(AİHS m. 2, 6, 13, 29, 34, 35, 41, 44) (Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 5) (KILINÇ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (ABDULLAH YILMAZ - TÜRKİYE DAVASI) (YÜREKLİ - TÜRKİYE DAVASI) (SÜLEYMAN ÇİÇEK - TÜRKİYE DAVASI) (LÜTFİ DEMİRCİ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (ÖMER AYDIN - TÜRKİYE DAVASI) (ATAMAN - TÜRKİYE DAVASI) (ŞEHMUS ÖZAVCI V. - TÜRKİYE DAVASI) (UZUN - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No. 18524/07)
KARAR
STRAZBURG
3 Haziran 2014
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Aktepe ve Kahriman / Türkiye davasında,
Başkan,
Guido Raimondi,
Yargıçlar,
Işıl Karakaş,
Andras Sajö,
Neboja Vucinic,
Helen Keller,
Robert Spano,
Jon Fridrik Kjolbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismithin katılımıyla Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm) 13 Mayıs 2014 tarihinde gerçekleştirdiği kapalı oturumdaki müzakereler sonucunda anılan tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (No. 18524/07) davanın temelinde, altı Türk vatandaşının -Hasan Aktepe, Ferhat Aktepe, Ferdi Aktepe, Nimet Kahriman, Yadigar Aktepe ve Fatma Kahriman (başvuranlar)- 16 Nisan 2007 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme'nin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvuru bulunmaktadır.
2. Başvuranlar, Ağrıda görev yapan Avukat O. Günakın tarafından; Türk Hükümeti ise (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuru 22 Haziran 2010 tarihinde Hükümete bildirilmiştir. Ayrıca, Sözleşmenin 29. maddesinin 1. fıkrası gereğince, Dairenin, bu şikayetlerin kabul edilebilirliği ve esası hakkında birlikte karar vereceği bildirilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
3. Türk vatandaşı olup, Ağrıda ikamet eden altı başvuranın isimleri ekli listede yer almaktadır.
4. Başvuranlar, zorunlu askerlik hizmetini yaptığı sırada, 1 Mart 2005 tarihinde hayatını kaybeden Ferit Aktepenin (Bundan sonra metinde Ferit olarak anılacaktır.) yakınlarıdır.
A. Davanın oluşumu
5. Başvuranların yakını 2004 yılında gerçekleştirilen yoklama sonucunda askere sevk edilmiştir.
6. Ferit, 31 Mayıs 2004 tarihinde temel askerlik eğitimi için birliğine katılmıştır. Yedi günlük iznin ardından, 14 Ağustos 2004 tarihinde Güneysu Jandarma Komutanlığına (Rize) atanmıştır.
7. Dava dosyasında yer alan belgelerden, Feritin askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişli olduğu kabul edilmiştir. Ferit, yetkililere özel herhangi bir sorunu olduğunu bildirmemiştir.
8. Ferit, askerliği sırasında anksiyete bozukluğu yaşamaya başlamıştır.
9. Ferit 10 Aralık 2004 tarihinde bir dizi testten geçmiştir: soru formları vasıtasıyla üç envanter düzenlenmiştir.
10. Ferit, BECK Depresyon Envanterinde yer alan sorulara aşağıdaki cevapları vermiştir:
Öylesine üzgün ve mutsuz hissediyorum ki dayanamıyorum. / Gelecekten beklediğim hiçbir şey yok. / Geriye dönüp baktığımda, çok fazla başarısızlığımın olduğunu görüyorum. / Bana zevk veren hiçbir şey yok. Her şey çok sıkıcı. / Arada bir kendimi suçlu hissettiğim oluyor. / Cezalandırıldığımı hissediyorum. / Kendimden pek hoşnut değilim. / Kendimi hatalarım için çoğu zaman suçluyorum.
11. Ferit, BECK Anksiyete Envanterinde yer alan seçeneklerden aşağıda belirtilenleri işaretlemiştir:
Bacaklarda halsizlik, titreme / Çok kötü şeyler olacak korkusu / Baş dönmesi veya sersemlik / Dengeyi kaybetme duygusu / Sinirlilik / Boğuluyormuş gibi olma duygusu / Ellerde titreme / Titreklik / Kontrolünü kaybetme korkusu / Nefes almada güçlük / Ölüm korkusu / Korkuya kapılma / Terleme (sıcağa bağlı olmayan)
12. Ferit, Kısa Semptom Envanterinde aşağıdaki maddeleri işaretlemiştir:
Sinirlilik ve titreme hali / Olayları hatırlamada güçlük / Çok kolayca kızıp, öfkelenme / Yaşamına son verme düşüncesi / İnsanların çoğuna güvenilmeyeceği hissi / Hiçbir nedeni olmayan ani korkular / Kontrol edemediğiniz duygu patlamaları / Başka insanlarla beraberken bile yalnızlık hissetmek / Yalnızlık hissetmek / Hüzünlü, kederli hissetmek / Kolayca incinebilme (...) / İnsanların sizi sevmediğine, kötü davrandığına inanmak / Kendini diğerlerinden daha aşağı görmek / Diğerlerinin size gözlediği ya da hakkınızda konuştuğu duygusu / Uykuya dalmada güçlük
13. Envanterler sonrasında, aynı gün, C.C.A. tarafından konsültasyon tutanağı düzenlenmiştir. Tutanak şu şekildedir:
- Askere yapılan testler (BECK Anksiyete Envanteri ve BECK Depresyon Envanteri) sonucunda, askerin depresyon geçirdiği ve buna bağlı olarak intihar ve öldürme düşünceleri olduğu tespit edilmiştir.
Bu husus dikkate alınarak, askere gerekli psikolojik telkinler yapılmış ve gerekli egzersizler verilmiştir. Ayrıca, komutanları tarafından gözlem altında bulundurulması, (
) silahının alınması, davranış ve ruhsal problemli olanlarla arkadaş ilişkisi şeklinde davranılması askerin bu dönemi atlatmasında faydalı olacaktır.
Not: Asker, uçucu madde (bali-tiner) bağımlısı olup, bunları hala kullanmaktadır.
14. 15 Aralık 2004 tarihinde, Feritten silahı alınmıştır.
15. Ferit, 8 Şubat 2005 tarihinde askeri birliğin psikoloğu B.B. ile görüşmüştür. B.B., Feritin depresyon halinin devam ettiğini, aynı zamanda uçucu madde (bali) bağımlısı olması nedeniyle davranışlarını kontrol edemediğini ve akut anksiyete tespit etmiştir. Feritin, uçucu madde bağımlılığının tedavisi için askeri hastaneye sevk edilmesini önermiştir.
16. Ferit, 22 Şubat 2005 tarihinde, aşırı dozda uyku ilacı alarak intihar girişiminde bulunmuştur.
17. İl Jandarma Komutanı İ.K., 23 Şubat 2005 tarihinde, Feritin hastaneye kaldırıldığını ve uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiğini bildiren bir rapor düzenlemiştir. İ.K. Raporu düzenleyenin kanaati bölümünde, aşağıdaki açıklamada bulunmuştur:
Madde bağımlılığına düşkünlüğü var; disiplini zayıf; takip edilmeli ve kontrol altında tutulmalıdır.
18. Rize Devlet Hastanesi Psikiyatristi E.K. Feritin 23 Şubat 2005 tarihinde yapılan muayenesinde uçucu madde kötüye kullanma tanısı ile Samsun Askeri Hastanesine sevk edilmesinin uygun olduğunu bildirir bir rapor düzenlemiştir.
19. Feritin 24 Şubat 2005 tarihinde, Üçe Jandarma Komutanı İ.K. ve Personel Lojistik İşlem Astsubayı olarak görevli O.A. tarafından, disiplin soruşturması kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınmıştır. 22 Şubat 2005 gecesi karakol silahsız nöbetçisi olduğu halde neden nöbetine geçmediği sorusuna şu yanıtı vermiştir:
(...) 22.02.2005 günü, saat 19.30da (...) uyku hapları aldım. Nöbetim olduğunu bilmiyordum. (Görünüşe göre) Nöbetçi Çavuş, beni uyandırmaya çalışmış; fakat ben uyku hapı aldığımdan herhangi bir şey hatırlamıyorum.
20. Feritin, yukarıda bahsi geçen üstleri tarafından, sabah uyumaya devam etmesi ve daha sonra hastaneye kaldırılarak uyuşturucu madde aldığının tespit edilmesi ile ilgili olarak aynı tarihte şüpheli olarak ifadesi alınmıştır. İfadesinin ilgili bölümleri aşağıdaki şekildedir:
23.02.2005 günü uyandığımda Rize Devlet Hastanesindeydim. 22.02.2005 Salı günü, psikolojik rahatsızlığım nedeniyle, Rize İl Jandarma Komutanlığında bulunan PDRM ye (Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi) sevk almıştım. PDRM ye gittim. Doktor gelmediği için, oradaki ilgili personelle görüştüm. Oradan ayrılarak, Rize çarşı merkezine gittim. İsmini hatırlamadığım bir eczaneden 1,8 TRY karşılığında uyku ilacı aldım. Daha sonra birliğime katıldım. Saat 19.30 sıralarında intihar etmek için, Bölük tuvaletinde 40 tane uyku ilacı aldım. Kutusunu tuvalete attım. Ardından, yatmak için yatağıma gittim.
21. Ferit 27 Şubat 2005 tarihinde Samsun Askeri Hastanesi Psikiyatri Servisine gitmek üzere garnizondan ayrılmış; burada konsültasyon hizmeti almıştır.
22. 28 Şubat 2005 tarihinde Samsun Askeri Hastanesine gitmiştir. Doktorlar kendisini muayene etmiş ve ilaç tedavisi uygulanmasına karar vermiştir.
23. Ferit, 1 Mart 2005 tarihinde saat 10.00 civarında geri gelmiş ve haber vermek için Personel Lojistik İşlem Astsubayı O.A.nın yanına gitmiştir. Birliğe döndüğünde, emre itaatsizlik ve komutanlık bölgesinde uyuşturucu madde kullanma nedeniyle disiplin işlemlerinin başlatıldığını öğrenmiştir. Aynı gün, saat 14.00 civarında, Jandarma Komutanı S.Ş.den ilçe merkezine giderek telefon etmek için izin istemiştir.
Aynı gün, saat 15.00e doğru, 2 nolu koğuşta, arkadaşı S.K.nın tüfeğiyle ağır şekilde yaralanmış halde bulunmuştur. Öncelikle Güneysu Hastanesine götürülmüş; burada ilk müdahalede bulunulmuştur. Hemen akabinde, Rize Hastanesine sevk edilmiş; daha sonrasında ise Trabzon Üniversitesi Hastanesine yönlendirilmiştir; şevki sırasında yaralan nedeniyle saat 17.00 civarında hayatını kaybetmiştir.
B. Ferit Aktepe nin intiharıyla ilgili ceza yargılaması
24. Rize savcısı ve jandarmadan oluşan bir ekip, olaydan sonra, inceleme yapmak ve delil unsurları toplamak amacıyla saat 15.15te olay yerine gitmiştir.
25. Olay yeri tespit tutanağı düzenlenmiş; olay yeri krokisi çizilmiş ve fotoğraflar çekilmiştir.
26. Olay yerinde, er S.K.ya ait G-3 tipi tüfek, iki adet kovan, bir adet dolu fişek ile on yedi adet mermi bulunmuştur.
27. Jandarma Komutanı Ş.S. ile er B.D.nin, Rize savcısı tarafından ifadesi alınmıştır.
28. Feritin ellerinde atış kalıntısı araması yapılmıştır. Bulunan kovanlar, dolu fişek ve on yedi mermi ile müteveffanın olay sırasında üzerinde bulunan tüfek ve elbiseleri balistik ve parmak izi incelemeleri yapılmak üzere alınmıştır.
29. Müteveffanın cesedi üzerinde ayrıntılı harici muayene, Askeri savcı ile Askeri savcı yardımcısı huzurunda yapılmıştır.
30. Trabzon Adli Tıp Kurumunda klasik otopsi yapılmıştır. Yapılan otopsi neticesinde, Feritin bitişiğe yakın ateş mesafesinden yapılan atış neticesinde hayatını kaybettiği sonucuna varılmıştır. Mermi giriş deliği sol gözün üzerinde bulunduğu tespit edilmiştir. Düzenlenen raporda, ölüm nedeni, kişinin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırığı ile kan kaybı olarak belirtilmiştir.
31. Askeri savcı 2 Mart 2005 tarihinde olay yerine giderek ceza soruşturması açmıştır. Aynı zamanda, idari soruşturma başlatılmasına karar verilmiştir.
32. Rize savcısı 3 Nisan 2005 tarihinde, olayların askeri bölgede yaşanmış olması nedeniyle yetkisizlik kararı vermiştir.
33. Balistik bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiler, Feritin ölümüne neden olan G-3 tipi tüfeği incelemişler ve söz konusu silahın çalışır durumda olduğu sonucuna varmışlardır. Biçimlerinin bozulması nedeniyle, iki mermi üzerinde karşılaştırmalı inceleme yapılamamıştır.
34. Askeri savcı, ceza soruşturması kapsamında, müteveffanın arkadaşlarının ve üstlerinin yanı sıra yakınlarının da ifadelerini almıştır. İfadelerin, somut olayla ilgili bölümleri şu şekildedir:
S.K., Er: Ferit AKTEPE yi tanıyorum; zira yaklaşık 3 aydır aynı bölükteydik. Bölükte badi sistemi olduğundan, biz Feritle badiydik. Her zaman birlikteydik. 2. koğuşta yataklarımız altlı üstlüydü. Bildiğim kadarıyla, ailesiyle herhangi bir sorunu yoktu. Para da alıyordu (...) Bir ay kadar önce, Ferit bana psikolojik sorunları olduğunu ve istirahat almak için hastaneye gitmek istediğini söylemişti ama Astsubay O.A. nın onu göndermediğinden yalanmıştı. 15 gün kadar önce, K.Y. onu terzide burnuna bali çekerken görmüş ve poşeti elinden alarak onu uyardım. Bildiğim kadarıyla Ferit bir hafta kadar önce de bir defa daha bali çekmişti ve gece nöbet tutmak için uyanamamıştı. Sabahleyin, birliğin dispanserine yollanmıştı. Orada, Rize
Devlet Hastanesine sevk edilmişti. Döndüğünde, Samsun Asker Hastanesi Psikiyatri Servisine nakledildi. (...) Onu son gördüğümde, geçen Perşembe günü, hastaneye gideceği için mutluydu. İstirahat de alacağını söylüyordu. Bununla birlikte, Salı günü hastaneye döndüğünde, başkalarından duyduğum kadarıyla, nöbet tutma ve uçucu madde kullanımı sorunları nedeniyle mahkemeye verildiği öğrenmiş ve Astsubay O.A.yı görmeye gitmiş, O.A. da bunun doğru olduğunu söylemiş. O.A.ya Komutanım, beni suçladınız mı? diye sormuş; O.A. da gülerek Evet, suçladım, noldu? demiş. Daha sonra bulaşık yıkamak için kantine gitmişti. Giderken, I.G. onunla karşılaşmış; moralinin bozuk olduğunu görünce onunla konuşmaya çalışmış ama başaramamış. Ona tuvalete gittiğini söylemiş ve sonrasında kendini öldürmüştü.
Ş.S., Güneysu Merkez Jandarma Karakol Komutanı: Ferit AKTEPE 3 aydan beri bizim birlikteydi (...) Psikolojik sorunları olması nedeniyle, psikolojik konsültasyon için 4-5 defa Rize İl Jandarma Komutanlığına gönderildi (...) Bildiğim kadarıyla, geçen Çarşamba günü, Rize PDRMden (Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi) döndüğünde, gece nöbeti için uyandıramadık. Ertesi gün, birliğin doktorunu getirdik ve doktor, onu koğuşta muayene etti. Daha sonra, ambulansla Rize Hastanesine sevk edildi. Aynı gün, Samsun Askeri Hastanesine sevki yapıldı ve birliğe geri geldi. Ben, bu olayda onu görmedim. Fakat isimlerini hatırlamadığını başka askerlerden duydum: Onlara, PDRM den döndüğünde, intihar etmek için 40 tane uyku ilacı aldığım söylemiş. Bölükteki komutanımız O.A.nın, bu konuyla ilgili olarak kendisiyle konuştuğunu biliyorum. Pazar günü, nöbetçi subaydım ve onu saat 8de Samsun Hastanesine gönderen benim. O sırada anormal hiçbir şey yoktu. (...) Ferit şimdiye kadar hiçbir şeyden şikayet etmedi. İzinden döndüğünde, Uzman Çavuş T.Ö.nün kendisine şerefsiz dediğini ve bu durumun kendisini incittiğini söylemişti. Bunu dikkate almamasını; Uzman çavuş T.nin kötü niyetli olmadığım, her zamanki hali olduğunu, onun böyle biri olduğunu söyledim. (...)"
K.Y., Onbaşı: (...) Genel olarak herkese iyi davranırdı. Yakın arkadaşlarından biriydim. Birkaç sefer Bu askerlik ne zaman bitecek? Samsuna gitmek, dinlenmek istiyorum. dedi. Dün (olay günü) birliğe öğlene doğru geldi. Moralinin bozuk olduğunu; çünkü istirahat alamadığım söyledi. Kafeteryada, isimlerini hatırlamadığım diğer askerlerden suçlandığını öğrendi. Öğle yemeğini yemedi; çöpe attı. Düşüncelere daldı. Saat 13.30 sıralarında, Astsubay O.A.yı görmeye gitti. (...) Onu, diğer askerlerle gördüm; her zamankinden daha neşeliydi; gülüyordu; arkadaşlarıyla eğleniyordu. Kalorifer tesisatçısı olduğum için, işimi yapmak üzere oradan ayrıldım. Kısa bir süre sonra, ısıtmayla uğraşırken, iki el ateş sesi duydum. (...)"
İ.B., Er: (...) Feritle aramız iyiydi. Bira raya geldiğimizde, bana askerlikten sıkıldığım, nasıl biteceğini söylüyordu. (...) Hastaneye gitmeden önce onu gördüm; istirahat almaya gittiğini, biraz dinleneceğini söyledi. Bunaldığım söyledi. Dün (olay günü), aym masada yemek yedik. Yemek sırasında çok düşünceliydi. Hatta yemeğini bile yemedi. Daha sonra, kafeteryada çay içtik. İstirahat alamadığını, kendisi ile ilgilenilmediğini ve üzüldüğünü söyledi. (...)"
C.D., Onbaşı: (...) Dün (olay günü), saat 14.00 civan, beni görmeye geldi. O. Astsubay, beni mahkemeye vermiş; mesajı sen mi çektin? diye sordu. Bu sırada, gerçekten çok üzgündü. Ben de mesajı çekenin ben olmadığımı söyledim. (...) Koğuşa herkes girebilir. Hiç kimse benden, koğuşa giriş çıkışları kontrol etmemi istemedi. Ben, santral görevlisiyim. Hiç kimse benden, koğuşa giriş çıkışları kontrol etmemi istemedi. Olaydan bir hafta önce, Ferit bana O. beni mahkemeye vermiş. En az bir sene hapis cezası alırsın dedi. Ben şimdi ne yapacağım? dedi. Ben de, o kadar ceza almazsın diyerek teselli ettim. Ferit, bölüğümüze geldiğinde, Uzman Çavuş İ.P.nin yazıcısı olarak görevlendirilmişti. İ.P., benden, civardaki bütün lokantaların yemek menülerini öğrenmemi istiyordu. Daha sonra da, Feriti yemek almaya gönderiyordu. Hatta zaman zaman evine de istiyordu. Ferit, bazen bana Bu kadarı yeter, ben köle miyim, neyim? diyordu. Yaklaşık 3 hafta kadar önce, Ferite, uzman çavuşun aynı isteğini söyledim. Yapmayacağını söyledi. Bildiğim kadarıyla, bunun üzerine, Uzman Çavuş İ.P., Feriti yazıcılık görevinden aldı. Onun yerine, kısa dönemlerden bir eri yazıcı yaptı. Uzman Çavuş İ.P.nin, diğerlerine Boş verin bunu (halk ağzında), dışlayın bu askeri demişti. Ayrıca, Ferit bölük çamaşırhanesinde görevli olduğu için, yasak olduğu halde, Uzman (çavuş) İ.P., Ferite poşetle çamaşırım veriyor ve makinede yıkattırıyordu. Uzman Çavuş T.Ö. de Feritin problemli olduğunu bildiği için üstüne gidiyor, Kalkandere İlçe Jandarma Komutanlığından geldiği için Feriti hor görüyordu. Uzman Çavuş T.nin Ferite Dalağını s..., puşt dediğini gördüm. Yaklaşık 1 ay önce, Ferit, halen Uzman (çavuş) İ.P.nin yazıcısıyken, santralde bulunduğum esnada, saat 17.00 civan, Uzman (çavuş) T., Ferite ne yaptığını sordu. Ferit, üst yazı yazdığını söyledi; bunun üzerine Yalan söylüyorsun, puşt; senin gibilerle çok uğraştım. Sana bir hatıra bırakırsam, ömrün boyunca beni unutmazsın. dedi. Genel olarak, Uzman (çavuş) T.nin bütün askerlere şerefsiz ya da puşt gibi sözler söylediğini duydum. Hatta bana da söyledi. Hatta, Uzman (çavuş) T.nin daha önceki yazıcısı Çavuş G.Y. de, T.nin bu tür hakaretleri nedeniyle babasını çağırmış ve sonrasında G.Y., İl Jandarma Komutanlığına tertip edilmiştir. (...)"
T.Ö., Uzman Çavuş: (...) Ferit AKTEPE yaklaşık iki buçuk aydan beri İlçe Jandarma Komutanlığındaydı. Öncelikle, uzman Çavuş İ.P.nin emrinde cezai soruşturma bölümündeydi. Bilgisayarla fazlaca oyalandığından ve politik müzikler (Ahmet Kaya, vb.) dinlediğinden Astsubay O.A.'nın emrine, karargaha sevk edilerek çamaşırhanede görevlendirilmiştir. Bildiğim kadarıyla, psikolojik sorunları vardı. Kimi zaman düşünceliydi; sanki yokmuş gibiydi. Silahsız nöbet tutuyordu. Son günlerde, nöbetlerini tutmakta sıkıntılar vardı. Psikolojik sorunları olduğunu bildiğimizden, askerliğe alışması için ona karşı toleranslı bir tutum sergiliyorduk. Herhangi bir sorunla ilgili olarak yakınmak için hiçbir zaman beni görmeye gelmedi. Zaten duygularını ifade etmekte de zorluk yaşıyordu. (...)
İ.P., Uzman Çavuş: (...) Bilgisayardan anladığı için, psikolojik sorunu nedeniyle silah teslim edilmediğinden kendi kısmıma komutanın emri ile yazıcı olarak aldım. Yaklaşık bir ay kadar yazıcı olarak görev yaptı. Bu sırada kendisi ile konuştuğumda sorunu olmadığını, iyi olduğunu söyledi. Ancak, diğer rütbelilerin Ferite sürekli görev vermesinden dolayı ruh halinin de kaldıramayacağım düşündüğümden ezilmesini istemedim ve yeni gelen kısa dönemlerden birisini yazıcı olarak aldım ve daha sonra Ferit, bölükte çamaşır sorumlusu olarak görev yapmaya başladı. Çamaşır sorumlusu olduğu zaman, çamaşırlarımı poşet içerisinde getirip, makinenin kapağını kendisine açtırdıktan sonra çamaşırlarımı kendim makineye koymak suretiyle yıkattım. Ancak, görevim gereği de kirli çamaşırlarımın askerler tarafından görünmesi beni rencide eder. Çamaşırlarımı kesinlikle Ferite yıkatmadım. (...) Ben, Uzman Çavuş T.nin, Ferite hakaret ettiğini görmedim. Ancak, Ferit bana, Uzman Çavuş T.nin, benim yokluğumda, kendisine çok fazla iş verdiğini söyledi. Ben de Uzman Çavuş T.ye bu durumu ilettim; bana, yazıcısının olmadığını ve yazıcı gelene kadar kendisi için de çalışması gerektiğini söyledi.
O.A., Personel Lojistik İşlem Astsubayı: (...) Ferit, bölüğümüze Kalkandere İlçe Jandarma Komutanlığından psikolojik sorunları olması nedeniyle tertip edilmişti. (...) Onunla birçok kez birebir görüştüm. Bana ailesi ile ilgili sorduğumda Komutanım, bu konuda konuşmak istemiyorum. dedi. (...) Feritin şahsi dosyasından görüleceği üzere, Rize İl Jandarma Komutanlığına Psikolojik Danışma Merkezine isteği üzerine gönderdik. En son 10 gün kadar önce, bana, Rize Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisine gitmek ve istirahat almak istediğini söyledi. Ben de bölük komutanı ile görüştüm ve oraya gönderdik. Hastane dönüşü, dün, sabah saat 9.30 civarı, bana dönüş tekmili verdi. Ben de ne olup bittiğini sordum. Bana, doktorun kendisiyle ilgilenmediğini; ilaç yazdığını ve gönderdiğini söyledi. Saatini tam hatırlayamıyorum; odamda çalışırken tekrar yanıma gelerek Komutanım, suç dosyamı gönderdiniz mi? diye sordu. Ben de, bu konuyu bölük komutanıyla görüşmesini söyledim; o da odadan ayrıldı. (
)
Ferite hiçbir üssünün kötü davrandığını duymadım ve görmedim. Yalnızca, her askere hata yaptığında olduğu kadar uyarı yapılmış olabilir. Net olarak hatırladığım, Feritle ilgili bir olay yoktur. Bildiğim kadarıyla, kimse ile husumeti yoktu. Kendisi ile birebir de çok konuşmuş olduğum için intihar etmesine de çok şaşırdım. Uyuşturucu madde kullanması ile suç dosyası ile ilgili ifadesini ben almıştım. İfadesinde de bana Komutanım, intihar etmek için 40 tane uyku ilacı aldım. (
) dedi. Neden intihar etmek istediğini sormadım.
İ.K., Astsubay, Güneysu İlçe Jandarma Komutanı: (
) Kalkanderede psikolojik sorunlar yaşadığını ve bölüğümüze tertip edildiğini tespit ettim. (
) Kendisine silah vermedim. Göz önünde olsun diye, karargahta uzman çavuşun yanında görevlendirdim. 4-5 defa, il merkezine, psikolojik danışmana gönderdim. Kendim de birçok defa görüştüm. Bu görüşmeler sırasında, bana somut olarak herhangi bir yakınmada bulunmadı. (
) Uyuşturucu madde bağımlılığı teşhisi konularak, Samsun Askeri Hastanesi Psikiyatri bölümüne sevk edildi. Ben de, Pazar günü randevusunu alarak, hastaneye gönderdim. Dün, saat 10.00 civarı, bana, hastaneden döndüğünü bildirdi. Ne yaptığını sorduğumda, İlaç verdiler; benimle ilgilenmediler. dedi. Ben de, ilaçlarını kullanmasını söyledim. (
)
(
) Koğuş sorumlusu B.S., koğuşu temizledikten sonra, gündüz saatlerinde silah ve mühimmatlar koğuşta ranzaya asılı olduğu için koğuşlara hiç kimsenin girmemesi için nöbet tutar. Dün, saat 14.00 sularında, kontrol için göndermiştim. Böyle durumlarda, santral görevlisi, giriş ve çıkışları kontrol eder. Feritin adına zimmetli silahı yoktur. Kendini vurduğu silah, S.K.ya ait G-3 tipi tüfektir. Ferit ve S.K., aynı ranzada altlı üstlü yatıyorlardı; silah, ranzaya asılı şekilde duruyordu.
35. idari soruşturma komisyonu, yürütülen idari soruşturma sonunda, 11 Mart 2005 tarihinde bir rapor düzenlemiştir. Bu raporun ilgili bölümleri şu şekildedir:
KAZANIN VE OLAYIN NEDENLERİ:
a. Doğrudan neden: (Er Ferit Aktepe nin) 28 Şubat 2005 tarihinde Samsun Asker Hastanesine sevki sırasında hava değişimi ya da istirahat alamaması
b. Dolaylı neden: Güneysu İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 24 Şubat 2005 tarihinde nöbet yönetmeliğine aykırı hareket etme ve uçucu madde kullanma nedeniyle hakkında iki suç dosyası düzenlendiğini ve bunların İl Jandarma Komutanlığına gönderildiğini öğrenmesi
BU TÜR KAZA VE OLAYLARIN ÖNLENMESİ İÇİN TAVSİYELER:
Psikolojik sorunları olan erlerin, RDM yi (Rehabilitasyon Danışma Merkezi) ziyaret isteklerini programlayarak, kendilerine verilen sorumluluk ve görevlerin uygun niteliğine ciddi dikkat göstererek, RDM danışmanının raporlarını dikkate alarak, üstler, önlemler ve sonuç olarak uygulanan denetim ve takipler sayesinde düzenli şekilde takibi ve denetimi sayesinde benzer kaza ya da olayların önlenebileceği kanısındayız.
SORUŞTURMA KOMİSYONUNUN OLAYA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMESİ VE GÖRÜŞÜ:
Rize İl Jandarma Komutanlığında birliğe katılmasından itibaren, psikolojik sorunları nedeniyle er Ferit AKTEPE ye herhangi bir silah verilmemiştir. Haftada iki defa olmak üzere, Eğitim Bölüm Başkanlığı tarafından sağlanan psikologla görüşmüştür. 22 Eylül 2005 tarihinde Rize Devlet Hastanesinde hastaneye yatırılmasının akabinde, uçucu madde kullanımı (bali) nedeniyle uzman psikiyatrist tarafından Rize Asker Hastanesine sevk edilmesi talimatı verilmiştir. 27 Şubat 2005 tarihinde garnizondan ayrılmış ve 28 Şubat 2005 tarihinde Rize Asker Hastanesi Psikiyatri Servisine gitmiştir. Burada doktorlar tarafından muayene edilmiş; ilaç tedavisi yazılmış ve garnizonuna geri gönderilmiştir. 1 Mart 2005 tarihinde garnizonuna geri gelen Er Ferit AKTEPE nin uçucu madde bağımlısı olduğu ve orduya gelmeden önce uçucu madde (bati) kullandığını bizzat açıkladığı tespit edilmektedir. Ayrıca, sivil hayatta çok sayıda hırsızlık olayına karışmış ve güvenlik birimleri tarafından bu bağlamda aranmıştır. Er Ferit AKTEPE, arkadaşlarına hava değişimi almak için asker hastanesine gittiğini söylemiştir. Samsun Asker Hastanesinde hava değişimi ya da istirahat yerine, ilaç tedavisi verilmiştir. -Kendisiyle ilgilenilmediğini düşünerek- bunu sorun yaptığı görüşündeyim; bir kriz geçirmiş ve 1 Mart 2005 tarihinde saat 15.10da ateşli silahla intihar etmiştir."
36. Mehmetçik Vakfı (askerlik hizmetleri sırasında yaralanan ya da hayatını kaybeden askerlerin yakınlarına yardım amacı taşıyan vakıf) 24 Mayıs 2005 tarihinde, Feritin ailesine 5.414 Türk lirası (olayların meydana geldiği dönemde yaklaşık 3.110 avro (EUR)) para yardımında bulunmuştur.
37. Trabzon askeri savcısı 30 Aralık 2005 tarihinde, ceza soruşturması sonunda, Feritin intihar ettiği sonucuna vararak ve askeri makamlara herhangi bir ihmalkarlığın yüklenemeyeceğini göz önünde tutarak, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Askeri savcı, Feritin fazlasıyla etkilendiğini zira hava değişimi alamadığını ve bu durumun kendisinde birdenbire psikolojik krize neden olduğunu ve bunun, arkadaşı S.K.ya zimmetli tüfeği almaya sevk ettiğini ve intihar etmek amacıyla sol gözüne ateş ettiğini tespit etmiştir. Bu sonuca varırken, bilhassa yerinde yapılan (in situ) soruşturma raporuna, olay yeri krokisine ve fotoğraflarına, bilirkişi raporlarına, tanık ifadelerine, tıbbi raporlara, otopsi raporuna ve balistik bilirkişi inceleme raporuna dayanmıştır.
38. Başvuranlar 25 Ağustos 2006 tarihinde, yakınlarının ölüm koşulları ve sorumluları hakkında yürütülen soruşturmanın yetersiz oluşundan şikayet ederek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz etmiş ve soruşturmanın genişletilmesini talep etmişlerdir. Başvuranlar bilhassa, aşağıdaki iddiaları ve sorulan dile getirmişlerdir:
- Askeri yetkililer, yakınlarının ciddi sorunları olduğunu ve intihar riski bulunduğunu biliyorlardı;
- Askeri yetkililer, intiharın gerçekleşmesini önlemek amacıyla tüm tedbirleri almamışlar; tam tersine, bilhassa, uzmanların görüşlerinin aksine, sağlık durumu nedeniyle zaten hassas olan yakınları hakkında disiplin soruşturmaları açarak bu duruma katkıda bulunmuşlardı;
- Rize Devlet Hastanesi Psikiyatristinin konsültasyonu akabinde, 8 Şubat 2005 tarihinde, yakınları, yanında refakatçi bulunmadan, yalnız başına, Samsun Askeri Hastanesine nakledilmişti;
- Feritin dosyasının Samsun Asker Hastanesine gönderilip gönderilmediği sorununa ilişkin herhangi bir inceleme yürütülmemiş ve dosyanın gönderilmesi halinde ise, doktorların böyle bir durumu ek incelemeler yapmaksızın ya da hastaneye yatırmaksızın nasıl tedavi edebildiler?
- ne yetkili makamlar ne de doktorlar, intihar riski bulunduğunu bilmelerine rağmen, yakınlarına hava değişimi hatta istirahat dahi vermemişlerdir;
- yakınlarının nöbet tutturmaya devam etmek uygun bir tedbir değildi; zira gece nöbetleri onun durumundaki biri için tehlikeliydi ve silahsız nöbet tutturulması küçük düşürücüydü;
- silahlara bu denli kolay ulaşılması ciddi bir ihmalkarlıktı;
- yakınlarını neredeyse intihar etmeye iten üstlerin sorumluluğu hakkında herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
39. Erzincan Askeri Mahkemesi 28 Şubat 2006 tarihinde, intihara üçüncü bir şahsın neden olduğu ya da hayatına son vermesi için ilgiliyi kışkırttığı ya da yardım ettiğini açıklamaya elverişli deliller bulunmadığı kanaatine vararak, başvuranların kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazının reddine karar vermiştir.
C. Tazminat davası
40. Başvuranlar, 17 Nisan 2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesine,
- Feritin askerliği sırasında baskıya ve aşağılayıcı muamelelere maruz kaldığını;
- Üstlerinin Ferit ten askerlikle ilgisi olmayan hizmetler talep ettiklerini;
- Haksız yere disiplin soruşturmasına tabi tutulduğunu;
- Ciddi psikolojik rahatsızlıklar geçirmesine rağmen gerektiği şekilde tedavi edilmediğini ileri sürerek tazminat talebiyle başvuruda bulunmuşlardır.
41. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 18 Ekim 2006 tarihli kararla, başvuranların talebini, özellikle 30 Aralık 2005 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karara dayanarak reddetmiştir. Mahkeme, intiharın temelinde yatan olaylar ile askeri idareye yüklenebilir herhangi bir kusur arasında nedensellik bağı bulunmadığı sonucuna varmıştır.
42. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 14 Şubat 2007 tarihinde, ilgili şahıslarca yapılan düzeltme başvurusunu da reddetmiştir.
II. İLGİLİ İÇ HUKUK KURALLARI VE UYGULAMASI
43. Somut olayla ilgili iç hukuk kuralları ve uygulaması Kılınç ve diğerleri / Türkiye (No. 40145/98, § 33, 7 Haziran 2005), Salgın / Türkiye (No. 46748/99, §§ 51-54, 20 Şubat 2007), Abdullah Yılmaz / Türkiye (No. 21899/02, §§ 32 ve 35-39, 17 Haziran 2008), ve Yürekli / Türkiye (No. 48913/99, §§ 30-32, 17 Temmuz 2008) kararlarında belirtilmektedir.
44. Olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin (86/11092 sayılı 24 Kasım 1986 tarihli Yönetmelik) 5. maddesi şu şekildedir:
Yükümlülerin ilk sağlık muayeneleri Askerlik Kanunu gereğince son yoklama sırasında askerlik şubelerinde toplanan askerlik meclisindeki iki tabip (birisi sivil olabilir) tarafından aşağıdaki şekilde yapılır.
1) Ruh ve beden durumları ile iç organları dikkatle gözden geçirilir, nabız sayılır, kan basıncı ölçülür, çıplak olarak belirlenen boy ve kilolar tespit edilir. Soluk alma ve vermedeki göğüs genişlikleri ve muayene sonunda bulunan hastalık ve arızalar kaydedilir.
2) Muayeneler sonunda karar verilemeyenlerle gözlem altında bulunmaları gerekenler en yakın askeri hastaneye gönderilir.
45. Öte yandan, işbu yönetmeliğe göre, bir erde hastalık ya da arıza tespit edilmesi halinde, askerlik hizmetinin ertelenmesine veya istirahat verilmesine ilişkin tedbirler alınmaktadır. Söz konusu hastalık veya arızalar, yönetmelik ekinde yer alan listede (Hastalık ve Arızalar Listesi) belirtilmektedir. Bu listenin 15 ila 18. maddelerinde, antisosyal kişiliğe bağlı sorunlar ve nevrotik rahatsızlıklar dahil olmak üzere farklı psikolojik ve psikiyatrik bozukluk türleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞMENİN 2. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
46. Başvuranlar, Sözleşmenin 6. ve 13. maddelerini ileri sürerek, Ferit Aktepe nin askeri yetkililerin sorumluluğu altında zorunlu askerlik görevini yaptığı sırada hayatını kaybetmesinden şikayet etmektedirler. Başvuranlara göre, askeri yetkililerin, yakınlarının fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak amacıyla uygun tedbirler almaları gerekirdi. Başvuranlar ayrıca, Ferit Aktepe nin ölümüyle ilgili olarak yürütülen soruşturmanın yetersizliğinden şikayet etmektedirler.
47. Hükümet, başvuranların iddialarına karşı çıkmaktadır.
48. Bununla birlikte, dava olaylarının hukuki nitelendirilmesi konusunda tek yetkili olan ve başvuranlar ya da Hükümetler tarafından bunlara atfedilen nitelendirmelere bağlı olmayan Mahkeme, başvuran tarafından dile getirilen şikayetlerin, Sözleşmenin 2. maddesi kapsamında incelenmesinin uygun olacağı kanısındadır (Guerra ve diğerleri / İtalya, 19 Şubat 1998, § 44, Karar ve Hüküm Derlemesi 1998-I). Söz konusu maddenin, somut olayla ilgili bölümü şu şekildedir:
1. Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur. (...)
A. Kabul edilebilirlik hakkında
49. Hükümet, herhangi bir kabul edilemezlik itirazı ileri sürmemektedir.
50. Mahkeme, başvuranların şikayetlerinin Sözleşmenin 35. maddesinin 3. fıkrası anlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ve başka herhangi bir kabul edilemezlik gerekçesi bulunmadığını tespit etmekte ve şikayetlerin kabul edilebilir olduğuna karar vermektedir.
B. Esas hakkında
1. Tarafların iddiaları
51. Başvuranlar, yakınlarının ölümünün zorunlu askerlik hizmetini yaptığı sırada vuku bulmasından şikayet etmektedirler.
52. Hükümet, başvuranların bu iddiasına karşı çıkmakta, Feritin intihar olayında yetkililerin sorumluluğu bulunduğunu kabul etmemektedir. Hükümet, bu bağlamda, askerlerin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünün korunması için öngörülen mekanizmanın aşağıda belirtildiği şekilde işlediğini belirtmektedir.
53. Hükümete göre, askerler -aynı dönemde askere alınanların tümünün birliklerine katılmalarından evvel- fiziksel ve psikolojik yeteneklerinin tespitiyle alakalı tıbbi muayenelerden geçerler. Sağlık sorunları risklerinin belirlenmesi için tedbirler alınır. Askerlik şubeleri, yetenek muayeneleri sırasında bir psikiyatr hizmetinden de faydalanır. Kırsal bölgelerde ise, köy muhtarları, ilgili şahısların karakter ve geçmişlerini yetkili makamlara bildirmekle ve şayet gerekliyse, ilgili şahısların özel sorunları olup olmadığını tespit etmekle yükümlüdürler. Savunma Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasındaki protokol gereğince, hastaneler, 17 yaşından büyük kişilerin sağlık sorunlarına dair bilgileri içeren dosyaları askerlik şubelerine bildirmek zorundadırlar. Psikolojik sorun yaşadığını söyleyen ya da bu yönde sağlık raporu olan asker adayları psikiyatrik muayeneden geçirilmek üzere askeri hastanelere gönderilmektedir.
54. Askerler, birliğe katılmalarını müteakip, on beşinci gün, davranış analizi testine tabi tutulurlar; sorunları olanlar, sağlık merkezlerine sevk edilir ve sağlık durumları takip edilir. Askerlerin dışarıyla ilişkileri teşvik edilir ve kendilerine iletişim araçları verilir. Karşılaşılan ailevi ve kişisel sorunlar sürekli olarak değerlendirilir ve buna bağlı olan çevresel faktörler durumdan duruma iyileşir. Askerlere bir görev yüklendiğinde, psikolojik durumlarını önceden sezebilen kişilerin denetimi altına yerleştirilirler.
55. Askeri birliklerde acemi erlerin birliklere katılmalarından sonra, tıbbi muayeneler ve düzenli psikolojik kontroller yapılır; ayrıca her asker, doktora görünmeyi isteme hakkına sahiptir. Psikolojik yardım hizmetleri garnizon ve kışlalarda yapılır. Bu merkezler, psikolojik sorun nedeniyle acı çeken kişilere sürekli olarak yardımda bulunurlar. Acemi erlerin bu merkezlerin yardımdan faydalanmalarını kolaylaştırmak amacıyla ücretsiz telefon hatları kurulur. Askerlere, kişisel ihtiyaçları ve sorunları için yardım amaçlı birlik bünyesinde kadrolu danışma mekanizması sunulmuştur. Bu mekanizma, kriz durumlarına mahal vermeden evvel sorunları çarçabuk çözmeyi amaçlamaktadır. Görevlerin ağır yüküne bağlı olarak baskı altında olan kişiler gibi, orduya katılmadan evvel, şizofreni, depresyon hastası ya da uyuşturucu madde bağımlısı olan kişiler de yakından ve periyodik olarak izlenirler. Gerekirse bu kişiler, görevleri boyunca ya da görevleri bittikten sonra psikolojik rehabilitasyon merkezlerine gönderilirler. Psikolojik sorunları bulunan ve bu rahatsızlığı kesin olan kişiler, görevlerini icra ederken yardım alırlar. Gerektiği takdirde, askerlik hizmetini yerine getirme konusunda, ilgilinin ruhsal yeterliliğini belirlemek amacıyla askerin yakınlarına başvurulur.
56. Öte yandan, daimi personel ile askerlerin duyarlılığını artırmak amacıyla, Kadrolu Personel Rehberi, Güvenlik ve Kazalarının Önlenmesi ve Adli Yardım gibi birçok broşür kullanıma sunulmaktadır. Silahlı Kuvvetler, düzenli olarak, psikolojik sorunları olan askerler hususunda izlenilecek prosedüre ilişkin talimatlar yayınlamaktadır. Son olarak, 19 Ocak 2005 tarihli yönetmelik gereğince, tıbbi raporlarla psikolojik sorunları olduğu kesinleşmiş olan askerler silah taşımamakta ve bu askerler idari ya da benzer görevlere verilmektedirler. Meslekten olan subay ve astsubaylar çeşitli karışıklıkların ve kazaların önlenmesi konusunda usulüne göre bir araya gelirler. Komutanlar uygun kadro sağlamak ve askerleri emirleri altına almakla görevlidirler. Birlikler bünyesinde, diyalog ve işbirliği teşvik edilir ve askerlerin disiplinini ve moralini yükseltmek amacıyla önlemler alınır ve ödüllendirilirler. İzin öngörülmekte ve dinlendirici faaliyetler önerilmektedir. Askerlere hakaret etmek ve kötü davranmak yasak olup bu anlamdaki davranışlar cezalandırılır. Askerlerin intihar etmek için kullanabilecekleri silahlar ve ilaçlar kontrol altında tutulmaktadırlar. Askeri birlikteki tutarlılık gereği, yapılan her işlem kişinin yalnızlık ve sosyal destek eksikliği hissini önlemek amacıyla yapılmaktadır.
57. Hükümet, mevcut davada, Feritin intiharıyla ilgili olarak makamlara hiçbir sorumluluk atfedilemeyeceği görüşündedir. Hükümet, dava olaylarına atıfta bulunarak, askeri makamların Feritin hayatını korumak amacıyla kendilerinden makul derecede beklenen her şeyi yaptıklarını ileri sürmektedir.
58. Hükümet söz konusu soruşturmaya işaret ederek, müteveffa Ferit Aktepenin ölümüne neden olan koşullar ile ölümün meydana geldiği koşulların aydınlatılması yönünde bulunulan girişimlerin tamamının, somut olayda, ulusal makamların ivedi bir şekilde intihar sonucuna vardıklarının söylenebilmesine imkan vermediğini ileri sürmektedir. Hükümet, soruşturmada ölümün kesin koşullarının belirlenmesine engel teşkil edecek nitelikte herhangi bir eksiklik bulunmadığını ileri sürmektedir.
59. Başvuranlar, Hükümetin görüşüne karşı çıkmakta ve yerel mahkemeler önünde dile getirdiği iddialarını yinelemektedirler (yukarıdaki 38. paragraf).
2. Mahkemenin değerlendirmesi
60. Mahkeme, Sözleşmenin 2. maddesinde, yetkililerin sorumluluğu altında bulunduğu sırada, yaşamı bir başka bireyin suç niteliğindeki eylemlerinden (Osman/Birleşik Krallık (BD), 28 Ekim 1998, § 115, Karar ve Hüküm Derlemesi 1998-VIII) ya da kendi eylemlerinden dolayı risk altında olan bireyi korumak amacıyla gerekli tüm önleyici tedbirleri almaları hususunda Devletlere pozitif yükümlülük yüklendiğini hatırlatmaktadır (Keenan/Birleşik Krallık, No. 27229/95, §§ 89-93, AİHM 2001-III). Mahkeme aynı zamanda, hiç şüphesiz zorunlu askerlik hizmeti alanında da gerekli olan bu yükümlülüğün, Devletlerin yaşam hakkı ihlallerinin etkili bir şekilde önlenmesini amaçlayan idari ve yasal bir çerçeve oluşturma zorunluluklarını içerdiğini hatırlatmaktadır (Alvarez Ramon/İspanya (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 51192/99, 3 Temmuz 2001 ve Abdullah Yılmaz/Türkiye, No. 21899/02, §§ 55-58, 17 Haziran 2008). Mahkeme, ayrıca, mevcut davaya benzer davalarda, yaşam hakkının korunması usulünün Devlete, ölüm koşullarını tespit etmek ve konuyla ilgili sorumluları tespit etmek üzere bağımsız bir soruşturma yürütme yükümlülüğü getirdiğini de hatırlatmaktadır (Çiçek/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), No. 67124/01, 18 Ocak 2005 ve Salgın/Türkiye, No. 46748/99, § 86, 20 Şubat 2007).
61. Askerlik hizmeti alanı söz konusu olduğunda bu çerçeve, yaşama yönelik risk teşkil etme seviyesine göre uyarlanmış bir düzenlemeye özel bir yer ayırmalıdır. Bu yalnızca askerlikle ilgili bir takım faaliyet ve görevlerin niteliğinden dolayı değil, aynı zamanda bir Devlet, sade vatandaşları askere alma kararı verdiğinde söz konusu olan insan unsurundan da kaynaklanmaktadır. Böylesi bir düzenlemede, kendilerini askerlik yaşamının doğasında var olan tehlikeler karşısında bulan askerlerin etkin bir şekilde korunmasını gözeten uygulamaya ilişkin önlemler ile hiyerarşinin farklı basamaklarındaki sorumlular tarafından işlenebilecek kusur ve hataların tespit edilmesini sağlayacak usuller öngörülmelidir. Bu bağlamda, ilgili sağlık kurumlarının da silahaltına çağırılan askerlerin korunmasını sağlayacak önlemleri alması gerekmektedir, zira bazı durumlarda silahaltındaki askerlerin sağlıklarını ilgilendiren konularda ortaya çıkan eksik ve aksaklıklar askeri tıp kurumlarına Sözleşmenin 2. maddesi açısından sorumluluk yükleyebilir (yukarıda anılan, Kılınç ve diğerleri, §§ 40-43).
62. Mahkeme, mevcut davada, öncelikle, Feritin hayatını diğer şahıslara karşı koruma yükümlülüğü ile ilgili olarak, ölüm koşulları, toplanan delil unsurları ve olayı çevreleyen koşulların bütünü bağlamında, Feritin hayatının diğer şahıslar tarafından tehdit edildiğini düşündürecek hiçbir sebep olmadığı kanaatine varmaktadır. Dolayısıyla, maktulün bir cinayete kurban gittiği yönündeki iddialar spekülasyondan ibarettir. Mahkeme, ayrıca, ulusal makamlar tarafından kabul gören intihar iddiasını kabul etmemek için hiçbir gerekçe görmemektedir.
63. Mahkeme, Feritin hayatını kendisine karşı koruma yükümlülüğü ile ilgili olarak, askeri yetkililerin Feritin intihar etmesi için ortada bir risk olduğunu bilip bilmediklerini ya da bilmelerinin gerekip gerekmediğini; şayet ilk sorunun cevabı olumlu ise, kontrolleri altındaki bireyi kendisine karşı koruma yükümlülüğü bağlamında bu riskin önlenmesi için söz konusu yetkililerin kendilerinden makul olarak beklenen her şeyi yerine getirip getirmediklerini araştıracaktır (Kılınç ve diğerleri, yukarıda anılan, § 43 ve Keenan, yukarıda anılan, §§ 93 ve 132).
64. Mahkeme, bu bağlamda, dosyada Feritin askerlik eğitimine başlamadan önce olağan tıbbi muayeneden geçmediğini gösteren herhangi bir unsur bulunmadığını tespit etmektedir. Ne başvuranlar ne de Hükümet, bu durumun aksini iddia etmemektedirler.
65. Mahkeme, elinde bulunan belgelere atıfta bulunarak, Feritin 10 Aralık 2004 tarihinden itibaren tıbbi ve psikolojik takibe alındığını saptamaktadır. İlgilinin durumu aynı zamanda hiyerarşik üstleri tarafından da izlenmiştir. Ferit böylelikle 10 Aralık 2004 ve 28 Şubat 2005 tarihleri arasında birçok defa tıbbi muayeneden geçmiş ve görüşmeye alınmış; doktorlar kendisinin psikolojik sorunlar yaşadığını, uçucu madde bağımlısı olduğunu ve depresyonda olduğunu ve bu durumun intihar ve adam öldürme fikri doğurduğunu tespit etmişler; sonuç olarak, silahını geri alacaklarını belirtmişlerdir. Üstleri aynı zamanda, Feritin nöbet tutma görevini yerine getirmemesinin akabinde ve intihar teşebbüsü sonrasında iki disiplin soruşturması başlatmışlardır. Tutanağa göre, Ferit, soruşturmayı yapan şahsa intihar etmek istediğini açıkça ifade etmiştir. Silahı 15 Aralık 2004 tarihinde geri alınmıştır (yukarıdaki 10 ila 24. paragraflar). Mahkeme bununla birlikte, Feritin üstlerinin, gece nöbetine -ancak silahsız olarak-çıkacak askerler listesine onun adını yazmaya devam ettiklerini kaydetmektedir (yukarıdaki 20. paragraf).
66. Mahkeme, askeri yetkililerin Feritin psikolojik sorunlar yaşadığını ve uçucu madde bağımlısı olduğunu bildikleri sonucuna varmaktadır. Bununla birlikte, intihar etmesi gibi gerçek bir riskin bulunduğunu biliyorlar mıydı? Mahkeme, bu hususta, üstlerinin, kışla doktorunun, muayene sırasında kendisini gören uzmanların, Feritin depresyonda olduğunu, uçucu madde bağımlısı olduğunu ayrıca intihar etme ve adam öldürme isteği duyduğunu bildiklerini kaydetmektedir. Bu şahısların tamamı, Feritin daha önce intihara teşebbüs ettiğini de biliyorlardı. Mevcut koşullarda, sorumlu makamdaki yetkililerin Feritin intihar riskini önlemek amacıyla, ilgiliye silah teslim edilmemesi yönündeki tedbirin dışında, neler yapılabileceği hususunu sorgulamaları uygun olacaktır. Mahkeme, bu konuya ilişkin cevapların yapılan testler, gözlemler ya da Feritin üst amirleri tarafından yapılacak gözlemler sonucu bulunabileceğini saptamaktadır: -10 Aralık 2004 tarihinde düzenlenen raporda, C.C.A., Feritin intihar etme ve adam öldürme düşüncesi bulunduğunu ve uçucu madde bağımlısı olduğunu açıkça tespit ettiğinden üstlerine onun gözlem altında tutulmasını, silahının geri alınmasını ve ona -arkadaşça davranılmasını? tavsiye etmiştir (yukarıdaki 14. paragraf); -23 Şubat 2005 tarihinde, intihar teşebbüsünden sonra, üstü I.K. bir raporda, ilgilinin, uçucu madde bağımlılığına, disiplin yönünden zayıf oluşuna, ayrıca izlenmesi ve gözlem altında tutulması gerekliliğine işaret etmiştir (yukarıdaki 18. paragraf).
67. Mahkeme, ulusal soruşturma yetkililerinin ortaya koyduğu bu tespitlerin sorgulanmasını gerektirecek herhangi bir unsur görmemektedir. Mahkeme, askeri yetkililerin zorunlu askerlik hizmeti bağlamında önem arz eden insani unsurlardan birini ihmal ettiklerini gözlemlemektedir (Lütfi Demirci ve diğerleri/Türkiye, No. 28809/05, § 31, 2 Mart 2010).
Askeri yetkililerin, Feritin durumunda, incelemeler ve tıbbi takip için ilgili kurumlara yönlendirerek belli bir güvenlik sağlamış olsalar bile, gerekli korumayı sağlayamamışlardır. Bundan dolayı, örneğin, gece nöbeti - hatta silahsız olarak- listesine adını yazmış; nöbet konusundaki kusurları nedeniyle ceza yolunu seçmiş; intihar teşebbüsünde bulunmasının ertesi günü disiplin soruşması başlatmak için zorlayıcı yolu seçmişlerdir. Buna karşılık, psikolojik ve tıbbi takibe almamışlar; sağlık dosyasının tamamının sevkini sağlayarak, Ferite başka bir şehirde bulunan askeri hastaneye sevki sırasında eşlik etmemişler ve bilhassa askeri üstlerince kendisine uygun muamelede bulunulması amacıyla, askeri yetkililer, tıbbi görevliler ile askeri üstleri arasında daha iyi iletişim kurmamışlardır.
Öte yandan, Feriti, silah kullanmayı gerektiren görevlerden, gece nöbetlerinden muaf tutmamışlar ve bunlara erişimini tamamen yasaklamamışlardır (bk., gereken değişikliklerin yapılması şartıyla (mutatis mutandis), yukarıda anılan, Lütfi Demirci ve diğerleri, § 35; karşılaştırın Ömer Aydın/Türkiye, No. 34813/02, §§ 6-32, 25 Kasım 2008). Dahası, Ferit, uygulanabilir iç hukuka göre askerlik hizmetini erteleme ya da izne gönderme gibi tedbirlerden yararlanabilmesine rağmen, bunlardan yararlanamamıştır (yukarıdaki 46. paragraf) (Recep Kurt/Türkiye, No. 23164/09, § 63, 22 Kasım 2011).
68. Başka bir ifadeyle, dosyadaki unsurlar bakımından Mahkeme, askeri yetkililerin, Feritin askere yazılması ve askere alınması, onun ve/veya bir başkasının fiziksel ve ruhsal bütünlüğü için gerçek bir tehlike arz ettiğini bildiklerine ve uygun tedbirleri almadıklarına inanmaktadır.
69. Mahkeme, askerliğe alınma sistemindeki kusurlar ve bu kusurların neticeleri nedeniyle, davalı Devletin söz konusu ölüm olayının esas nedeninin tedbirsizlik ya da ilgilinin kusuru olduğunu yasal olarak ileri süremeden sorumlu tutulmasına yol açtığı kanaatindedir (Kılınç ve diğerleri, yukarıda anılan, § 56).
70. Mahkeme, etkili soruşturma yürütme usuli yükümlülüğü ile ilgili olarak, olayın hemen akabinde, Rize savcısı ile Jandarmadan görevli bir ekibin inceleme yapmak ve delil unsurları toplamak üzere olay yerine geldiklerini tespit etmektedir. Olay yeri tespit tutanağı düzenlenmiş; olay yerinin durumunu gösteren kroki çizilmiş ve olay yeri fotoğrafları çekilmiştir. Olay yerinde, Er S.K.ya ait G-3 tipi tüfek, iki adet kovan, bir adet dolu fişek, on yedi adet mermi bulunmuştur. Müteveffanın ellerinde atış kalıntıları aranmıştır. Bulunan kovanlar, dolu fişek, on yedi mermi ve tüfek ile müteveffanın olay sırasında üzerinde bulunan kıyafetlerine balistik bilirkişi incelemesi ve parmak izi incelemesi yapılması amacıyla el konmuştur. Askeri savcı ve Askeri Savcı Yardımcısı huzurunda müteveffanın detaylı ölü harici muayenesi yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından klasik otopsi yapılmıştır. Otopsi neticesinde, Feritin bitişiğe yakın ateş mesafesinden yapılan atış neticesinde hayatını kaybettiği sonucuna varılmıştır. Raporda, kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte kanamadan ileri geldiği bildirilmiştir. Balistik bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişiler, Feritin ölümüne neden olan G-3 tipi tüfeği incelemiş ve söz konusu tüfeğin çalışır durumda olduğunu tespit etmiştir. Ayrıca, Askeri savcı olay yerine gitmiş ve ceza soruşturması başlatmıştır. Askeri savcı, ceza soruşturması kapsamında, müteveffanın arkadaşlarının, üstlerinin ve yakınlarının ifadelerini almıştır. Aynı zamanda, idari soruşturma açılması için talimat verilmiştir (yukarıdaki 25 ila 36. paragraflar).
72. Her ne kadar mevcut dosyada soruşturma makamlarının olayların meydana gelişini aydınlatma istekleri hususunda herhangi bir şüpheye mahal verecek bir unsur bulunmasa da, ne askeri savcı, ne de idari soruşturma komisyonu, sağlık ve askeri yetkililerinin her birinin sorumluluğunu gerçekten tespit etmeye çalışmadıkları görülmektedir (bk., yukarıdaki 68. paragraf), (bk., gereken değişikliklerin yapılması şartıyla (mutatis mutandis), Ömer Aydın, yukarıda anılan, § 62, ve Ataman/Türkiye, No. 46252/99, § 68, 27 Nisan 2006).
Öte yandan, Askeri Mahkeme, başvuranların soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesine dair taleplerine olumlu yanıt vermemiştir (yukarıdaki 39 ve 40. paragraflar; Özavcı/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar) ile karşılaştırınız, No. 37810/05, §§ 48-52, 18 Ekim 2005).
71. Mahkeme, bu nedenle, yukarıda belirtilen hususlar ışığında, Sözleşmenin 2. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmaktadır.
II. SÖZLEŞMENIN 6. VE 13. MADDELERİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
72. Başvuranlar, Sözleşmenin 6. ve 13. maddelerine dayanarak aynı zamanda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde tazminat alamadıklarından şikayet etmektedirler. Başvuranlar bu bağlamda, anılan mahkemenin bağımsız ve tarafsız olmadığını ve mahkeme kararlarının temyize kabil olmadığını iddia etmektedirler.
73. Sözleşmenin 2. maddesi için bir ihlalin söz konusu olduğu tespit eden Mahkeme, diğer şikayetlerle ilgili olarak mevcut başvuruda ortaya konulan temel hukuki sorunu incelediği kanaatine varmaktadır (yukarıdaki 69 ila 73. paragraflar). Mevcut davadaki olaylar göz önüne alındığında, Mahkeme, Sözleşmenin 6. ve 13. maddelerine dayalı şikayetlerin kabul edilebilirliğinin ve esasının ayrıca karara bağlanmasının gerekli olmadığı sonucuna varmaktadır (Kamil Uzun/Türkiye, No. 37410/97, § 64, 10 Mayıs 2007).
III. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI HAKKINDA
74. Sözleşmenin 41. maddesi şu şekildedir:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyet uygun surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Tazminat
75. Müteveffanın anne-babası Yadigar ve Hasan Aktepe, Sözleşmenin 41. maddesi bağlamında, maruz kaldıkları maddi zarar nedeniyle, her biri için 15.000 Türk lirası (TRY) (yaklaşık 6.825 avro (EUR), toplamda 30.000 TRY (yaklaşık 13.650 EUR) talep etmektedirler. Feritin hayatını kaybetmesi nedeniyle maddi destekten yoksun kaldıklarını ileri sürmektedirler. Bu nedenle, dava dosyasına, müteveffanın tarımla uğraştığını ve 500 TRY (aylık yaklaşık 225 EUR) kazandığını kanıtlamak amacıyla köy muhtarı tarafından imzalanmış bir belge eklemişlerdir. Öte yandan başvuranların temsilcisi, Ferit ölmemiş olsaydı, anne-babasına toplamda 30.000 TRY (yaklaşık 13.650 EUR) ödeyeceğine dair bir hesaplama yapmıştır. Başvuran Hasan Aktepe, aylık net vergi gelirinin 600 EUR olduğunu, taksi olarak kullanılan bir araca sahip olduğunu ve başkaca taşınır ya da taşınmaz mülkü bulunmadığını bildirir gelir beyanı ibraz etmektedir.
Başvuranlar Yadigar ve Hasan Aktepe, yine maddi tazminat olarak, ulaşım ve müteveffanın defin işlemi masrafları için 3.000 TRY (yaklaşık 1.365 EUR) talep etmektedirler. Bu taleplerini desteklemek için, dava dosyasına köy muhtarı tarafından imzalanmış bir belge eklemektedirler.
Başvuranlar Yadigar ve Hasan Aktepe, manevi tazminat olarak, her biri için 10.000 TRY (yaklaşık 4.550 EUR) olmak üzere, toplamda 20.000 TRY (yaklaşık 9.100 EUR) talep etmektedirler.
Müteveffanın erkek kardeşleri Ferit Aktepe, Ferhat ve Ferdi Aktepe, manevi tazminat olarak, her biri için 7.500 TRY (yaklaşık 3.415 EUR) talep etmektedirler. Müteveffanın büyükbaba ve büyükannesi Nimet ve Fatma Kahriman ise, manevi tazminat olarak, her biri için 5.000 TRY (yaklaşık 2.275 EUR) talep etmektedirler.
76. Hükümet, aşırı olarak nitelendirdiği bu iddialara karşı çıkmakta ve Mahkemeyi bunları reddetmeye davet etmektedir.
77. Mahkeme, maddi zararla ilgili olarak, iddia edilen zarar ile Sözleşmenin ihlali arasında nedensellik bağı bulunması gerektiğini ve adil tazminin, gerektiğinde, mali destek kaybı bağlamında bir tazminat içerebileceğini hatırlatmaktadır (Lütfi Demirci ve diğerleri, yukarıda anılan, § 41 ve Kavak / Türkiye, No. 53489/99, § 109, 6 Temmuz 2006). Mahkeme, bu durumda, başvuranların, Feritin ölümü nedeniyle maddi destekten yoksun kalmalarıyla ilgili olarak, şimdiye kadar Ferit Aktepe nin kendilerine maddi destek olduğu hususunda herhangi bir kanıtlayıcı belge ibraz etmediklerini ve inandırıcı açıklamada bulunmadıklarını saptamaktadır. Mahkeme bu nedenle, bu bağlamda sunulan tazminat talebini reddetmektedir.
Buna karşılık, müteveffanın defin işlemleri ile ulaşım masrafları nedeniyle maruz kalınan maddi zararlarına gelince, Mahkeme elinde bulunan belgeleri ve yukarıda anılan kriterleri göz önünde bulundurarak başvuranlara müştereken 1.365 avro ödenmesine karar vermektedir.
Mahkeme, manevi zararla ilgili olarak, yetkililerin, başvuranların yakınlarının yaşamını korumak için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmediklerini saptamaktadır. Başvuranlar bu olay sonrasında, hayal kırıklığı yaşamış, sıkıntı ve endişe duymuşlar; bu nedenle Sözleşmenin ihlalinin tespitinin yeterli olamayacağı derecede manevi zarar yaşamışlardır (bk., diğerleri arasından, Kavak, yukarıda anılan, § 110). Bu itibarla Mahkeme, hakkaniyete uygun olarak, müteveffanın baba ve annesi Hasan ve Yadigar Aktepe ye müştereken 9.000 avro, kardeşleri Ferhat ve Ferdi Aktepe ye müştereken 6.500 avro, büyükbaba ve büyükannesi Nimet ve Fatma Kahriman a müştereken 4.500 avro ödenmesine karar vermektedir.
B. Masraf ve giderler
78. Başvuranlar aynı zamanda, ulusal mahkemeler ile Mahkeme önündeki temsil ücretleri için de 6.600 avro talep etmektedirler. Bu meblağ şu şekilde dağıtılacaktır: Her saat çalışma için 100 EUR ücret tarifesinden hesaplanmak üzere, ulusal mahkemeler önündeki yargılama için 2. 100 avro, Mahkeme önündeki yargılama için 4.500 avro.
79. Hükümet, aşırı olarak nitelendirdiği bu iddialara karşı çıkmakta ve Mahkemeyi bunları reddetmeye davet etmektedir.
80. Mahkeme, bir başvuranın yapmış olduğu masraf ve giderlerin, bu miktarların gerçek, zorunlu ve makul oranda olması halinde geri ödenebileceğini hatırlatmaktadır. Mahkeme, somut olayda, elinde bulunan belgeleri ve yukarıda anılan kriterleri göz önünde bulundurarak, başvuranlara müştereken 2.000 avro ödenmesinin makul olacağı kanısındadır.
C. Gecikme faizleri
81. Mahkeme, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puan eklenerek elde edilecek oranın uygun olduğu sonucuna varmaktadır.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuranların, Sözleşmenin 2. maddesi bağlamındaki şikayetlerinin kabul edilebilir olduğuna;
2. Sözleşmenin 2. maddesinin ihlal edildiğine;
3. Başvuranların şikayetlerinin kalanının kabul edilebilirliği ve esasının incelenmesine gerek olmadığına;
4. a) Davalı Devletin, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, Sözleşmenin 44. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içerisinde aşağıdaki miktarları ödemekle yükümlü olduğuna;
i. Ulaşım ve müteveffanın defin işlemi masrafları nedeniyle maruz kalınan maddi zarar için, başvuranlar tarafından ödenmesi gereken tüm vergiler hariç olmak üzere, başvuranlara müştereken 1. 365 EUR (bin üç yüz altmış beş avro);
ii. Manevi tazminat olarak, ödenmesi gereken tüm vergiler hariç olmak üzere, müteveffanın anne-babası Yadigar Aktepe ve Hasan Aktepe ye müştereken 9.000 avro (dokuz bin avro);
iii. Manevi tazminat olarak, ödenmesi gereken tüm vergiler hariç olmak üzere, müteveffanın erkek kardeşleri Ferhat Aktepe ve Ferdi Aktepe ye müştereken 6.500 avro (altı bin beş yüz avro);
iv. Manevi tazminat olarak, ödenmesi gereken tüm vergiler hariç olmak üzere, müteveffanın büyükanne ve büyükbabası Nimet Kahriman ve Fatma Kahriman a müştereken 4.500 avro (dört bin beş yüz avro);
v. masraf ve giderler olarak, başvuranlarca ödenmesi gereken tüm vergiler hariç olmak üzere, başvuranlara müştereken 2.000 avro (iki bin avro); b) Söz konusu sürenin bittiği tarihten başlayarak, ödemelerin yapıldığı tarihe kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına; 5. Adil tazmin taleplerinin geri kalan kısmının reddedilmesine karar verir.
İşbu karar Fransızca olarak tanzim edilmiş; İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 3 Haziran 2014 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
EK
1. Ferdi AKTEPE, Türk vatandaşı, AĞRIda ikamet etmekte, O. GÜNAKIN tarafından temsil edilmekte
2. Ferhat AKTEPE, 23.06.1994 doğumlu, AĞRIda ikamet etmekte, O. GÜNAKIN tarafından temsil edilmekte
3. Hasan AKTEPE 15.01.1962 doğumlu, AĞRIda ikamet etmekte, O. GÜNAKIN tarafından temsil edilmekte
4. Yadigar AKTEPE 02.04.1966 doğumlu, AĞRIda ikamet etmekte, O. GÜNAKIN tarafından temsil edilmekte
5. Fatma KAHRİMAN, AĞRIda ikamet etmekte, O. GÜNAKIN tarafından temsil edilmekte
6. Nimet KAHRİMAN, AĞRIda ikamet etmekte, O. GÜNAKIN tarafından temsil edilmekte (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy