(AİHS. m. 6, 39, I NOLU PROTOKOL) (492 S. K. m. 32)
(Başvuru no. 19053/09)
KARAR
Yusuf Kenan Özdemir v. Türkiye davasında,
Başkan
Dragoljub Popovic,
Yargıçlar
Paulopinto de Albuquerque,
Helen Keller,
Ve
Daire İşleri Müdür Yardımcısı
Françoise Elens-Passosun katılımıyla komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Daire) (Mahkeme), 27 Mart 2009 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruya ilişkin olarak, davanın dostane çözümünü kabul eden resmi deklarasyonları dikkate alarak 26 Mart 2013 tarihinde yapılan müzakereler sonucu aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
1. Başvuran Bay Yusuf Kenan Özdemir 1957 doğumlu olup Mersinde ikamet eden bir Türk vatandaşıdır. Mahkeme önünde Ankarada görev yapan avukat Bay C. Kayhan tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuran 21 Nisan 2006 tarihinde, kendisine olan borçlarından kurtulmak için hileli sözleşme yaptıklarını iddia ettiği iki kişi hakkında dava açmıştır.
4. 5 Haziran 2008 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi, başvuranın lehine karar vermiş ve davalı tarafın tazminata ek olarak 24.551 Türk liralık mahkeme harcını ödemesine karar vermiştir. Sonrasında başvuran, icra sürecini başlatmak amacıyla kararın bir suretini talep etmiştir. Ancak 19 Mart 2009 tarihinde mahkeme, iki tarafın da mahkeme harcını ödememeleri nedeniyle talebi reddetmiştir.
5. Sonuç olarak, Harçlar Kanununun (no. 492) 28 § 1 (a) ve 32. maddelerinin, karar harçları ve ödeme emri ödenmedikçe, kararın suretinin taraflara iletilemeyeceğini ve kararın icra edilemeyeceğini öngörmesi nedeniyle; başvuran icra sürecini başlatamamıştır.
6. Başvuran Sözleşmenin 6 § 1 maddesi uyarınca, hukuk yargılamalarının aşırı uzunluğu hakkında şikayette bulunmuştur.
7. Aynı madde uyarınca, davalı tarafın gereken mahkeme harçlarını ödememesi nedeniyle, lehine olan mahkeme kararını icra ettiremediği hususunda mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
8. Başvuran Sözleşmenin 1 Nolu Protokolünün 1. maddesine dayanarak, lehine olan mahkeme kararının icra edilememesinin, mülkiyetinin dokunulmazlığına saygı hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
9. 17 Şubat 2011 tarihinde, başvuranın mahkemeye erişim hakkına ilişkin Sözleşmenin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikayeti ve Sözleşmeye ekli 1 Nolu Protokolün 1. maddesi kapsamındaki şikayeti Hükümete iletilmiştir.
10. Mahkeme, 21 Aralık 2011 ve 7 Haziran 2012 tarihlerinde Hükümetin ilamda belirtilen borcu ve ödeme yapılan tarihteki döviz kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilecek olan ve başvurana yansıtılabilecek vergilerden muaf olmak üzere, her türlü maddi, manevi zarar, harcama ve masraflar için 4.100 Euro ödeme taahhüdüne karşılık; başvuranın, başvuruya sebep olan olaylara ilişkin olarak Türkiyeye karşı başka bir dava açmaktan vazgeçtiğini bildiren, taraflarca imzalanan dostane çözüm deklarasyonlarını almıştır. Mahkeme kararının bildirilmesini takiben üç ay içerisinde ödenecektir. Bu miktarın üç aylık süre içinde ödenmemesi halinde Hükümet, sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar başvurana, Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranda basit faiz ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu ödemeyle dava karara bağlanacaktır.
HUKUK
11. Mahkeme, taraflar arasındaki dostane çözüm metinlerini dikkate almaktadır. Dostane çözüm metinlerinin, Sözleşmede ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına saygıya dayalı olmasından memnuniyet duymaktadır ve başvurunun incelenmesine devam edilmesi için herhangi bir gerekçe görememektedir.
12. Yukarıda belirtilenler ışığında, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
İşbu gerekçelerle Mahkeme oybirliğiyle,
Sözleşmenin 39. maddesi uyarınca başvuruyu kayıttan düşürmeye karar verir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy