(AİHS. m. 2, 3, 6, 8, 13, 14, 35, Protokol No 1) (ISSA VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (BANKOVİÇ VE DİĞERLERİ - BELÇİKA VE DİĞER 16 SÖZLEŞMECİ DEVLET) (AKDIVAR VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (ORHAN - TÜRKİYE DAVASI) (KILIÇ - TÜRKİYE DAVASI) (SELÇUK VE ASKER - TÜRKİYE DAVASI) (İPEK - TÜRKİYE DAVASI) (YÖYLER - TÜRKİYE DAVASI) (DOĞAN VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 16838/08)
Başkan,
Guido Raimondi,
Yargıçlar,
Danute Jociene,
Peer Lorenzen,
András Sajó,
Işıl Karakaş,
Neboja Vucinic,
Helen Keller,
Ve Daire Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismithin katılımıyla, 25 Haziran 2013 tarihinde Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire), sırasıyla 4 Nisan 2008, 16 Haziran 2008, 3 Kasım 2008 ve 23 Mart 2009 tarihlerinde yapılan başvurulara ilişkin olarak gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranların tümü, Irak vatandaşıdır (bkz. Ek). Başvuranlar, Mahkeme önünde, Londrada görev yapan avukat Bayan C. Vine, Bay K. Yıldız, Bay M. Muller QC, Bay T. Otty QC, Bay M. Ivers, Bay E. Grieves, Bay X. Zror Asad ve Bay A. İbrahim tarafından temsil edilmişlerdir.
Davanın koşulları
2. Dava konusu olaylar, başvuranlar tarafından ileri sürüldüğü edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir.
1. Söz konusu olaylara ilişkin genel bilgiler
3. Türk Hükümeti, 1990larda, Irakın kuzeyindeki PKK (yasadışı bir örgüt olan Kürdistan İşçi Partisi) militanlarına karşı sınır ötesi askeri operasyonlar düzenlemiştir. Ancak, 2003 yılında Irakın Amerikan kuvvetleri tarafından işgal edilmesiyle birlikte, sınır ötesi bombardımanlar diplomatik bir soruna sebep olabileceğinden, Türkiyenin söz konusu militan grubunu izlemedeki etkinliği azalmıştır. Türkiyenin görüşüne göre, Irakın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetiminin başkanı Mesud Barzani ve Amerikan kuvvetleri, PKK ile mücadelede ve Irak-Türkiye sınırının güvenliğini sağlama hususunda yeterince çaba göstermemişlerdir ve bu durum Irak Hükümeti ile Türk Hükümeti arasında gerilime yol açmıştır. Söz konusu gerilim, 2003 yılının ikinci yarısında, PKKnın Türkiyenin doğusunda saldırılarını arttırmasıyla birlikte tırmanmıştır.
4. 17 Ekim 2007 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi, PKK terörüne karşı sürdürülen mücadele kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, Irakın kuzeyinden ülkemize yönelik terör tehdidinin ve saldırılarının bertaraf edilmesi amacıyla, sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere, PKK teröristlerinin yuvalandıkları Irakın kuzey bölgesi ile mücavir alanlara gönderilmesi ve görevlendirilmesi için Hükümete yetki veren tezkereyi kabul etmiştir.
2. Başvuranların köylerinin hava saldırıları kapsamında bombalanması
5. 13 Ekim 2007 tarihinde, saat 22.50 civarında, Türk askeri kuvvetleri Irakın kuzeyine sınır ötesi hava saldırıları düzenlemiştir. Söz konusu saldırılar kapsamında, Dohuk ilindeki Amediye bölgesinin Sersenk ilçesine bağlı Gonde Aerdna isimli Kürt köyü (16838/08 nolu başvuru konusu) bombalanmıştır. Aynı ilçeye bağlı, Keldanilerin yaşadığı Einshgx köyü de (17397/08 nolu başvuru konusu) bombaların hedefi olmuştur. Irak Parlamentosu tarafından hazırlanan araştırma raporunda, Türk askeri kuvvetleri tarafından, o akşam, sınırda 85 top mermisinin ateşlendiği belirtilmiştir.
6. 16 Aralık 2007 tarihinde erken saatlerde, Türk askeri kuvvetleri, Irakın kuzeyine bir sınır ötesi askeri harekat daha düzenlemiş ve Irakın kuzeyindeki Süleymaniye ilinin Sengeser ilçesine bağlı Srterokan köyünü (30278/08 nolu başvuru konusu) bombalamıştır.
7. Yine 16 Aralık 2007 tarihinde, her ikisi de Sengeser ilçesine bağlı Lewce (başvuru no. 30293/08) ve Birede (başvuru no. 30310/08) köylerine de bomba atılmıştır.
8. 16 Aralık 2007 tarihinde, bombalar, Sengeser ilçesine bağlı Kalatuka köyünü (başvuru no.30283/08) hedef almıştır. Basın haberlerinde, Türk Hükümetinin, Irakın kuzeyindeki bölgeleri bombalamak üzere, uzun menzilli top mermileriyle birlikte, 50 savaş uçağı gönderdiği tahmin edilmiştir. Sengeser ilçesine bağlı 10 köyün söz konusu saldırıların hedefi olduğu ve yaklaşık 1,800 kişinin (veya 300-600 ailenin) evlerini terk etmek zorunda kaldığı kaydedilmiştir.
9. 13 Ekim 2007 ve 16 Aralık 2007 tarihlerinde gerçekleştirilen söz konusu hava saldırıları, başvuranların tümünün ağır psikolojik bunalım geçirmelerine, bu tür saldırıların tekrarlanacağı korkusunu yaşamalarına, geçim kaynaklarının yok olmasından, yaşam koşullarından ve ailelerini geçindiremeyeceklerinden endişe duymalarına sebep olmuştur. Başvuranlardan biri olan Bay Muhammad Shekha, hava bombardımanı neticesinde eşini kaybetmiştir (başvuru no. 30278/08). Başvuranlar, söz konusu olaylar sebebiyle yakınlarını kaybetmiş olmalarına, mal ve mülklerinin zarar görmesine ve geçirdikleri ağır travmaya ilişkin herhangi bir tazminat almamışlardır.
10. 1 Mayıs 2008 tarihinde, Türk ordusu Irakın kuzeyine bir sınır ötesi harekat daha düzenlemiştir. Senaht köyünü hedef alan hava ve top saldırıları neticesinde, başvuran Bayan Ali Fetto ve Bayan Ktan Mohammed Resho eşlerini kaybetmişlerdir (başvuru no. 53817/08). Başvuranların eşleri, semt pazarına götürmek üzere meyve ve sebze aramak amacıyla Senaht köyüne gitmişlerdir. Söz konusu şahısların cesetleri, 10 Mayıs 2009 tarihinde bulunmuştur.
11. 25 Eylül 2008 tarihinde, Türk askeri kuvvetleri, Irakın kuzeyine bir sınır ötesi harekat daha düzenlemiştir. Başvuranların köyü olan Birede köyüne düşen bombalar, başvuranların evlerini ve eşyalarını tamamen kullanılamaz hale getirmiştir (başvuru no. 16979/09).
ŞİKAYETLER
12. Başvuranlar, Sözleşmenin 2, 3, 6, 8, 13 ve 14. maddelerinin ve Sözleşmeye Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğinden şikayetçi olmuşlardır.
13. Başvuranlar, Sözleşmenin 2. maddesine dayanarak, 13 Ekim 2007 ve 25 Eylül 2008 tarihleri arasında Türk askeri kuvvetleri tarafından köylerinin rastgele bombalanması ve top ateşlerine hedef olması sebebiyle yaşamlarının ciddi şekilde tehdit edildiğini ileri sürmüşlerdir. Ayrıca, 30278/08 nolu başvuru kapsamındaki altıncı başvuranın karısı ve 53817/08 nolu başvuru kapsamındaki başvuranların kocaları hava saldırıları neticesinde hayatlarını kaybetmiştir. Başvuranlar, Türk yetkililerinin, söz konusu olaylar hakkında etkin ve yeterli soruşturma yürütmediklerini öne sürmüşlerdir.
14. Başvuranlar, Sözleşmenin 3. maddesine istinat ederek, yoğun bombardımanlar neticesinde yaşadıkları ağır üzüntü ve ıstırap, başvuranlardan üçünün yakınların ölümü, başvuranlarının kendilerinin ve yakınlarının yaralanmaları, geçim kaynaklarını kaybetmeleri, mal ve mülklerinin zarar görmesi ve bombalamalar sebebiyle yaşam koşullarının kötüleşmesi nedeniyle, Türkiyenin Sözleşmenin 3. maddesini ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.
15. Başvuranlar, Sözleşmenin 6. maddesine dayanarak, etkin bir soruşturma yürütülmemesinin, ölüm, yaralanma, evlerinin, arazilerinin ve geçim kaynaklarının tahrip edilmesi ve yaşadıkları ağır üzüntü ve ıstırap nedeniyle uğradıkları zarara ilişkin tazminat alma haklarından mahrum bırakılmalarına neden olduğunu ifade etmişlerdir.
16. Başvuranlar, evlerinin, arazilerinin ve geçim kaynaklarının Türk askeri kuvvetleri tarafından kasten tahrip edilmesinin, hem Sözleşmenin 8. maddesinin hem de 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlaline sebep olduğunu öne sürmüşlerdir.
17. Başvuranlar, Sözleşmenin 13. maddesine dayanarak, erişebilecekleri veya şikayetlerinin tazmin edilmesini sağlayabilecek herhangi bir hukuk yolunun mevcut olmadığından şikayetçi olmuşlardır.
18. Ayrıca başvuranlar, Sözleşmenin 2, 3, 6 ve 8. maddeleri ve 1 nolu Protokolün 1. maddesi ile bağlantılı olarak, Kürt kökenli olmaları sebebiyle Türk askeri kuvvetlerinin hedefi oldukları gerekçesiyle, Sözleşmenin 14. maddesinin de ihlal edildiğini öne sürmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
19. Mahkeme, başvuruların hem olay ve olgular bakımından hem de hukuksal açıdan benzer olduğunu dikkate alarak, söz konusu başvuruların birleştirilmesini uygun bulmuştur.
20. Başvuranlar, köylerinin, 13 Ekim 2007 ve 20 Eylül 2008 tarihleri arasında Türk askeri kuvvetleri tarafından rastgele bombalanmasının ve top ateşlerine hedef olmasının, yakınlarının ölümüne ve mal ve mülklerinin tahrip edilmesine sebep olduğunu ve dolayısıyla Sözleşmenin 2, 3, 6, 8, 13 ve 14. maddelerinin ve Sözleşmeye Ek 1 nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir.
21. Yetki alanının sınır ötesine genişletilebileceği istisnai durumlara ilişkin olarak Mahkemenin yerleşik içtihadına istinat eden başvuranlar, söz konusu olayların Türk Hükümetinin yetki alanına girdiğini ve bu sebeple Hükümetin başvuranların Sözleşme kapsamındaki hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesinden sorumlu tutulması gerektiğini belirtmişlerdir (bkz. diğerleri arasında, Pad ve Diğerleri / Türkiye (k.k.)), no. 60167/00, 28 Haziran 2007; Issa ve Diğerleri / Türkiye, no. 31821/96, § 71, 16 Kasım 2004 ve Bankovic ve Diğerleri / Belçika ve Diğerleri (k.k.)(BD), no. 52207/99, AİHM 2001-XII).
22. Ayrıca başvuranlar, erişebilecekleri ve Sözleşme kapsamındaki şikayetlerini giderebilecek herhangi bir iç hukuk yolu mevcut olmadığından, somut davaların koşulları çerçevesinde, iç hukuk yoluna başvurma girişiminde bulunmanın anlamsız olacağını ileri sürmüşlerdir. Bu bağlamda başvuranlar, Mahkemenin, Türkiyenin güney doğusundaki insan hakları ihlallerini içeren kararlarına atıfta bulunarak (bkz. diğerleri arasında, Akdıvar ve Diğerleri / Türkiye,16 Eylül 1996, Hüküm ve Karar Raporları, 1996-IV ve Orhan / Türkiye no. 25656/94, 18 Haziran 2002), Devletin güvenlik güçlerinin hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmek istememelerinin, ulusal yargı sistemleri veya idari sistemler kapsamında etkin bir tazmin sağlanması açısından engel teşkil ettiğini öne sürmüşlerdir. Ayrıca başvuranlar, Türkiyedeki hukuk yolları teoride kendilerine açık olsa da, bu şekilde bir yola başvurmanın maddi açıdan ve uygulamada getirdiği zorlukların, somut davalarda üstesinden gelinemeyecek mahiyette olduğunu belirtmişlerdir.
23. Mahkeme, söz konusu tarihte Türk silahlı kuvvetleri tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen sınır ötesi operasyonlara ilişkin olarak başvuranların dile getirdikleri şikayetlerin Türkiyenin yetki alanına girip girmediğini tespit etmenin gerekli olmadığı kanısındadır; zira aşağıda belirtilen sebeplerle başvurular her halükarda kabul edilemez niteliktedir.
24. Mahkeme, Sözleşmenin 35 § 1 maddesinde yer alan iç hukuk yollarının tüketilmesi kuralı uyarınca, başvuranların öncelikle ulusal hukuk sisteminin sağladığı hukuk yollarına başvurmuş olmaları gerektiğini hatırlatmaktadır. Böylece Devletler, sorunları kendi hukuk sistemleriyle giderme fırsatına sahip olmadan önce, uluslararası bir organ önünde fiilleri için hesap vermek zorunda kalmayacaklardır. Bu kural, Sözleşmenin sağladığı koruma mekanizmasının, insan haklarını güvence altına alan ulusal sistemlere nazaran ikincil nitelikte olduğunu öngören ilkenin önemli bir unsurudur (bkz. yukarıda anılan Akdivar ve Diğerleri,§ 65 ve bu kapsamda anılan diğer davalar). Ayrıca, bir iç hukuk yolunun başarı şansına ilişkin basit bir şüphenin, başvuranın şikayetini yetkili mahkemeye bildirmekten muaf tutulabilmesi için yeterli olmadığı sabit bulunmuştur (bkz. Epözdemir / Türkiye (k.k.),no. 57039/00, 31 Ocak 2002).
25. Somut davada Mahkeme, başvuranların, şikayetlerini davalı Hükümetin yetkili ulusal mahkemelerine taşımadıklarını kaydetmektedir. Aksine, başvuranlar, kendilerine açık olmayan ve Mahkemenin Türkiye hakkındaki davalar kapsamında vermiş olduğu geçmiş kararları incelendiğinde etkin olmadığı anlaşılan iç hukuk yollarını tüketmeye çalışmalarının anlamsız olacağını ileri sürmüşlerdir (bkz. yukarıda anılan Akdivar ve Diğerleri ve Orhan).
26. Mahkemenin, 1990ların ilk yarısında kolluk görevlilerinin Türkiyenin güney doğusuna müdahalesiyle gerçekleştirildiği ileri sürülen kanunsuz fiillere ilişkin olarak, ceza kanununun uygulanmasında eksikliklerin olduğu ve söz konusu bölgede uygulanmakta olan soruşturma sisteminde saptanan eksikliklerin söz konusu dönemde geçerli olan ceza kanununun sağladığı korumanın etkinliğini azalttığı sonucuna vardığı doğrudur. Bu kapsamdaki uygulamalar, kolluk mensuplarının gerçekleştirdikleri fiillerden dolayı sorumlu tutulmamalarını sağlamış veya teşvik etmiştir. Bu durum Sözleşme kapsamında güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklere saygılı demokratik bir toplumda geçerli hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmamaktadır (bkz. diğerleri arasında, yaşam hakkına ilişkin davalar: Güleç / Türkiye, 27 Temmuz 1998, §§ 63-83, Raporlar 1998-IV; Kılıç / Türkiye no. 22492/93, § 75, AİHM 2000-III; Mahmut Kaya / Türkiye, no. 22535/93, § 98, AİHM 2000-III ve mal zararına ilişkin davalar: Selçuk ve Asker / Türkiye, 24 Nisan 1998, § 98, Raporlar 1998-II; İpek / Türkiye no. 25760/94, § 203, AİHM 2004-II (alıntılar); Bilgin / Türkiye, no. 23819/94, § 119, 16 Kasım 2000 ve Yöyler / Türkiye, no. 26973/95, § 96, 24 Temmuz 2003).
27. Ancak Mahkemeye göre, somut başvurular, davalı Devlet hakkındaki ilgili davalarda, başvuranların, ilgili tarihte Türkiyenin güney doğusunda hüküm süren özel koşullar sebebiyle söz konusu iç hukuk yollarını tüketme şartından muaf tutulmalarına ilişkin mücadelelerinin başarıya ulaştığı başvurulardan farklıdır.
28. Bu bağlamda, Mahkeme, Türkiyenin güney doğusunun söz konusu tarihte olağanüstü hal yönetimi altında olduğunu kaydetmektedir. Olağanüstü hal durumunun, 30 Kasım 2002 tarihinde, yani somut başvurular kapsamındaki şikayet konusu olaylar yaşanmadan çok önce sona ereceği ilan edilmiştir (bkz. Doğan ve Diğerleri / Türkiye, no. 8803-8811/02, 8813/02 ve 8815-8819/02, § 79, AİHM 2004-VI (alıntılar)). Ayrıca, geçmiş davaların tümünde, başvuranlar Strazburg Mahkemesine başvurmadan önce, idari makamlara veya savcılıklara şikayette bulunmuşlardır (bkz. örneğin, yukarıda anılan, Doğan ve Diğerleri, §§ 15 ve 29 ve yukarıda anılan İpek, §§ 26 ve 30). Somut davalarda ise başvuranlar, şikayetlerinin hiçbirini Türkiyedeki idari makamlara veya savcılıklara bildirmemişlerdir.
29. Bu sebeple Mahkeme, başvuranların Türkiyedeki iç hukuk yollarını tüketme yükümlüğünden muaf tutulmaları için herhangi özel bir durumun mevcut olmadığı kanısındadır. Ayrıca Mahkeme, başvuranların, iç hukuk yollarını tüketmemiş olmalarını bu tür bir yola başvurmanın maddi açıdan ve uygulamada getirdiği zorlukları öne sürerek haklı göstermeye çalıştıklarını kaydetmiştir ve başvuranların Birleşik Krallıkta avukat tutma hakkından faydalanabildiklerini göz önüne alarak, komşu bir ülke olan Türkiyedeki yargı sisteminin fiziksel olarak ve maddi açıdan başvuranların erişimine açık olmadığının ileri sürülemeyeceğini belirtmiştir (bkz. yukarıda anılan Pad ve Diğerleri, § 69).
30. Sonuç olarak Mahkeme, somut davaların koşullarında, başvuranların Sözleşmenin 35. maddesinde belirtilen iç hukuk yollarının tüketilmesi şartına uyduklarının söylenemeyeceğine karar vermiştir. Bu sebeple, başvuruların, Sözleşmenin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddedilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle, Başvuruları birleştirmeye karar verir; Başvuruların kabul edilemez olduğunu beyan eder. (¤¤)
EK
No Başvuru No Başvuru Tarihi Başvuranın Adı ve Soyadı - Doğum Tarihi
1. 16838/08 04/04/2008 Khzir Aslan BABAKIR - 01/07/1934
Abdulrahman Khizr ASLAN - 01/05/1973
Salih Khizr ASLAN - 03/02/1972
Sadiq Abdulqadir MUHAMMED - 01/07/1947
Ahmed Mirza YAHYA - 01/07/1953
2. 17397/08 04/04/2008 Majid Yusif AYLIYA - 08/08/1969
Samir Batras HANNA - 04/07/1951
Andrious Chabo MERKHYA - 01/01/1934
Matti Jajjo NONA - 23/02/1948
Zaheer Shamaaoon SHABU - 28/04/1971
Uxena Usiv ZEYA - 01/01/1934
Kuryl Yusif ZYAH - 15/06/1946
3. 30278/08 16/06/2008 Sefer Hassan AHMAD - 01/07/1992
Sumaya Hassan AHMAD - 01/07/1991
Khidir Ahmad KHAFA KHIZR - 01/07/1966
Hassan Ahmad HASSAN - 01/07/1969
Ismael Hassan ISMAEL - 01/07/1965
Muhammed Shekha SHEKHA - 01/07/1951
Muxlis Mohamad SHIEKA - 01/01/1983
4. 30283/08 16/06/2008 Mukhlis Khidr IBRAHIM - 01/01/1980
Meer Ahmad MUSA - 01/07/1923
No Başvuru No Başvuru Tarihi Başvuranın Adı ve Soyadı - Doğum Tarihi
Rejna Ahmad AWD - 01/01/1990
Maneej Xidir İBRAHİM MANGOORI - 01/07/1968
Fatma Xidir İBRAHİM MAMGOORI - 01/07/1960
Siler Xidir İBRAHİM
Hecic Xidir İBRAHİM
Mahmud Sheikh MEHMUD MAULOOD - 01/07/1969
5. 30293/08 16/06/2008 Aman GAFUR
Aziz Cevher GAFUR - 01/07/1970
Bokan GAFUR
Jalal Jawhar GHAFOOR
Cemal Celal GAFUR
Cevher GAFUR - 01/07/1928
Cilan GAFUR
Ciyan GAFUR
Colan GAFUR
Coman GAFUR
Darawan GAFUR
Feyzan GAFUR
Kerwan GAFUR
Leyla İsmail GAFUR
Lezzan GAFUR
Mamend Cevher GAFUR
Meydan GAFUR
Misir Celal GAFUR - 01/07/1954
No Başvuru No Başvuru Tarihi Başvuranın Adı ve Soyadı - Doğum Tarihi
Muhamed Cevher GAFUR - 01/07/1968
Nuri Cevher GAFUR - 19/07/1963
Saklawan GAFUR
Sew Sivan Misir GAFUR
Soran GAFUR
Sozan GAFUR
Suwara Misir Celal GAFUR - 30/08/1982
Vicdan GAFUR
Xalit Cevher GAFUR - 10/07/1960
Aziz Hame Res İBRAHİM
Emine Mahmut İSMAİL
Haci Hamit İSMAİL - 01/05/1940
Rojger Taha İSMAİL
Şefik Refik İSMAİL - 01/07/1930
Sores Hesen MECID- 01/07/1988
Shayan Hassan MAJEED
Mezingar Hasan NEBİ
Hacer Abbas RESUL
Alan XIDIR
Azad XIDIR
Encam XIDIR
Hesen Emed XIDIR - 01/10/1970
Mahmud XIDIR
Sherzad SHEENA
No Başvuru No Başvuru Tarihi Başvuranın Adı ve Soyadı - Doğum Tarihi
Mustafa Cevher GAFUR - 01/07/1969
Goran GAFUR
Muhammed HASSAN RASUUL - 01/07/1973
6. 30310/08 16/06/2008 Othman Rasul ALI - 01/07/1956
Ali Hammad HAMMAD - 01/03/1965
7. 53817/08 03/11/2008 Sanya Ali FATO - 07/01/1967
Katan Mohamad RASHO - 07/01/1965
8. 16979/09 23/03/2009 Aziz Omar AHMAD - 01/07/1972
Hamadameen OMAR AHAMAD - 01/07/1970
Aula Hamad HAMAD - 01/07/1950
Full & Egal Universal Law Academy