(AİHS m. 6, 34, 35, 41, 1 NOLU EK PROTOKOL)
(Başvuru no. 27459/09)
KARAR
STRAZBURG
22 Ocak 2013
İşbu karar nihaidir ancak şekli bazı değişikliklere tabi tutulabilir.
Demiroğlu v. Türkiye davasında,
Başkan,
Dragoljub Popovic,
Yargıçlar,
Paulo Pinto de Albuquerque,
Helen Keller
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı, Françoise Elens-Passosun katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Komitesi (İkinci Daire) 11 Aralık 2012 tarihinde gerçekleştirdiği kapalı müzakereler neticesinde anılan tarihte aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (27459/09) nolu davanın nedeni, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Bayan Nezaket Demiroğlunun (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 11 Mayıs 2009 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmenin (Sözleşme) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
2. Başvuran, Kastamonu Barosu avukatlarından Sayın Şükrü Tuncel tarafından temsil edilmiştir. Türkiye Hükümeti (Hükümet), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuru, 2 Kasım 2010 tarihinde Hükümet'e bildirilmiştir.
4. Hükümet başvurunun bir Komite tarafından incelenmesine itiraz etmiştir. Hükümetin itirazının incelenmesinin akabinde Mahkeme bu itirazı reddetmiştir.
OLAYLAR
DAVANIN KOŞULLARI
5. Başvuran, 1960 doğumlu olup Kastamonuda ikamet etmektedir. Eşi trafik kazasında vefat etmiştir.
6. Başvuran, 7 Haziran 2000 tarihinde Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Dava süresince sekiz adet bilirkişi raporu alınmıştır.
7. Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde devam eden dava 9 Kasım 2006 tarihinde başvuran lehine sona ermiştir.
8. Yargıtay, 11 Şubat 2008 tarihinde kararı bozmuştur.
9. Başvuran, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
10. Yargıtay, 13 Ekim 2008 tarihinde karar düzeltme talebini kabul etmiş ve kararı başvuran lehine onamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
I. SÖZLEŞMENİN 6 § 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
11. Başvuran, yargılama sürecinin uzunluğunun, Sözleşme'nin 6 § 1 maddesinde yer alan makul süre şartıyla bağdaşmadığından şikâyetçi olmuştur:
"Herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili
konusunda karar verecek olan
bir mahkeme tarafından
makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkında sahiptir."
12. Hükümet bu iddialara itiraz etmiştir.
13. Dikkate alınacak süre, 7 Haziran 2000 tarihinde başlamış ve 13 Ekim 2008 tarihinde sona ermiştir. Dolayısıyla, iki dereceli yargılama yaklaşık olarak sekiz yıl ve dört ay sürmüştür.
A. Kabul edilebilirlik hakkında
14. Mahkeme, bu şikâyetin, Sözleşme'nin 35 § 3 (a) maddesi kapsamında açıkça dayanaktan yoksun olmadığını belirtmiştir. Ayrıca, diğer koşullar bakımından da kabul edilemezliğe ilişkin herhangi bir noktanın olmadığını belirtmektedir. Dolayısıyla başvuru kabul edilebilir olarak beyan edilmelidir.
B. Esas hakkında
15. Mahkeme, bir davanın süresinin makul niteliğinin, davanın koşullarına, mahkemenin içtihadı tarafından kabul edilen kriterlere, özellikle davanın karmaşıklığına, başvurucu ile yetkili makamların tutumuna ve ilgililer için ihtilaf konusu davanın içeriğine bakılarak değerlendirildiğini hatırlatmaktadır (bkz. diğerleri arasında Daneshpayeh v. Türkiye, no. 21086/04, § 28, 16 Temmuz 2009).
16. Mahkeme, kendisine ibraz edilen tüm belgeleri incelediğinde, Hükümet'in, Mahkemeyi mevcut davada farklı bir sonuca ulaşmaya ikna edebilecek hiçbir olay veya görüş ileri sürmediği kanaatindedir. Mahkeme, bu husustaki içtihadını dikkate alarak, mevcut davada yargılama sürecinin uzun olduğuna ve makul süre şartı ile uyumlu olmadığına kanaat getirmiştir.
17. Dolayısıyla, Sözleşme'nin 6 § 1 maddesinin ihlali söz konusudur.
II. SÖZLEŞME'NİN 1 NOLU EK PROTOKOLÜN 1. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI HAKKINDA
18. Başvuran, Sözleşmenin herhangi bir maddesine atıfta bulunmaksızın lehine hükmedilen kararın (miktar olarak) davanın uzun sürmesi dolayısıyla değerini kaybettiğini ileri sürmüştür. Bu iddia Sözleşme'nin 1 nolu Ek Protokolün 1. maddesi kapsamında değerlendirilmelidir.
19. Hükümet, bu iddialara itiraz etmiştir.
20. Mahkeme, bu iddianın yukarıda incelenen şikayet ile bağlantılı olduğunu ve bu yüzden aynı şekilde kabul edilebilir bulunması gerektiğini kaydetmektedir.
21. Sözleşme'nin 6 § 1 maddesi ile ilgili olarak tespit edilenler (bkz 15-17) ışığında Mahkeme, bu davada, Sözleşme'nin 1 nolu Ek Protokolün 1. maddesinin ihlal edilip edilmediğine ilişkin bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı kanaatindedir (bkz Zanghì v. İtalya, 19 Şubat 1991 tarihli Karar, Series A no. 194-C, p. 47, § 23).
III. SÖZLEŞMENİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
22. Sözleşme'nin 41. maddesi aşağıdaki şekilde öngörmektedir:
"Eğer Mahkeme, bu Sözleşme ve Protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlalin sonuçlarını ancak kısmen ortadan kaldırabiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, zarar gören taraf lehine adil bir tazmin verilmesine hükmeder."
A. Tazminat
23. Başvurucu, maddi tazminat olarak 100 000 Avro ve manevi tazminat olarak 100 000 Avro talep etmiştir.
24. Hükümet bu taleplere itiraz etmiştir.
25. Mahkeme, tespit edilen ihlal ile iddia edilen maddi tazminat arasında bir illiyet bağı görememektedir; bu nedenle bu talebi reddetmektedir. Diğer yandan, hakkaniyete uygun olarak, başvurana manevi tazminat olarak 4 200 Avro ödenmesine karar vermiştir.
B. Masraf ve Harcamalar
26. Başvuran, yargılama masraf ve giderleri açısından bir talepte bulunmamıştır.
C. Gecikme Faizi
27. AIHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar verir.
İŞBU GEREKÇELERLE MAHKEME OY BİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabul edilebilir olduğunu beyan eder;
2. Sözleşme'nin 6 § 1 maddesinin ihlal edildiğine;
3. Sözleşme'nin 1 nolu Ek Protokolün 1. maddesine ilişkin şikâyetin incelenmesine gerek bulunmadığına;
4. (a) üç ay içinde, Davalı Devlet tarafından başvurana manevi tazminat için 4.200 (dört bin iki yüz) Avronun miktara yansıtılabilecek her türlü vergilerle birlikte ödenmesine,
(b) Yukarıda bahsedilen üç aylık sürenin bittiği tarihten itibaren ödemenin yapılmasına kadar, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı marjinal faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranda basit faizin uygulanacağına;
5. Başvuranın adil tazmine ilişkin diğer taleplerin reddedilmesine;
karar vermiştir.
İngilizce olarak hazırlanmış ve Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2 ve 3. maddeleri uyarınca 22 Ocak 2013 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy