(AİHS m. 5, 37) (CAHİT DEMİREL - TÜRKİYE DAVASI) (TAHSİN ACAR - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no: 14226/10)
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
12 Mart 2013 tarihinde,
Başkan
Peer Lorenzen,
Yargıçlar
Andras Sajo,
Nebojsa Vucinic,
Ve Daire Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Françoise Elens-Passosun katılımıyla oluşturulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Dairesi), komite olarak, 8 Şubat 2010 tarihli yukarıda belirtilen başvuruyu ve 22 Ekim 2012 tarihinde davalı Hükümet tarafından sunulan, Mahkemeyi başvurunun kayıttan düşürülmesi yönünde karar vermeye davet eden deklarasyon ile başvuran tarafın bu deklarasyona ilişkin cevabını da dikkate alarak, yapılan müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE OLGULAR İLE USUL
1. Başvuran Ahmet Doğan, T.C. vatandaşı olup 1973 doğumludur ve Tekirdağda ikamet etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde, İstanbulda görev yapan avukatlar F. N. Ertekin ve K. Öztürk tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (Hükümet) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuran taraf, Sözleşmenin 5. maddesinin 3. ve 4. fıkralarını ileri sürerek, tutukluluk süresinin makul olmadığını iddia etmektedir. Bu bağlamda, yeterli gerekçelerin bulunmadığını ve tutukluluk halinin devamına karar verilirken basmakalıp gerekçelerin kullanıldığını ileri sürmektedir. Başvuran, aynı zamanda adli makamlarca duruşma yapılmaksızın ve silahların eşitliği ilkesine saygı gösterilmeksizin tahliye taleplerinin reddedilmesi nedeniyle tutukluluğuna itiraz etmek için etkin bir başvuru yolunun bulunmadığını ileri sürmektedir. Ayrıca, savcının mütalaası kendisine tebliğ edilmemiştir.
4. Başvuru, Hükümete iletilmiştir/bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
5. Başvuran, tutukluluk halinin devamına itiraz etmek için etkili bir iç hukuk yolunun bulunmamasından ve tutukluluk süresinin uzunluğundan şikâyet etmektedir. Başvuran Sözleşmenin 5. maddesinin 3. ve 4. fıkralarını ileri sürmektedir.
6. Dostane çözüm girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Hükümet 22 Ekim 2012 tarihli bir yazı ile, AİHMe başvuruyla ileri sürülen sorunun çözülmesi için tek taraflı bir deklarasyon hazırlamayı düşündüğünü bildirmiştir. Ayrıca Hükümet, Sözleşmenin 37. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesini talep etmiştir.
7. Deklarasyon içeriği aşağıdaki gibidir:
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin başvuran Bay Ahmet Doğana, 14226/10 numaralı başvuruya ilişkin olarak 9800 (dokuz bin sekiz yüz) Euro ödemeye hazır olduğunu bildirmekteyim. Mahkeme içtihatları ışığında uygun olduğu düşünülen bu miktar, masraf ve harcamalarla birlikte maddi ve manevi zararı da karşılayacaktır ve ileride uygulanabilecek olan vergiden muaf şekilde Türk lirası olarak ödenecektir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 37 § 1 maddesi uyarınca, Mahkeme kararının bildirilmesinden itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Bu ödemeyle dava karara bağlanacaktır.
Hükümet bu davada başvuranın tutukluluk süresine ve tutukluluğuna itiraz etmesi için gerekli olan usullerin etkin olmamasının, Mahkeme içtihatlarında belirtilen şartlara uygun olmadığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5 § 3 ve 5 § 4 maddelerinde düzenlenen standartları karşılamadığı kanaatindedir (Cahit Demirel v. Türkiye, no. 18623/03, 7 Temmuz 2009). Hükümet Mahkemeyi başvurunun incelenmesinin devam edilmesine gerek olmadığını beyan etmeye ve davayı, Sözleşmenin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürmeye davet eder.
8. Başvuran taraf 18 Aralık 2012 tarihli bir yazı ile tek taraflı deklarasyon metninde dile getirilen önerilerden hoşnut olmadığını belirtmiştir.
9. AİHM, Sözleşmenin 37. maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında, ileri sürülen koşulların bu maddenin 1. fıkrasının a), b) veya c) bentlerinde belirtilen sonuçlardan birini meydana getirmesi halinde, başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verebildiğini hatırlatmaktadır. Sözleşmenin 37. maddenin 1. fıkrasının c) bendi, bilhassa Mahkemenin saptadığı herhangi başka bir gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse davanın kayıttan düşürülmesine imkan vermektedir.
10. AİHM, başvuran tarafça davanın incelenmesinin sürdürülmesi arzu edilse bile, bazı koşullarda, davalı Hükümetin tek taraflı bir deklarasyon metnine dayanarak Sözleşmenin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
11. Dolayısıyla, AİHM, özellikle Tahsin Acar kararında ortaya konulan içtihadında yer alan ilkeler ışığında deklarasyon metnini yakından incelemelidir (Tahsin Acar v. Türkiye (öncelikli sorun) (BD), n° 6307/95, §§ 75-77, AİHM 2003-VI) deklarasyon metnini yakından incelemesi gerekmektedir.
Mahkeme, Türkiye aleyhine yöneltilen çok sayıda davada, tutukluluk süresi ve izlenecek hukuk yolunun etkinliğine ilişkin şikayetler konusunda bir içtihat geliştirmiştir (Cahit Demirel v. Türkiye, no: 18623/03, 7 Temmuz 2009, ve Altınok v. Türkiye n° 31610/08, 29 Kasım 2011).
12. AİHM, benzer davalarda hükmedilen miktarlara uygun olan ve teklif edilen tazminat miktarı ile Hükümetin hazırladığı deklarasyon metninin içerdiği imtiyazların niteliğini göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin devamını bu aşamada haklı kılan bir neden olmadığı kanaatine varmıştır ( 37. maddenin 1. fıkrasının c bendi).
13. Ayrıca önceki değerlendirmeler ışığında ve bilhassa bu konuda mevcut olan çok sayıdaki içtihadını dikkate alarak, AİHM, Sözleşme ve Protokolleri ile güvence altına alınan insan haklarına saygı ilkesinin başvurunun incelenmesinin devamını gerektirmediği kanaatine varmıştır (37. maddenin 1. fıkrası, in fine)
14. AİHM, bu miktarın/meblağın ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 37. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak verilen Mahkeme kararının tebliğ tarihini müteakip üç ay içerisinde ödenmesi gerektiği kanısındadır. Belirtilen süre içerisinde ödenmediği takdirde, Hükümet sürenin sona erdiği tarihten söz konusu miktarın fiili olarak ödenmesine kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının anılan dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağını taahhüt etmektedir.
15. Sonuç olarak, AİHM, Hükümetin tek taraflı deklarasyon metninde belirtilen önerilere uymaması durumunda, Sözleşmenin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayda alınabileceğini belirtmektedir (Josipovic v. Sırbistan (kabul edilebilirlik kararı) n° 18369/07, 4 Mart 2008).
16. AİHM, bu nedenlerle, oybirliğiyle,
Davalı Hükümet tarafından Sözleşmenin 5. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına ilişkin olarak sunulan deklarasyon metninde belirtilen önerileri ve bu metinde taahhüt edilen hususlara riayet edilmesini sağlamak amacıyla öngörülen koşulları dikkate alarak;
Sözleşmenin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy