(AİHS. m. 6, 13, 39, PROTOKOL NO 1)
(Başvuru no: 2163/09)
KARAR
10 Temmuz 2012 tarihinde,
Başkan
Isabelle Berro-Lefevre,
Yargıçlar
Guido Raimondi,
Helen Keller,
ve Daire Başkan Yardımcısı Françoise Elens-Passosun katımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Dairesi) Heyeti, 27 Aralık 2008 tarihli başvuruyla ilgili yapılan müzakerelerin ardından, taraflar arasında dostane çözüm teklifinin kabul edilmesine ilişkin usulüne uygun bildirimleri de dikkate alarak aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
Başvuran Nursen Aksoy, T.C vatandaşı olup 1963 doğumludur ve İstanbulda ikamet etmektedir. Başvuran AIHM huzurunda, İstanbulda görev yapan Avukat H. Bostancı tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, Sözleşmenin 6 ile 13 ve 1.nolu Protokolün 1.maddesini ileri sürerek, ulusal yargı organları huzurunda yargılamanın adil olmaması ile yargılama süresinin makul olmadığından şikâyet etmektedir. Başvuran, ayrıca Türkiyedeki cari enflasyona göre, verilen gecikme faiziyle birlikte meblağın yetersizliğinden yakınmaktadır.
Taraflar, 8 Şubat 2012 ile 7 Mayıs 2012 tarihlerinde dostane çözüm bildirimlerini imzalamışlardır.
Bu bildirimlere göre, Hükümet başvurana tüm maddi ile manevi zararı kapsayan 4 500 Avro (dört bin beş yüz Avro) ve masraf ile giderleri kapsayan 500 Avro (beş yüz Avro) ödemeyi taahhüt etmiştir. Başvuran, Türkiye aleyhine yaptığı başvurusuna dayanak oluşturan olaylarla ilgili diğer her türlü iddiasından vazgeçmiştir. Söz konusu miktar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu miktar, Mahkeme kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecektir.
Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, tarafların dostane çözüm anlaşmasına vardıklarını kaydetmektedir. Mahkeme, dostane çözüm yolunun, işbu Sözleşme ve Protokolleri ile tanınan insan haklarına saygı ilkesinden esinlenilerek oluşturulduğu kanısındadır ve ayrıca başvurunun incelenmesinin devamını bu aşamada haklı kılan bir neden görmemektedir.
Sonuç olarak, Sözleşmenin 39.maddesi uyarınca bu başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvuruyu kayıttan düşürmeye karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy