(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 44)
(Başvuru no: 4753/07)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
7 Aralık 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (4753/07) nolu davanın nedeni T.C. vatandaşı Serap Kapusızın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 23 Ocak 2007 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde Ankara Barosu avukatlarından T. Alaloğlu tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Başvuran 1987 doğumlu olup İstanbulda ikamet etmektedir.
23 Aralık 1992 tarihinde başvuran trafik kazası sonucunda Asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açmıştır.
Başvuran 22 Kasım 2000 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde ikinci bir tazminat davası açmıştır.
Asliye hukuk mahkemesi 3 Temmuz 2002 tarihinde davaların birleştirilmesine karar vermiştir.
Mahkeme 1 Haziran 2006 tarihinde başvuranın talebini yerinde bulmuştur.
Yargıtay 11 Kasım 2006 tarihinde bu kararı bozmuştur.
Asliye hukuk mahkemesi 27 Temmuz 2007de başvurana maddi ve manevi tazminat ödenmesini kararlaştırmıştır.
Yargıtay 4 Şubat 2008 tarihinde bu kararı onamıştır.
HUKUK
Başvuran yargılamanın uzunluğunun AİHSnin 6/1 maddesinde öngörülen «makul süre» ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmektedir.
Hükümet bu iddiaya karşı çıkmaktadır.
Göz önünde bulundurulması gereken dönem 23 Aralık 1992 tarihinde Asliye hukuk mahkemesinde açılan dava ile başlayıp 4 Şubat 2008 tarihinde Yargıtayın kararı ile sona ermektedir. İki dereceli mahkemede bu süre on beş yıl bir ay sürmüştür.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvurunun dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder.
AİHM yargılama süresinin makul olup olmadığının davanın şartları ışığında ve özellikle de davanın karmaşıklığı, başvuranın ve ilgili mercilerin tutumu, davanın başvuranlar için arz ettiği önem gibi, içtihadında yerleşmiş ölçütlere bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatır (Bkz. birçokları arasında, Daneshpayeh-Türkiye kararı, no: 21086/04, 16 Temmuz 2009).
AİHM daha önce de benzer sorunları ortaya koyan birçok davayı incelediğini ve AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiği sonucuna vardığını belirtmektedir (Bkz. sözü edilen Daneshpayeh kararı).
AİHM özellikle ilk derece mahkemesinin davanın esası hakkındaki ilk incelemesinin dokuz yıl altı ay sürdüğünü gözlemlemektedir. AİHM kendisine sunulan bütün unsurları incelemiş ve Hükümetin bu davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak ikna edici hiçbir tespit ve delil sunmadığını tespit etmiştir. Mahkemenin bu konudaki yerleşik içtihadı ışığında AİHM, sözkonusu yargı sürecinin uzunluğunun aşırı olduğu ve 6/1 maddesinde öngörülen «makul süre» ilkesini karşılamadığı sonucuna varmaktadır.
Bu nedenle AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
Geriye AİHSnin 41. maddesinin uygulanması kalmaktadır. Başvuran 100.000 ABD Doları, 81.914 Euro maddi ve manevi tazminat talep etmektedir.
Hükümet bu iddialara karşı gelmektedir.
AİHM tespit edilen ihlal ile öne sürülen maddi ve manevi tazminat arasında herhangi bir illiyet bağı kuramamakta ve bu talebi reddetmektedir. Buna karşın başvurana 12.000 Euro manevi tazminat ödenmesini uygun görmektedir.
Başvuran yargılama giderleri için herhangi bir talepte bulunmamıştır, dolayısıyla bu yönde bir ödeme yapılması gerekmemektedir.
AİHM gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK, AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. a) AİHSnin 44/2 maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, miktara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TLye çevrilmek üzere, Savunmacı Devlet tarafından başvurana 12.000 (on iki bin) Euro manevi tazminat ödenmesine;
b) yukarıda belirtilen sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, söz konusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar Fransızca olarak hazırlanmış ve AİHMnin iç tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragraflarına uygun olarak 7 Aralık 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy