(AİHS m. 6, 7, 10, 13, 34, 35, 44, 1 Nolu Protokol) (3713 S. K. m. 6)
(Başvuru no. 2318/09, 126160/09, 23563/09, 26801/09, 26837/09, 26846/09, 26851/09 ve 26859/09)
KARAR
STRAZBURG
5 Ekim 2010
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USULİ İŞLEMLER
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan sekiz davanın (no. 2318/09, 126160/09, 23563/09, 26801/09, 26837/09, 26846/09, 26851/09 ve 26859/09) nedeni T.C. vatandaşları Erdal Ölmez ve Ali Turgayın (başvuranlar), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine ekte kaydedilen tarihlerde Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesinin (AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, İstanbul Barosu avukatlarından Ö. Kılıç tarafından temsil edilmiştir.
OLAYLAR
I. DAVA KOŞULLARI
Başvuranların her ikisi de 1983 doğumludur ve İstanbulda yaşamaktadır.
A. Gazeteler hakkındaki takibatı
Sözkonusu tarihte başvuranlar, Türkiyede yayınlanan beş haftalık gazetenin sahipleri, genel yayın yönetmenleri ve yazı işleri müdürleriydiler: Politika, Yedinci Gün, Özgür Yorum, Analiz ve Ayrıntı. Bu gazetelerin basımı, çeşitli haber raporları ve makaleler nedeniyle, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 6(5). maddesi uyarınca İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin çeşitli daireleri tarafından 8 Ekim 2008 ve 14 Mart 2009 arasındaki farklı tarihlerde bir ay süreyle durdurulmuştur. Durdurulan yayınların esas olarak terör örgütü PKK/KONGRA-GEL lehinde propagandalar oldukları ve bu örgüt ve üyelerince işlenen suçları destekledikleri kabul edilmiştir.
Ne başvuranlar ne de yasal temsilcileri bu ex parte (tek taraflı) yargılamada yer almıştır ve durdurma kararlarına karşı sundukları yazılı itirazlar reddedilmiştir. Sonuç olarak, kararlar uygulanmıştır.
B. Başvuranlar hakkındaki takibat
Dava dosyasındaki belgelere göre, başvuran Erdal Ölmez aleyhinde Politika, Ayrıntı ve Özgür Yorum gazetelerinde çıkan haber yorumları ve makaleler hususunda beş kez takibat başlatılmıştır. Başvuran Ali Turgay aleyhinde de Yedinci Günde yayınlanan yazılar hususunda takibat başlatılmıştır. Bu davalar halen yerel mahkemeler önünde devam etmektedir.
HUKUK
Konularının benzerliğini göz önüne alan AİHM başvuruları birleştirmeye karar vermiştir.
I. KABULEDİLEBİLİRLİK
Hükümet, aleyhlerindeki cezai yargılamanın halen devam etmekte olması nedeniyle iç hukuk yollarını tüketmediklerini iddia etmiştir. Buna ek olarak, herhangi bir şekilde mahkum edilmemeleri nedeniyle mağdur statüsünde oldukları da düşünülemez.
AİHM, başvuranların AİHS bağlamındaki şikayetlerinin yalnızca ağır ceza mahkemesinin, gazetelerin yayınlanmasını durduran kararlarına ilişkin olduğunu; bu nedenle, mevcut başvurular açısından başvuranlar aleyhinde suçlamaların olmamasının, mağdur statüleri üzerine etkisi bulunmadığını kaydetmektedir. AİHM ayrıca bu bağlamda başvuranların, çeşitli durdurma kararlarına itirazda bulunarak AİHSnin 35/1 maddesi bağlamındaki iç hukuk yollarını tüketmiş olduklarını kaydetmektedir. Dolayısıyla, Hükümetin itirazlarını reddetmektedir.
Başvuruların AİHSnin 35/3 maddesi bağlamında açıkça dayanaktan yoksun olmadıklarını kaydeden AİHM, başka açılardan bakıldığında da kabuledilemez olmadıklarını belirtmektedir.
Bu nedenle, kabuledilebilir oldukları sonucuna varılmalıdır.
II. ESAS
A. AİHSnin 10. Maddesinin ihlal edildiği iddiası
Başvuranlar AİHSnin 10. maddesi bağlamında Politika, Yedinci Gün, Özgür Yorum, Analiz ve Ayrıntı gazetelerinin yayınlanmalarının ve dağıtımlarının 3713 sayılı Kanunun 6(5). maddesine dayanılarak durdurulmasının ifade özgürlüğü haklarına haksız müdahale teşkil ettiğini iddia etmişlerdir. Özellikle, yerel mahkemelerin kararlarını verdikleri tarihte gelecek içerikleri henüz bilinmeyen gazetelerin yayınlarının bu kadar uzun bir süre tümüyle durdurulmasının sansür anlamına geldiğini iddia etmişlerdir.
Hükümet, yerel mahkeme kararlarının ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün ve kamu güvenliğinin korunması da dahil olmak üzere birçok meşru amaca hizmet ettiğini kaydetmiştir. Ayrıca, sözkonusu makalelerin içerikleri göz önüne alındığında, alınan tedbirler izlenen meşru amaçlarla orantılı ve demokratik bir toplumda gereklidir.
AİHM yakın zamanda, 3713 sayılı Kanunun 6(5). maddesi bağlamında tüm gazetelerin gelecek yayınlarını durdurma uygulamasının demokratik bir toplumda gerekli kısıtlama kavramının ötesinde olduğunu ve sansür anlamına geldiğini kaydettiği Ürper ve Diğerleri davasında benzer bir şikayeti incelemiş ve AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. AİHM mevcut davada bu içtihadından farklı yönde karar vermesi için özel bir koşul görmemektedir.
Dolayısıyla AİHSnin 10. maddesi ihlal edilmiştir.
B. AİHSnin 6., 7. ve 13. maddeleri ile AİHSye Ek 1 Nolu Protokolün 1. maddesinin ihlal edildiği iddiaları
Başvuranlar AİHSnin 6/1 ve 3. maddelerine dayanarak İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi önünde yapılan yargılamaya dahil olmadıklarından ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin savunma ifadelerini dinlemeksizin yukarıda anılan gazetelerin yayınlanmalarını ve dağıtımını durdurmaya karar vermesinden şikayetçi olmuştur. Ayrıca,
AİHSnin 13. maddesine dayanarak, durdurma emirlerine itirazlarının yargılama yapılmaksızın reddedilmesi nedeniyle ulusal mahkeme kararlarının kanuna uygunluklarına itiraz edebilecekleri bir iç hukuk yolunun mevcut olmadığını ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar ayrıca 6/2. maddeye dayanarak, ulusal mahkemelerin ceza gerektiren suçların kendilerinin sorumluluğu altındaki gazetelerde yayınlanan haber raporları ve makaleler aracılığıyla işlendiğine karar vermeleri nedeniyle bu kararların, masum sayılma haklarını ihlal ettiğinden şikayetçi olmuşlardır. Başvuranlar ayrıca AİHSnin 7. maddesine dayanarak gazetelerin yayınlanmalarını ve dağıtımını durdurulması kararlarının, hukuki dayanağı olmayan bir suç teşkil ettiğini kaydetmişlerdir. Son olarak, 1 Nolu Protokolün 1. maddesine dayanarak Politika, Yedinci Gün, Özgür Yorum, Analiz ve Ayrıntı gazetelerinin yayınlanmalarının durdurulmasının mülkiyet haklarına haksız müdahale teşkil ettiğinden şikayetçi olmuşlardır.
Hükümet bu iddialara itiraz etmiştir.
Dava koşullarını ve AİHSnin 10. Maddesinin ihlal edildiği yönünde verdiği kararı göz önüne alan AİHM, mevcut başvurularda ortaya konan asıl hukuki sorunu incelemiş olduğu kanaatindedir. Bu nedenle, diğer şikayetler hususunda ayrıca bir karar vermesine gerek olmadığı sonucuna varmıştır.
III. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
A. Zarar
1. Maddi zarar
Başvuranlar, gazetelerin durdurma kararları sonucunda uğradıkları ticari zarar için 108,000 Türk Lirası (yaklaşık 54,000 Euro) tazminat talep etmişlerdir. Başvuranlar ayrıca aynı başlık altında bireysel olarak uğradıkları zararlar için 10,000 Euro tazminat talep etmişlerdir.
Bu talepleri desteklemek için birinci başvuran, sahip olduğu Özgür Yorum ve Ayrıntı gazetelere ilişkin sekiz faturanın nüshalarını sunmuştur. 6, 13, 20 ve 27 Mart 2009 tarihli dört fatura, Özgür Yorum ve Ayrıntı gazetelerinin basım evlerine ödedikleri meblağları göstermektedir. 7, 13, 20 ve 27 Mart 2009 tarihli diğer dört fatura ise dağıtım evleri tarafından yukarıda anılan gazetelere ödenen meblağları göstermektedir. İkinci başvuran ise maddi zarar iddialarını destekleyen yazılı deliller sunmamıştır.
Hükümet, ileri sürülen maddi zararın gerektiği şekilde belgelenmediğini iddia ederek bu taleplere itiraz etmiştir.
AİHM, birinci başvuranın sunduğu fatura nüshalarının Özgür Yorum ve Ayrıntı gazetelerinin gelir ve giderlerini gösterdiği kabul edilebilse dahi, bu belgelerin ilgili belgelerin kesin zarar meblağlarını göstermedikleri kanaatindedir. Mevcut davalarda gazetelerin, ticari kurumlar olarak, başvuran tarafından gösterilmeyen farklı gelir ve giderleri olması gerekmektedir. Bu nedenle AİHM, birinci başvuranın sunduğu belgelere dayanarak uğranılan maddi zararın tam meblağını belirleyememektedir.
AİHM bununla birlikte gazetelerin basımlarının bir ay boyunca durdurulması hususunda tespit edilen ihlalin manevi zarara yol açtığını kabul etmektedir. Davanın özel koşullarını göz önüne alan ve dava dosyasındaki bilgilere dayanarak değerlendirmede bulunan AİHM, birinci başvuran Erdal Ölmeze 3,000 Euro maddi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Diğer yandan, iddiasını desteklemek için belge sunmaması nedeniyle ikinci başvuran Ali Turgayın maddi tazminat talebini reddetmiştir.
2. Manevi zarar
Başvuranlar manevi tazminat olarak toplam 10,000 Euro talep etmişlerdir.
Hükümet bu meblağın aşırı olduğu kanısına varmış ve bu tazminatın ödenmesine karar vermenin haksız zenginleşmeye yol açacağını belirtmiştir.
AİHM başvuranların, yalnızca ihlal tespiti ile telafi edilemeyecek kadar büyük bir sıkıntı çekmiş olduklarının kabul edilebileceği kanısındadır. Davanın özel koşullarını ve tespit edilen ihlalin türünü göz önüne alan AİHM, başvuranlara manevi tazminat olarak 1,800 Euro ödenmesine karar vermiştir.
B. Yargılama masraf ve giderleri
Başvuranlar yerel mahkemeler ve AİHM önünde yapılan yargılamalarda yapılan harcamalar karşılığında 8,640 Euro talep etmişlerdir. Bu bağlamda, yasal temsilcilerinin başvuruları üzerinde harcadığı zamanı gösteren belgeler ve masraf ve harcama çizelgeleri sunmuşlardır.
Hükümet bu talebe itiraz etmiştir.
AİHM içtihadına göre başvuran gerçekten gerekli oldukları için yapıldıklarını ve meblağın makul olduğunu ispatladığı müddetçe yaptığı masraf ve harcamaların tazmin edilmesine hak kazanmaktadır. Mevcut davalarda sunulan belgeleri ve yukarıda kaydedilen kriterleri göz önüne alan AİHM, başvuranlara yargılama masraf ve giderleri için toplam 2,000 Euro tazminat ödenmesine karar vermiştir.
C. Gecikme Faizi
Gecikme faizi Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredi kolaylıklarına uyguladığı orana yüzde üç puanlık bir ekleme yapılarak belirlenecektir.
BU GEREKÇELERE DAYANARAK, AİHM OYBİRLİĞİ İLE
1. Başvuruları birleştirmeye;
2. Başvuruların kabuledilebilir olduğuna;
3. AİHSnin 10. maddesinin ihlal edildiğine;
4. AİHSnin 6., 7. ve 13. maddeleri ile 1 Nolu Protokolün 1. maddesi bağlamındaki şikayetleri ayrıca incelemenin gerekli olmadığına;
5. (a) Savunmacı devletin, 44. maddesinin 2. paragrafı gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmek üzere başvuranlara aşağıda kaydedilen meblağları ödemesine;
(i) Erdal Ölmeze maddi tazminat olarak 3,000 Euro (üç bin Euro) ve ödenebilecek her tür vergi;
(ii) Başvuranların her birine manevi tazminat olarak 1,800 Euro (bin sekiz yüz Euro) ve ödenebilecek her tür vergi;
(iii) Başvuranlara toplam olarak, yargılama masraf ve giderleri için 2,000 Euro (iki bin Euro) ve ödenebilecek her tür vergi;
(b) Sözkonusu sürenin bittiği tarihten ödemenin yapılmasına kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankasının marjinal kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
6. Adil tatmine ilişkin diğer taleplerin reddine,
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce olarak hazırlanmış ve AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. paragrafları uyarınca 5 Ekim 2010 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy