(AİHS. m. 2, 3, 4, 6, 35, 37, Protokol no. 1) (TAHSİN ACAR - TÜRKİYE DAVASI) (İLYAS KARAL - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 6715/08)
İKİNCİ DAİRE
Kararın Özet Çevirisi
31 Ocak 2012
OLAYLAR
Sırasıyla 1948 ve 1982 doğumlu olan başvuranlar, Mehmet Girgin ve Elvan Girgin Türk vatandaşıdır. Başvuranlar AİHM önünde İzmir Barosu avukatlarından Nilgün (Küçükkuşçu) Coşkuner tarafından temsil edilmişlerdir.
18 Eylül 1998 tarihinde, başvuranlar, başvuranların eşi ve annesi olan Girgin'in yaşamını kaybettiği araba kazasından sorumlu şoför T.K. hakkında Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi'nde tazminat davası açmışlardır.
Söz konusu süre zarfında 12 Eylül 2000 tarihinde, T.K. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kasıt olmadan adam öldürmeden bir yıl altı ay hapis cezasına çarptırılmış ancak cezası ertelenmiştir.
27 Mart 2007 tarihinde, Asliye Hukuk Mahkemesi, T.K.'yı, başvuranlara, Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvuruda bulunulan tarihten itibaren işlemeye başlayacak gecikme faizi ile birlikte 99.210,77 TL (söz konusu tarihte yaklaşık 53.749 Euro) tazminat ödemeye mahkum etmiştir.
7 Eylül 2007 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararı nihai hale gelmiştir.
18 Nisan 2008 tarihinde, başvuranlar T.K. hakkında, gecikme faizi dahil toplam 427.950,92 TL (söz konusu tarihte yaklaşık 213.975 Euro) için cebri icra işlemi başlatmışlardır. Ancak T.K'nın borcuna ilişkin hiçbir ödeme yapılmamıştır.
ŞİKAYETLER
Başvuranlar, özellikle, araba kazasından sorumlu T.K. hakkında açılan tazminat davasının süresinden şikayetçi olmaktadır. Başvuranlar, AİHS'nin 6. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Aynı gerekçelere dayanarak başvuranlar, AİHS'nin 2. maddesinin ve 1 No'lu Ek Protokol'ün 1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmekte ve davanın süresi ve T.K.'nın ödeme yapmaması göz önüne alındığında tazminata uygulanan gecikme faizinin yetersiz olduğunu iddia etmektedirler. Ayrıca başvuranlar, T.K. hakkında verilen cezanın, trafik kazalarını önlemede caydırıcı nitelikten uzak olduğu kanaatindedirler. Başvuranlara göre, bu tarz asgari cezalarla Devlet vatandaşlarının yaşamını koruyamaz.
HUKUK
I. YARGILAMA SÜRESİNE İLİŞKİN ŞİKAYET
Başvuran taraf, özellikle ulusal mahkemeler önündeki yargılamanın uzunluğundan şikayetçi olmakta ve AİHS'nin 6/1 maddesine atıfta bulunmaktadır.
Dostane çözüm görüşmelerinin başarısızlığa uğramasının ardından 20 Eylül 2011 tarihli bir mektupla Hükümet, başvuru ile ortaya konan sorunun çözüme kavuşması amacıyla tek taraflı deklarasyon metni düzenleme isteğini AİHM'nin bilgisine sunmuştur. Ayrıca Hükümet, AİHM'ye AİHS'nin 37. maddesi uyarınca davanın kayıttan düşürülmesi davetinde bulunmuştur.
Bu beyan şu şekildedir:
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin AİHM yerleşik içtihadı ışığında uygun olduğu değerlendirmesinde bulunduğu ve her türlü vergiden muaf tutularak tüm maddi ve manevi zararı karşılayacak şekilde başvuranlar Mehmet ve Elvan Girgin'e 10.100 Euro (on bin yüz Euro) ödemeyi taahhüt ettiğini beyan ederim."
Söz konusu bu miktar ilgili dönemdeki her türlü vergiden muaf tutularak ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilecektir. . Bu miktar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin AİHS'nin 37/1 maddesi uyarınca verdiği kararın bildirilmesini müteakip üç ay içinde ödenecektir. Hükümet tarafından ödemenin öngörülen süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu sürenin bittiği tarihten itibaren ve ödemenin yapılmasına kadar geçecek süre için Avrupa Merkez Bankası'nın o dönem için geçerli faizinin üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanacaktır. Bu tutarın ödenmesi, davanın nihai çözüme kavuşturulmasını teşkil edecektir.
Hükümet başvuran tarafça başlatılan iç hukuk sürecinin AİHM yerleşik içtihadı uyarınca uzun olduğunu kabul etmektedir (Daneshpayeh-Türkiye no: 21086/04, 16 Temmuz 2009). Hükümet AİHM'yi sırasıyla başvurunun incelenmesinin gerekli olmadığını ifade etmeye ve başvurunun AİHS'nin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesi kararı vermeye davet etmektedir."
26 Ekim 2011 tarihli bir mektup ile başvuran Hükümetin önerisine karşı çıkmış ve AİHM'den başvuruyu incelemeyi sürdürmesini talep etmiştir.
AİHM, AİHS'nin 37/1 c) maddesi uyarınca yargı sürecinin her aşamasında dava koşullarının bu maddenin 1. paragrafının a), b) veya c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda davanın kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatır. AİHS'nin 37/1 c) maddesi şu şekildedir:
"AİHM başka herhangi bir nedenden ötürü başvurunun incelenmesine devam edilmesi hususunda artık meşru bir gerekçe görmezse."
AİHM ayrıca, bazı koşullarda, başvuran başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, Savunmacı Hükümetin tek taraflı beyanına dayalı olarak 37/1 c) maddesi gereğince davanın kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
AİHM bu amaçla, deklarasyon beyanını içtihadından özellikle Tahsin Acar-Türkiye (ön inceleme) kararı ve WAZA Spolka zo.o.c.-Polonya (başvuru no: 11602/02, 26 Haziran 2007) ve İlyas Karal-Türkiye, (başvuru no: 44655/09, 29 Mart 2011) kararlarından doğan ilkeler ışığında inceleyecektir.
AİHM, işbu davanın Hükümet'e tebliğ edilen şikayetinin, ulusal mahkemeler önünde yürütülen hukuk davasının süresine ilişkin olduğunu kaydetmektedir. AİHM, Türkiye'ye karşı açılan davaların da olduğu çok sayıdaki davada makul sürede yargılama hakkına ilişkin içtihadını belirtmiştir (bkz, örneğin, Frydlender-Fransa, başvuru no: 30979/96, Cocchiarella-İtalya, başvuru no: 64886/01, Majewski-Polonya, başvuru no: 52690/99, 11 Ekim 2005, Wende ve Kukowka-Polonya, başvuru no: 56026/00, 10 Mayıs 2007 ve Daneshpayeh-Türkiye, başvuru no: 21086/04, 16 Temmuz 2009).
Mevcut davada, beyanında, Hükümet, dava süresinin, AİHS'nin 6/1 maddesi uyarınca makul süreyi geçtiğini kabul etmekte ve davanın uzunluğundan kaynaklanan her türlü zararın tazmini için başvuranlara 10.100 Euro tutarında ödeme yapmayı teklif etmektedir.
Mevcut davada, Savunmacı Hükümetin beyanında dile getirdiği taahhüdün niteliğini ve tazminat olarak teklif edilen meblağı - ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur-dikkate alan AİHM, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini meşru kılacak bir durumun kalmadığı sonucuna varmaktadır (37/1 c) madde).
Ayrıca yukarıda bahse konu değerlendirmeler ve bu yöndeki içtihadın net ve çok sayıda oluşunu göz önünde bulundurulduğunda AİHM, AİHS ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmesini gerekli kılmadığına kanaat getirmektedir. (in fine 37/1).
II. DİĞER ŞİKAYETLER HAKKINDA
Başvuranlar tarafından düzenlenen diğer şikayetlere ilişkin olarak, sahip olduğu unsurların tamamını dikkate alan ve ileri sürülen iddiaları değerlendirmede yetkili olan AİHM, AİHS ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan hak ve özgürlüklere ilişkin hiçbir ihlal nedeni tespit edememektedir. Başvurunun söz konusu kısmının AİHS'nin 35. maddesinin 3. ve 4. paragrafları uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu gerekçelerle, AİHM, oybirliğiyle,
Savunmacı Hükümet'in beyanındaki yargılama süresi kapsamında başvuranların yapmış oldukları şikayetlere ilişkin taahhütleri ve yükümlülüklere saygının yerine getirilmesini öngören esasları dikkate almakta;
AİHS'nin 37/1 c) maddesi uyarınca başvurunun söz konusu kısmının kayıttan düşürülmesine;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez ilan edilmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy