(AİHS m. 4, 6, 34, 35, 41)
(Başvuru no. 8472/07)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
31 Ocak 2012
İşbu karar nihai olup, şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine yapılan 8472/07 no'lu başvurunun nedeni, Duran Yavuzdoğan adlı Türk vatandaşının ("başvuran")» Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne 12 Şubat 2007 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme'nin ("Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin - AİHS") 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
25 Mayıs 2010 tarihinde, AİHM'ye, başvuranın 20 Mayıs 2009 tarihinde vefat ettiği ve mirasçıları Döndü Yavuzdoğan, Ayşe Yavuzdoğan, Tülay Arslan (Yavuzdoğan), Erkan Yavuzdoğan, Şenay Yavuzdoğan ve Seyit Yavuzdoğan'ın başvuruyu devam ettirmek istedikleri bildirilmiştir. Mevcut durumda mirasçıların başvuran olmalarına karşılık, pratik nedenlerden ötürü, Duran Yavuzdoğan "başvuran" olarak anılmaya devam edilecektir (bkz. Dalban - Romanya (BD), 28114/95 ve Ahmet Sadık - Yunanistan).
OLAYLAR
DAVANIN OLAYLARI
1943 doğumlu başvuran Eskişehir'de ikamet etmektedir.
Devlet Demiryolları 13 Ekim 2000 tarihinde başvuran hakkında mülkiyetinin kanunsuz işgal edildiği gerekçesiyle tazminat davası açmıştır. Aynı davada davacı ayrıca mülkiyette bulunan binanın kanunsuz işgaline ve tahrip edilmesine son verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme 21 Haziran 2005 tarihinde davacının talebini kısmen kabul etmiş, başvuranın davacıya esas meblağ tutarı olan 1.374.000.000 TL ile 787.205.000 TL faiz ödemesine hükmetmiştir.
Yargıtay 22 Şubat 2006 tarihinde 21 Haziran 2005 tarihli kararını onamıştır.
Yargıtay 5 Ekim 2006 tarihinde başvuranın kararın düzeltilmesi talebini reddetmiştir.
HUKUK
I. AİHS'NİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuran yargılama süresinin AİHS'nin 6/1 maddesinde öngörülen "makul süre" koşuluyla örtüşmediğinden şikayetçi olmuştur.
Hükümet şikayet konusu yargılamanın davanın karmaşıklığı göz önünde bulundurulduğunda haddinden uzun sürdüğü biçiminde değerlendirilemeyeceğini öne sürerek bu argümana itiraz etmiştir. Dolayısıyla yargılamada devlete atfedilebilecek bir gecikme yaşanmadığı sonucuna varmıştır.
AİHS'nin 35. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendi çerçevesinde bu şikayetin dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka bir gerekçe altında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle şikayet kabuledilebilir niteliktedir.
Göz önünde bulundurulacak süre 13 Ekim 2000 tarihinde başlamış, 5 Ekim 2006 tarihinde sona ermiştir.
AİHM, kendisine sunulan tüm bilgi ve belgeleri incelemiş, Hükümet'in bu davada farklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak hiçbir delil ya da görüş sunmadığı kanısına varmıştır. AİHM, konuya ilişkin içtihadını göz önünde bulundurarak, mevcut davada yargılama süresinin haddinden uzun olduğu ve "makul süre" koşuluna uymadığı kanısına varmıştır (bkz. Frydlender - Fransa (BD), 30979/96 ve Daneshpayeh - Türkiye, 21086/04).
Buna göre 6/1 madde ihlal edilmiştir.
II. AİHS'NİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİA EDİLEN DİĞER MADDELERİ
Başvuran, AİHS'nin özel bir maddesine atıfta bulunmadan, hakkında açılan dava nedeniyle yaşama hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiğinden şikayetçi olmuştur.
AİHM elindeki bilgi ve belgeler ışığında, başvuranın yukarıda ifade ettiği hususların AİHS ya da Protokollerinde öngörülen hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini göstermediği kanısındadır. Buna göre, bu şikayetler AİHS'nin 35/3 ve 4 maddesiyle uyumlu olarak açıkça dayanaktan yoksun oldukları gerekçesiyle reddedilmelidir.
III. AİHS'NİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHS'nin 41 maddesine göre:
"Mahkeme işbu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder."
A. Tazminat
Mirasçıları, başvuran adına, 100.000 Euro maddi tazminat talep etmiştir. Ayrıca sözkonusu davaya sebebiyet veren olayların neden olduğu sıkıntının telafi edilmesi için 20,000 Euro manevi tazminat talep etmişlerdir.
Hükümet bu taleplere haddinden yüksek oldukları gerekçesiyle itiraz etmiştir.
AİHM, tespit edilen ihlal ile meydana geldiği iddia edilen maddi zarar arasında illiyet bağı görememektedir. Bu nedenle bu talebi reddeder. Öte yandan, başvuranın mirasçılarına ortaklaşa 3000 Euro manevi tazminat ödenmesine hükmeder.
B. Yargılama giderleri
Başvuranın mirasçıları yerel mahkemelerde meydana gelen masraflar için 10.000 Euro talep etmişlerdir. Geçen süre zarfında faturaları kaybettiklerini ifade ederek, taleplerini destekleyici belgeye dayalı kanıt sunmamışlardır.
Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
AİHM, yargılama giderlerinin, ancak gerçekliği ve gerekliliği kanıtlandığı ve makul bir meblağ olduğu takdirde başvurana geri ödendiğini yinelemiştir. AİHM, başvuranların talep ettikleri masrafları yaptıklarını kanıtlayamadıkları kanısındadır. Başvuranlar fiş, fatura, sözleşme, anlaşma ya da avukatın dava için harcadığı mesainin dökümü gibi belgeye dayalı kanıt sunmamışlardır. Buna göre AİHM bu başlık altında tazminat ödenmemesine hükmeder.
C. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankası'nın marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
AİHM, BU GEREKÇELERE DAYANARAK,
OYBİRLİĞİYLE
1. Yargılamanın haddinden uzun sürdüğüne ilişkin şikayetin kabuledilebilir, başvurunun geri kalanının kabuledilmez olduğuna;
2. AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. (a) Savunmacı Devlet'in, başvuranın mirasçıları Döndü Yavuzdoğan, Ayşe Yavuzdoğan, Tülay Arslan (Yavuzdoğan), Erkan Yavuzdoğan, Şenay Yavuzdoğan ve Seyit Yavuzdoğan'a, üç ay içinde, ödeme gününde geçerli olan kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere, her türlü vergiden muaf tutularak manevi tazminat olarak ortaklaşa 3000 Euro (üç bin Euro) ödemesine;
(b) Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için, sözkonusu meblağlara, Avrupa Merkez Bankası'nın anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faiz uygulanmasına;
4. Adil tazmin taleplerinin kalan kısmının reddine,
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce hazırlanmış, AİHM İç Tüzüğü'nün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkı-alan uyarınca 31 Ocak 2012 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy