(AİHS m. 5, 6, 13, 39)
(Başvuru no: 59619/09)
KARAR
15 Ocak 2013 tarihinde,
Başkan
Dragoljub Popovic,
Yargıçlar
Paulo Pinto de Albuquerque,
Helen Keller,
Ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Françoise Elens-Passosun katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Dairesi) Heyeti, 30 Ekim 2009 tarihli başvuruyla ilgili yapılan müzakerelerin ardından, taraflar arasında dostane çözüm teklifinin kabul edilmesine ilişkin usulüne uygun deklarasyonları da dikkate alarak aşağıdaki kararı vermiştir:
USUL
Başvuran, Sabır Alabalık, 1972 doğumlu bir Türk vatandaşıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde, İstanbulda görev yapan avukat H. Çalışçı tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir. Başvuran, Sözleşmenin 5. maddesini ileri sürerek tutukluluk süresinin uzunluğuna itiraz edebileceği ve tazminat talep edebileceği etkin bir hukuk yolunun bulunmamasından şikayet etmektedir. Ayrıca, Sözleşmenin 6 ve 13. Maddelerini ileri sürerek, hakkında yürütülen yargılama süresinin uzunluğundan ve bu şikayetini değerlendirecek etkin bir iç hukuk yolunun bulunmamasından şikayet etmektedir. Mahkeme, taraflarca imzalanan dostane çözüm deklarasyonlarını 13 Ağustos ve 07 Kasım 2012 tarihlerinde almıştır. Bu deklarasyonlara göre, Hükümet başvurana 6 500 Euro (altı bin beş yüz euro) miktar ödemeyi taahhüt etmiş ve başvuran, Türkiye aleyhine yaptığı başvurusuna dayanak oluşturan olaylarla ilgili diğer her türlü iddiasından vazgeçmiştir. Her türlü maddi ve manevi zararı, masraf ve harcamaları kapsayan söz konusu miktar, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve uygulanabilir her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu miktar, Mahkeme kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağına taahhüt etmektedir. Bu ödeme, davanın kesin olarak sona ermesini sağlayacaktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, tarafların dostane çözüm anlaşmasına vardıklarını kaydetmektedir. Mahkeme, dostane çözüm yolunun, işbu Sözleşme ve Protokolleri ile tanınan insan haklarına saygı ilkesinden esinlenilerek oluşturulduğu kanısındadır ve ayrıca başvurunun incelenmesinin devamını bu aşamada haklı kılan bir neden görmemektedir.
Sonuç olarak, Sözleşmenin 39. maddesi uyarınca, bu başvurunun kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliği ile,
Başvuruyu kayıttan düşürmeye karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy