kabul edilen 5190 sayılı Kanunun Türk hukuk sisteminden Devlet Güvenlik Mahkemelerini kaldırmasına kadar, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanmıştır. Sözkonusu mahkemelerin kaldırılmasının ardından, başvuranın dosyası Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine havale edilmiştir.
Ceza davası boyunca ilk derece mahkemelerinde altmış üç duruşma gerçekleşmiş ve her duruşmanın sonunda, sözkonusu mahkemeler, suçların niteliği ve dosyanın kapsamı göz önüne alınarak başvuranın tutukluluk halinin devamına hükmetmişlerdir.
Başvuran, tutukluluk halinin devamı kararlarına karşı çok sayıda başvuruda bulunmuş ancak, suçun niteliği ve dosyanın kapsamı göz önüne alınarak başvurular reddedilmiştir. Sözkonusu başvurular, başvurana tebliğ edilmeyen Savcının görüşünün alınmasının ardından dosya üzerinden gerçekleştirilmiştir.
29 Haziran 2007 tarihli bir kararla, Ağır Ceza Mahkemesi, başvuranı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etmiştir.
23 Aralık 2008 tarihli bir kararla Yargıtay, Ağır Ceza Mahkemesinin sözkonusu kararını onamıştır.
ŞİKAYETLER
AİHSin 5/3 ve 6/1 maddelerine atıfta bulunarak başvuran, hem tutukluluk süresinden hem de hakkında açılan ceza davasının süresinden şikayetçi olmaktadır.
AİHSin 13. maddesi çerçevesinde başvuran ayrıca, hakkında açılan ceza davasının süresi kapsamındaki şikayetini sunabileceği etkili başvuru yollarının bulunmayışından da şikayetçi olmaktadır.
AİHSin 3. maddesine atıfta bulunarak başvuran, gözaltı sırasında polis memurları tarafından kötü muameleye uğradığından şikayetçi olmaktadır.
Başvuran adil yargılanma hakkının ihlal edilmesinden de şikayetçi olmaktadır. Başvuran, delillerin doğru değerlendirilmesi ilkesinin kasıtlı olarak ihlal edildiğini ve ulusal mahkemeler tarafından kanıt olarak kullanılan unsurların, gözaltı sırasında kötü muamele yoluyla ve İstanbul polisi tarafından bir bilgisayarın ele geçirilmesiyle elde edildiğini iddia etmektedir.
HUKUK
AİHM, Hükümetten izleyen beyanı almıştır:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan sözkonusu başvuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, başvuran Fırat Narta karşılıksız olarak tüm maddi ve manevi zararları kapsayan 9.750 Euro (dokuz bin yedi yüz elli Euro) tutarını ödemeye hazır olduğunu beyan ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
AİHM, başvuran tarafça imzalanan izleyen beyanı almıştır:
Fırat Nart olarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin, AİHMde görülmekte olan sözkonusu başvuru kaynaklı davanın dostane çözüme kavuşturulması amacıyla, karşılıksız olarak tüm maddi ve manevi zararları kapsayan 9.750 Euro (dokuz bin yedi yüz elli) tutarını ödemeye hazır olduğunu not ediyorum.
Bu miktar maddi, manevi her türlü tazminat ile masraf ve harcamaları kapsamakta olup tüm vergilerden muaf olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek suretiyle ödenecektir. Ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır.
Bu öneriyi kabul etmekte ve sözkonusu başvuruya yol açan olaylar hususunda Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki diğer tüm taleplerden vazgeçmekteyim. Davanın nihai sonuca ulaştığını bildiririm.
AİHM, tarafların üzerinde uzlaştıkları dostane çözümü dikkate almaktadır. AİHM, bu çözümün Sözleşme ve Protokollerde tanımlanan insan haklarına saygı ilkesine uygun olduğu kanaatindedir ve başvurunun incelenmesine devam edilmesini meşru kılacak hiçbir gerekçe görememektedir (AİHSin in fine 37/1 maddesi).
Sonuç olarak davanın kayıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
Davanın kayıttan düşürülmesine;
KARAR VERMİŞTİR. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy