(AİHS m. 6, 34)
(Başvuru no. 47130/07)
Başkan,
Dragoljub Popovic,
Yargıçlar,
Paulo Pinto de Albuquerque,
Helen Keller ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Françoise Elens-Passosun katılımıyla oluşturulan ve 27 Kasım 2012 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İkinci Dairesi (metinde Mahkeme olarak anılacaktır), 10 Ekim 2007 tarihinde yapılan başvuruyu dikkate alarak, yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 47130/07 nolu dava, iki Türk vatandaşı Bay Metin Basmacı ve Bayan Derya Basmacının (başvuranlar) 10 Ekim 2007 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Hakların Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudan ibarettir.
2. Başvuranlar, İzmirde görev yapan avukat Bayan Okyay Evren tarafından temsil edilmişlerdir. Türk Hükümeti (Hükümet) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. 2 Kasım 2010 tarihinde, başvuru Hükümete tebliğ edilmiştir.
4. Hükümet, başvurunun bir Komite tarafından incelenmesine itiraz etmiştir. Mahkeme Hükümetin itirazını değerlendirmiş ve itirazı reddetmektedir.
OLAYLAR
5. Başvuranlar, baba ve kızı olmak üzere, 1947 ve 1982 doğumludurlar ve Eskişehirde ikamet etmektedirler.
6. Başvuranların yaşadıkları bina, 17 Ağustos 1999 depreminin ardından ortaya çıkan artçı sarsıntı nedeniyle yıkılmıştır.
7. Başvuranlar, iki aile ferdini kaybetmiştir. Bunun yanı sıra, başvuran Metin Basmacı ağır şekilde yaralanmıştır.
8. 14 Eylül 1999da Eskişehir Cumhuriyet Savcılığı, binayı inşa edenler aleyhine, dikkatsizlik sonucu tehlikeye yol açtıkları gerekçesiyle Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi önünde bir kamu davası açmıştır.
9. Belirtilmeyen bir tarihte başvuran Metin Basmacı, davaya müdahil olarak katılmak için mahkemeye başvurmuştur.
10. 23 Ocak 2003de Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi dava hakkında hüküm vermiştir.
11. 22 Eylül 2003de Yargıtay kararı bozmuştur.
12. 16 Şubat 2007de Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi dava hakkında hüküm vermiştir
13. 11 Şubat 2008de Yargıtay, zaman aşımı nedeniyle davayı düşürmüştür.
ŞİKAYET
14. Başvuranlar, yargılama sürecinin uzunluğunun, Sözleşmenin 6 § 1 maddesinde öngörülen makul süre koşuluna uymadığından şikayetçi olmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
15. Mahkeme, Sözleşmenin başvuranın talep ettiği gibi, kişisel intikam veya toplu başvuruyu güvence altına almadığını not etmektedir. Bu nedenle, üçüncü şahıslara karsı ceza soruşturması açılması veya üçüncü şahısların cezalandırılması talebinde bulunma hakkı bağımsız olarak ileri sürülememektedir; söz konusu hak, mağdurun iç hukukta dava açma hakkını kullanmasından ayrı tutulmamalıdır, (bkz. Perez v. Fransa (BD), no 47287/99, §70-75, AİHM 2004-I).
16. Mahkeme, söz konusu ceza yargılamalarına, başvuranın müdahil sıfatıyla katıldığını, ancak başvuranın mahkeme önünde belirttiklerine göre adli makamlardan tazminat talebinde bulunmadığını, ancak ulusal mahkemeler önündeki yargılamalar sona erinceye kadar da bu hakkını saklı tutmadığını vurgulamaktadır.
17. Yukarıdakiler ışığında Mahkeme, Sözleşmenin 6 § 1 maddesinin mevcut davanın koşullarında uygulanabilir olmadığı kanaatindedir.
Bu gerekçelere dayanarak, Mahkeme oybirliğiyle,
Başvuruyu kabul edilemez olarak nitelendirir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy