(AİHS. m. 6, 13, 14, 17, 35, EK 1 NOLU PROTOKOL) (4721 S. K. m. 1007) (6292 S. K. m. 7) (REŞAT NURİ AYKAÇ VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI) (OSMAN YAŞAR DİŞLİOĞLU V. - TÜRKİYE DAVASI) (TAHİR ARIOĞLU VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI) (ÜMMÜHAN KAPLAN DAVASI - TÜRKİYE DAVASI) (MÜDÜR TURGUT VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 43560/07)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başkan
Dragoljub Popovic,
Yargıçlar
Paulo Pinto de Albuquerque,
Helen Keller ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Marialene Tsirlinin katılımıyla komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 10 Aralık 2013 tarihinde yapılan müzakerelerin ardından, aynı tarihte alınan aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran tarafların isimleri ekli listede yer almaktadır.
A. Somut Olayın Koşulları
2. Başvurunun kendine özgü koşulları, başvuranlarca ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
3. Başvuranlara ait taşınmazların tapu kayıtları mahkeme kararlan doğrultusunda herhangi bir tazminat ödenmeksizin, değişik tarihlerde Hazine lehine iptal edilmiştir.
4. Kararlar, ihtilaf konusu taşınmazların, Devlete ait orman arazisi (2B arazileri) olmalarına ve orman vasfını kaybetmeden evvel tespit işlemlerinin gerçekleşmesine dayanmaktadır. Sonuç olarak, tapu kayıtları başvuranlar açısından usulüne uygun olarak düzenlenmemiştir ve dolayısıyla bu kayıtlar iptal edilmelidir.
B. İlgili İç Hukuk Kuralları ve Uygulamaları
5. Orman arazileri ile ilgili güncel hukuki mevzuat ve yargılama yetkisiyle ilgili içtihadi gelişmeler Aykaç ve diğerleri/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), no. 2089/05, 11 Aralık 2012; Dişlioğlu ve diğerleri/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), no. 39149/04, 11 Aralık 2012; Altunay/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), no. 42936/07, §§ 21-27, 17 Nisan 2012 ve Arıoğlu ve diğerleri/Türkiye (kabul edilebilirlik hakkında karar), no. 11166/05, §§ 22-35, 6 Kasım 2012. davalarında özetlenmektedir.
6. 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun 9 Ocak 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. Söz konusu Kanun, başvuranın makul sürede yargılanma hakkına ve iç hukukta bu konudaki şikayetlerini sunabileceği bir başvuru yolunun bulunmamasına ilişkin olarak Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından kabul edilmiştir.
7. Bu Kanun, 23 Eylül 2012 tarihinden önce AİHMe yapılan ve bilhassa adli yargılamaların süresi ile ilgili şikayetler başta olmak üzere bütün başvurulara uygulanmaktadır.
8. Bu Kanun ile başlayan uygulamayla ilgili olarak, Mahkeme, daha önce vermiş olduğu Turgut ve diğerleri/Türkiye (no. 4860/09, 26 Mart 2013) kararında yer alan ifadelere atıfta bulunmaktadır.
ŞİKAYETLER
9. Başvuranlar, tapularının iptal edilmesi ile ilgili adli yargılamaların sürelerinden şikayet etmektedirler.
10. Başvuranlar ayrıca, Sözleşmenin 6, 13, 14 ve 17. maddelerini içeren çeşitli hükümler ile Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesine dayanarak, tapu kayıtlarının tazminat ödenmeden iptal edilmesinin yasaya aykırı olduğunu ve adil olmadığını ileri sürmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
11. Mahkeme, başvuruların, ortaya konulan sorular ve olaylar bakımından benzerlik göstermesini göz önünde bulundurarak, İçtüzüğünün 42. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu başvuruların birleştirilmesinin uygun olacağı kanısındadır.
A. Yargılamaların Süreleri Bağlamında Yapılan Şikayetler
12. Mahkeme, Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan) davasında pilot karar usulünün uygulanmasının ardından, 9 Ocak 2013 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 6384 sayılı Avrupa İnsan Haklan Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanunu kabul ettiğini hatırlatmaktadır.
13. Bir Tazminat Komisyonu kurulmasını öngören bu Kanun, bilhassa yargılama süreleri ile ilgili davalarda tazminat konusunda izlenecek ilkeleri, amacı ve yöntemi düzenlemektedir. Bu Kanun, AİHMe 23 Eylül 2012 tarihinden önce yapılmış olan bütün başvurular hakkında uygulanmaktadır.
14. Dolayısıyla davalı Devlet, ulusal düzeyde, aynı yapısal sorundan kaynaklanan birçok bireysel davaya çözüm önermiş ve böylelikle Sözleşme sisteminin temelinde yer alan ikincilik ilkesini uygulamıştır (Bourdov/Rusya (no 2), no. 33509/04, § 127, AİHM 2009).
15. Mahkeme, yargılama sürelerine ilişkin davalarla ilgili olarak, Turgut ve diğerleri (yukarıda anılan) kararında, bu yeni başvuru yolunun öncelikle şikayetlerin giderilmesi için makul bakış açıları sunabilecek nitelikte ve ulaşılabilir olduğunu ve tüketilecek bir hukuk yolu teşkil ettiğini değerlendirmiştir. Dolayısıyla, söz konusu şikayeti iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.
16. Somut olayda, Mahkeme, bu yaklaşımını değiştirecek herhangi bir neden görmemekte ve başvuranların şikayetlerinin, Sözleşmenin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle kabul edilemez olduğuna karar vermektedir.
B. Başvuranların Tapularının İptal Edilmesi Bağlamında Yapılan Şikayetler
17. Dava konusunun hukuki nitelendirmesi bağlamında yetkili olan AİHM, tarafların olaylara atfettiği nitelendirmeye bağlı olmadığını hatırlatmaktadır (bk. diğerleri arasında, Remzi Aydın/Türkiye, no. 30911/04, § 44, 20 Şubat 2007). Somut olayda, Mahkeme, başvuranların tapularının iptal edilmesi bağlamındaki şikayetlerinin, yalnızca Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesi açısından incelenmesi gerektiği kanaatindedir.
18. Mahkeme, daha önce de benzer başvuruları incelediğini ve iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle bu başvuruların kabul edilemez olduklarına karar verdiğini saptamaktadır.
19. Bu nedenle Mahkeme, Türk Medeni Kanununun 1007. maddesinde öngörülen tazminat yolu ile yakın zamanda 6292 sayılı Kanunun 7. maddesinde düzenlenen iade yolunun, başvuruda bulunulduktan sonra oluşturulmuş olsalar da, Sözleşmenin 35. maddesinin 1. fıkrası bağlamında tüketilmesi gereken iç hukuk yollan olduğu kanaatine varmıştır (bk. yukarıda 5. paragrafta anılan kararlar).
20. Mahkeme, somut olayda, başka bir yaklaşım benimsemesini haklı gösterecek herhangi bir koşul görmemektedir.
21. Dolayısıyla Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle, Sözleşmenin 35. maddesinin 1. ve 4. fıkraları uyarınca bu şikayetleri de kabul edilemez olarak açıklar.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy