(AİHS. m. 6, 37) (TAHSİN ACAR - TÜRKİYE DAVASI) (İLYAS KARAL - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 34144/08)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
27 Eylül 2011
OLAYLAR
DAVANIN OLAYLARI
1972 doğumlu başvuran Ercan San ile 1969 doğumlu başvuran Rıdvan Kura Türk vatandaşı olup, İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvuranlar AİHM önünde İstanbul Barosu avukatlarından M. Filorinali ile Y. Başara tarafından temsil edilmişlerdir.
Başvuranların sundukları biçimiyle davanın olayları aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Başvuranlar 19 Nisan 1994 tarihinde yasadışı örgüte üye oldukları şüphesiyle yakalanmışlardır. 3 Mayıs 1994 tarihinde tutuklu yargılanmalarına karar verilmiştir.
Peşinden, 11 Temmuz 1994 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, anılan mahkemeye, başvuranları yasadışı örgüte üye olmak ve anayasal düzeni yıkmaya çalışmakla suçlayan bir iddianame sunmuştur.
2004 yılında, anayasal değişikliğin ardından devlet güvenlik mahkemeleri kaldırılmış, başvuranların dava dosyası İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmiştir.
İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 27 Nisan 2007 tarihinde başvuranlar hakkındaki suçlamaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar vermiştir.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar AİHS'in 6/1 maddesi kapsamında aleyhlerinde yürütülen cezai takibatın süresinden şikayetçi olmuşlardır.
Başvuranlar ayrıca AİHS'in 6/1 maddesi çerçevesinde, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne devredilene kadar davaya bakan Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin tarafsız olmadığını savunmuşlardır.
Başvuranlar AİHS'in 6/3 (c) maddesine dayanarak gözaltında oldukları esnada avukat yardımından yoksun bırakıldıklarını ileri sürmüşlerdir.
HUKUK
1. Yargılamanın süresine ilişkin şikayetle ilgili olarak
Başvuranlar aleyhlerinde yürütülen cezai yargılamanın süresiyle ilgili olarak şikayetçi olmuşlardır. AİHS'nin 6/1 maddesine dayanmışlardır.
Hükümet 28 Ocak 2011 tarihli bir yazıyla AİHM'e, başvurunun öne sürdüğü sorunu çözüme kavuşturmak amacıyla tek taraflı bir deklarasyon yapmayı önerdiğini bildirmiştir. Ayrıca AİHM'den, başvuruyu AİHS'in 37. maddesine uygun olarak kayıttan düşürmesini talep etmiştir.
Başvuranlar Hükümet'in tek taraflı deklarasyonuna yanıt vermemişlerdir.
AİHM, AİHS'in 37. maddesi uyarınca, dava koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sonuçlara yol açtığı hallerde, yargılamanın her aşamasında, başvuruların kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini anımsatır.
Ayrıca, 37/1 (c) maddesi kapsamında, belirli koşullarda, Savunmacı Hükümet'in tek taraflı deklarasyonuna dayanarak, bir başvuruyu, başvuran davanın incelenmesine devam edilmesini istese bile kayıtlardan düşürebileceğini de anımsatır.
Bu amaçla AİHM, özellikle Tahsin Acar kararı başta olmak üzere (Tahsin Acar - Türkiye (BD), 26307/95; WAZA Spóka z o.o. - Polonya, 11602/02; Sulwiska - Polonya, 28953/03; Stark ve Diğerleri - Finlandiya (kayıttan düşme), 39559/02; Silva Marrafa - Portekiz, 56936/08; Karal - Türkiye, 44655/09 ve Barış İnan- Türkiye, 20315/10), içtihadından doğan ilkeler ışığında, deklarasyonu dikkatle inceleyecektir.
AİHM Türkiye hakkında açılanlar da dahil olmak üzere bazı davalarda, kişinin makul bir süre içinde yargılanması hakkının ihlaline ilişkin şikayetlerle ilgili olarak kendi uygulamasını yerleşik hale getirmiştir. (bkz. örneğin, Frydlender - Fransa (BD), 30979/96; Cocchiarella - İtalya (BD), 64886/01; Majewski - Polonya, 52690/99; Wende ve Kukówka - Polonya, 56026/00 ve Daneshpayeh - Türkiye, 21086/04).
Hükümet'in deklarasyonunda kabul ettiği unsurların niteliği ile teklif edilen - ve benzer davalarda ödenen meblağla uyumlu - tazminat miktarı göz önünde bulundurulduğunda, AİHM, başvurunun incelenmesine devam edilmesinin gerekli olmadığı kanısına varmıştır (37/1 (c) maddesi).
Ayrıca, yukarıda belirtilen hususlar ışığında ve özellikle konuya ilişkin içtihadın açık ve kapsamlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, AİHM, bu çözümün Sözleşme ve Protokollerinde tanımlandığı biçimiyle insan haklarına saygı ilkesinin, başvurunun incelenmesine devam etmeyi gerektirmediği kanaatindedir.(37/1. maddesi in fine) Yukarıdaki hususlar ışığında, davanın bu kısmının kayıtlardan düşürülmesi uygundur.
2. Devlet güvenlik mahkemelerinin tarafsızlığınave başvuranların gözaltında tutulurken avukat yardımı alamamalarına ilişkin şikayetlerle ilgili olarak
Başvuranlar, AİHS'in 6/1 maddesi uyarınca, haklarında açılan davaya, dava ağır ceza mahkemesine devredilene kadar yaklaşık 10 yıl bakan Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin, yapısı nedeniyle tarafsız olmadığından şikayetçi olmuşlardır. Ayrıca gözaltında tutulurlarken kendilerine avukat yardımı verilmediğini öne sürmüşlerdir.
AİHM, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nin, başvuranlar hakkındaki suçlamaların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verdiğini kaydeder. Buna göre AİHM, başvurunun bu kısmının, başvuranların AİHS'in 34. maddesi çerçevesinde ihlal kurbanı olduklarını iddia edemeyecekleri gerekçesiyle kabuledilemez olduğu sonucuna varır.
Bu nedenlerle AİHM, oybirliğiyle,
Savunmacı Hükümet'in AİHS'in 6/1 maddesine dayalı beyanının koşullarını ve orada belirtilen taahhütlere uyumun gerektirdiği usulleri dikkate alarak;
AİHS'in 37/1 (c) maddesi uyarınca başvurunun, yargılama süresinin uzunluğuna dair şikâyete ilişkin kısmı itibariyle kayıttan düşürülmesine, Başvurunun geri kalanının kabuledilmez olduğuna karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy