(AİHS m. 6, 39, 1 NOLU PROTOKOL) (492 S. K. m. 28, 32)
(Başvuru no. 50114/09)
KARAR
Başkan Dragoljub Popovic,
Yargıçlar
Paulo Pinto de Albuquerque,
Helen Keller,
ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Françoise Elens-Passos'un katılımıyla oluşturulan ve Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) İkinci Dairesi 26 Ağustos 2009 tarihinde yapılan başvuru ile ilgili olarak, resmi dostane çözüm deklarasyonlarını göz önüne alarak, 26 Mart 2013 tarihinde aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
1. Başvuran Bay Fikri Madak, 1978 doğumlu bir Türk vatandaşı olup İzmirde ikamet etmektedir. AİHM önünde, İzmirde görev yapan avukat Bayan T. Aslan tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (Hükümet) kendi temsilcileri tarafından temsil edilmiştir.
3. İzmir İş Mahkemesi, 2 Mart 2009 tarihinde başvuranın işverenine karşı açtığı davada başvuranın lehine karar vermiştir. Mahkeme, işveren kurumun, tazminatın yanı sıra 488 Türk Lirası da mahkeme masraf ve giderleri için ödemesine hükmetmiştir. Başvuran bunun üzerine icra sürecini başlatmak üzere kararın bir kopyasını istemiştir.
4. Ancak, 19 Haziran 2009 tarihinde, İş Mahkemesi, her iki taraf da mahkeme harcını yatırmadığı için başvuranın talebini reddetmiştir. Mahkeme, kararını, 492 Sayılı Kanunun (Harçlar Kanunu) tarafların karar ve icra ilamı için harç ödemedikleri sürece kararın kopyasının taraflara tebliğ edilmeyeceğini ve kararın icrasının gerçekleşmeyeceğini belirten 28 § 1(a) ve 32. maddelerine dayandırmıştır.
5. Başvuran, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (Sözleşme) 6 § 1. Maddesine dayanarak, davalı tarafın mahkeme masraflarını ödememesi nedeniyle kendisinin lehine verilmiş olan kararın icra edilmemesinin, mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğinden şikayetçi olmuştur.
6. Başvuran, Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün 1. maddesine dayanarak, kendi lehine verilen kararın icra edilmemesinin, mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirtmiştir.
7. Dava, 17 Şubat 2011 tarihinde Hükümete tebliğ edilmiştir.
8. AİHM, 21 Mayıs 2012 ve 7 Haziran 2012 tarihlerinde taraflarca imzalanan dostane çözüm deklarasyonları AİHMye ulaşmıştır. Bu deklarasyonlar kapsamında, başvuran, Türk Hükümetinin, icra edilmeyen kararın borç miktarı ile, tüm masraf ve giderleri karşılamak üzere 3,500 EUR (üç bin beş yüz Avro) ödemeyi taahhüt etmesi üzerine, Türkiye aleyhine bulunduğu şikâyetinden vazgeçtiğini bildirmiştir. Söz konusu miktar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu miktar, Mahkeme kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
HUKUKSAL DEĞERLENDİRME
9. AİHM, taraflar arasında uzlaşılan dostane çözüm yolunu not etmektedir. Sözleşme ve Protokollerde belirtildiği üzere, dostane çözüm temel hakların korunması üzerine kuruludur ve tatmin edicidir; bu nedenle Mahkeme başvurunun incelenmesine devam edilmesi hususunda herhangi bir neden görmemektedir.
10. Yukarıda açıklanan hususlar dikkate alındığında, başvurunun kayıttan düşürülmesi uygun olacaktır.
Bu nedenle, Mahkeme oybirliğiyle,
AİHSnin 39. maddesi uyarınca başvurunun dava listesi kaydından düşürülmesine karar verir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy