(AİHS m. 34, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (BRUMARESCU V. - ROMANYA KARARI) (SARICA VE DİLAVER - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No. 24883/07)
KARAR (Adil Tazmin)
STRAZBURG
14 Ekim 2014
İşbu karar Sözleşmenin 44 § 2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecek olup bazı şekli değişikliklere tabi tutulabilir.
Halil Göçmen/Türkiye davasında,
Başkan
Guido Raimondi,
Yargıçlar
Işıl Karakaş,
Neboja Vucinic,
Helen Keller,
Paul Lemmens,
Egidijus Küris,
Robert Spano,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Camposun katılımıyla Daire olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 23 Eylül 2014 tarihinde gerçekleştirilen müzakerelerin ardından yukarıda belirtilen tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Davanın temelinde, T.C. vatandaşı olan Halil Göçmenin (başvuran), İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca 28 Mayıs 2007 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde Mahkemeye yapmış olduğu bir başvuru (No. 24883/07) yer almaktadır.
2. Mahkeme, 12 Kasım 2013 tarihli kararıyla (« esas hakkında verilen karar »), Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
3. Mahkeme, Sözleşmenin 41. maddesinin uygulanmasına ilişkin hususun, bu durumda söz konusu olmadığından, 41. maddeyi uygulama hakkını saklı tutmuş, Hükümet ve başvuranı altı ay içerisinde söz konusu husus hakkında yazılı görüş sunmaya ve özellikle ulaşabilecekleri her türlü anlaşmayı da kendisine bildirmeye davet etmiştir.
4. Dostane çözüme ulaşmayı sağlayabilecek herhangi bir anlaşmaya varılmamıştır.
5. Hükümet, görüşlerini sunmuştur. Başvuran bu görüşlere cevap vermemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
6. Sözleşmenin 41. maddesi uyarınca,
"Eğer Mahkeme bu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarım ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin verilmesine hükmeder. "
A. Tazminat
7. Başvuran, maddi tazminat olarak 30.000 avro (EUR) talep etmektedir. Başvuran, manevi tazminat olarak ise 2.000 avro talep etmektedir.
8. Hükümet, Mahkemeyi, aşırı ve dayanaktan yoksun bulduğu başvuranın iddialarını reddetmeye davet etmektedir.
9. Mahkeme, esas hakkında verdiği kararda, idarenin şekli kamulaştırmayı düzenleyen kuralları dikkate almayarak başvuranın taşınmazını kendisine tahsis etmesi nedeniyle ihtilaflı müdahalenin yasal olma gerekliliğini karşılamadığı sonucuna varmıştır. Ayrıca Mahkeme, ulusal mahkemelerin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesi ile gerekli usuli güvenceleri temin eden yargısal işlemleri sağlayamadıklarını değerlendirmiştir. Bu durum, başvuranın mülkiyetinin değeriyle orantılı makul şekilde tazminat elde etmemesine neden olmuştur.
10. Mahkeme, ihlal tespiti halinde kararın, davalı Devlete; bu ihlale son verme yükümlülüğü ve söz konusu ihlalin sonuçlarını, mümkün olduğu ölçüde, ihlal gerçekleşmeden önceki duruma dönmeyi sağlayacak şekilde giderme yükümlülüğü doğurduğunu hatırlatmaktadır (Iatridis/Yunanistan (adil tazmin) (BD), No. 31107/96, § 32, AİHM 2000-XI).
11. Mahkeme, davaya taraf olan Sözleşmeci Devletlerin, genellikle ihlal tespiti yapan bir karara uymak için kullanacakları imkanları seçmekte özgür olduklarını hatırlatmaktadır. Kararın icra edilme yollarına ilişkin kurallarla ilgili bu takdir yetkisi, Sözleşmeci Devletlere, Sözleşmeyle öngörülen birincil yükümlülükle birlikte seçme özgürlüğü anlamına gelmektedir: söz konusu yükümlülük, güvence altına alınan hak ve özgürlüklere riayet edilmesini sağlamaktır. Şayet ihlalin niteliği başvuranın durumunu ihlalden önceki haline getirmeyi (restitutio in integrum) sağlıyorsa, Mahkemenin bu durumu sağlamaya imkanı ve yetkisi bulunmadığı için, söz konusu yükümlülük davalı Devlete düşmektedir. Şayet buna karşın, ulusal hukuk, ihlalin sonuçlarını gidermeye imkan vermiyorsa veya eksik bir şekilde gideriyorsa, Sözleşmenin 41. maddesi, Mahkemeye, gerektirdiği takdirde mağdur olan tarafa kendisince uygun görülen tazminatı ödemesi için yetki vermektedir (Brumarescu/Romanya (adil tazmin) (BD), No. 28342/95, § 20, AİHM 2001-I).
12. Mahkeme, başvuranın taşınmazının iade edilmesini talep etmediğini gözlemlemektedir. Başvuran, yalnızca taşınmazın piyasa değeri esas alınarak tazminat verilmesini talep etmektedir.
13. Mahkeme, uygun tazminatın belirlenmesi için Sözleşmeye Ek 1. No.lu Protokolün 1. maddesine ilişkin içtihadında belirtilen genel kriterlere dayanması gerekmektedir ve bu kriterlere göre, mülkün değeriyle orantılı makul şekilde bir meblağ ödenmeden mülkiyetten mahrum bırakmak genellikle aşırı yük oluşturmaktadır.
14. Mahkeme, Hükümetin dosyaya 500 m2lik ihtilaflı taşınmazın rayiç değerinin değerlendirilmesine ilişkin birçok rapor eklediğini gözlemlemektedir. Hükümet, Mahkemeden tapu kaydında bağ olarak nitelendirildiği kaydedilen taşınmazın değerinin 20.000 eski Türk lirası olduğunu değerlendiren (yaklaşık 6.666 avro) yani metre karesi 40 Eski Türk Lirasına tekabül etmekte olan (yaklaşık 13,33 avro/m2) 4 Nisan 2014 tarihli ve Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından düzenlenen değerlendirme raporuna dayanmasını talep etmektedir.
15. Mahkeme, dosyadaki unsurların bütünün incelemesinde, söz konusu taşınmazın değerlendirilmesi için çeşitli raporlarla kaydedilen meblağların ortalamasının yaklaşık 44.200 eski Türk Lirası (14.733 avro) yani metre karesi 88 eski Türk Lirası (yaklaşık 29,46 avro/m2) olduğunu dikkate almaktadır.
16. Mahkeme, kullanılan çeşitli hesap yöntemlerinin vardığı sonuçlar arasında önemli bir fark olduğunu tespit etmektedir. Sonuç olarak Mahkeme, mümkün olduğu ölçüde mülkün değeri ile orantılı makul şekilde bir götürü ücret, yani kamulaştırma tazminatı olarak Sözleşmeye Ek 1. No.lu Protokolün 1. maddesi bağlamında kabul edilebilir bulunan bir meblağ belirleyecektir.
17. Dolayısıyla Mahkeme, taraflarca sunulan dosyadaki delillerin bütünü ve elinde bulunan ilgili bilgiler ve iç hukuk yargılaması sonucunda başvuranın daha önce aldığı meblağı dikkate alarak, başvurana bu meblağ üzerinden hesaplanacak her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere maddi tazminat olarak 14.000 avro (EUR) tutarının ödenmesinin makul olduğuna karar vermiştir.
18. Mahkeme, manevi zarar ile ilgili olarak, başvuranın taşınmazın yasaya aykırı olarak istimlak edilmesine karşı duyduğu güçsüzlük, tatminsizlik hissinin ve haklarını ileri sürmek için mahkemelere başvurma gerekliliğinin, ilgiliye uygun bir tazminatın ödenmesini gerektiren kesin bir manevi zarara neden olduğu kanaatindedir (Scordino/İtalya (No. 3) (adil tazmin), No. 43662/98, § 42, 6 Mart 2007; Sarıca ve Dilaver/Türkiye, No. 11765/05, § 66, 27 Mayıs 2010). Dolayısıyla Mahkeme, hakkaniyete uygun olarak, Sözleşmenin 41. maddesinin gerektirdiği gibi, başvurana bu bağlamda 1.500 avro (EUR) ödenmesine karar vermiştir.
B. Masraf ve Giderler
19. Başvuran, masraf ve giderler ile ilgili olarak, avukatlık ücreti ve ulusal mahkemeler önünde yapılan yargılama masrafları için 3.000 avro (EUR) talep etmektedir. Başvuran, kanıtlayıcı belge niteliğinde, yargılama masraflarına ilişkin avukatlık ücret tarifesini ve makbuzlar ibraz etmektedir.
20. Hükümet, Mahkemeyi, başvuranın iddialarını reddetmeye davet etmektedir.
21. Elindeki belgeleri ve konu hakkındaki kıstasları göz önünde bulundurarak (Bottazzi/İtalya (BD), No. 34884/97, § 30, AİHM 1999-V ve Scmicka/Polonya, No. 37645/97, § 54, 1 Ekim 2002), Mahkeme, tüm masraflar dahil 1.000 avro (EUR) tutarının ödenmesini makul görmekte olup ve bu meblağın başvurana ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
22. Mahkeme, gecikme faizi olarak, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi faizlerine uyguladığı faiz oranına üç puan eklenerek elde edilecek oranı uygulamanın uygun olduğu sonucuna varmaktadır.
BU GEREKÇELERLE, MAHKEME, OYBİRLİĞİYLE,
1. a) Davalı Devletin, Sözleşmenin 44. maddesinin 2. fıkrası gereğince, kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içerisinde, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilmek üzere, aşağıdaki miktarları başvurana ödemekle yükümlü olduğuna:
i. maddi tazminat olarak başvurana her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere 14.000 avro (ondörtbin avro) ödenmesine;
ii. manevi tazminat olarak başvurana her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere 1.500 avro (binbeşyüz avro) ödenmesine;
iii. masraf ve giderler için başvurana, her türlü vergi tutarı hariç olmak üzere 1.000 avro (bin avro) ödenmesine;
b) Söz konusu miktarlara, belirtilen sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli olan faiz oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
2. Adil tazmin talebinin geri kalan kısmının reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş; İçtüzüğün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca, 14 Ekim 2014 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy