(AİHS m. 3, 5, 6, 8, 13, 29, 37, 41, 4 Nolu Protokol)
(Başvuru no: 49662/07)
KARAR (Kayıttan Düşme)
6 Mayıs 2008
OLAYLAR
Laleh Ghaderypoor isimli başvuran 1968 doğumlu bir İran vatandaşıdır ve İngilterede ikamet etmektedir. Başvuran, AİHM huzurunda Ankara Barosu avukatlarından Salih Efe tarafından temsil edilmektedir.
Dava olayları
Taraflarca sunulduğu şekliyle dava olayları şöyle özetlenebilir.
Başvuran, 8 Ağustos 2007 tarihinde, kendisine sığınma hakkı tanıyan ve geçen beş yıl boyunca ikamet ettiği İngiltereden uçakla İstanbula gelmiştir. Başvuranın sekiz yaşındaki kızı İngilterede kalmış ve başvuranın arkadaşları tarafından bakılmıştır.
Aynı gün, başvuran İrana gitmiştir. Her iki seyahat için de İran pasaportunu kullanmıştır. Başvuranın İrana gitmesinin sebebi, yıllarca görmediği ağır hasta olan annesini ziyaret etmektir. Başvuran İrana geldiğinde, İran makamları tarafından İran pasaportu elinden alınmış ve başvuran bu makamlarca sorgulanmıştır.
Eylül 2007de, başvuran yasadışı yollardan İrandan Türkiyeye girmiş ve 16 Ekim 2007 tarihinde, İngiliz makamları tarafından verilen seyahat belgelerini kullanarak Londra uçağına binmek üzere Ankaradaki havalimanına gitmiştir. Ancak, yasadışı yollardan Türkiyeye giriş yaptığı gerekçesiyle Türk polisi tarafından alıkonmuştur. Başvuran, avukatının yardımıyla, İçişleri Bakanlığından serbest bırakılmasını ve İngiltereye gitmesi için Türkiyeden ayrılmasına izin verilmesini talep etmiştir. 13 Kasım 2007de, İçişleri Bakanlığı başvuranın taleplerini reddetmiştir.
15 Kasım 2007 tarihinde, başvuran bu başvuruyu yapmıştır. Başvuran, AİHM İçtüzüğünün 39. maddesi uyarınca, AİHMden Hükümetin kendisini İrana göndermemesi gerektiği yönünde karar vermesini talep etmiştir. 16 Kasım 2007 tarihinde, Daire Başkanı, gelecek yedi gün içerisinde başvuranın sınır dışı edilmemesinin hem tarafların yararı hem de AİHM önündeki yargılamanın düzgün bir biçimde yürütülmesi için gerekli olduğunu Hükümete bildirmeye karar vermiştir. Bunun üzerine, makamlar başvuranı sınır dışı işlemini iptal etmişlerdir. Başvuran, yabancılar misafirhanesinden çıkarılmamıştır.
21 Kasım 2007 tarihinde, Daire Başkanı, bir sonraki bildirime kadar ihtiyati tedbir kararının uzatılmasına karar vermiştir.
ŞİKAYETLER
Başvuran, İrana sınır dışı edilmesi halinde, geçmişte İrandaki rejime karşı yapmış olduğu eylemlerden ve İngiltereye sığınma için başvurduğu sırada İngiliz makamlarına vermiş olduğu ifadelerden dolayı kötü muameleye maruz bırakılacağı ve hatta idam cezası alacağı konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 3. maddesine dayandırmıştır.
Başvuran, İrana sınır dışı edilmesi halinde, İngilterede yaşayan kızını göremeyeceği konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 8. maddesine dayandırmıştır.
Başvuran, makul bir süre içerisinde hakim önüne çıkartılmadığı, haklarıyla ilgili olarak kendisine bilgi verilmediği ve tercüman ve avukat yardımından yararlanmadığı konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetlerini AİHSnin 5 ve 6. maddelerine dayandırmıştır.
Başvuran, ayrıca, İrana sınır dışı edilmesi halinde serbest dolaşım özgürlüğünün ihlal edileceği konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini 4 No.lu Protokolün 2. maddesine dayandırmıştır.
Başvuran, son olarak, İçişleri Bakanlığına çok sayıda dilekçe sunmuş olmasına rağmen, sınır dışı edileceğine dair karar alınıp alınmadığıyla ilgili olarak kendisine bilgi verilmediği konusunda şikayetçi olmuş ve bu şikayetini AİHSnin 13. maddesine dayandırmıştır. Başvuranın iddiasına göre, sınır dışı kararının alınıp alınmadığıyla ilgili olarak kendisine bilgi verilmemesi, son anda böyle bir karar alınması halinde idare mahkemeleri önünde bu kararı sorgulaması için kendisine yeterli zaman verilip verilmeyeceği konusunda kafasında soru işaretleri yaratmıştır.
HUKUK
A. AİHSnin 37/1 maddesinin uygulanması
Hükümet, 30 Ocak 2008 tarihli mektubuyla, yerel makamların İngiltereye gitmesi için başvurana izin vermeye hazırlandıklarını AİHMye bildirmiştir. Hükümetin mektubu, varsa yargılama masraflarına ilişkin talepleri ile birlikte 22 Şubat 2008e kadar görüşlerini sunmak üzere başvuranın avukatına gönderilmiştir.
Sırasıyla 8 Şubat ve 12 Şubat 2008 tarihli mektuplarıyla başvuranın avukatı ile Hükümet, başvuranın 2 Şubat 2008 tarihinde İngiltereye gitmek üzere Türkiyeden ayrıldığını AİHMye bildirmiştir.
Başvuranın avukatı, 19 Şubat 2008 tarihli mektubuyla, başvuranın artık başvurusunu takip etme niyetinde olmadığını AİHMye bildirmiştir.
AİHM, bu koşullar altında, AİHSnin 37/1(a) maddesi uyarınca, başvuranın artık başvurusunu takip etme niyetinde olmadığı görüşündedir. AİHM, AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca, Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına saygı açısından başvuruyu incelemeye devam etmeyi gerektirecek özel bir durum olmadığı görüşündedir. Yukarıdaki bilgiler ışığında, AİHSnin 29/3 maddesi ile AİHM İçtüzüğünün 39. maddesinin uygulanmasına son verilmesi ve davanın kayıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
B. AİHM İçtüzüğünün 43/4 maddesinin uygulanması
Başvuran, AİHM önünde yapmış olduğu yargılama masrafları için toplam 3,400 Euro talep etmiştir. Bu miktarın içerisinde, başvuranın 5,901 Türk Lirası miktarında bir fatura sunduğu 3,000 Euroluk avukat ücreti bulunmaktadır. Kalan 400 Euro, vekaletname hazırlanması karşılığında ödenen noter ücreti, çeviri ücreti, avukatının seyahat masrafları, telefon ve faks masrafları karşılığında talep edilmiştir.
Hükümet, AİHM tarafından alınacak kararın kabul edilemezlik kararı niteliğinde olacağı gerekçesiyle, başvuranın taleplerine cevap vermenin gereksiz olacağını ileri sürmüştür.
AİHM, İçtüzüğün 43/4 maddesi uyarınca, kayıttan düşürülen başvurularda yargılama masraf ve giderleri karşılığında tazminat ödenip ödenmeyeceği konusunun kendi takdirine bırakıldığını hatırlatmaktadır.
AİHM, bu bağlamda, İçtüzüğün 43/4 maddesinde yer alan masrafların tazminine ilişkin genel ilkelerin AİHSnin 41. maddesinde yer alan ilkelerle esas bakımından aynı olduğunu hatırlatmaktadır. Bir başka deyişle, tazminat ödenebilmesi için, masrafların iddia edilen ihlal veya ihlallerle ilgili olması ve makul bir miktarda olması gerekmektedir. Ayrıca, İçtüzüğün 60/2 maddesi uyarınca, bütün taleplerin destekleyici belgeleri veya faturaları ile birlikte ayrıntılı bir dökümü yapılır; bunun yapılmaması halinde talepler AİHM tarafından tamamıyla veya kısmen reddedilebilir (bkz, örneğin, El Majjaoui ve Stichting Touba Moskee / Hollanda, no. 25525/03; J.M. / İngiltere, no. 41518/98).
Sözkonusu davada, AİHMye sunulan fatura ile başvuranın yargılama masraflarına ilişkin talepleri, Salih Efe tarafından sağlanan avukatlık hizmetlerinin tam niteliğini belirtmemekte olup dava açarken avukatın kaç saat harcadığı konusunda bilgi vermemektedir (bkz, mutatis mutandis, Kaftailova/Letonya, no. 59643/00). AİHM, başvuranın belirttiği yargılama masraflarının gerçekten yapıldığını düşünmeye hazır olsa da, yapılan masrafların ne kadar gerekli olduğunu ve makul miktarda olup olmadığını inceleyemez.
AİHM, yukarıdaki kriterler ve elindeki bilgiler ışığında, yargılama masrafları için, her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak, başvurana 1,000 Euro ödenmesini uygun görmektedir. AİHM, gecikme faizi için, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artışın ekleneceğini belirtmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYALI OLARAK AİHM, OYBİRLİĞİYLE,
Başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy