(AİHS. m. 6, 13, 35) (MÜDÜR TURGUT VE DİĞERLERİ V. - TÜRKİYE DAVASI) (ÜMMÜHAN KAPLAN DAVASI - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 30690/08)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
STRAZBURG
28 Ocak 2014 tarihinde,
Başkan
Dragoljub Popovic,
Yargıçlar
Paulo Pinto de Albuquerque, Helen Keller, ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Stephen Phillips katılımıyla oluşturulan ve Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
13 Haziran 2008 tarihli yukarıdaki başvuruyu dikkate alarak, Gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
Başvuran, Adem Çalık, Türk vatandaşı olup, 1963 doğumludur ve Samsunda ikamet etmektedir. Mahkeme önünde, Samsunda görev yapan avukat F. Şenocak tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (Hükümet) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
Davaya konu olaylar, tarafların ibraz ettikleri şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Başvuran, belirtilmeyen bir tarihte, Öz-Tim Toplu Konut Yapı Kooperatifi (metinde kooperatif olarak anılacaktır) adlı bir kooperatife ait bir konut için, bu kooperatifle bir sözleşme imzalamıştır. Başvuran bir miktar para ödedikten sonra, 1995 ve 1996 tarihleri arasında, kooperatifin kendisine yeni inşa edilmiş bir apartmandan daire vermesini beklemiştir.
Başvuran, 29 Ocak 1999 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde, kooperatif aleyhinde bir dava açmıştır. Yargılamalar ulusal mahkeme önünde yaklaşık sekiz yıl ve dört ay sürmüştür.
B. İlgili İç Hukuk
İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalara, Müdür Turgut ve Diğerleri/Türkiye (k.k.), no. 4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013 kararından erişilebilir.
ŞİKAYETLER
Başvuran, Sözleşmenin 6 § 1 maddesine dayanarak, ulusal mahkeme önündeki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığından şikayet etmektedir.
Başvuran, Sözleşmenin 13. maddesinin ihlal edildiğini ve Türk hukukunda etkili bir başvuru yolunun bulunmadığını iddia etmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. YARGILAMALARIN UZUNLUĞU NEDENİYLE İHLALİN OLUŞTUĞU İDDİASI HAKKINDA
Başvuran, yargılamaların uzunluğunun, Sözleşmenin 6 § 1 maddesinde öngörülen makul süre koşuluyla bağdaşmadığından şikayetçi olmuştur. Söz konusu madde aşağıdaki şekildedir:
Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıkla(...) konusunda (...) bir mahkeme tarafından, (...) makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.
Mahkeme, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasındaki pilot karar uygulamasından sonra Türkiyede yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulduğunu gözlemlemektedir. Mahkeme, Turgut ve Diğerleri/Türkiye (no. 4860/09, 26 Mart 2013) davasındaki kararında, yeni bir iç hukuk yolunun oluşturulmasından ötürü, başvuranların iç hukuk yollarını tüketmedikleri gerekçesiyle, başvuruyu kabul edilemez olarak nitelendirdiğini hatırlatmaktadır. Mahkeme bunu yaparak, özellikle, söz konusu yeni başvuru yolunun erişilebilir olduğunu ve bu başvuru yolunun, uzun yargılamaya ilişkin şikayetler konusunda makul bir tazminat sunabileceğini değerlendirmiştir.
Mahkeme ayrıca, Ümmühan Kaplan/Türkiye (yukarıda anılan, 77. Paragraf) davasında verdiği kararda, Hükümete halihazırda tebliğ edilmiş olan bu tür başvurulan incelemeye devam edebileceğini vurguladığını hatırlatmaktadır.
Hükümet, yargılamaların uzunluğundan şikayetçi olan kişilerin maruz kaldıkları Sözleşme ihlallerinin tazmin edilebilmesine imkan sunan 6384 sayılı Kanunu göz önünde bulundurarak, Mahkemeden, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle mevcut başvuruyu kabul edilemez olarak nitelendirmesini talep etmiştir. Başvuran, Hükümetin görüşüne itiraz etmiştir.
Yukarıda alınan Müdür Turgut ve Diğerleri davası ışığında, mevcut davadaki başvuranı, iç hukuk yollarının tüketilmesi yükümlülüğünden muaf tutabilecek herhangi bir istisnai koşul bulunmamaktadır. Dolayısıyla, başvuran, 6384 sayılı Kanunda öngörülen yeni hukuk yolundan yararlanmalıydı.
Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle, söz konusu şikayetin, Sözleşmenin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği kanaatindedir.
II. SÖZLEŞMENİN 13. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDASI HAKKINDA
Başvuran ayrıca, Türk hukukunda etkili bir başvuru yolunun bulunmadığından şikayet etmektedir. Bu bağlamda, Sözleşmenin 13. Maddesine dayanmaktadır. İlgili madde aşağıdaki şekildedir:
Bu Sözleşmede tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir.
Mahkeme ayrıca, 6384 sayılı Kanunla kurulmuş olan Tazminat Komisyonunun, Sözleşmenin 13. maddesinin anlamı dahilinde, Mahkeme önündeki derdest tüm başvurularla alakalı olan 6 § 1 maddesinin amaçları gereği, başvuranın yargılamaların uzunluğundan şikayetçi olmasına olanak sağlayacak bir başvuru yolu sunduğunu kabul ettiğini hatırlatmaktadır (Müdür Turgut ve Diğerleri, yukarıda anılan, § 59).
Mahkeme, başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olduğunu ve Sözleşmenin 35 §§ 3 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiğini değerlendirmektedir.
Bu gerekçelere dayanarak, Mahkeme oybirliğiyle,
Başvuruyu kabul edilemez olarak nitelendirmektedir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy