(AİHS. m. 6, 34, 35, 41) (GARCİA RUIZ - İSPANYA DAVASI) (GÖKTAŞ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 24280/09)
KARAR
STRAZBURG
4 Ekim 2011
İşbu karar nihai olup şekli düzeltmelere tâbi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan 24280/09 nolu davanın nedeni, Hatice Büyükkol ve Berna Büyükkol (başvuranlar) adlı Türk vatandaşlarının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 6 Nisan 2009 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış oldukları başvurudur.
Başvuranlar, İstanbul Barosu avukatlarından Y. Ertan tarafından temsil edilmişlerdir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
Sırasıyla 1980 ve 2000 doğumlu başvuranlar İstanbulda ikamet etmektedirler.
İlk başvuranın eşi ve aynı zamanda diğer başvuranın babası olan kişi 2001 yılında bir trafik kazasında vefat etmiştir. Daha sonra, 7 Kasım 2001 tarihinde başvuranlar, kazanın sorumlularından tazminat talebinde bulunarak Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi önünde dava açmışlardır.
20 Temmuz 2006 tarihinde Şişli Hukuk Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş ve başvuranlara toplamda maddi tazminat olarak 25.705 TL (sözkonusu tarihte yaklaşık 13.000 Euro), manevi tazminat olarak 5.000 TL (sözkonusu tarihte yaklaşık 2.500 Euro) ve uygulanabilecek yasal faizlerin ödenmesine hükmetmiştir.
13 Mayıs 2008 tarihinde Yargıtay küçük bir değişiklikle ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. 23 Ekim 2008 tarihinde savunmacı tarafın yapmış olduğu düzeltme talebini reddetmiştir.
HUKUK
I. AİHSNİN 6/1 MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar, yargılama süresinin AİHSnin 6/1 maddesinde öngörülen makul süre şartına uymadığından şikâyetçi olmuşlardır.
Hükümet bu sava itiraz etmiştir. Davanın karmaşıklığı, kanıt toplamada karşılaşılan güçlükler ve tebligat süreci göz önüne alındığında, ihtilaflı yargılama süresinin aşırı uzun olmadığını iddia etmiştir. Dolayısıyla Hükümet, kendisine atfedilecek yargılamada gecikme olmadığı sonucuna ulaşmıştır.
Göz önüne alınan süreç 7 Kasım 2001 tarihinde başlamış ve 23 Ekim 2008 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla iki aşamalı yargıda 6 yıl, 11 ay sürmüştür.
AİHM, AİHSnin 35/3 (a) maddesi çerçevesinde bu şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını kaydeder. Ayrıca diğer bakımlardan da kabuledilemez olmadığını kaydeder. Bu nedenle başvuru kabuledilebilir olarak ilan edilmelidir.
AİHM, mevcut davadakine benzer meseleleri ele alan davalarda sıklıkla, AİHS'nin 6/1 maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Frylender - Fransa (BD), 30979/96 ve Daneshpayeh - Türkiye, 21086/04).
Sunulan materyalleri inceleyen AİHM, Hükümetin mevcut davada farklı bir sonuca varmasını sağlayacak ikna edici hiçbir bilgi ya da iddia sunmadığı kanısındadır. Konuya ilişkin içtihadını göz önüne alan AİHM, sözkonusu davada dava işlemlerinin uzunluğunun gereğinden fazla olduğu ve makul süre gereğini karşılamadığı kanaatindedir.
Dolayısıyla AİHSnin 6/1 maddesi ihlal edilmiştir.
II. AİHSNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİA EDİLEN DİĞER MADDELERİ
AİHSnin 1 ve 6/1 maddelerine dayanarak başvuranlar, Şişli Asliye Hukuk Mahkemesi önündeki yargılama sonucundan şikâyetçi olmuşlardır. Ayrıca hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu iddia etmişlerdir.
AİHM, AİHSnin 1. maddesi uyarınca yapılmış olan şikâyetin yalnızca 6/1 maddesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydeder. AİHM, bir dördüncü derece mahkemesi olarak görev yapmadığını ve AİHSnin güvence altına aldığı hak ve özgürlükleri ihlal etmediği sürece, ulusal bir mahkemenin yaptığı iddia edilen maddi veya hukuki hataları ele almanın görevi olmadığını yineler (bkz. Garcia Ruiz - İspanya (BD), 30544/96; Streletz, Kessler ve Krenz - Almanya (BD), 34044/96, 35532/97 ve 44801/98; ve Göktaş - Türkiye, 66446/01). Ayrıca keyfi ya da açıkça gayri makul olmadığı sürece, ulusal mahkeme tarafından sunulan delillerin değerlendirmesini tekrar gözden geçirme görevinin olmadığını ifade eder (bkz. Camilleri - Malta, 51760/99).
Dolayısıyla AİHM, sunulan materyaller ışığında ve şikâyetler yetki alanına girdiği kadarıyla, AİHSnin 6/1 maddesinin bu açıdan ihlal edilmediği sonucuna varmıştır. Sözkonusu şikâyet açıkça dayanaktan yoksun olup, AİHSnin 35/3 ve 35/4 maddeleri uyarınca reddedilmelidir.
III. 41. MADDENİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollarının ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
Başvuranlar adil tazmin talebinde bulunmamışlardır. Dolayısıyla AİHM, bu yönde bir meblağa hükmedilmesine yer olmadığı kanaatine varmaktadır.
AİHM YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK, OYBİRLİĞİYLE
1. Yargılama süresinin uzunluğuna ilişkin şikâyetin kabuledilebilir, başvurunun geri kalan kısmının kabuledilemez olduğuna;
2. AİHSnin 6/1 maddesinin ihlal edildiğine
KARAR VERMİŞTİR.
İşbu karar İngilizce hazırlanmış, AİHM İç Tüzüğünün 77. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca 4 Ekim 2011 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy