(AİHS m. 5, 35) (ÇATAL - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no. 10108/10)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başkan
Andras Sajö,
Yargıçlar
Helen Keller,
Robert Spano,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Abel Camposun katılımıyla 17 Şubat 2015 tarihinde Komite halinde toplanan İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), gerçekleştirilen müzakereler sonucunda 25 Ocak 2010 tarihinde yapılmış olan yukarıdaki başvuruyu, 7 Şubat 2012 tarihli kararı, Davalı Hükümet tarafından iletilen ve başvuran tarafından bunlara yanıt olarak sunulan görüşleri göz önüne alarak; aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
Davanın Koşulları
Başvuran Mustafa İke, 1980 doğumlu olup Cizrede ikamet etmekte olan bir Türk vatandaşıdır. Mahkeme önünde, Ankarada görev yapmakta olan Avukat A.U. Ekinci tarafından temsil edilmektedir.
Taraflarca bildirildiği şekilde, davanın olayları aşağıdaki gibi özetlenebilir.
Başvuran, 12 Ocak 2010 tarihinde, terör örgütü üyesi olma, terör propagandası yapma ve yasadışı gösteriye katılma şüphesiyle evinde yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Cizre Sulh Ceza Mahkemesi, 15 Ocak 2010 tarihinde, başvuranın ve yasal temsilcisinin ifadelerini aldıktan sonra, başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir. Mahkeme bu kararını, başvuranın iddia konusu suçları işlemiş olduğu konusunda kuvvetli bir şüphe bulunması, delillerin toplanması sürecinin devam etmesi ve iddia konusu suçların, Ceza Muhakemesi Kanununun 100 (3) (a) maddesinde belirtilen katalog suçlar kapsamında yer almasına dayandırmıştır.
Cizre Asliye Ceza Mahkemesi, 19 Ocak 2010 tarihinde, sözlü duruşma gerçekleştirmeksizin, başvuranın yazılı belgeler temelinde tutuklanması hususundaki itirazını reddetmiştir.
ŞİKAYETLER
Başvuran, Sözleşmenin 5 § 4 maddesine dayanarak; tutuklanmasına itirazına ilişkin olarak sözlü duruşma gerçekleştirilmediği konusunda şikayetçi olmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Başvuran, Sözleşmenin 5 § 4 maddesi uyarınca, tutukluluğunun hukuka uygun olup olmadığının incelenmesi kapsamında, sözlü duruşmada bizzat dinlenme imkanı gibi usuli güvenceler sunulmadığını iddia etmektedir.
Hükümet, Altınok / Türkiye (no. 31610/08, § 54, 29 Kasım 2011) kararında belirtildiği üzere, Sözleşmenin 5. maddesinin ihlal edilmediğini ileri sürmüştür.
Başvuran mevcut davada, 12 Ocak 2010 tarihinde yakalanmış ve gözaltına alınmıştır. 15 Ocak 2010 tarihinde ise Cumhuriyet savcısı tarafından ifadesi alınmıştır. Yine aynı gün, Cizre Sulh Ceza Mahkemesi, başvuranın ve avukatının ifadelerini aldıktan sonra başvuranın tutuklanmasına karar vermiştir.
Mahkeme, 19 Ocak 2010 tarihinde, Cizre Asliye Ceza Mahkemesinin sözlü duruşma gerçekleştirmeksizin itirazı reddettiğini kaydetmektedir. Ancak başvuran, itirazının üst dereceli mahkemece incelenmesinden dört gün önce tutuklamayı gerçekleştiren mahkeme önüne çıkmıştır. Bu koşullarda Mahkeme, Sözleşmenin 5 § 4 maddesi anlamında üst dereceli mahkeme önünde yeniden sözlü duruşma gerçekleştirilmesi gibi bir zorunluluk bulunmadığı görüşündedir. Sonuç olarak Mahkemeye göre, tutukluluğa itirazın incelenmesi sırasında sözlü duruşma yapılmaması, silahların eşitliği ilkesini tehlikeye atmamıştır (bk. Ali Rıza Kaplan / Türkiye no. 24597/08, §§ 28-32, 13 Kasım 2014; yukarıda anılan Altınok, §§ 54-55 ve Çatal / Türkiye, no. 26808/08, § 40, 17 Nisan 2012).
Bu gerekçeler açıkça dayanaktan yoksun olup, Sözleşmenin 35 §§ 3 ve 4. maddeleri uyarınca reddedilmelidir.
İşbu gerekçelerle Mahkeme oybirliğiyle,
Başvurunun geri kalanının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 19 Mart 2015 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy