(AİHS. m. 6, 10, 11, 14, 34, 35, 1 NOLU EK PROTOKOL) (2709 S. K. m. 7, 67, 123, 127) (5393 S. K. m. 3, 59)
(Başvuru no. 4692/09)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başkan,
Guido Raimondi,
Yargıçlar,
Işıl Karakaş,
Andras Sajö,
Helen Keller,
Paul Lemmens,
Robert Spano,
Jon Fridrik Kjelbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith in katılımıyla oluşturulan ve 24 Haziran 2014 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Yukarıda belirtilen 19 Ocak 2009 tarihli başvuruyu dikkate alarak, Yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. İsimleri ve ikamet yerleri ekte belirtilen başvuranlar, Türk vatandaşıdırlar. Başvuranlar, Mahkeme önünde, İzmirde görev yapmakta olan avukat Deniz Karakurt tarafından temsil edilmişlerdir.
A. Davanın Koşulları
2. Başvuranların ibraz ettiği şekliyle, davaya konu olaylar aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. Başvuranlar, Mahkemeye başvurdukları sırada 190 belediyenin başkanlıklarını yapmaktaydılar.
4. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 22 Mart 2008 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde Üçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu kabul etmiştir. 5747 sayılı Kanun, inter alia, içlerinde başvuranların başkanlık ettiği birçok belediyenin tüzel kişiliğini sona erdirmiş ve ilgili idari birimlerin köy veya mahalleye dönüşmelerini ve diğer belediyelerle birleştirilmelerini veya belirli sayıda belediyenin birleşerek yeni belediyeler oluşturmasını öngörmüştür. Ayrıca, 5747 sayılı Kanun, söz konusu belediyelerin tüzel kişiliklerinin, yetkilerinin ve haklarının bir sonraki genel seçimlere kadar geçerli olmaya devam edeceğini öngörmüştür.
5. Ana muhalefet partisi CHPli üç milletvekili, 9 Nisan 2008 tarihinde, H.S. Okay, K. Anadol ve parti lideri K. Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuşlardır. Milletvekilleri, Anayasa Mahkemesinden, 5747 sayılı Kanunun, başvuranların belediyelerine uygulanabilir olanlar dahil olmak üzere, belirli maddelerini iptal etmesini talep etmişlerdir. Milletvekilleri, inter alia, söz konusu belediyelerin kaldırılmasında kamu yararı olmadığını ve 5747 sayılı Kanunun, iktidar partisi AKPnin söz konusu bölgelerde yerel seçimleri kazanması için kabul edildiğini iddia etmişlerdir. Ek olarak, 5393 sayılı Belediye Kanununa uygun olarak söz konusu belediyelerde referandum yapılması gerektiğini ve 5747 sayılı Kanunun, 2972 sayılı Mahalli İdareler ve Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanuna ve Anayasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu kapsamda, milletvekilleri, Anayasanın 67. maddesine göre, seçimlere ilişkin olarak yapılan mevzuat değişikliklerinin yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren bir yıl içinde yapılan seçimlere uygulanamayacağını ve 2009 yılında gerçekleştirilen yerel seçim sürecinin, 2972 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, 1 Ocak 2009da başladığını belirtmişlerdir. Bu nedenle, 5747 sayılı Kanunun 29 Mart 2009 seçimlerine uygulanamayacağı görüşündedirler.
6. Anayasa Mahkemesi, 31 Ekim 2008 tarihinde, davaya ilişkin (dava no. 2008/34, karar no. 2008/153) kararını vermiş ve başvuranların başkanlık yaptıkları belediyelere ilişkin davayı reddetmiştir. İlk olarak mahkeme, milletvekillerinin, 5747 sayılı Kanunun yürürlük maddesinin iptal edilmesini talep etmediklerini ve bu nedenle 5747 sayılı Kanunun Anayasanın 67. maddesine uygunluğuna ilişkin iddialarının incelenemeyeceğini belirtmiştir.
7. 5393 sayılı Kanuna uygun olarak bir referandum yapılması gerektiği ve 5747 sayılı Kanunun, 2972 sayılı Kanuna aykırı olduğu iddialarına ilişkin olarak, Anayasa Mahkemesi, bir kanun hükmünün, başka bir kanun hükmüne göre değil yalnızca ilgili anayasal kuralın ışığında incelenebileceğine karar vermiştir. Mahkeme, ayrıca, yasama organının, kanun yapma, değiştirme ve ilga etme yetkisi olduğuna ve kanunlar arasındaki uyumun sağlanmasından sorumlu olduğuna hükmetmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu nedenle, 5747 sayılı Kanunun, 5393 ve 2972 sayılı Kanuna uygunluğunu inceleyemeyeceği sonucuna varmıştır.
8. Son olarak, 5747 sayılı Kanun hükümlerinin kamu yararı amacı taşımadığı ve söz konusu kanunun siyasi nedenlerden dolayı çıkarıldığı iddialarına ilişkin olarak, Anayasa Mahkemesi ilk olarak, belirli kanunların kamu yararı amacı taşıyıp taşımadıklarını inceleme yetkisi olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, ayrıca, hukuki bir kuralın ülkenin ihtiyaçlarına uygun olup olmadığı sorusunun, mahiyeti bakımından siyasi olduğunu ve yasama organına bu kapsamda takdir yetkisi tanındığını belirtmiştir. Mahkeme, sadece yasama organının siyasi seçimine dayanarak kamu yararının var olup olmadığını değerlendiremeyeceği görüşündedir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi, idari birimlerin, Anayasaya uygun olarak yasama organı tarafından, coğrafi özellikler, ekonomik koşullar ve kamu hizmetine olan ihtiyaç dikkate alınarak kanunlarla belirleneceğini belirtmiştir. Mahkeme, milletvekillerinin 5747 sayılı Kanunun belirli hükümlerinin iptaline ilişkin olarak sundukları dilekçede, 5747 sayılı Kanunun söz konusu hükümlerinin kamu yararı amacına ne şekilde hizmet etmedi ve salt iktidar partisinin siyasi hedeflerinin bir sonucu olarak ortaya çıktıklarına dair somut kanıtlar bulunmadığını, gözlemlemektedir. Anayasa Mahkemesi, ayrıca, 5747 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin amacının, mahalli idareler tarafından sağlanan kamu hizmetlerinin etkili şekilde yürütülmesi ve merkezi idare tarafından kamu kaynaklarının etkili ve verimli şekilde kullanılması olduğunu gözlemlemiştir. Anayasa Mahkemesi, değişikliklerin siyasi veya kişisel bir çıkar elde etmek amacıyla yapıldığını gösteren herhangi bir kanıt bulunmadığına hükmetmiştir. Mahkeme, son olarak, 5747 sayılı Kanuna uygun olarak, söz konusu belediyelerin tüzel kişiliklerinin, yetkilerinin ve haklarının ilk yerel seçimlere kadar devam ettiğini, yasama organının, ilgili bölgelerde son beş yıllık seçim dönemine ilişkin olarak seçmenin iradesine saygı duyduğunu belirtmiştir.
9. Yerel seçimler 29 Mart 2009 tarihinde gerçekleştirilmiştir ve sonuç olarak, başvuranların başkanlıklarını yaptıkları belediyelerin tüzel kişilikleri aynı gün sona ermiştir.
B. İlgili iç hukuk
10. Anayasanın 7. maddesi aşağıdaki gibidir: Yasama yetkisi
Madde 7- Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.
11. Anayasanın 123. maddesi aşağıdaki gibidir: A. İdarenin esasları
1. İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzel kişiliği
Madde 123 - İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu tüzel kişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.
12. Anayasanın 127. maddesi aşağıdaki gibidir: C. İdarenin kuruluşu
2. Mahalli idare
Madde 127 - Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir.
Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir.
13. 5393 sayılı Kanunun 3. ve 59. maddelerinin ilgili kısımları aşağıdaki gibidir:
Tanımlar
Madde 3 - Bu Kanunun uygulamasında;
a. Belediye: Belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini,
... ifade eder.
Belediyenin gelirleri
Madde 59 - Belediyenin gelirleri şunlardır:
a. Kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları.
b. Genel bütçe vergi gelirlerinden ayrılan pay.
c. Genel ve özel bütçeli idarelerden yapılacak ödemeler. ...
f. Faiz ve ceza gelirleri. ...
ŞİKAYETLER
14. Başvuranlar, aşağıda belirtilen şikayetleri, hem başkanlıklarını yaptıkları belediyeler hem de seçmen olarak şahsen kendi adlarına dile getirmişlerdir.
15. Başvuranlar, Sözleşmenin 6. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi önündeki yargılama işlemlerinin adil olmadığı konusunda şikayetçi olmuşlardır.
16. Ayrıca, başvuranlar, 5747 sayılı Kanun uyarınca belediyelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının ve Anayasa Mahkemesi kararının, Sözleşmenin 10, 11 ve 14. maddeleri uyarınca haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.
17. Başvuranlar, son olarak, Sözleşmeye ek 1 Nolu Protokolün 3. maddesi uyarınca, 5747 sayılı Kanunun siyasi nedenlerle yürürlüğe konduğu ve amacının kamu yararına hizmet etmek olmadığı ve Anayasa Mahkemesi kararının belediye başkanları olarak seçilme ve sıradan bir vatandaş olarak özgürce temsilcilerini seçme haklarını ihlal ettiği konularında şikayetçi olmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Başvuranların başkanlıklarını yaptığı belediyeler adına yapılan başvuru hakkında
18. Başvuranlar, temsil ettikleri belediyeler adına, belediyelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının ve Anayasa Mahkemesi kararının, Sözleşmeye ek 1 Nolu Protokolün 3. maddesi ile birlikte Sözleşmenin 6, 10, 11 ve 14. maddeleri uyarınca haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir.
19. Mahkeme, Sözleşme kurumlarının yerleşik içtihatları uyarınca, mahalli idare otoritelerinin, Anayasa ve maddi hukuk tarafından öngörülen resmi görevlerini yerine getiren kamu hukuku organları olduklarını hatırlatmaktadır. Bu nedenle, söz konusu otoritelerin resmi kuruluşlar olduğu oldukça açıktır (Bkz., Ayuntamiento de Mula / İspanya (k.k.), no. 55346/00, AGHM 2001-I). Mahkeme, ayrıca, Türk hukukundaki anayasal ve yasamayla ilgili tanımlara göre, belediyelerin, amacı yerel halkın toplu ihtiyaçlarını karGılamak olan ve karar organları doğrudan oylama yoluyla seçilen kamu hukuku tüzel kişiliği olduklarını gözlemlemektedir. Bütçeleri temel olarak Devletin bütçesinden ayrılan ödeneklerden ve vergi ve para cezaları gibi diğer kamu gelirlerinden oluşmaktadır. Mahkeme, bu nedenle, mahalli otoritelerin bu kapsamda Sözleşmenin 34. maddesi uyarınca bir başvuruda bulunma haklarının bulunmadığına ilişkin yerleşik içtihadında belirtilenden farklı hareket etmek için bir neden olduğunu düşünmemektedir (Bkz., Döşemealtı Belediyesi / Türkiye (k.k.), no. 50108/06, 23 Mart 2010, ve yukarıda anılan, Ayuntamiento de Mula).
20. Mahkeme, başvurunun bu kısmının, Sözleşmenin 35 § 3 (a) maddesinin anlamı çerçevesinde Sözleşme hükümlerine kişi bakımından aykırı olduğuna ve bu nedenle 35 § 4 maddeye uygun olarak reddedilmesi gerektiğine karar vermektedir.
B. Başvuranların kişisel yetkilerine ilişkin olarak yaptıkları başvuru hakkında
21. Başvuranlar, Sözleşmenin 6. maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesinin milletvekilleri tarafından açılan davada adil bir karar veremediği konusunda şikayetçi olmuşlardır.
22. Mahkeme, kişinin taraf olmadığı bir davada haklarının ihlal edildiği konusunda Gikayetçi olamayacağını hatırlatır (Bkz., mutatis mutandis, Nosov / Rusya (k.k.), no. 30877/02, 20 Ekim 2005). Her halükarda, Anayasa Mahkemesi kararının başvuranların aday olma veya yerel seçimlerde temsilcilerini seçme haklarıyla ilgili olduğu ve bu kararın başvuranların durumunu doğrudan etkilediği göz önüne alınacak olsa bile, söz konusu yargılama işlemleri, Sözleşmenin 6. maddesinin anlamı çerçevesinde başvuranların medeni haklarıyla değil, yalnızca siyasi haklarıyla ilgili olabilir (Bkz., Cherepkov / Rusya (k.k.), no. 51501/99, AİHM 2000-I, ve Mölka / Polonya (k.k.), no. 56550/00, AİHM 2006-IV). Buna göre, 6. maddeyi uygulamaya yer yoktur.
23. Mahkeme, başvurunun bu kısmının, 35 § 3 (a) maddesinin anlamı çerçevesinde, Sözleşme hükümlerine konu bakımından aykırı olduğuna ve 35 § 4 maddeye uygun olarak reddedilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
24. Başvuranlar, Sözleşmenin 10, 11 ve 14. maddeleri uyarınca, 5747 sayılı Kanunun kabulü ve 31 Ekim 2008 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı nedeniyle, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve ayrımcılık yasağı haklarının ihlal edildiği konusunda şikayetçi olmuşlardır.
25. Mahkeme, Sözleşmenin 34. maddesinin, kişilerin sadece Sözleşmeye aykırı olduğunu düşündükleri için kanunlara karşı in abstracto şikayette bulunmalarını yasakladığını hatırlatmaktadır. İlke olarak, bireysel başvuruda bulunanların, kanunların salt varlıklarının Sözleşme uyarınca haklan ihlal ettiğini iddia etmeleri için yeterli değildir; kanunun aleyhlerine uygulanması da gereklidir. Bununla birlikte, 34. madde, bireylere, bireysel uygulama olmadan, doğrudan etkilenme riski taşıdıkları durumlarda kanunun varlığının haklarını ihlal ettiğini ileri sürme hakkı tanımaktadır (Bkz., Colon / Hollanda (k.k.), no. 49458/06, 15 Mayıs 2012, ve bu kararda anılan davalar).
26. Mevcut davada, başvuranlar, 5747 sayılı Kanunun yürürlüğe konmasının ve 10 Ekim 2008 tarihli Anayasa Mahkemesinin, Sözleşmenin 10, 11 ve 14. maddeleri tarafından güvence altına alınan haklan üzerinde ne şekilde kötü bir etkisi olduğunu gösterememişlerdir. Özellikle, başvuranlar, siyasi faaliyetlerine devam etmelerinden veya fikirlerini ifade etmelerinden alıkonulduklarını veya siyasi faaliyetlerine ilişkin olarak ayrımcılığa maruz bırakıldıklarını iddia etmemişlerdir. Mahkeme, bu nedenle, başvuranların Sözleşmenin 10, 11 ve 14. maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle mağdur olduklarını iddia edemeyeceklerini değerlendirmektedir.
27. Mahkeme, başvurunun bu kısmının, 35 § 3 (a) maddesinin anlamı çerçevesinde Sözleşme hükümlerine kişi bakımından aykırı olduğuna ve 35 § 4 maddesine uygun olarak reddedilmesi gerektiğine hükmetmektedir.
28. Başvuranlar, son olarak, 5747 sayılı Kanunun siyasi nedenlerle yürürlüğe konduğunu ve amacının kamu yararına hizmet etmek olmadığını ve Anayasa Mahkemesi kararının belediye başkanı olarak seçilme ve sıradan vatandaşlar olarak temsilcilerini seçme haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar, bu kapsamda Sözleşmeye ek 1 Nolu Protokolün 3. maddesine dayanmışlardır.
29. Mahkeme ilk olarak, 1 Nolu Protokolün 3. maddesinde yasama organı teriminin ulusal meclis anlamına gelmediğini hatırlatmaktadır: söz konusu terim, ilgili Devletin anayasal yapısının ışığında yorumlanmalıdır. Mathieu-Mohin ve Clerfayt / Belçika davasında, 1980 anayasal reformu Fransız Toplumu Konseyi ve Walloon Bölge Konseyi ile birlikte Flaman Konseyine, Temsilciler Meclisi ve Senatoya ek olarak, Belçika yasama organının kurucu bir parçası olması için yeterli yetkiyi ve gücü tanımıştır (Bkz., Mathieu-Mohin ve Clerfayt / Belçika, 2 Mart 1987, § 53 A Serisi no. 113, ve Matthews / Birleşik Krallık (BD), no. 24833/94, § 40, AGHM 1999-I).
30. Diğer yandan, Sözleşme organları, Belçikadaki belediye konseyleri, Birleşik Krallıktaki metropol kent konseyleri, Fransadaki bölge konseyleri ve Polonyadaki belediye konseyleri, şehir konseyleri ve bölge meclisleri gibi mahalli otoritelerin, 1 Nolu Protokolün 3. maddesinin anlamı çerçevesinde yasama organının parçasını oluşturmadıklarını tespit etmişlerdir. (Bkz., Clerfayt, Legros / Belçika, no. 10650/83, 17 Mayıs 1985 tarihli Komisyon kararı, Kararlar ve Derlemeler 42, sf. 212; Booth-Clibborn / Birleşik Krallık, no. 11391/85, 5 Temmuz 1985 tarihli Komisyon kararı, Kararlar ve Derlemeler 43, sf. 236; Malarde / Fransa, (k.k.) no. 46813/99, 5 Eylül 2000; ve yukarıda anılan Mölka (k.k.)). Ayrıca, birçok ülkede mahalli otoritelere verilen düzenleme yapma ve yönetmelik çıkartma yetkisi, Sözleşmeye ek 1 Nolu Protokolün 3. maddesinde atıfta bulunulan yasama yetkisinden ayrı tutulmalıdır (Bkz., yukarıda anılan Mölka (k.k.) ve Cherepkov (k.k.)).
31. Mahkeme, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, yasama yetkisini Türkiye Büyük Millet Meclisine yani Parlamentoya verdiğini belirtmektedir (Bkz., Anayasanın 7. maddesi). Ayrıca, Türkiyedeki belediyeler, mahalli hizmetlerin düzenlenmesine ve sağlanmasına ilişkin idari nitelikteki yetkileri haizdir (Bkz., 5393 sayılı Kanun). Bu nedenle, belediyelerin Türkiye Anayasasının anlamı çerçevesinde yasama yetkileri yoktur. Mahkeme, bu nedenle, belediyelerin Türkiyede yasama organının bir parçasını oluşturmadıkları sonucuna varmıştır. Buna göre, 1 Nolu Protokolün 3. maddesi kendi karar alma organlarını oluşturmak için yapılan yerel seçimler için uygulanamamaktadır ve bu nedenle, mevcut davaya da uygulanamaz.
32. Mahkeme, başvurunun bu kısmının 35 § 3 (a) maddesinin anlamı çerçevesinde Sözleşme hükümlerine konu bakımından aykırı olduğuna ve 35 § 4 maddesine uygun olarak reddedilmesi gerektiğine hükmetmektedir.
Bu nedenlerle, Mahkeme oybirliğiyle,
Başvuruyu kabul edilemez olarak nitelendirir.
EK
1. Nurgül UÇAR, İZMİRde yaşamaktadır.
2. Ramazan ACAR, DENİZLİ' de yaşamaktadır.
3. Fadil AKA, İZMİRde yaşamaktadır.
4. Halim AKAN, MANİSAda yaşamaktadır.
5. Caner AKDEMİR, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
6. Mehmet AKGÜL, KONYAda yaşamaktadır.
7. Mustafa AKGÜL, BURDURda yaşamaktadır.
8. Remzi AKKOÇ, TOKATda yaşamaktadır.
9. Mustafa AKMAN, ANTALYAda yaşamaktadır.
10. Mehmet Ali AKTAY, ÇORUMda yaşamaktadır.
11. Mehmet Ali ALAR, KÜTAHYAda yaşamaktadır.
12. Rıza ALTAYLI, ORDUda yaşamaktadır.
13. Mehmet ALTUN, KONYAda yaşamaktadır.
14. Salih APLAK, YOZGATda yaşamaktadır.
15. İrfan ARAŞ, İZMİRde yaşamaktadır.
16. Dursun ARTVİN, KONYAda yaşamaktadır.
17. Ömer AVŞAR, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
18. Hayati BAHÇEVAN, ÇORUMda yaşamaktadır.
19. Ali BAKIRCI, ÇORUMda yaşamaktadır.
20. Ahmet BAL, ÇORUMda yaşamaktadır.
21. Şevket BARKIR, BALIKESİRde yaşamaktadır.
22. Mehmet BAŞ ALAN, AYDINda yaşamaktadır.
23. Selahattin BAYDAR, GÖMÜRGENde yaşamaktadır.
24. Sami BAYIKBAŞI, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
25. Fuat BAYIR, KONYAda yaşamaktadır.
26. Halil İbrahim BAYIR, MANİSAda yaşamaktadır.
27. Hanefi BAYRAKÇI, Ispartada yaşamaktadır.
28. Hilmi BIRCAN, KÜTAHYAda yaşamaktadır.
29. Mustafa BÖLEK, İZMİRde yaşamaktadır.
30. Orhan BORA, İZMİRde yaşamaktadır.
31. Hüseyin BOZHALİL, ERZURUMda yaşamaktadır.
32. Ali BOZKURT, MANİSAda yaşamaktadır.
33. Mehmet ÇAKAR, AYDINda yaşamaktadır.
34. Sefer ÇAKIN, TOKATda yaşamaktadır.
35. Süleyman ÇAKIR, MANİSAda yaşamaktadır.
36. Hazım ÇALIŞ, KONYAda yaşamaktadır.
37. Cumhur ÇATIK, AYDINda yaşamaktadır.
38. Bayram ÇAVDAR, KONYAda yaşamaktadır.
39. Özdemir ÇAYLI, İZMİRde yaşamaktadır.
40. Osman ÇELİKEL, KONYAda yaşamaktadır.
41. İbrahim ÇELİKKAYA, MANİSAda yaşamaktadır.
42. Nafiz CERAN, KAYSERİ'da yaşamaktadır.
43. Birol CESUR, KONYAda yaşamaktadır.
44. İbrahim CEYHAN, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
45. Nevzat ÇIĞIR, KONYAda yaşamaktadır.
46. İbrahim CİNKILIÇ, İZMİRde yaşamaktadır.
47. Veli DAL, İZMİRde yaşamaktadır.
48. Ali DANACIOĞLU, İZMİRde yaşamaktadır.
49. Nebi DELEN, KONYAda yaşamaktadır.
50. Ahmet DEMİRER, YOZGATda yaşamaktadır.
51. Ahmet DEMİRER, YOZGATda yaşamaktadır.
52. Saban DEMİRÖZÜ, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
53. İsmail DENİZ, SİVASda yaşamaktadır.
54. Ali DEVECİ, SİVASda yaşamaktadır.
55. Mustafa DİNÇAY, ANTALYAda yaşamaktadır.
56. Gürsel DİRBİSOĞLU, İZMİRde yaşamaktadır.
57. Mehmet DOĞAN, YOZGATda yaşamaktadır.
58. Musa DOĞAN, KONYAda yaşamaktadır.
59. Satılmış DOĞAN, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
60. Ali DOĞDU, İZMİRde yaşamaktadır.
61. İsmail DÖNMEZ, KÜTAHYAda yaşamaktadır.
62. Hidayet DUDUOĞLU, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
63. Tahsin DUKMAZEK, KONYAda yaşamaktadır.
64. Mehmet DURUKAN, KAYSERİ'da yaşamaktadır.
65. Sami EKER, KAYSERİ'da yaşamaktadır.
66. Abdurrahman ELLİALTI, KONYAda yaşamaktadır.
67. Hüseyin ERDAL, SİVASda yaşamaktadır.
68. Şemsettin Necati EREN, İZMİRde yaşamaktadır.
69. Feyzullah ERGİN, İZMİRde yaşamaktadır.
70. Mehmet ERGÜL, KONYAda yaşamaktadır.
71. Abdullah EROĞLU, KONYAda yaşamaktadır.
72. Haldun ERTOK, İZMİRde yaşamaktadır.
73. Mustafa ERTUĞRUL, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
74. Feti GEZEK, MANİSAda yaşamaktadır.
75. Mustafa GÖKÇİL, KONYAda yaşamaktadır.
76. Mehmet GÖKŞEN, ÇORUMda yaşamaktadır.
77. Rasim GÖLBAŞI, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
78. Halil GÜLEÇ, MANİSAda yaşamaktadır.
79. Mehmet Nuri GÜMÜŞ, KÜTAHYAda yaşamaktadır.
80. Leyla GÜVEN, ADANAda yaşamaktadır.
81. Yasin HALAT, MANİSAda yaşamaktadır.
82. Mevlüt İBİŞ, KONYAda yaşamaktadır.
83. Rıdvan İLK AYA, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
84. Uğur İMREN, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
85. Şerafettin IŞIK, ÇORUMda yaşamaktadır.
86. Kemal İSKEN, İSTANBULda yaşamaktadır.
87. Dursun KARA, KONYAda yaşamaktadır.
88. Mehmet KARA, KONYAda yaşamaktadır.
89. Resul KARA, KONYAda yaşamaktadır.
90. Ömer KARAAĞAÇ, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
91. Abdurrahman KARABULUT, KONYAda yaşamaktadır.
92. Bahri KARACA, ÇORUMda yaşamaktadır.
93. Zeki KARAKAŞ, TOKATda yaşamaktadır.
94. Mustafa KARAKAYA, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
95. Osman KARAN, MANİSAda yaşamaktadır.
96. Hasan KARAPEHLİVAN, MANİSAda yaşamaktadır.
97. Bayram KARAŞAHİN, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
98. Ali Hikmet KARASU, KÜTAHYAda yaşamaktadır.
99. Ahmet KARATAŞ, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
100. Osman KARATEKE, ÇORUMda yaşamaktadır.
101. Veli KASAP, İZMİRde yaşamaktadır.
102. Aziz KAYA, İZMİRde yaşamaktadır.
103. İbrahim KAYA, MANİSAda yaşamaktadır.
104. Celal KAYIR, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
105. Abdurrahman KESİR, KONYAda yaşamaktadır.
106. Mehmet KESKİN, İZMİRde yaşamaktadır.
107. Yaşar KESKİN, ORDUda yaşamaktadır.
108. Erdal KIRAN, TOKATda yaşamaktadır.
109. Eşraf KORKMAZ, KONYAda yaşamaktadır.
110. Bahadır KÖSE, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
111. İbrahim KÖSE, KONYAda yaşamaktadır.
112. Namık KURT, KONYAda yaşamaktadır.
113. Ziya KUZ, KONYAda yaşamaktadır.
114. İbrahim MELKİ, KONYAda yaşamaktadır.
115. Mustafa MUFTUOĞLU, DENİZLİ'de yaşamaktadır.
116. Osman ODABAŞI, KONYAda yaşamaktadır.
117. Ramazan ÖĞÜT, KONYAda yaşamaktadır.
118. Ali OĞUZ, İZMİRde yaşamaktadır.
119. Mustafa OKAY, ÇORUMda yaşamaktadır.
120. Fahrettin ÖKSÜZ, KONYAda yaşamaktadır.
121. Ramazan ÖLMEZ, KONYAda yaşamaktadır.
122. Ahmet ORHAN, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
123. İbrahim ÖZDEMİR, İZMİRde yaşamaktadır.
124. Necdet ÖZDEMİR, ÇANAKKALEde yaşamaktadır.
125. Hüseyin ÖZER, AYDINda yaşamaktadır.
126. Mehmet ÖZER, Konyada yaşamaktadır.
127. Hamdi ÖZSEÇER, ÇORUMda yaşamaktadır.
128. Ali Galip ÖZSÜMBÜL, KAYSERİ'da yaşamaktadır.
129. İbrahim ÖZTAŞ, AYDINda yaşamaktadır.
130. Ayhan ÖZTÜRK, TOKATda yaşamaktadır.
131. Mustafa PEHLİVAN, MANİSAda yaşamaktadır.
132. Süleyman PEKMEZ, KONYAda yaşamaktadır.
133. Mehmet Ali PETEK, KONYAda yaşamaktadır.
134. Ahmet POYRAZ, İSTANBULda yaşamaktadır.
135. Vahap POYRAZ, İZMİRde yaşamaktadır.
136. Bülent RÜZGAR, İZMİRde yaşamaktadır.
137. Duran SAFRANTI, KAYAPINARda yaşamaktadır.
138. Nail SAHAN, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
139. Aslan ŞAHİN, ÇORUMda yaşamaktadır.
140. Kadir ŞAHİN, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
141. Mustafa ŞAHİN, KONYAda yaşamaktadır.
142. Mustafa ŞAHİN, KONYAda yaşamaktadır.
143. Ünal ŞAHİN, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
144. Ramazan ŞAMAT, KONYAda yaşamaktadır.
145. Ahmet SARIHAN, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
146. Hacı Mustafa SARIYÜCE, ÇORUMda yaşamaktadır.
147. Bülent SAYAR, AYDINda yaşamaktadır.
148. Hayati SAYDAM, IZMIRde yaşamaktadır.
149. Ali SELÇUK, KONYAda yaşamaktadır.
150. Ahmet ŞENTÜRK, ÇORUMda yaşamaktadır.
151. Ömer ŞENTÜRK, İZMİRde yaşamaktadır.
152. Mehmet ŞEREFLİOĞLU, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
153. Kazım SERTDEMİR, KONYAda yaşamaktadır.
154. Ahmet SOBACIOĞLU, ÇORUMda yaşamaktadır.
155. İsmet SOLAK, AYDINda yaşamaktadır.
156. Mehmet SOYOĞLU, İZMİRde yaşamaktadır.
157. Bahattin TAŞ, ORDUda yaşamaktadır.
158. Orhan TAŞPINAR, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
159. Mustafa TEPELİ, BALIKESİRde yaşamaktadır.
160. Muzaffer TINAZTEPE, İZMİRde yaşamaktadır.
161. Musa TÖK, ÇORUMda yaşamaktadır.
162. Hasan TOKLU, İZMİRde yaşamaktadır.
163. Nasuf TOSUN, MANİSAda yaşamaktadır.
164. Mehmet TUFAN, ANTALYAda yaşamaktadır.
165. Hasan Hüseyin TURAN, KONYAda yaşamaktadır.
166. Nihat TÜRKER, ERZURUMda yaşamaktadır.
167. Mehmet TÜRKMEN, İZMİRde yaşamaktadır.
168. Alaattin Bera TÜRKOĞLU, ANKARAda yaşamaktadır.
169. Münir TÜRKOĞLU, TOKATda yaşamaktadır.
170. Abdurrahman TÜROĞLU, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
171. İrfan UÇAR, ÇANKIRIda yaşamaktadır.
172. Salim UÇAR, KONYAda yaşamaktadır.
173. Ramazan Hakan ULAK, MANİSAda yaşamaktadır.
174. Fariz ULUCAK, SİVASda yaşamaktadır.
175. Rıdvan ÜRETEN, İZMİRde yaşamaktadır.
176. Osman ÜRKMEZ, İZMİRde yaşamaktadır.
177. Nurettin ÜSTÜN, TOKATda yaşamaktadır.
178. Yüksel YALÇIN, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
179. Veyis YARAR, TOKATda yaşamaktadır.
180. Fevzi YEŞİL, ANTALYAda yaşamaktadır.
181. Ali YILDIZ, TOKATda yaşamaktadır.
182. Hilal YILDIZ, SİVASda yaşamaktadır.
183. Tacettin YILDIZ, KONYAda yaşamaktadır.
184. Abdulkadir YILMAZ, ÇORUMda yaşamaktadır.
185. Adem YILMAZ, ÇORUMda yaşamaktadır.
186. Hasan YILMAZ, KAYSERİ'de yaşamaktadır.
187. Osman YURTSEVEN, İZMİRde yaşamaktadır.
188. Mehmet YÜZER, KONYAda yaşamaktadır.
189. Mehmet ZENGİN, BALIKESİRde yaşamaktadır.
190. Erkan ZEYLAN, İZMİRde yaşamaktadır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy