(AİHS m. 6, 7, 10, 13, 34, 35, 41, 44, 1 NOLU PROTOKOL) (3713 S. K. m, 6) (MEHMET EMİN YILDIZ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (HALİS DOĞAN - TÜRKİYE DAVASI) (DEMİREL VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (DEMİREL VE ATEŞ - TÜRKİYE DAVASI) (ÜRPER VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 55036/07, 55564/07, 1228/08, 1478/08, 4086/08, 6302/08 ve 7200/08)
KARAR
STRAZBURG
26 Ocak 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USULİ İŞLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan yedi davanın (55036/07, 55564/07, 1228/08, 1478/08, 4086/08, 6302/08 ve 7200/08) nedeni isimleri ekte kaydedilen on dokuz T.C. vatandaşının (başvuranlar), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, İstanbul Barosu avukatlarından Ö. Kılıç tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
A. Gazeteler hakkındaki kovuşturma
Sözkonusu tarihte başvuranlar, Türkiyede yayılan iki günlük ve üç haftalık gazetenin sahibi, genel yayın müdürü, baş editörü, haber müdürü ve gazetecisiydiler: Gündem, Yedinci Gün, Haftaya Bakış, Yaşamda Demokrasi ve Gerçek Demokrasi. Çeşitli haber raporları ve makaleler hususunda bu beş gazetenin yayımlanması, 9 Ekim ve 15 Aralık 2007 tarihleri arasında, on beş gün ila bir ay arasında değişen sürelerle, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin çeşitli dairelerince, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 6 (5). maddesi uyarınca geçici olarak durdurulmuştur. Durdurulan yayınların, terörist örgüt PKK/KONGRA-GEL lehine propaganda yaptıkları ve sözkonusu örgüt ve üyelerince işlenen suçları onayladıkları kanaatine varılmıştır. Dava dosyasındaki sınırlı bilgilerden, başvuranlar Ali Tugay, Hüseyin Akyol ve Hüseyin Bektaş hakkında benzer kovuşturmaların açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda kaydedilen başvuranlar aleyhinde başlatılan cezai takibat halen devam etmektedir.
HUKUK
Konularının benzer olmasını göz önüne alan AİHM, başvuruları birleştirmeye karar vermiştir.
I. KABULEDİLEBİLİRLİK
Hükümet, sözkonusu gazetelerin sahibi, genel yayın yönetmeni ve/veya baş editörü olan ve aleyhlerinde cezai takibat başlatılan Lütfi Ürper, Ali Turgay, Hüseyin Bektaş ve Hüseyin Akyol haricindeki başvuranların mağdur statüsünde olmadıklarını kaydetmiştir.
AİHMnin Yıldız ve Diğerleri/Türkiye ((karar), no. 60608/00, 26 Nisan 2005)) ve Halis Doğan ve Diğerleri/Türkiye (no. 50693/99, 10 Ocak 2006) davalarındaki kararlarına değinen başvuranlar, gazetenin yayımlanmasına getirilen durdurulmadan topluca etkilendiklerini belirtmişlerdir.
AİHM önceki davalarda Hükümetin benzer itirazlarını incelemiş ve reddetmiş olduğunu kaydeder. Mevcut davada daha önceki davalarda vardığı sonuçlardan farklı bir sonuca varmasını gerektiren özel koşullar bulunmamaktadır. Dolayısıyla AİHM, Hükümetin itirazını reddeder.
AİHSnin 35. maddesinin 3. paragrafı çerçevesinde başvuruların dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru taşımadıklarını tespit eder. Bu nedenle, kabuledilebilir niteliktedirler.
II. ESAS
A. AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiği iddiaları
Başvuranlar, AİHSnin 10. maddesine dayanarak Gündem, Yedinci Gün, Haftaya Bakış, Yaşamda Demokrasi ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin yayım ve dağıtımlarının 3713 sayılı Kanunun 6(5). maddesi uyarınca geçici olarak durdurulmasının, ifade özgürlüklerine haksız bir müdahale teşkil ettiğini iddia etmişlerdir. Özellikle, ulusal mahkemelerin kararlarını verdikleri tarihte, gelecekteki içeriği bilinmeyen sözkonusu gazetelerin yayımlanmalarının bu denli uzun sürelerle yasaklanmasının sansür anlamına geldiğini ileri sürmüşlerdir.
Hükümet, ulusal mahkeme kararlarının; ulusal güvenlik, ülke bütünlüğü ve kamu güvenliği gibi çeşitli meşru amaçlar izlediğini kaydetmiştir. Ayrıca, sözkonusu makalelerin içerikleri göz önüne alındığında, alınan tedbirler izlenen meşru amaçlarla orantılı ve demokratik bir toplumda gereklidir.
AİHM, son olarak benzer bir şikayeti incelemiş ve 3713 sayılı Kanunun 6(5). maddesi uyarınca, belirli aralıklarla çıkan gazetelerin yayımlanmalarının tümüyle yasaklanmasının, demokratik bir toplumda gerekli olan kısıtlama fikrinin ötesine geçtiğini ve sansür anlamına geldiğini kaydettiği Ürper ve Diğerleri davasında AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır.
Dolayısıyla AİHSnin 10. maddesi ihlal edilmiştir.
B. AİHSnin 6., 7. ve 13. maddeleri ile AİHSye ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği iddiaları
Başvuranlar AİHSnin 6/1 ve 6/3 maddelerine dayanarak İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi önünde yapılan yargılamalara katılamadıklarından ve sözkonusu mahkemenin, savunmalarını içeren görüşlerini dinlemeden yukarıda kaydedilen gazetelerin yayımlanmasını ve dağıtımını geçici olarak durdurduğundan şikayetçi olmuşlardır. Ayrıca, AİHSnin 13. Maddesine dayanarak geçici olarak durdurma kararlarına itirazlarının, yargılama yapılmaksızın reddedilmesi nedeniyle ulusal mahkeme kararlarının kanunlara uygunluğuna itiraz edebilecekleri bir iç hukuk yolunun mevcut olmadığını ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar aynı zamanda 6/2. madde uyarınca, ulusal mahkemelerin cezayı gerektiren suçların, yukarıda kaydedilen gazetelerde çıkan ve sorumlu tutuldukları haber raporlarının ve makalelerin yayımlanması yoluyla işlendiği yönünde karar vermeleri nedeniyle sözkonusu kararların, suçsuz varsayılma haklarını ihlal ettiğinden şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar aynı zamanda AİHSnin 7. maddesine dayanarak gazetelerin yayımlanmalarının ve dağıtımlarının geçici olarak durdurulması kararlarının, hukuki dayanağı bulunmayan bir ceza teşkil ettiğini belirtmişlerdir. Son olarak, 1 Nolu Protokolün 1. maddesine dayanarak Gündem, Yedinci Gün, Haftaya Bakış, Yaşamda Demokrasi ve Gerçek Demokrasi gazetelerinin yayımlanmasının geçici olarak durdurulmasının, mülkiyet haklarına haksız müdahale teşkil ettiğinden şikayetçi olmuşlardır.
Hükümet bu iddialara itiraz etmiştir.
Dava koşullarını ve AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiği yönündeki kararını göz önüne alan AİHM, mevcut başvurularda ortaya konan esas yasal sorunu incelemiş olduğu kanaatindedir. Bu nedenle, sözkonusu şikayetler hususunda ayrıca karar vermesine gerek olmadığı sonucuna varmıştır (bkz., mutatis mutandis, Demirel ve Diğerleri/Türkiye, no. 75512/01, 27. paragraf, 24 Temmuz 2007; Demirel ve Ateş/Türkiye (no. 3), no. 11976/03, 38. paragraf, 9 Aralık 2008; Ürper ve Diğerleri, 49. paragraf).
III. 41. MADDENİN UYGULANMASI
A. Zarar
1. Maddi zarar
Başvuranlar, geçici olarak durdurma kararı sonucunda gazetelerin uğradığı ticari zarar karşılığında 975,000 Türk Lirası (TRY) (yaklaşık 480,000 Euro (EUR)) maddi tazminat talep etmişlerdir. Aynı başlık altında, ayrıca şahsen uğradıkları zararlar için kişi başına 78,000 EUR talep etmişlerdir. Ancak, maddi zarar iddialarını destekleyen yazılı deliller sunmamışlardır.
Hükümet, ileri sürülen maddi zararın belgelerle desteklenmediğini iddia ederek bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHM başvuranların bu talepleri destekleyen yazılı deliller sunmadıklarını kaydeder. Dolayısıyla, talepler reddedilmelidir.
2. Manevi zarar
Başvuranlar manevi tazminat olarak toplam 105,000 EUR talep etmişlerdir.
Hükümet bu meblağın aşırı olduğu kanaatindedir ve böyle bir meblağın ödenmesine karar verilmesinin, haksız zenginleştirmeye neden olacağını belirtmiştir.
AİHM bütün başvuranların, yalnızca ihlal tespiti ile telafi edilemeyecek şekilde sıkıntı ve strese maruz kalmış olabilecekleri kanısındadır. Davanın özel koşullarını ve tespit edilen ihlal türünü göz önüne alan AİHM, başvuranların her birine manevi tazminat olarak 1,800 Euro ödenmesine karar vermiştir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar ayrıca ulusal mahkemeler ve AİHM önünde yaptıkları yargılama masraf ve giderleri için 20,480 Euro talep etmişlerdir. Bu bağlamda, masraf ve harcama çizelgeleri ile birlikte yasal temsilcilerinin başvuranlar için harcadıkları süreyi gösteren belgeler sunmuşlardır.
Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
AİHM içtihadına göre, başvuran gerçekten gerekli oldukları için yapıldıklarını ve meblağların makul olduğunu kanıtladığı müddetçe masraf ve harcamaların tazminine hak kazanmaktadır. Mevcut davada sunulan belgeleri ve yukarıda kaydedilen kriterleri göz önüne alan AİHM, başvuranlara AİHM önünde yaptıkları harcamalar için toplam 2,000 Euro tazminat ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
AİHM, gecikme faizinin Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana yüzde üç puanlık bir ekleme yapılarak belirlenmesi gerektiği kanaatindedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM, OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvuruları birleştirmeye;
2. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;
2. AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiğine;
3. AİHSnin 6., 7. ve 13. maddeleri ile 1 Nolu Protokolün 1. maddesi bağlamındaki şikayetleri ayrı ayrı incelemenin gerekli olmadığına;
4. (a) AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere Sorumlu Devlet tarafından başvuranlara, aşağıda kaydedilen meblağların ödenmesine;
(i) Manevi tazminat olarak başvuranlardan Lütfi Ürper, Yüksel Genç, Nurettin Fırat, Salih Sezgi, Cengiz Kapmaz, Bayram Balcı, Memet Ali Çelebi, Hüseyin Aykol, Fuat Bulut, Ramazan Pekgöz, Mehmet Samur, Musa Demir, Zeriman Dağdelen, Ali Erden, Ersin Öngel, Turabi Kişin, Şinasi Tur, Ali Turgay, Hüseyin Bektaşın her birine 1,800 Euro (bin sekiz yüz Euro) ve uygulanabilecek her tür vergi;
(ii)Yargılama masraf ve giderleri için başvuranlara toplam 2,000 Euro (iki bin Euro) ve uygulanabilecek her tür vergi;
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
5. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine;
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 26 Ocak 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy