(AİHS. m. 6, 13, 34, 35, 41) (MEHMET ALİ ÇELİK - TÜRKİYE DAVASI) (TENDİK VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 18375/09)
KARAR
STRAZBURG
7 Mayıs 2013
İşbu karar nihaidir ancak şekli bazı değişikliklere tabi tutulabilir.
Erdoğan Çoban v. Türkiye davasında,
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire);
Başkan,
Peer Lorenzen,
Hakimler
András Sajó,
Neboja Vucinic,
Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı
Françoise Elens-Passos'un katılımıyla oluşan mahkeme heyeti gerçekleştirdiği kapalı müzakereler sonucunda 9 Nisan 2013 tarihinde aşağıdaki kararı vermiştir.
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan (18375/09) nolu dava, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Bay Erdoğan Çobanın (Başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 14 Mart 2009 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca yapılmış olan başvurudan ibarettir.
2. Başvuran, İstanbul Barosundan avukatlarından Sayın G. Altay ve H. Karakuş tarafından temsil edilmiştir. Türkiye Hükümeti (Hükümet), kendi görevlileri tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuru, 11 Mayıs 2010 tarihinde kısmen kabul edilemez bulunmuş ve başvurunun yargılamanın süresi ve etkili bir iç hukuk yolu bulunmadığına ilişkin bölümü Hükümete bildirilmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
4. Başvuran 1979 yılında doğmuş olup İstanbulda yaşamaktadır.
5. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından 24 Nisan 2001 tarihinde başvuran diğer iki şüpheli ile birlikte yasadışı örgüte (DHKP-C) yardım ve yataklık yapmak iddiasıyla suçlanmıştır.
6. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 19 Eylül 2001 tarihinde söz konusu dava, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi nezdinde devam etmekte olan başka bir dava (1999/372) ile birleştirilmiştir.
7. Başvuran, 29 Aralık 2001 tarihinde DHKP-C üyesi olmak suçlamasıyla gözaltına alınmıştır.
8. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından 31 Aralık 2001 tarihinde başvuran aleyhine İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi nezdinde başka bir dava daha açılmıştır.
9. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 8 Mart 2002 tarihinde başvuran aleyhine açılmış olan tüm davalar 1999/372 dosya numarası altında birleştirilmiştir.
10. İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 3 Aralık 2003 tarihinde başvuran DHKP-C üyesi olmak suçuyla tutuklanmış ve yirmi yıl on ay hapis cezasına mahkûm edilmiştir.
11. Yargıtay tarafından 25 Ağustos 2004 tarihinde söz konusu karar bozulmuştur.
12. 2004 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmış ve söz konusu dava da İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ilk duruşma 10 Eylül 2004 tarihinde gerçekleştirilmiştir.
13. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 8 Nisan 2005 tarihinde başvuranın tutukluluk haline son verilerek serbest bırakılmasına karar verilmiştir.
14. Dosya muhtevasında bulunan bilgiler kapsamından anlaşıldığı üzere dava İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde halen devam etmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. BAŞVURUNUN AYRILMASI
15. Mahkeme mevcut başvurunun, 11 Mayıs 2010 tarihli kısmı karar ile birleştirilen diğer başvurulardan (başvuru numaraları 27737/07, 18375/029 ve 26070/09) ayrılmasının uygun olduğu kanaatindedir.
II. SÖZLEŞME'NİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
16. Başvuran tarafından yargılama sürecinin uzunluğunun, Sözleşme'nin 6 § 1 maddesi ile düzenlenen makul süre şartıyla bağdaşmadığı iddia edilerek şikayetçi olunmuştur.
17. Hükümet tarafından bu iddialara itiraz edilmiştir.
18. Dikkate alınacak süre, 24 Nisan 2001 tarihinde başlamış ve halen devam etmektedir. Dolayısıyla, iki dereceli yargılama hali hazırda on bir yıl ve on ay sürmüştür.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
19. Mahkeme tarafından şikayetin bu kısmının Sözleşme'nin 35 § 3 (a) maddesi kapsamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, diğer koşullar bakımından da kabul edilemezliğe ilişkin herhangi bir noktanın olmadığını belirtilmektedir. Dolayısıyla başvuru kabul edilebilir olarak beyan edilmelidir.
B. Esas Hakkında
20. Mahkeme tarafından bir davanın süresinin makul niteliğinin, davanın koşullarına, Mahkemenin içtihadı ile kabul edilen kriterlere, özellikle davanın karmaşıklığına, başvurucu ile yetkili makamların tutumuna ve ilgililer için ihtilaf konusu davanın içeriğine bakılarak değerlendirildiği hatırlatılmaktadır (bkz., diğerleri arasında Daneshpayeh v. Türkiye, no. 21086/04, § 28, 16 Temmuz 2009).
21. Mahkeme tarafından mevcut dava ile benzerlik gösteren konular ile ilgili davalarda sıklıkla Sözleşmenin 6 § 1 ihlal edildiğine karar verilmiştir (bkz., örneğin, Mehmet Ali Çelik v. Türkiye, no. 42296/07, § 19, 27 Ocak 2009).
22. Mahkeme, kendisine ibraz edilen tüm belgeleri incelediğinde, Hükümet'in, Mahkemeyi mevcut davada farklı bir sonuca ulaşmaya ikna edebilecek hiçbir olay veya görüş ileri sürmediği kanaatindedir. Mahkeme tarafından, bu husustaki içtihat dikkate alınarak, mevcut davada yargılama sürecinin uzun olduğu ve makul süre şartı ile uyumlu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dolayısıyla, Sözleşme'nin 6 § 1 maddesinin ihlali söz konusudur.
III. SÖZLEŞME'NİN 13. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
23. Başvuran Sözleşme'nin 13. maddesine istinaden Türk hukukunda yargılama sürecinin aşırı uzunluğuna ilişkin şikayetini sunabileceği etkili bir iç hukuk yolu olmadığından şikayetçidir.
24. Hükümet tarafından bu iddialara itiraz edilmiştir.
A. Kabul Edilebilirlik Hakkında
25. Mahkeme tarafından şikayetin bu kısmının Sözleşme'nin 35 § 3 (a) maddesi kapsamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca, diğer koşullar bakımından da kabul edilemezliğe ilişkin herhangi bir noktanın olmadığını belirtilmektedir. Dolayısıyla başvuru kabul edilebilir olarak beyan edilmelidir.
B. Esas Hakkında
26. Mahkeme, daha önceki olaylardaki benzer davaları incelemiş ve Türk hukuku çerçevesinde başvuranın söz konusu yargılama süreci uzunluğuna itiraz edebileceği etkili bir çözüm yolunun olmadığına ilişkin olarak Sözleşme'nin 13. maddesinin ihlal edildiği kanaatine varmıştır (bkz. Danespayeh, yukarıda geçmektedir, §§ 37 ve 51; ve Bahçekaya v. Türkiye, no. 74463/01, 13 Temmuz 2006, §§ 26-30; ve Tendik ve Diğerleri v. Türkiye, no. 23188/02, 22 Aralık 2005, §§ 34-39). Mahkeme bu olayda da daha öneki davalarda ulaştığı sonuçtan ayrılmasını gerektirecek bir neden görmemiştir.
Dolayısıyla, Mahkeme Sözleşmenin 13. maddesinin ihlal edildiği kanaatindedir.
IV. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
27. Sözleşme'nin 41. maddesi aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:
"Eğer Mahkeme, bu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin verilmesine hükmeder."
A. Tazminat
28. Başvuran tarafından maddi tazminat olarak 10.000 Euro ve manevi tazminat olarak ise 10.000 Euro talep edilmiştir.
29. Hükümet tarafından bu taleplere itiraz edilmiştir.
30. Mahkeme tarafından tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görülmemiştir; bu nedenle bu talep reddedilmiştir Diğer taraftan ise hakkaniyet temelinde hükmederek, başvurana manevi tazminat olarak 6.000 Euro ödenmesine karar verilmiştir
B. Masraf ve Harcamalar
31. Başvuran ayrıca, Mahkeme nezdinde ortaya çıkan yargılama masraf ve giderlerine ilişkin olarak avukatlık ücreti, tercüme ve posta masrafları için 3.200 Euro talep etmiştir. Başvuran tarafından bu talebini desteklemek için avukatlık ücretini gösteren 2.595 Euro tutarlı makbuz ibraz etmiştir.
32. Hükümet tarafından bu iddialara itiraz edilmiştir.
33. Mahkeme nezdinde bulunan belgeler kapsamında, Mahkeme başvurana 1.000 Euro tazminata hükmedilmesinin makul olduğuna karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
34. AİHM tarafından gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verilir.
İŞBU GEREKÇELERLE MAHKEME OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun, başvuru noları 27737/07, 18375/09 ve 26070/09 olan diğer başvurulardan ayrılmasına;
2. Başvurunun kabul edilebilir olduğunu beyan edilmesine;
3. Sözleşme'nin 6 § 1 maddesinin ihlalinin söz konusu olduğuna;
4. Sözleşme'nin 13. maddesinin ihlalinin söz konusu olduğuna;
5. (a) Davalı Hükümet tarafından başvurana, üç ay içerisinde, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden TLye çevrilmek üzere:
(i) manevi tazminata ilişkin olarak 6.000 (altı bin) Avronun miktarı yansıtılabilecek vergilerle birlikte ödenmesine;
(ii) ücret ve masraflara ilişkin olarak 1.000 (bin) Avronun miktarı yansıtılabilecek vergilerle birlikte ödenmesine
(b) Yukarıda bahsedilen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranda basit faizin uygulanacağına;
6. Başvuranın adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine; karar vermiştir.
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddeleri uyarınca 7 Mayıs 2013 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy