(AİHS m. 6, 7, 13, 10, 34, 35, 41, 44, 1 Nolu Protokol) (3713 S. K. m. 6, 7) (5237 S. K. m. 215, 218) (2709 S. K. m. 28) (MEHMET EMİN YILDIZ VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (ÜRPER VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 8306/08, 8340/08 ve 8366/08)
KARAR
STRAZBURG
15 Haziran 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 8306/08, 8340/08 ve 8366/08 nolu davanın nedeni, ekte isimleri yer alan on iki T.C. vatandaşının (başvuranlar) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına Dair Sözleşmenin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) önünde, İstanbul Barosu avukatlarından Ö. Kılıç tarafından temsil edilmişlerdir.
OLAYLAR DAVANIN KOŞULLARI
1. Gazetelerin kovuşturulması
Başvuranlar, söz konusu zamanda, Türkiyede haftalık olarak yayımlanan Yedinci Gün ve Toplumsal Demokrasi adlı gazetelerin yayın hakkı sahibi, yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, haber müdürü ve gazetecileri konumundaydılar. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, sırasıyla 12 ve 5 Ocak 2008 tarihlerinde, 3713 No.lu Terörle Mücadele Kanununun 6/5 maddesi uyarınca söz konusu gazetelerin yayınını bir ay süreyle durdurma kararı almıştır. İtiraz konusu yayınların PKK/KONGRA-GEL adlı terör örgütünü destekleyen propaganda araçları oldukları ve söz konusu örgüt ve üyelerince işlenen suçları destekledikleri kabul edilmiştir.
Ne başvuranlar, ne de avukatları söz konusu nizasız yargı sürecine katılmışlardır. Ayrıca, yayın durdurma kararına karşı yaptıkları yazılı itirazları da reddedilmiştir. Sonuç olarak, yayın durdurma kararları uygulanmıştır.
2. Başvuranların kovuşturulması
Yedinci Gün gazetesinin sahibi Ali Turgay ile genel yayın yönetmeni Hüseyin Aykol, 3713 No.lu Kanunun 6/2 ve 7/2 maddeleri ile Ceza Kanununun 215. ve 218. maddeleri uyarınca, adı geçen gazetede yayımlanan çeşitli makaleler nedeniyle PKK lehinde propaganda yapmak ve söz konusu örgüt tarafından işlenen suçlardan övgüyle söz etmek suçlarından yargılanmışlardır (2008/30 no.lu dava).
Toplumsal Demokrasi gazetesinin yayın hakkı sahibi olan Hüseyin Bektaş isimli başvuran da 3713 No.lu Kanunun 6/2 ve 7/2 maddeleri ile Ceza Kanununun 215. maddesi uyarınca kovuşturulmuştur (2008/14 no.lu dava).
Dava dosyasında yer alan bilgiye göre, söz konusu ceza davaları ilk derece mahkemesi önünde halen derdesttir.
HUKUK
Konularının benzer olması nedeniyle, AİHM, başvuruların birleştirilmesine karar vermiştir.
I. KABULEDİLEBİLİRLİK
Hükümet, Yedinci Gün ve Toplumsal Demokrasi gazetelerinin yazı işleri müdürleri, haber müdürleri ve gazetecilerinin, söz konusu gazetelerin yayınının durdurulmasına hükmeden kararlardan doğrudan etkilenmedikleri gerekçesiyle mağdur statülerinin bulunmadığını ileri sürmüştür. Hükümet, yalnızca adı geçen gazetelerin sahipleri ve yazı işleri müdürleri olan Ali Turgay ve Hüseyin Bektaşın söz konusu AİHS ihlallerinden mağdur olduklarını iddia edebileceklerini ileri sürmüştür. Hükümet, ayrıca, Ali Turgay ve Hüseyin Bektaş hakkındaki ceza davalarının ilk derece mahkemesi önünde halen derdest olması nedeniyle, başvuranların iç hukuk yollarını tüketmediklerini iddia etmiştir.
AİHM, Hükümetin ön itirazıyla ilgili olarak, daha önceki davalarda benzer itirazları inceleyip reddettiğini kaydeder (Tanrıkulu, Çetin, Kaya ve Diğerleri/Türkiye, no. 40150/98; Yıldız ve Diğerleri/Türkiye, no. 60608/00; Ürper ve Diğerleri/Türkiye, no. 14526/07). AİHM, söz konusu davada, daha önceki kararlarından ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koşul bulunmadığı kanaatindedir. Dolayısıyla, AİHM, Hükümetin bu başlık altında yapmış olduğu itirazı reddeder.
Başvuranların iç hukuk yollarını tüketmedikleri iddiasıyla ilgili olarak, AİHM, başvuranların AİHS bağlamındaki şikayetlerinin yalnızca ağır ceza mahkemelerinin iki gazetenin yayınının durdurulmasına ilişkin kararlarıyla ilgili olduğunu ve başvuranların çeşitli kararları temyiz ederek AİHSnin 35/1 maddesi uyarınca iç hukuk yollarını tükettiklerini kaydeder (Ürper ve Diğerleri). Bu nedenle, AİHM, Hükümetin itirazını reddeder.
AİHSnin 35/3 maddesi uyarınca başvuruların açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeden AİHM, ayrıca başka açılardan bakıldığında da kabuledilemezlik unsuru bulunmadığını tespit eder. Bu nedenle başvurular kabuledilebilir niteliktedir.
II. ESAS
A. AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiği iddiası
Başvuranlar, 3713 No.lu Kanunun 6/5 maddesi uyarınca Yedinci Gün ve Toplumsal Demokrasi gazetelerinin yayınlarının durdurulmasının ifade özgürlüğü hakkına müdahale oluşturduğu konusunda şikayetçi olmuşlar ve bu şikayetlerini AİHSnin 10. maddesine dayandırmışlardır. Başvuranlar, ulusal mahkeme kararlarının verildiği sırada gelecekteki içeriği bilinmeyen gazetelerin basımının böyle uzun sürelerle yasaklanmasının sansür anlamına geldiğini iddia etmişlerdir.
Hükümet, gazetelerin basımını yasaklayan kararların ulusal güvenliğin ve toprak bütünlüğünün korunması ve kamu düzeninin sağlanması gibi meşru amaçlar izlediğini ileri sürmüştür. Hükümet, ayrıca, söz konusu haber ve yazıların içeriği göz önünde bulundurulduğunda, alınan tedbirlerin izlenen meşru amaçlarla orantılı ve demokratik bir toplumda gerekli olduğunu belirtmiştir.
AİHM, Ürper ve Diğerleri davasında aynı şikayeti incelediğini ve AİHSnin 10. maddesinin ihlalini tespit ettiğini kaydeder. AİHM, Ürper ve Diğerleri davasında, söz konusu davadakilerle aynı olan kısıtlamaların, belirli haber ve makalelere değil, yerel mahkeme kararlarının verildiği sırada gelecekteki içerikleri bilinmeyen gazetelerin yayınına uygulandığını gözlemlemiştir. AİHM, hem 3713 No.lu Kanunun 6/5 maddesinin içeriğinin hem de ilk yargılamada hakimlerin verdiği kararların, dışında tutuldukları yargılama sırasında duruşma yapılmaksızın suçlu bulunan başvuranların gelecekte aynı türden suçları işleyebilecekleri varsayımı üzerine kurulduğu kanaatindedir. Bu nedenle, AİHM, gazete yayınlarının durdurulmasına yönelik kararların önleyici etkisinin, başvuranların ileride benzer makale ve haberler yayımlamasını engellemek ve mesleki faaliyetlerini aksatmak için üstü kapalı bir yaptırım anlamına geldiği sonucuna varır. Ancak, AİHM, gazetelerin belirli sayılarına el koymak veya belirli makalelerin yayımlanmasına sınırlamalar getirmek gibi daha yumuşak tedbirler alınabileceği kanaatindedir. AİHM, yerel mahkemelerin, kısa süreliğine de olsa gazetelerin basım ve dağıtımlarını durdurarak, kendilerine tanınan sınırlı takdir yetkisini aştığını ve basının demokratik toplumun gözlemcisi rolünü gerekçesiz bir şekilde sınırlandırdığı sonucuna varır. Son olarak, AİHM, 3713 No.lu Kanunun 6/5 maddesi temel alınarak gazetelerin tamamının ileriki basımlarını yasaklamanın, demokratik bir toplumda gerekli olan sınırlama kavramını aştığını ve sansür boyutuna ulaştığını kaydeder.
AİHM, ayrıca, Anayasa Mahkemesinin 26 Kasım 2009 tarihinde yayımlanan kararında, 3713 No.lu Kanunun 6/5 maddesinin anayasaya uygunluğunu incelediğini ve söz konusu maddenin Anayasanın 28. maddesine uygun olduğu sonucuna vardığını kaydeder.
Bu bağlamda, AİHM, Anayasa Mahkemesinin 3713 No.lu Kanunun 6/5 maddesinde öngörülen tedbirin gerekli ve Anayasaya uygun olduğuna hükmederken, Ürper ve Diğerleri/Türkiye davasında (söz konusu davada, yerel mahkemelerin kararlarını 6/5 maddesine dayandırmaları nedeniyle AİHSnin 10. maddesinin ihlali tespit edilmiştir) AİHM tarafından ele alınan hukuki sorunları incelemediğini gözlemlemektedir. Bu koşullar altında, AİHM, söz konusu davada, Ürper ve Diğerleri/Türkiye davasında yapmış olduğu tespitlerden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir özel koşul bulunmadığı kanaatindedir.
Dolayısıyla, AİHSnin 10. maddesi ihlal edilmiştir.
B. AİHSnin 6., 7. ve 13. maddeleri ile 1 No.lu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği iddiası
Başvuranlar, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi önünde yapılan yargılamaya katılamadıkları ve söz konusu mahkemenin savunma ifadelerini almadan gazetelerinin basımının ve dağıtımının durdurulmasına karar verdiği konusunda şikayetçi olmuşlar ve bu şikayetlerini AİHSnin 6/1 ve 6/3 maddesine dayandırmışlardır. Başvuranlar, ayrıca, AİHSnin 13. maddesi uyarınca, yayın durdurma kararlarına karşı yapmış oldukları itirazların duruşma yapılmaksızın reddedilmesi nedeniyle, yerel mahkeme kararlarının meşruluğuna itiraz edebilecekleri bir iç hukuk yolunun bulunmadığını iddia etmişlerdir. Başvuranlar, ayrıca, sorumlu oldukları haber ve makalelerin adı geçen gazetelerde yayımlanmasının suç teşkil ettiğine dair yerel mahkemelerce verilen kararların masumiyet karinesini ihlal ettiği gerekçesiyle AİHSnin 6/2 maddesinin ihlal edildiği konusunda şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar, gazetelerin basım ve yayınlarının durdurulmasına yönelik kararların herhangi bir yasal dayanağı olmayan bir ceza anlamına geldiğini iddia ederek AİHSnin 7. maddesinin ihlal edildiği konusunda şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar, son olarak, 1 No.lu Protokolün 1. maddesi uyarınca, Yedinci Gün ve Toplumsal Demokrasi gazetelerinin yayınlarının durdurulmasına yönelik kararların mülkiyet haklarına haksız bir müdahale oluşturduğu konusunda şikayetçi olmuşlardır.
Hükümet bu iddialara itiraz etmiştir.
Davanın koşullarını ve AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiği yönündeki tespitini göz önünde bulunduran AİHM, söz konusu başvurularda ortaya konan temel hukuki sorunu incelediği kanaatindedir. Bu nedenle, AİHM, diğer şikayetlerle ilgili olarak ayrıca karar vermesine gerek olmadığı sonucuna varır (mutatis mutandis, Demirel ve Diğerleri/Türkiye, no. 75512/01; Demirel ve Ateş/Türkiye (no. 3), no. 11976/03; Ürper ve Diğerleri/Türkiye).
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
1. Tazminat
(a) Maddi tazminat
Başvuranlar, yayın durdurma kararları sonucu gazetelerinin uğradığı ticari zarar karşılığında 240,000 TL (yaklaşık 118,000 Euro) maddi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Başvuranlar, aynı başlık altında, kişisel olarak uğradıkları zarar karşılığında 22,000 Euro talep etmişlerdir. Ancak, başvuranlar, taleplerini desteklemek üzere herhangi bir belge sunmamışlardır.
Hükümet, talep edilen maddi tazminatın gerekli belgelerle desteklenmediğini öne sürerek söz konusu taleplere itiraz etmiştir.
Başvuranların taleplerini desteklemek üzere herhangi bir belge sunmadıklarını kaydeden AİHM söz konusu talepleri reddeder.
(b) Manevi tazminat
Başvuranlar, manevi tazminat olarak toplam 30,000 Euro talep etmişlerdir.
Hükümet, bu miktarın aşırı olduğunu ve haksız zenginliğe yol açacağını ileri sürmüştür.
AİHM, bütün başvuranların tek başına tespit edilen ihlalle telafi edilemeyecek düzeyde acı ve sıkıntı çekmiş olabilecekleri kanaatindedir. Davanın özel koşulları ile tespit edilen ihlali göz önünde bulunduran AİHM, adil temellere dayanarak, başvuranların her birine 1,800 Euro manevi tazminat ödenmesine karar verir.
2. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar, ayrıca, yerel mahkemeler ve AİHM önünde yapmış oldukları yargılama masraf ve giderleri için 8,640 Euro talep etmişlerdir. Başvuranlar, bu bağlamda, avukatlarının kaç saat çalıştıklarını ve yapılan masrafları gösteren belgeler sunmuşlardır.
Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
AİHMnin içtihadına göre, bir başvuranın gerçekliğini ve gerekliğini kanıtladığı makul miktarlardaki yargı giderlerini elde edebilir. Elindeki belgeleri ve yukarıda belirtilen ölçütleri göz önünde bulunduran AİHM, yargılama giderleri için, başvuranlara ortaklaşa 1,000 Euro ödenmesine karar verir.
3. Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizinin, Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı faiz oranına üç puanlık bir artış eklenerek belirlenmesini uygun görmektedir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE,
1. Başvuruların birleştirilmesine;
2. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;
3. AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiğine;
4. AİHSnin 6., 7. ve 13. maddeleri ile 1 No.lu Protokolün 1. maddesi uyarınca yapılan şikayetlerin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına;
5. (a)AİHSnin 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Yeni Türk Lirasına çevrilmek üzere ve her türlü vergi ve kesintiden muaf tutularak Savunmacı Hükümet tarafından
(i) aşağıda isimleri belirtilen başvuranların her birine manevi tazminat olarak 1,800 Euro (bin sekiz yüz Euro):
- Ali Turgay;
- Hüseyin Aykol;
- Hüseyin Bektaş;
- Turabi Kişin;
- Salih Sezgi;
- Fuat Bulut;
- Memet Ali Çelebi;
- Zeriman Dağdelen;
- Ramazan Pekgöz;
- Cengiz Kapmaz;
- Nurettin Fırat;
- Bayram Balcı;
(ii) yargılama masraf ve giderleri için başvuranlara ortaklaşa 1,000 Euro ödenmesine:
(b)Yukarıda belirtilen üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, Avrupa Merkez Bankasının o dönem için geçerli olan marjinal kredi kolaylığı oranının üç puan fazlasına eşit oranda basit faiz uygulanmasına;
6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İçtüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları gereğince 15 Haziran 2010 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy