(AİHS m. 6, 35, 37) (TAHSİN ACAR - TÜRKİYE DAVASI) (İLYAS KARAL - TÜRKİYE DAVASI) (TENDİK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (EBRU VE TAYFUN ENGİN ÇOLAK - TÜRKİYE DAVASI) (AYIK - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 652/08)
Kararın Özet Çevirisi
13 Aralık 2011
OLAYLAR
1973 doğumlu olan ve Ankarada ikamet eden başvuran Taner Yılmaz, Türk vatandaşıdır. Başvuran, AİHM önünde Ankara Barosu avukatlarından O.Polat tarafından temsil edilmiştir.
Tarafların aktardığı şekli ile olaylar şu şekilde özetlenebilir:
1 Nisan 1996 tarihinde, başvuran, iş kazası nedeniyle tazminat davası açmıştır.
23 Temmuz 2008 tarihli bir kararla, Ankara İş Mahkemesi başvuranı haklı bulmuştur.
13 Temmuz 2009 tarihli bir kararla, Yargıtay, sözkonusu kararı onamıştır.
ŞİKAYETLER
AİHSnin 6/1 maddelerine atıfta bulunarak, başvuran, hukuk davasının süresinden şikayetçi olmaktadır.
1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesine atıfta bulunarak, başvuran, mallarına saygı hakkının ihlalinden şikayetçi olmaktadır.
HUKUK
A. Yargılama süresi
Başvuran, yargılama süresinin AİHSnin 6/1 maddesini ihlal ettiğini iddia etmektedir.
Dostane çözüm girişimleri sonuç bulamadığından, 15Nisan 2011 tarihli bir mektupla Hükümet, başvuru ile ortaya konan sorunun çözüme kavuşması amacıyla tek taraflı deklarasyon metni düzenleme isteğini AİHMnin bilgisine sunmuştur. Ayrıca Hükümet, AİHMye AİHSnin 37. maddesi uyarınca davanın kayıttan düşürülmesi davetinde bulunmuştur.
Bu beyan şu şekildedir:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin AİHM yerleşik içtihadı ışığında uygun olduğu değerlendirmesinde bulunduğu ve her türlü vergiden muaf tutularak tüm maddi ve manevi zararı karşılayacak şekilde başvurana (
) 11.500 Euro (on bir bin beş yüz Euro) ile yargılama masraf ve giderlerinin tamamı için 500 (beş yüz) Euro ödemeyi taahhüt ettiğini beyan ederim.
Söz konusu bu miktar ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilecektir. Bu miktar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin AİHSnin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödenecektir. Hükümet tarafından ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
Hükümet başvuran tarafça başlatılan iç hukuk sürecinin AİHM yerleşik içtihadı uyarınca uzun olduğunu kabul etmektedir (Daneshpayeh-Türkiye no: 21086/04, 16 Temmuz 2009). Hükümet AİHMyi sırasıyla başvurunun incelenmesinin gerekli olmadığını ifade etmeye ve başvurunun AİHSnin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesi kararı vermeye davet etmektedir.
4 Haziran 2010 tarihli bir mektup ile başvuran Hükümetin önerisine karşı çıkmış ve AİHMden başvuruyu incelemeyi sürdürmesini talep etmiştir.
AİHM, AİHSnin 37/1 c) maddesi uyarınca yargı sürecinin her aşamasında dava koşullarının bu maddenin 1. paragrafının a), b) veya c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda davanın kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatır. AİHSnin 37/1 c) maddesi şu şekildedir:
AİHM başka herhangi bir nedenden ötürü başvurunun incelenmesine devam edilmesi hususunda artık haklı bir gerekçe görmezse.
AİHM ayrıca, bazı koşullarda, başvuran başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, Savunmacı Hükümetin tek taraflı beyanına dayalı olarak 37/1 c) maddesi gereğince davanın kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
AİHM bu amaçla, deklarasyon beyanını özellikle Tahsin Acar kararı ışığında yerleşik içtihadından ileri gelen ilkeler doğrultusunda irdeleyecektir (Bkz. Tahsin Acar-Türkiye (ön inceleme) no: 26307/95; Van Houten-Hollanda (kayıttan düşme), no: 25149/03, İsveç nakliye çalışanları sendikası-İsveç (kayıttan düşme) no: 53507/99, 18 Temmuz 2006; Kalanyos vd.-Romanya no: 57884/00, 26 Nisan 2007; WAZA Spolka zo.o.c.-Polonya no: 11602/02, 26 Haziran 2007; Stark vd.-Finlandiya (kayıttan düşme), no: 39559/02, 9 Ekim 2007;Gloria-Nouvella Wachmann-Gugui-Romanya, başvuru no: 37161/06, 11 Mayıs 2010; ve İlyas Karal-Türkiye, başvuru no: 44655/09, 29 Mart 2011).
AİHM, işbu davanın Hükümete tebliğ edilen şikayetinin, ulusal mahkemeler önünde yürütülen hukuk davasının süresine ilişkin olduğunu kaydetmektedir. AİHM, Türkiyeye karşı açılan çok sayıdaki davalarda, makul sürede yargılanma hakkının ihlaline ilişkin olarak Savunmacı Devletlerin yükümlülüklerinin niteliği ve boyutlarını belirtmiştir (bkz, örneğin, Kudla-Polonya, başvuru no: 30210/96; Tendik ve diğerleri-Türkiye, başvuru no: 23188/02, 22 Aralık 2005, Ebru ve Tayfun Engin Çolak-Türkiye, başvuru no: 60176/00, 30 Mayıs 2006, Ayık-Türkiye, başvuru no: 10467/02, 21 Ekim 2008 ve Daneshpayeh-Türkiye, başvuru no: 21086/04, 16 Temmuz 2009).
Mevcut davada, Savunmacı Hükümetin beyanında dile getirdiği taahhüdün niteliğini ve tazminat olarak ödenecek meblağı - ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur-dikkate alan AİHM, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini meşru kılacak bir durumun kalmadığı sonucuna varmaktadır (37/1 c) madde).
Ayrıca yukarıda bahse konu değerlendirmeler ve bu yöndeki içtihadın net ve çok sayıda oluşunu göz önünde bulundurulduğunda AİHM, AİHS ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmesini gerekli kılmadığına kanaat getirmektedir. (in fine 37/1).
Son olarak AİHM, Hükümetin tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmediği takdirde AİHSnin 37/2 maddesi uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğini hatırlatmaktadır (Josipovic-Sırbistan, başvuru no: 18369/07, 4 Mart 2008).
B. Mallara saygı hakkına ilişkin
Başvuran, mevcut davada görülen hukuk davasının süresi nedeniyle 1 Nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlalinden şikayetçi olmaktadır.
Sahip olduğu unsurların tamamı göz önüne alındığında ve ileri sürülen iddiaları değerlendirmede yetkili olduğundan AİHM, 1 Nolu Protokol ile güvence altına alınan hakların ihlaline ilişkin hiçbir bulgu tespit edememiştir.
Söz konusu şikayetin AİHSnin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır.
Bu gerekçelerle, AİHM, oybirliğiyle,
Savunmacı Hükümetin beyanındaki taahhütleri ve yükümlülüklere saygının yerine getirilmesini öngören esasları dikkate almakta;
AİHSnin 37/1 c) maddesi uyarınca davanın yargılamanın uzunluğu kapsamında yapılan şikayete ilişkin kısmının kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez ilan edilmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy