(AİHS m. 2, 3, 6, 13, 14)
(Başvuru no: 59707/09)
01.02.2013
OLAY
Başvuranlar, Şükrü ve Süheyla Baytekin 1949 ve 1960 doğumlu ve Diyarbakır'da ikamet Türk vatandaşlarıdır. İstanbul'da görev yapan Av. Bingöl Demir tarafından temsil edilmişlerdir. Türk Hükümeti kendi yetkilisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranlar, 1985 doğumlu olan ve 2006 yılında ölen Coşkun Baytekin'in ailesidirler. Başvuranlar, oğullarının zorunlu askerlik hizmeti sırasında ölmesinden askeri yetkilileri sorumlu tutmaktadırlar.
Öncelikle başvuranlar Sözleşme'nin 2. Maddesini ileri sürerek oğullarının askeri yetkililerin sorumluluğu altında bulunduğunu ve onun hayatını korumadıklarını savunmaktadırlar.
Askeri yaşam koşullarının sağlığını bozduğunu ve ölümüne sebep olduğunu ileri sürmektedirler.
Askeri savcılık tarafından verilen muhakemenin men-i kararının oğullarının ölüm koşullarının aydınlatılmasına engel teşkil ettiğinden, kararın yeterli olmadığından, onların gözünde birçok çelişkili nokta olduğundan ve adli soruşturmanın da bunu aydınlatamadığından şikayet etmektedirler.
Başvuranlar Sözleşmenin 3. Maddesini ileri sürerek, oğullarının askeri üstleri tarafından cezalandırıldığını ileri sürmektedirler. Aynı zamanda kendi kişisel inanç ve görüşlerine rağmen 15 ay zorunlu askerlik hizmeti yapmaya mecbur olunmasından şikayet etmektedirler. Oğullarının hizmeti süresince onların yaşam koşullarına boyun eğdirildiğini, dış dünyadan izole bir şekilde üniforma giydiklerini, hiyerarşiyi ve bu yaşamın katı kurallarını eleştirmektedirler. Onlara göre bu şartlar Sözleşmenin 3. Maddesinin ihlali için bir sorun oluşturmaktadır.
Başvuranlar bunun dışında Sözleşmenin 5. Maddesini ileri sürerek, oğullarının da yerine getirmek zorunda kaldığı zorunlu askerlik hizmetinin özgürlükten yoksun bırakmasının bu madde hükmüne karşı bir durum oluşturduğunu iddia etmektedirler.
Sözleşmenin 6. Maddesini ileri sürerek, askeri savcılığın tarafsızlık ve bağımsızlık eksikliğini kınamaktadırlar.
Sözleşmenin 13. Maddesini ek olarak ileri sürüp, şikayetlerini değerlendirecek etkin bir iç hukuk yolunun bulunmadığını savunmaktadırlar.
Sonuç olarak Sözleşmenin 14. Maddesini ileri sürerek etnik köken ve siyasi eğilimi esas alarak ayrım yapan değerlendirmelerin yol açtığı şikayetlerin Sözleşmenin ihlalleri olduğunu iddia etmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy