(AİHS m. 6, 34, 35) (765 S. K. m. 125) (TANER - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru No. 36686/07)
STRAZBURG
17 Şubat 2009
USUL
T.C. vatandaşı Mehmet Koç (başvuran) tarafından Türkiye Cumhuriyeti aleyhine, 27 Temmuz 2007 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapılan 36686/07 numaralı başvuru sonucu bu dava görülmektedir. Başvuran, Diyarbakır Barosu avukatlarından F. Danış tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
Başvuran 1979 doğumludur ve Diyarbakırda ikamet etmektedir. 27 Nisan 1999 tarihinde yakalanmıştır. 24 Mayıs 1999 tarihinde, Cumhuriyet Savcısı, başvuranı eski Ceza Kanununun 125. maddesi uyarınca suçlayan bir iddianame sunmuştur. 13 Aralık 2002 tarihinde, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranı iddia makamının talebine uygun biçimde suçlu bulmuştur. 7 Ekim 2003 tarihinde, Yargıtay bu kararı bozmuştur. 2004 yılında devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılmasını müteakip, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi davayı devralmış ve 19 Nisan 2007 tarihinde başvuranı mahkum etmiştir. Başvuran temyiz başvurusunda bulunmuştur. 12 Aralık 2007 tarihinde, Yargıtay söz konusu kararı onamıştır.
HUKUK
Başvuran, davasına ait cezai yargılama süresinin AİHSnin 6/1 maddesinde ortaya konan makul süre şartına uymadığı konusunda şikayetçi olmuştur. Hükümet bu iddiayı reddetmiştir.
AİHM, başvuran hakkındaki cezai kovuşturmanın, yakalandığı tarih olan 27 Nisan 1999 tarihinde başladığını ve Yargıtayın başvuran hakkındaki mahkumiyet kararını onadığı 12 Aralık 2007 tarihinde sona erdiğini gözlemlemiştir. Dolayısıyla, kovuşturma süresi, iki aşamalı bir yargıda yaklaşık sekiz yıl yedi ay sürmüştür.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca, başvurunun başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadığını tespit etmiştir. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir niteliktedir.
AİHM yargılama süresinin uygunluğunun, davanın şartları ışığında değerlendirilmesi gerektiğini yinelemiştir (bkz., diğer pek çok kararın yanı sıra, Pélissier Sassi - Fransa (BD), no. 25444/94). Somut davada, ilk derece mahkemesi önünde görülen davanın toplam süresini göz önünde bulunduran AİHM, yargılamanın makul süre içinde yapıldığı konusunda ikna olmamıştır. Yukarıda belirtilenler ışığında, AİHM, AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği kararını vermiştir.
AİHM, adil tatmine ilişkin olarak, başvuranın kendisine tanınan süre içinde tazminat taleplerini sunmamış olması nedeniyle tazminat ödenmemesine karar vermiştir (bkz., Taner - Türkiye, no. 38414/02, 15 Şubat 2007).
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 17 Şubat 2009 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy