(AİHS m. 2, 3, 5, 6, 35) (N. M. - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 13919/08)
KABULEDİLEBİLİRLİĞE İLİŞKİN KARAR
22 Haziran 2010
OLAYLAR
DAVA OLAYLARI VE AİHM ÖNÜNDEKİ YARGILAMA
Başvuran Maher Muhilddin Gazel Al Shamsi 1966 doğumlu bir Mısır vatandaşı olup Eskişehirde ikamet etmektedir. Başvuran, AİHM önünde, İstanbul Barosu avukatlarından A. Baba tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, Mısırda terör örgütü üyesi olmakla suçlandığını iddia etmektedir. Başvuran, 1991 yılında cezaevinden kaçarak ülkeyi terk etmiştir. Başvuran, sırasıyla Ürdün, Suriye ve Lübnanda yaşamıştır. Başvuran, Beyrutta iken BMMYKdan mülteci statüsü talebinde bulunmuş, ancak talebi reddedilmiştir. Başvuran, 9 Eylül 2007 tarihinde Türkiyeye kaçmıştır.
Başvuran, 16 Kasım 2007 tarihinde Hatayda yakalanmıştır. Başvuran, AİHM önünde, yakalandığı sırada sığınma taleplerinin dikkate alınmadığını iddia etmiştir. Hükümet, başvuranın başlangıçta sığınma talebinde bulunmadığını ileri sürmüştür. Başvuran, ulusal makamlar önünde, ekonomik nedenlerden dolayı Mısırdan ayrıldığını ve iş bulmayı amaçladığı İstanbula gelebilmek için insan kaçakçılarına para verdiğini ifade etmiştir. Hükümet, görüşlerini desteklemek üzere, başvuranın yakalandığı gün verdiği ifadeyi sunmuştur. Söz konusu belgede, diğer hususlar meyanında, başvuranın ve çevirmenin imzası bulunmaktadır.
Başvuran, 18 Şubat 2008 tarihinde, BMMYKnın Türkiye Ofisi ile birlikte çalışan bir avukatla iletişime geçmiş ve sığınma talebinin reddedildiğini ifade etmiştir. Başvuran, 5 Mart 2008 tarihinde, BMMYKnın Ankara Ofisi ile iletişime geçmiş ve kendisine mülteci statüsünün tanınmasını talep etmiştir.
Başvuran, 20 Mart 2008 tarihinde, AİHM İçtüzüğünün 39/1 maddesi uyarınca, AİHMden ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etmiştir. Başvuran, Mısıra sınır dışı edilmesi halinde adil olmayan bir şekilde yargılanabileceğini, cezaevine konularak kötü muamele görebileceğini ve hatta ölüm riskiyle karşı karşıya kalabileceğini iddia etmiştir. Başvuran, bu bağlamda, AİHSnin 2, 3, 5 ve 6. maddelerini öne sürmüştür. Aynı gün, AİHM, yeni bir bildiriye kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar vermiştir. Hükümetten bazı sorulara cevap verilmesi istenmiş ve her iki taraftan da ilgili belgeleri sunmaları talep edilmiştir.
25 Mart 2009 tarihinde, BMMYK başvuran ile görüşmüştür. Mülteci statüsünün değerlendirilmesine ilişkin işlemler BMMYK önünde halen derdesttir.
25 Mart ve 9 Nisan 2008 tarihlerinde, başvuran, sırasıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğüne ve İstanbul Valiliğine sığınma talebinde bulunmuştur.
5 Mayıs 2008 tarihinde, makamlar, bir çevirmen aracılığıyla başvurana Eskişehirde geçici ikamet izni verildiğini bildirmiştir. Dava dosyasında yer alan bilgiye göre, başvuranın Suriyede bulunan eşi ve çocukları Eskişehire gelmişler ve 20 Haziran 2008 tarihinde BMMYK tarafından kendilerine sığınmacı belgesi verilmiştir.
HUKUK
AİHM, başvuranın Mısırda terör örgütüyle bağlantısı olduğu, cezaevine konduğu ve 1991 yılında kaçtığı veya Mısırdaki makamlar tarafından aranmakta olduğu yönündeki iddialarını desteklemek üzere herhangi bir delil ortaya koymadığını kaydeder. Bu bağlamda, AİHM, başvuranın mülteci statüsü verilmesi yönündeki talebinin BMMYK Türkiye Ofisi önünde halen derdest olmasına rağmen, BMMYK Beyrut Ofisi tarafından reddedildiğini hatırlatır.
AİHM, ayrıca, Türkiyedeki sığınma işlemleri sonlanıncaya kadar başvurana, eşine ve çocuklarına yenilenebilir ikamet izni verildiğini gözlemlemektedir. Bu nedenle, başvuran şu anda sınır dışı edilme riski altında bulunmamaktadır; dolayısıyla, AİHSye aykırı muamele görme riski de söz konusu değildir. Sonuç olarak, AİHM, başvuranın AİHSnin 3. maddesine aykırı muamele görme riskinin artık söz konusu olmadığına karar verir (mutatis mutandis, N. M. / Türkiye, no. 42175/05; Carmen Emilia Rojas Arenas / Hollanda, no. 1989/07).
Yukarıda belirtilenler ışığında AİHM, bu şikayetin AİHS'nin 35. maddesinin 3 ve 4. paragrafları uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.
AİHM, ayrıca, AİHM İçtüzüğünün 39. maddesi uyarınca daha önce aldığı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verir.
Bu nedenlerle AİHM oybirliğiyle, başvuruyu kabuledilemez olarak ilan etmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy